İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/6869 E. 2017/5358 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
üst taşıyıcı↗ çekişmesiz yargı↗ hakediş↗ alt taşıyıcı↗ mutlak ticari dava↗ ticari dava niteliği↗ icra takibine itiraz↗ taşıma sözleşmesi↗ mahsup↗ taşıyıcı↗ fatura↗ cy/cy kaydı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında alt taşıma sözleşmesi olduğu, davadışı ... Bakanlığı’nın kayıtlarına göre davacının servis aracının 2012 yılı Ağustos ayında 20 gün taşıma yaptığının belirlendiği, Eylül 2012 için taşıma ile ilgili puantaja rastlanılmadığı, davacının taşıma ile ilgili günlük/aylık ücret tutarı ile ilgili iddiada bulunmadığı, sadece iki adet fatura sunduğu ve faturanın teslimine ilişkin kaydın da bulunmadığı, davacının çalıştığı gün üzerinden hesaplanan hakedilen miktardan davalı ödemeleri mahsup edildiğinde davacının talep edebileceği meblağın 1.182,50 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile icra dosyasında yapılan takibin 183,50 TL'ine davalının yaptığı itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan ve alt taşıyıcının ücret alacağına ilişkin üst taşıyıcı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olan hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılmakta olup, TTK’nın 5/1 maddesi uyarınca da ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür. TTK'nın 5/3. maddesi "asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." hükmünü haizdir.
Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlık taşıma sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, taşıma hukukundan doğan hukuk davaları, ticari dava niteliğinde olduğundan, davaya bakmak görevi asliye ticaret mahkemelerine aittir. Mahkemelerin görevi, yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulması gereken bir dava şartı olduğundan, mahkemece, işbu davanın mutlak ticari dava olması nedeniyle davaya bakma görevinin ticaret mahkemesine ait olduğu nazara alınmaksızın işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12020 E. 2017/4154 K.
Ortak:çekişmesiz yargı · mutlak ticari dava · ticari dava niteliği · dava şartı
İncelediğiniz karardaAncak, dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olan hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılmakta olup, TTK’nın 5/1 maddesi uyarınca da ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür.
Mahkemelerin görevi, yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulması gereken bir dava şartı olduğundan, mahkemece, işbu davanın «mutlak ticari» dava olması nedeniyle davaya bakma görevinin ticaret mahkemesine ait olduğu nazara alınmaksızın işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaTTK’nın 5/1 maddesi uyarınca, ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür.
Dava şartı olan görev hususunun «kamu düzenine» ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulması gerektiğinden mahkemece işbu davanın «mutlak ticari» dava olması nedeniyle davaya bakma görevinin ticaret mahkemesine ait olduğu nazara alınmaksızın işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kamu düzeni · bono · istirdat · görevli mahkeme
Benzer bu kararda1- Dava, davacı tarafından dava dışı keşide edilen «bono» için davalılara ödendiği ileri sürülen 38.100,00 TL'nin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, kambiyo senedinden kaynaklanan «istirdat» istemi ticari dava niteliğinde olduğundan, davaya bakmakla ticaret mahkemeleri «görevlidir».
Dava tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK’nın 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi, kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar, «kamu düzenine» ilişkindir.
Dava şartı olan görev hususunun «kamu düzenine» ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulması gerektiğinden mahkemece işbu davanın «mutlak ticari» dava olması nedeniyle davaya bakma görevinin ticaret mahkemesine ait olduğu nazara alınmaksızın işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8668 E. 2017/6531 K.
Ortak:çekişmesiz yargı · mutlak ticari dava · ticari dava niteliği · taşıma sözleşmesi · dava şartı
İncelediğiniz karardaAncak, dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olan hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılmakta olup, TTK’nın 5/1 maddesi uyarınca da ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında alt «taşıma sözleşmesi» olduğu, davadışı ...
1- Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan ve «alt taşıyıcının» ücret alacağına ilişkin «üst taşıyıcı» aleyhine başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nin 4. maddesi uyarınca Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olan hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılmakta olup, TTK’nin 5/1 maddesi uyarınca da ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür.
1- Dava, taraflar arasında imzalanan «taşıma sözleşmesinin feshi» nedeniyle sözleşme kapsamında usulsüz ödenen bedelin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Somut olayda da taraflar arasındaki uyuşmazlık «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanmakta olup, 6102 sayılı TTK'nin 4. maddesi uyarınca, taşıma hukukundan doğan hukuk davaları, ticari dava niteliğinde olduğundan, davaya bakma görevi asliye ticaret mahkemelerine aittir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin feshi · istirdat · usulden reddi · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, davacının dava açma «yetkisini» haiz bulunmadığı gerekçesiyle, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
1- Dava, taraflar arasında imzalanan «taşıma sözleşmesinin feshi» nedeniyle sözleşme kapsamında usulsüz ödenen bedelin «istirdadı» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8687 E. 2017/6351 K.
Ortak:çekişmesiz yargı · mutlak ticari dava · ticari dava niteliği · dava şartı
İncelediğiniz karardaAncak, dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olan hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılmakta olup, TTK’nın 5/1 maddesi uyarınca da ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür.
Mahkemelerin görevi, yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulması gereken bir dava şartı olduğundan, mahkemece, işbu davanın «mutlak ticari» dava olması nedeniyle davaya bakma görevinin ticaret mahkemesine ait olduğu nazara alınmaksızın işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaTTK’nin 5/1. maddesi uyarınca, ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür.
Dava şartı olan görev hususunun «kamu düzenine» ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulması gerektiğinden mahkemece işbu davanın «mutlak ticari» dava olması nedeniyle davaya bakma görevinin ticaret mahkemesine ait olduğu nazara alınmaksızın işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari işletme · kamu düzeni · ıslah · görevli mahkeme
Benzer bu karardaSomut olayda, her iki tarafın «ticari işletmesi» ile ilgili sözleşmeden kaynaklanan tazminat istemi ticari dava niteliğinde olduğundan, davaya bakmakla ticaret mahkemeleri «görevlidir».
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında yapılan sözleşmeler gereğince yapılan hesaplamaya göre davalının 4.590,21 TL eksik ödeme yaptığı, davacı vekilinin «ıslah» dilekçesi doğrultusunda davanın kabulü ile 4.590,21 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK’nin 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi, kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar, «kamu düzenine» ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nin 4. maddesi uyarınca her iki tarafın da «ticari işletmesiyle» ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olan hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1756 E. 2018/3529 K.
Ortak:çekişmesiz yargı · mutlak ticari dava · ticari dava niteliği · dava şartı
İncelediğiniz karardaAncak, dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olan hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılmakta olup, TTK’nın 5/1 maddesi uyarınca da ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür.
Mahkemelerin görevi, yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulması gereken bir dava şartı olduğundan, mahkemece, işbu davanın «mutlak ticari» dava olması nedeniyle davaya bakma görevinin ticaret mahkemesine ait olduğu nazara alınmaksızın işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaTTK’nın 5/1 maddesi uyarınca, ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür.
Dava şartı olan görev hususunun «kamu düzenine» ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulması gerektiğinden mahkemece işbu davanın «mutlak ticari» dava olması nedeniyle işin esasına girilerek bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bedel iadesi · menfi tespit davası · tespit davası · sebepsiz zenginleşme · kamu düzeni · bono · istirdat · usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, yanlar arasındaki uyuşmazlığın «sebepsiz zenginleşmeden» doğan borç ilişkilerinden kaynaklandığı, senede ilişkin bir iptal, «istirdat» ya da «menfi tespit davası» niteliği taşımadığı, taraflar arasında bir ticari ilişki de bulunmadığı, davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle, davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
1- Dava, davacılar tarafından keşide edilen «bono» için ödenen 38.100 TL değerindeki bonoların tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece asliye hukuk mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK’nın 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi, kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar, «kamu düzenine» ilişkindir.
Somut olayda, uyuşmazlık kambiyo senedinden kaynaklanan «bedelin iadesi» için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup, talep ticari dava niteliğinde olduğundan, davaya bakmakla ticaret mahkemeleri «görevlidir».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/490 E. 2011/8124 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek iptali · sulh hukuk mahkemesi · görevsizlik kararı · sulh · çek · görevli mahkeme
Benzer bu karardaDava, «çek iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece çek iptaline ilişkin davalar da ticaret mahkemelerinin «görevli» olduğu, ticaret mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmiş ise de davacı taraf dilekçesinde çek bedelinin 3.000 TL olduğunu belirterek işbu çek iptali davasını açmış, TTK’nun 5. maddesinde de dava olunan şeyin değerine göre asliye veya «sulh hukuk» mahkemelerinin ticari davalara bakmakta görevli oldukları belirtilmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, «çek iptaline» ilişkin davalarda ticaret mahkemelerinin «görevli» olduğu, ticaret mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle, davanın «görevsizlik» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, işin esasına girilerek karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/224 E. 2017/2930 K.
Ortak:çekişmesiz yargı · mutlak ticari dava · ticari dava niteliği · dava şartı
İncelediğiniz karardaAncak, dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olan hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılmakta olup, TTK’nın 5/1 maddesi uyarınca da ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür.
Mahkemelerin görevi, yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulması gereken bir dava şartı olduğundan, mahkemece, işbu davanın «mutlak ticari» dava olması nedeniyle davaya bakma görevinin ticaret mahkemesine ait olduğu nazara alınmaksızın işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaTTK’nın 5/1 maddesi uyarınca, ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür.
Dava şartı olan görev hususunun «kamu düzenine» ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulması gerektiğinden mahkemece işbu davanın «mutlak ticari» dava olması nedeniyle davaya bakma görevinin ticaret mahkemesine ait olduğu nazara alınmaksızın işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:esnaf · bedel iadesi · kamu düzeni · bono · istirdat · görevli mahkeme
Benzer bu kararda1- Dava, davacı tarafından davalı lehine keşide edilen «bono» için ödenen 38.100 TL'nin «istirdatı» istemine ilişkin olup mahkemece de davacının senet «bedelini iade» talebinde haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, kambiyo senedinden kaynaklanan «istirdat» istemi ticari dava niteliğinde olduğundan, davaya bakmakla ticaret mahkemeleri «görevlidir».
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kararına uymak mecburiyetinin bulunmadığı, bir kısım «esnafın» önceki gibi 14+1 kapasiteli minibüslerle çalışmaya devam ettiği, havuz sistemi kurulması kararının dava konusu senedin düzenlenmesinden sonra alındığı, davacının bu karara güvenerek senet tanzim ettiği iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. ./..
Dava tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK’nın 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi, kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar, «kamu düzenine» ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4805 E. 2018/7037 K.
Ortak:çekişmesiz yargı · mutlak ticari dava · ticari dava niteliği
İncelediğiniz karardaAncak, dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olan hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılmakta olup, TTK’nın 5/1 maddesi uyarınca da ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür.
Mahkemelerin görevi, yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulması gereken bir dava şartı olduğundan, mahkemece, işbu davanın «mutlak ticari» dava olması nedeniyle davaya bakma görevinin ticaret mahkemesine ait olduğu nazara alınmaksızın işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAynı Yasa'nın 5. maddesinde, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevli» olduğu, 5/3. maddesinde de, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, bu durumda g …
Bu itibarla, mahkemece uyuşmazlığın «mutlak ticari» dava niteliğinde olduğu nazara alınıp işin esasına girmek gerekirken «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kira ilişkisi · re'sen gözetilme · rekabet yasağı · oy yasağı · kamu düzeni · alacak davası · görevsizlik kararı · tacir
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca uyuşmazlığın taraflar arasındaki hizmet akdinden kaynaklanan iş sözleşmesine ilişkin olduğu, HMK'nın 4. maddesi gereğince «kira ilişkisinden» doğan «alacak davalar» da «dahil» olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların iş mahkemelerinin görev alanında olacağı gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine» karar verilmiştir.
1- Dava, davalının «rekabet yasağı» hükmünü ihlal ettiği iddiası ile tazminat talebine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir.
Görev hususu «kamu düzenine» ilişkin olup, yargılamanın her safhasında re'«sen gözetilmelidir».
Ancak, 6102 sayılı ...'nın 4. maddesi uyarınca, tarafların «tacir» olup olmadığına bakılmaksızın ...'da öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari davadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/6869 E. , 2017/5358 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/03/2015 tarih ve 2013/355-2015/123 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalının dava dışı ... Bakanlığı’nın personel taşıma işini üstlendiğini, müvekkilinin ise davalı ile arasındaki alt taşıyıcı sözleşme gereğince personel taşıma hizmeti verdiğini, müvekkilinin ücretinin ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından 5.904,00 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi yapıldığını, ancak davalının haksız olarak icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek davalının icra dosyasına vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili ile davacı arasında alt taşıma ilişkisi olduğunu, ancak davacının 2012 yılı Eylül ayında haber vermeden işi bıraktığını ve müvekkili tarafından personelin taksi ile taşımak zorunda kaldığını, davacının müvekkilinden alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında alt taşıma sözleşmesi olduğu, davadışı ... Bakanlığı’nın kayıtlarına göre davacının servis aracının 2012 yılı Ağustos ayında 20 gün taşıma yaptığının belirlendiği, Eylül 2012 için taşıma ile ilgili puantaja rastlanılmadığı, davacının taşıma ile ilgili günlük/aylık ücret tutarı ile ilgili iddiada bulunmadığı, sadece iki adet fatura sunduğu ve faturanın teslimine ilişkin kaydın da bulunmadığı, davacının çalıştığı gün üzerinden hesaplanan hakedilen miktardan davalı ödemeleri mahsup edildiğinde davacının talep edebileceği meblağın 1.182,50 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile icra dosyasında yapılan takibin 183,50 TL'ine davalının yaptığı itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan ve alt taşıyıcının ücret alacağına ilişkin üst taşıyıcı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olan hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılmakta olup, TTK’nın 5/1 maddesi uyarınca da ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür. TTK'nın 5/3. maddesi "asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." hükmünü haizdir.
Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlık taşıma sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, taşıma hukukundan doğan hukuk davaları, ticari dava niteliğinde olduğundan, davaya bakmak görevi asliye ticaret mahkemelerine aittir. Mahkemelerin görevi, yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulması gereken bir dava şartı olduğundan, mahkemece, işbu davanın mutlak ticari dava olması nedeniyle davaya bakma görevinin ticaret mahkemesine ait olduğu nazara alınmaksızın işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/377057100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz