Hesap işletim ücreti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/2424 E. 2017/4299 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hesap işletim ücreti↗ kkdf (kaynak kullanımını destekleme fonu)↗ bankacılık teamülleri↗ teamül↗ bsmv↗ ticari işletme↗ ticari dava niteliği↗ genel kredi sözleşmesi↗ komisyon↗ bilirkişi incelemesi↗ kredi sözleşmesi↗ tacir↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilrkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmenin 2.10. maddesinde her nevi komisyonun alınabileceğinin düzenlendiğini, 2009-2012 yılları arasında % 2 komisyon alınmasının öngörüldüğünü, bankaca alınan komisyonlarda yürürlülükte bulunan mevzuata aykırı bir durum olmadığı, ancak dosya masrafı, revize masrafı, istihbarat ücreti, risk izleme bedeli, kredi işletim masrafı adı altında tahsil edilen 8.130,39 TL'nin harcama belgelerinin bulunmadığı ve herhangi bir istihbarat ve mali tahlil raporu mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.130,39 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmeleri kapsamında dosya masrafı, revize masrafı, istihbarat ücreti, risk izleme bedeli ve kredi işletim masrafı adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 20. (eTTK m.22) maddesi uyarınca tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir. Davalı banka tacir olup dava konusu kredi davalının ticari işletmesiyle ilgili işlemlerindendir. Dava konusu uyuşmazlık da ticari nitelikli kredi sözleşmelerinden kaynaklıdır. Bu nedenle kredi sözleşmesi hükümlerinin tacirin basiretli davranma yükümlülüğü ve sözleşme hürriyeti kapsamında ele alınması gereklidir.
Somut olayda; davalı banka, sağladığı krediler nedeniyle sözleşmenin 2.10. maddesi uyarınca, belirlediği/belirleyeceği veya yetkili merciler tarafından saptanan veya ileri de saptanacak olan oranları geçmemek üzere her nevi komisyon, masraf, hesap işletim ücretlerini, BSMV ve KKDF gibi masraf ve sair giderleri talep edebilecektir. Banka tarafından 2009-2012 yıllarında kredilerde uygulanan komisyon oranlarını gösterir liste dosyaya sunulmuş, bu kapsamda bilirkişi incelemesi yapılmış ve %2 oranında öngörülen komisyonun yasal mevzuata aykırı olmadığı ve bu oran üzerinden davalı bankanın komisyon ve masraf kesintisi yapabileceği sonucuna varılmıştır. Ancak, davalı banka tarafından kullandırılan krediler nedeniyle davacıdan farklı adlar altında yapılan kesintilerin yüzde kaç oranında olduğu ve fahiş olup olmadığı tespit edilmediği gibi, aynı nitelikte krediler için diğer bankaların uyguladığı emsal oranların yüzde kaç olduğu da araştırılmamış, davalı banka tarafından yapılan kesintilerin bankacılık teamüllerine uygun olup olmadığı da değerlendirilmemiştir. Bu durumda, mahkemece, davalı banka tarafından tahsil edilen tutarların yukarıda açıklanan ölçülere göre değerlendirilmek üzere araştırılarak gerektiği takdirde oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/895 E. 2017/338 K.
Ortak:ticari işletme · ticari dava niteliği · komisyon · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilrkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmenin 2.10. maddesinde her nevi «komisyonun» alınabileceğinin düzenlendiğini, 2009-2012 yılları arasında % 2 komisyon alınmasının öngörüldüğünü, bankaca alınan komisyonlarda yürürlülükte bulunan mevzuata aykırı bir durum olmadığı, ancak dosya «masrafı», revize masrafı, istihbarat ücreti, risk izleme bedeli, kredi işletim masrafı adı altında tahsil edilen 8.130,39 TL'nin harcama belgelerinin bulunmadığı ve herhangi bir istihbarat ve mali tahlil raporu mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.130,39 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 20. (eTTK m.22) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Davalı banka «tacir» olup dava konusu kredi davalının «ticari işletmesiyle» ilgili işlemlerindendir.
Benzer bu kararda… le sözleşmenin 6.3. maddesi uyarınca değerlendirme, istihbarat, inceleme ücreti ve bunun gibi işlemler için ücret istenebileceği sabit ise de mahkemece; dava konusu «kredi sözleşmelerinin» metni ve buna ilişkin tüm evraklar temin edilip, kredi sözleşmelerinin hükümleri, banka kayıtları gözetilerek, «masraf» kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, 6098 sayılı TBK’dan sonra imzalanan kredi sözleşmelerinde davalı bankaca alınabileceği öngörülen masraf ve «komisyon» ücretlerine ilişkin düzenlemeler bakımından «genel işlem koşullarının» varlığının aranıp aranamayacağı, davalı banka tarafından tahsil edilen tutarların emsal uygulamalara uygun olup olmadığı konusunda, gerektiği takdirde oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm bu hususlar birlikte tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «tacir» olduğu ve taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesinin» «ticari kredi» olduğu, uyuşmazlığın Tüketici Kanunu kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 20 (eTTK m.22) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulu · ticari kredi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «tacir» olduğu ve taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesinin» «ticari kredi» olduğu, uyuşmazlığın Tüketici Kanunu kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… le sözleşmenin 6.3. maddesi uyarınca değerlendirme, istihbarat, inceleme ücreti ve bunun gibi işlemler için ücret istenebileceği sabit ise de mahkemece; dava konusu «kredi sözleşmelerinin» metni ve buna ilişkin tüm evraklar temin edilip, kredi sözleşmelerinin hükümleri, banka kayıtları gözetilerek, «masraf» kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, 6098 sayılı TBK’dan sonra imzalanan kredi sözleşmelerinde davalı bankaca alınabileceği öngörülen masraf ve «komisyon» ücretlerine ilişkin düzenlemeler bakımından «genel işlem koşullarının» varlığının aranıp aranamayacağı, davalı banka tarafından tahsil edilen tutarların emsal uygulamalara uygun olup olmadığı konusunda, gerektiği takdirde oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm bu hususlar birlikte tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3696 E. 2017/5943 K.
Ortak:bankacılık teamülleri · teamül · ticari işletme · ticari dava niteliği · komisyon · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilrkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmenin 2.10. maddesinde her nevi «komisyonun» alınabileceğinin düzenlendiğini, 2009-2012 yılları arasında % 2 komisyon alınmasının öngörüldüğünü, bankaca alınan komisyonlarda yürürlülükte bulunan mevzuata aykırı bir durum olmadığı, ancak dosya «masrafı», revize masrafı, istihbarat ücreti, risk izleme bedeli, kredi işletim masrafı adı altında tahsil edilen 8.130,39 TL'nin harcama belgelerinin bulunmadığı ve herhangi bir istihbarat ve mali tahlil raporu mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.130,39 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 20. (eTTK m.22) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Davalı banka «tacir» olup dava konusu kredi davalının «ticari işletmesiyle» ilgili işlemlerindendir.
Benzer bu kararda… banka, 2007-2010 yılları arasında davacıya sağladığı krediler nedeniyle sözleşmelerde açıkça oran belirtilmemiş olmasına rağmen %1 ile %2 arasında değişen oranlarda «komisyon» tahsil etmiş olup, % 2'lik komisyon oranının «bankacılık teamüllerine», diğer bankaların aynı işlemler için uyguladıkları komisyon oranlarına ve Dairemiz içtihatlarına uygun olduğu, kaldı ki davalı bankanın %2 oranından da daha düşük …
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; bankaların müşterilerine sundukları bankacılık hizmetleri nedeniyle «hizmet bedeli», «komisyon», «masraf» gibi adlar altında ücret tahsil etmelerine bir engel bulunmamakla birlikte, bu ücretlerin hangi oranlarda ve hangi miktarlarda tahsil edileceğinin tespiti amacıyla diğer bankaların yaptığı kesinti miktarları ve oranları da değerlendirilmek suretiyle tespit edilen haksız kesintilerin davacıya iadesi gerektiğinden davanın kısmen kabulü ile 6.910,24 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nin 20. (eTTK m.22) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet bedeli
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; bankaların müşterilerine sundukları bankacılık hizmetleri nedeniyle «hizmet bedeli», «komisyon», «masraf» gibi adlar altında ücret tahsil etmelerine bir engel bulunmamakla birlikte, bu ücretlerin hangi oranlarda ve hangi miktarlarda tahsil edileceğinin tespiti amacıyla diğer bankaların yaptığı kesinti miktarları ve oranları da değerlendirilmek suretiyle tespit edilen haksız kesintilerin davacıya iadesi gerektiğinden davanın kısmen kabulü ile 6.910,24 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12257 E. 2016/2905 K.
Ortak:ticari işletme · ticari dava niteliği · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı
İncelediğiniz kararda6102 sayılı TTK'nın 20. (eTTK m.22) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Davalı banka «tacir» olup dava konusu kredi davalının «ticari işletmesiyle» ilgili işlemlerindendir.
Dava konusu uyuşmazlık da «ticari nitelikli» «kredi sözleşmelerinden» kaynaklıdır.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının «tacir» olduğu, kredinin «ticari işletmesi» için kullanıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 20. (eTTK m.22) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Davalı banka «tacir» olup dava konusu kredi davalının «ticari işletmesiyle» ilgili işlemlerindendir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi
Benzer bu kararda2- Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan «ticari kredi» nedeniyle dosya «masrafı» adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkindir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11269 E. 2018/3819 K.
Ortak:komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilrkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmenin 2.10. maddesinde her nevi «komisyonun» alınabileceğinin düzenlendiğini, 2009-2012 yılları arasında % 2 komisyon alınmasının öngörüldüğünü, bankaca alınan komisyonlarda yürürlülükte bulunan mevzuata aykırı bir durum olmadığı, ancak dosya «masrafı», revize masrafı, istihbarat ücreti, risk izleme bedeli, kredi işletim masrafı adı altında tahsil edilen 8.130,39 TL'nin harcama belgelerinin bulunmadığı ve herhangi bir istihbarat ve mali tahlil raporu mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.130,39 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda; davalı banka, sağladığı krediler nedeniyle sözleşmenin 2.10. maddesi uyarınca, belirlediği/belirleyeceği veya yetkili merciler tarafından saptanan veya ileri de saptanacak olan oranları geçmemek üzere her nevi «komisyon», «masraf», «hesap işletim ücretlerini», BSMV ve KKDF gibi masraf ve sair giderleri talep edebilecektir.
Banka tarafından 2009-2012 yıllarında kredilerde uygulanan «komisyon» oranlarını gösterir liste dosyaya sunulmuş, bu kapsamda «bilirkişi incelemesi» yapılmış ve %2 oranında öngörülen komisyonun yasal mevzuata aykırı olmadığı ve bu oran üzerinden davalı bankanın komisyon ve «masraf» kesintisi yapabileceği sonucuna varılmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanmış olan «kredi sözleşmelerine» istinaden kullandırılan ticari kredilerden davalı bankaca «komisyon» ve istihbarat ücreti adı altında 3.610,00 TL kesinti yapıldığı, davalı bankanın ticari kredileri kullandırdığı tarihte komisyon adı altında peşin tahsilat yapmasının yerinde olmadığı, kredilerin kullandırılması aşamasında istihbaratın davalı bankanın mali tahlil birimleri aracılığı ile yapıldığı, bu doğrultuda davalı bankanın istihdam ettiği personel giderlerini müşterilerine yansıttığı, istihbarat için ayrıca yapılan «masraflar» için geçerli bir belge «ibraz» edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.610,00 TL'nın tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmelerinde» davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, mahkemece kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, dosya masrafı vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın çeşitli isimler altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, davacının kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle istihbarat ücreti ve «komisyon» adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava sebebi · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanmış olan «kredi sözleşmelerine» istinaden kullandırılan ticari kredilerden davalı bankaca «komisyon» ve istihbarat ücreti adı altında 3.610,00 TL kesinti yapıldığı, davalı bankanın ticari kredileri kullandırdığı tarihte komisyon adı altında peşin tahsilat yapmasının yerinde olmadığı, kredilerin kullandırılması aşamasında istihbaratın davalı bankanın mali tahlil birimleri aracılığı ile yapıldığı, bu doğrultuda davalı bankanın istihdam ettiği personel giderlerini müşterilerine yansıttığı, istihbarat için ayrıca yapılan «masraflar» için geçerli bir belge «ibraz» edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.610,00 TL'nın tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmelerinde» davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, mahkemece kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, dosya masrafı vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın çeşitli isimler altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/885 E. 2021/393 K.
Ortak:komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilrkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmenin 2.10. maddesinde her nevi «komisyonun» alınabileceğinin düzenlendiğini, 2009-2012 yılları arasında % 2 komisyon alınmasının öngörüldüğünü, bankaca alınan komisyonlarda yürürlülükte bulunan mevzuata aykırı bir durum olmadığı, ancak dosya «masrafı», revize masrafı, istihbarat ücreti, risk izleme bedeli, kredi işletim masrafı adı altında tahsil edilen 8.130,39 TL'nin harcama belgelerinin bulunmadığı ve herhangi bir istihbarat ve mali tahlil raporu mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.130,39 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda; davalı banka, sağladığı krediler nedeniyle sözleşmenin 2.10. maddesi uyarınca, belirlediği/belirleyeceği veya yetkili merciler tarafından saptanan veya ileri de saptanacak olan oranları geçmemek üzere her nevi «komisyon», «masraf», «hesap işletim ücretlerini», BSMV ve KKDF gibi masraf ve sair giderleri talep edebilecektir.
Banka tarafından 2009-2012 yıllarında kredilerde uygulanan «komisyon» oranlarını gösterir liste dosyaya sunulmuş, bu kapsamda «bilirkişi incelemesi» yapılmış ve %2 oranında öngörülen komisyonun yasal mevzuata aykırı olmadığı ve bu oran üzerinden davalı bankanın komisyon ve «masraf» kesintisi yapabileceği sonucuna varılmıştır.
Benzer bu karardaHer ne kadar, kesintilerin yapıldığı dekontlarda, kesintiler «komisyon» olarak belirtilmiş ise de, davalı vekilinin cevap dilekçesindeki savunması uyarınca kesintilerin «masraf» niteliğindeki istihbarat ücreti konusunda olduğunun kabulü gerekir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın krediler nedeniyle operasyonel süreçlerin yürütülmesi amacıyla yaptığı hizmetler karşılığında karşı taraftan makul ücret isteyebileceği, davalı tarafından alınan 3.735,00 TL «komisyon» ücretinin aynı işi yapan emsal banka ücretlerinin altında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «kredi sözleşmesi» nedeniyle yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/2424 E. , 2017/4299 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/10/2014 tarih ve 2014/781-2014/533 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Ulus şubesi ile Genel Kredi Sözleşmeleri imzaladığını, bankanın istihbarat ücreti, risk bedeli, komisyon gibi adlar altında para tahsil ettiğini, sözleşmeye aykırı bu uygulama nedeniyle tahsil edilen paranın iadesi gerektiğini ileri sürerek şimdilik 5.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsili talep etmiş, 01.07.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile kredi komisyonu taahhukuku tahsilatından 4.800,00 TL'nin istihbarat ücreti ile risk izleme bedelinden 8.130,39 TL'nin 10.01.2013 tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya gönderilen hesap özetlerinin kesinleştiğini savunarak haksız davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilrkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmenin 2.10. maddesinde her nevi komisyonun alınabileceğinin düzenlendiğini, 2009-2012 yılları arasında % 2 komisyon alınmasının öngörüldüğünü, bankaca alınan komisyonlarda yürürlülükte bulunan mevzuata aykırı bir durum olmadığı, ancak dosya masrafı, revize masrafı, istihbarat ücreti, risk izleme bedeli, kredi işletim masrafı adı altında tahsil edilen 8.130,39 TL'nin harcama belgelerinin bulunmadığı ve herhangi bir istihbarat ve mali tahlil raporu mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.130,39 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmeleri kapsamında dosya masrafı, revize masrafı, istihbarat ücreti, risk izleme bedeli ve kredi işletim masrafı adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 20. (eTTK m.22) maddesi uyarınca tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir. Davalı banka tacir olup dava konusu kredi davalının ticari işletmesiyle ilgili işlemlerindendir. Dava konusu uyuşmazlık da ticari nitelikli kredi sözleşmelerinden kaynaklıdır. Bu nedenle kredi sözleşmesi hükümlerinin tacirin basiretli davranma yükümlülüğü ve sözleşme hürriyeti kapsamında ele alınması gereklidir.
Somut olayda; davalı banka, sağladığı krediler nedeniyle sözleşmenin 2.10. maddesi uyarınca, belirlediği/belirleyeceği veya yetkili merciler tarafından saptanan veya ileri de saptanacak olan oranları geçmemek üzere her nevi komisyon, masraf, hesap işletim ücretlerini, BSMV ve KKDF gibi masraf ve sair giderleri talep edebilecektir. Banka tarafından 2009-2012 yıllarında kredilerde uygulanan komisyon oranlarını gösterir liste dosyaya sunulmuş, bu kapsamda bilirkişi incelemesi yapılmış ve %2 oranında öngörülen komisyonun yasal mevzuata aykırı olmadığı ve bu oran üzerinden davalı bankanın komisyon ve masraf kesintisi yapabileceği sonucuna varılmıştır. Ancak, davalı banka tarafından kullandırılan krediler nedeniyle davacıdan farklı adlar altında yapılan kesintilerin yüzde kaç oranında olduğu ve fahiş olup olmadığı tespit edilmediği gibi, aynı nitelikte krediler için diğer bankaların uyguladığı emsal oranların yüzde kaç olduğu da araştırılmamış, davalı banka tarafından yapılan kesintilerin bankacılık teamüllerine uygun olup olmadığı da değerlendirilmemiştir.
Bu durumda, mahkemece, davalı banka tarafından tahsil edilen tutarların yukarıda açıklanan ölçülere göre değerlendirilmek üzere araştırılarak gerektiği takdirde oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 445,39 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 13/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/372617600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz