6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/5842 E. 2017/5051 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tavzih ziya alacak davası inkar tazminatı teminat

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, makinenin normal kullanım sonrası yeterli bakım ve tamir yapılmadığı için bozulmuş olduğu, dava konusu makine ile ilgili poliçe teminatının 3. maddesi gereğince makinenin normal işlemesinden kaynaklanan aşınma ve tedrici bozulmalarından mütevellit maddi ziya ve hasarların poliçe kapsamının dışında olduğu, davanın reddine karar vermek gerektiğine gerekçede yer verilmiş isede hüküm kısmında davanın kabulü ile ... 11. İcra Müdürlüğünün 2013/15774 Esas sayılı dosyasının kaldığı yerden devamına, esas alacak miktarı üzerinden %20 inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekili tarafından kararda çelişki olduğu gerekçesiyle tavzih talebinde bulunulmuş, mahkemece ek karar ile talep konusunun temyiz kapsamında olduğu gerekçesiyle tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili, ek kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Davacı vekili, 03.09.2015 tarihli tavzih talebinin reddine ilişkin ek kararın bozulmasını istemişse de, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin tüm emyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davacı vekili, iş makinesinin arızalanması sonucu onarımı için müvekkili tarafından ödenen bedelin davalı ... tarafından karşılanmadığını ileri sürerek zararın tazminini talep etmiştir. Ancak mahkemece, alacak davası şeklinde görülen davada gerekçeli kararın hüküm fıkrasında davacının taleplerinden farklı olarak icra takibinin devamına karar verilmiştir. Davacının talepleri ile ilgisi olmayan bir konuda karar verilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca, 04.09.2014 tarihli celsede davanın reddine karar verilmiş, mahkemenin gerekçeli kararında da davanın reddi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen çelişkili bir şekilde hüküm fıkrasında davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, 04.09.2014 tarihli kararın açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

3-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/8116 E. 2022/902 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel kurul kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1847 E. 2019/6680 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tanıma Ve Tenfiz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8204 E. 2014/13020 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Tanıma Ve Tenfiz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5987 E. 2014/10203 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/5842 E.  ,  2017/5051 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/09/2014 tarih ve 2014/51-2014/228 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili, ek kararı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili tarafından iş makinesinin makine kırılması sigortası ile sigortalandığını, davalı şirkete sigortalanan iş makinesinin 20.06.2009 tarihinde şantiyelerinde çalıştığı sırada arızalandığını, makinenin yetkili servise gönderildiğini, müvekkili tarafından hasar ihbarı yapıldığını, müvekkilinin arızalanan iş makinesinin onarımı için 20.724,44 TL ve iş makinesinin yetkili servise nakil edilmesi için 1.500,00 TL ödediğini ileri sürerek yapılan ödemelerin ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın süresi içinde açılmadığını, zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, makinenin normal kullanım sonrası yeterli bakım ve tamir yapılmadığı için bozulmuş olduğu, dava konusu makine ile ilgili poliçe teminatının 3. maddesi gereğince makinenin normal işlemesinden kaynaklanan aşınma ve tedrici bozulmalarından mütevellit maddi ziya ve hasarların poliçe kapsamının dışında olduğu, davanın reddine karar vermek gerektiğine gerekçede yer verilmiş isede hüküm kısmında davanın kabulü ile ...

11. İcra Müdürlüğünün 2013/15774 Esas sayılı dosyasının kaldığı yerden devamına, esas alacak miktarı üzerinden %20 inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekili tarafından kararda çelişki olduğu gerekçesiyle tavzih talebinde bulunulmuş, mahkemece ek karar ile talep konusunun temyiz kapsamında olduğu gerekçesiyle tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili, ek kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Davacı vekili, 03.09.2015 tarihli tavzih talebinin reddine ilişkin ek kararın bozulmasını istemişse de, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin tüm emyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davacı vekili, iş makinesinin arızalanması sonucu onarımı için müvekkili tarafından ödenen bedelin davalı ... tarafından karşılanmadığını ileri sürerek zararın tazminini talep etmiştir. Ancak mahkemece, alacak davası şeklinde görülen davada gerekçeli kararın hüküm fıkrasında davacının taleplerinden farklı olarak icra takibinin devamına karar verilmiştir. Davacının talepleri ile ilgisi olmayan bir konuda karar verilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca, 04.09.2014 tarihli celsede davanın reddine karar verilmiş, mahkemenin gerekçeli kararında da davanın reddi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen çelişkili bir şekilde hüküm fıkrasında davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, 04.09.2014 tarihli kararın açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

3-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 04/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/376545300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.