Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/3819 E. 2014/16417 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/1905 E,2013/18450 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1905 E. 2024/255 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · garantörlük · hak düşürücü süre · ortaklık ilişkisi · zamanaşımı · kesin hüküm
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki geçerli «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince «kesin» hüküm dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
… va dilekçesinde; davalı şirketin yurt dışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği «garantisi» ile müvekkilinin davalı tarafa para verdiğini, ancak ödenen paranın bir türlü geri alınamadığını ileri sürerek, taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine ve ödenen paranın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yabancı mahkemede davalı aleyhine aynı sebeplerle dava açtığı, o davanın reddedildiği ve kesinleştiği, yabancı mahkeme kararının Türkiye'de de tanınmasına karar verildiği gerekçesiyle «kesin» hüküm dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararda «zamanaşımı» ve «hak düşürücü süre» itirazları hakkında karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2052 E. 2010/8497 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:örtülü kazanç aktarımı · yedek akçe · karar nisabı · kâr payı dağıtımı · iyiniyet kuralı · emredici hüküm · ibra · iyiniyet
Benzer bu kararda3-Ayrıca, davacı diğer iddialarının yanı sıra kârın «dağıtılmayarak» «yedek akçe» olarak ayrılmasının yasa, anasözleşme ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğunu ileri sürdüğüne göre, ortağın mühtesep haklarından olan kârın dağıtılmayarak yedek akçe olarak ayrılmasının davalı tarafça savunulduğu üzere uzun «vadede» daha yüksek ve istikrarlı kâr «payı dağıtılmasını» temine yönelik olup olmadığının içerisinde bir ekonomistin de yer aldığı bir bilirkişi kurulu aracılığı ile incelettirilerek neticesine göre bir karar verilmek ger …
4-Diğer taraftan, davacı taraf şirkete ait demirbaş ve makinaların satış kararının da ana sözleşme ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğunu ileri sürdüğüne göre söz konusu emtianın satışının gerçekten savunulduğu üzere teknolojik gereklilikten kaynaklanıp kaynaklanmadığının bu hususta u …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalı şirketin 25.04.2007 tarihli genel kurulunda TTK'nın 386.maddesindeki «emredici» kurala aykırı olarak gerekli «ilan» ve «tebligat» yapılmadan anasözleşme değişikliğine karar verildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne anılan genel kurulun 8.maddesinin iptaline, diğer istemlerinin reddine karar verilmiştir.
… lıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve M.K'nun 6 ncı maddesi uyarınca isbat yükü kendisinde bulunan davacının şirketten ne şekilde «örtülü kazanç aktarımı» yapıldığı hususunda somut olgular ileri sürmemiş bulunmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine kara …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/3819 E. , 2014/16417 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/11/2011 gün ve 2007/92-2011/488 sayılı kararı bozan Daire’nin 22.10.2014 gün ve 2012/1905-2013/18450 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, ...'da mukim firmanın patentli ürünü ... 3000 adlı cihazın Türkiye'deki fikri mülkiyetinin ve kullanım haklarının tek sahibi olduğunu belirten davalı şirketle müvekkili arasında 02.04.2007 tarihli franchise sözleşmesi imzalandığını, anılan sözleşme uyarınca ... bölgesinde 5 yıllık hak sahibi olduğunu, franchise bedeli 8.000 +KDV ile teslim edilen cihazın bedeli 25.000 Euronun peşin ödendiğini, sözleşmenin imzalanması sonrası davalının çalışanı ve aynı zamanda temsilcisi ...'ın, asıl hak sahibi İtalyan firmasıyla anlaştığını, 'S.B.M' sigara bırakma merkezi markasını 04.08.2006 tarihinde kendi adına tescil ettirdiğini, davalı şirketin kendisini işten çıkardığını, İtalyan firmasının davalı ile olan sözleşmesini 20.07.2007 tarihinde tek taraflı feshettiğini, bütün yetkileri kendisine verdiğini, sistemin ve markanın kullanılması istenildiğinde 3 gün içinde kendisine müracaat edilmesi içerikli ihtarname keşide ettiğini, durumun davalıya bildirildiğini, davalının müvekkiline dava dışı kişi ile aralarında sorun olduğunu, sözleşmenin devam ettiği yönünde cevap verdiğini, ortaklarının doktor olması nedeniyle davalı şirkete güvenildiği, daha sonraki yazışmalardan davalının sahip olduğu hakların iptal edildiğinin bildirildiğini, yeni hak sahibi kişinin müvekkiline yeni mükellefiyetler yükleyen sözleşme imzalamayı dayattığını, sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini, bir kusurunun olmadığını ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, KDV mahsubu ile 7.466.67 Euro franchise bedeli, 25.000 TL+KDV cihaz bedeli, 5.000 Euro masraf ve 25.324.80 TL kar kaybı, müspet ve menfi zarar karşılığının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/1905 E,2013/18450 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 24.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/370896700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz