CMR taşımasında pasif husumet, zamanaşımı ve zarar hesabı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/3 E. 2024/1466 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ EmsalZamanaşımıDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: İtirazın İptali mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
CMR Konvansiyonu kapsamındaki taşımalarda, taşıma senedinde taşıyıcı olarak gösterilen ve sigortalının akidi konumundaki alt taşıyan, fiili taşıyandan ayrı olarak pasif husumet ehliyetine sahiptir; CMR m.37'nin taşıyıcılar arası iç ilişkiyi düzenlemesi bu sonucu değiştirmez. Zarar gören tarafın taşıyıcıya yazılı olarak yaptığı rücu talebi, taşıyıcı bunu yazılı bildirimle geri çevirip belgeleri iade edinceye kadar CMR m.32/2 uyarınca zamanaşımını durdurur; taşıyıcının bu talebi geri çevirdiğine ilişkin delil sunulamazsa zamanaşımı işlemeye başlamamış sayılır. CMR m.23 kapsamında yapılacak zarar hesabında, malın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki kıymeti esas alınmalı; her emtia kalemi için CMR m.23/3'teki sınırlı sorumluluk üst limiti (SDR bazında) ayrı ayrı hesaplanmalı, sınırlı sorumluluğu aşan ödemelerde bu limit, aşmayan ödemelerde ise halefiyet gereği gerçekte ödenen miktar esas alınmalıdır.
Ele alınan sorunlar
Alt taşıyanın (davalı ...A.Ş.) pasif husumet ehliyeti → kabul
İddia: Davacı vekili, davalı ...A.Ş.'nin taşıma senedini devralmadığını, müteakip taşımanın koşullarının oluşmadığını, bu nedenle davalı ...A.Ş.'nin alt taşıyan sıfatıyla sorumluluğunun devam ettiğini, mahkemenin pasif husumet yokluğu kararının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacı ile davalı taşıyıcı arasında yazılı sözleşme bulunmamakla birlikte, hamule senedinde gönderen olarak davalı ...A.Ş.'nin imzası, taşıyıcı olarak diğer davalının gösterildiği; müteakip taşıyan hanesinin boş bırakıldığı ve dava dışı sigortalı üst taşıyıcının senette yer almadığı tespit edilmiştir. Davacının sigortalısının üst taşıyan, davalı ...A.Ş.'nin alt taşıyan, diğer davalının fiili taşıyan olduğu dikkate alındığında, davacının sigortalısının kendi akidi konumundaki davalı ...A.Ş.'ye açtığı davada bu davalının pasif husumet ehliyetine sahip olduğu kabul edilmiştir. Bu nedenle mahkemenin davalı ...A.Ş. yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davayı reddetmesi doğru bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Diğer davalı (fiili taşıyan) yönünden zamanaşımı definin değerlendirilmesi → kabul
İddia: Davacı vekili, davalıya 22/08/2012 tarihinde e-posta yoluyla gönderilen ve karşı tarafça okunduğu tespit edilen rücu talebinin CMR m.32/2 ve 39/4 uyarınca zamanaşımını durdurduğunu, bu nedenle davanın zamanaşımına uğramadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Emtianın trafik kazası sonucu zarara uğraması nedeniyle CMR m.32'de yer alan "bilerek kötü hareket" hali bulunmadığından bir yıllık zamanaşımı süresi uygulanır. CMR m.39/4 uyarınca taşımacılar arası davalarda zamanaşımı, tazminat miktarını tayin eden son mahkeme kararı tarihinden, böyle bir karar yoksa ödeme tarihinden başlar. Davacı, sigortalısına halefiyetle 22/08/2012 tarihinde her iki davalıya da e-posta yoluyla rücu belgesi göndermiş, bu e-postanın karşı tarafça okunduğuna dair rapor sunulmuştur. CMR m.32/2 uyarınca yazılı talepte bulunulması durumunda taşımacının bunu yazılı bildiri ile geri çevirip belgeleri iade edinceye kadar zamanaşımı durur; davalılarca bu talebin geri çevrildiğine dair bir delil bulunmadığından, 22/08/2012 tarihinde durmuş olan zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlamamıştır. Bu nedenle davalı ...Ltd. Şti. yönünden başlatılan icra takibi ve açılan dava süresindedir; zamanaşımı nedeniyle ret kararı doğru bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
CMR m.23 uyarınca zarar hesabının yöntemi (Yargıtay bozması üzerine) → kısmi kabul
Gerekçe: Yargıtay 11. HD'nin 2022/4242 esas, 2023/6342 karar sayılı ilamı ile, hükme esas alınan bilirkişi raporunda zarar hesabının fatura bedelleri esas alınarak yapıldığı, ancak CMR m.23/1-4'teki hesaplama yöntemine uygun denetime elverişli bir hesap yapılmadığı belirtilerek karar bozulmuştur. Bozma ilamına uyularak, taşınan malların cinsine göre uzman sektör bilirkişilerinden oluşan yeni bir heyetten rapor alınmıştır. Bu raporda, emtia satış faturalarındaki birim fiyatların piyasa rayicini yansıttığı, CMR m.23/3 uyarınca sınırlı sorumluluk üst limitlerinin (SDR bazında, 1 SDR=1,1158-Euro) her bir emtia kalemi için ayrı ayrı hesaplandığı, davacının bir kısım emtia için sınırlı sorumluluk miktarını aşan, bir kısmı için de bu miktardan az ödeme yaptığı tespit edilmiştir. Sınırlı sorumluluk tutarını aşan ödemelerde sınırlı sorumluluk miktarı, aşmayan ödemelerde ise halefiyet gereği gerçekte ödenen miktar esas alınarak toplam zarar 40.992,53-Euro olarak hesaplanmış, buna 23/08/2012-03/07/2014 arası 671 günlük süre için CMR m.27'deki %5 faiz oranından 3.812,87-Euro faiz eklenerek toplam 44.805,40-Euro alacağın varlığı kabul edilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
İcra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatı talepleri → ret
Gerekçe: Koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı ile davalıların kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
CMR taşımalarında alt taşıyanın (üst taşıyıcının akidi olan taşıyıcının) fiili taşıyandan ayrı olarak pasif husumet ehliyetine sahip olduğu ve taşıyıcıya yönelik yazılı rücu talebinin, taşıyıcı bunu geri çevirmediği sürece zamanaşımını durdurduğu yönündeki tespitler ile CMR m.23 kapsamında yapılacak zarar hesabının yöntemine ilişkin açıklamalar bakımından emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- CMR taşımalarında, teslim edilemeyen mal nedeniyle açılacak davalarda, 'bilerek kötü hareket' veya bu yönde kusur bulunmadığı hallerde CMR m.32 uyarınca bir yıllık zamanaşımı süresi uygulanır; bu süre, CMR m.32/2 uyarınca yazılı talepte bulunulması halinde taşımacının talebi yazılı bildiri ile geri çevirip belgeleri iade edinceye kadar durur. Taşımacılar arası davalarda ise CMR m.39/4 uyarınca zamanaşımı, tazminat miktarını tayin eden son mahkeme kararı tarihinden, böyle bir karar yoksa ödeme tarihinden itibaren işlemeye başlar.
- Dava şartı
- pasif husumet (alt taşıyanın husumet ehliyeti)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
CMR Konvansiyonu↗ halefiyet↗ pasif husumet↗ alt taşıyan↗ fiili taşıyan↗ zamanaşımı↗ sınırlı sorumluluk↗ SDR↗ itirazın iptali↗ icra inkar tazminatı↗ kötüniyet tazminatı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/3
KARAR NO 2024/1466
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 29/11/2019
NUMARASI 2017/1198 Esas - 2019/1140 Karar
DAVA
Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
Dairemizce verilen kararın Yargıtay 11. HD tarafından bozulması üzerine yapılan duruşma sonunda dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacılar vekili; müvekkilinin "nakliyat sorumluluk sigortacısı" sıfatı ile sigortalısı ... firmasına halef olarak işbu davayı açtığını, sigortalı ...'un taşıma işleri komisyoncusu sıfatıyla hareket ederek 6 ayrı emtianın Türkiye'den Finlandiya'ya taşınması işini üstlendiğini, dava dışı sigortalı ...'un işbu taşıma için ... A.Ş (Devir sonrası davalı ... AŞ)'yi görevlendirdiğini, davalı ...'ın da söz konusu taşıma için davalı ...Ltd.Şti.'yi görevlendirdiğini, taşıma konusu emtiaların davalı ...'a ait araca yüklendiğini, ancak aracın 30/08/2011 tarihinde Romanya'da kaza yaptığını, işbu kaza neticesinde araçta bulunan emtiaların hasara uğradığını, hasarlı emtiaların bir başka araca yüklenerek Türkiye'ye gönderildiği bilgisi edinilmiş ise de emtialara ulaşılamadığını ve emtiaların alıcılarına teslim edilemediğini, bu sebeple yük ilgililerinin dava dışı sigortalı ...'u sorumlu tuttuklarını, mezkur zararın davacı tarafından tanzim edilen sigorta poliçesi kapsamına girmesi nedeniyle sigortalısının CMR Konvansiyonu uyarınca sorumluluğu çerçevesinde yük sahiplerine toplam 41.836,18-Euro tutarında sigorta tazminatı ödemek durumunda kaldıklarını, davacının TTK'nun 1301.
maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olarak bu hakları temellik ettiğini, davalılar aleyhine başlattıkları icra takibine itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu belirterek, davalıların haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
1- Davalı ... vekili;
30. 08.2011 tarihinde tam zayi olan emtia sebebi ile işbu davanın 25.12.2017 tarihinde açıldığını, icra takibinin ise 16.07.2014 tarihinde başlatıldığını, CMR nin 32 maddesi gereğince zamanaşımı süresinin 25.10.2012 itibarı ile dolduğunu, davacı tarafından ödeme dekontu ve sigorta poliçesi sunulmadığını, bu nedenle davacının aktif husumeti bulunmadığını, rücu ve tazminat koşullarının olmadığını, inkar tazminatı taleplerinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2- Davalı ... vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, zararın sigorta teminatına dahil olup olmadığının belli olmadığını, fiili taşıyanın müvekkilinin olmadığını, müvekkilinin rücu sorumluluğunun bulunmadığını, zararın fahiş olduğunu, inkar tazminatı talep edilemeyeceğini, yıllık faizin %5 olması gerektiği belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davacı sigortacının yaptığı ödemeyi taşıma işinde fiilen bulunmayan ... A.Ş.'den talep edebilmesi için CMR Sözleşmesinin 37.maddesi uyarınca öncelikle fiili taşıyıcı olan davalı ......A.Ş.'den talepte bulunması ve bu talebin sonuçsuz kalması gerektiği, davalı ... A.Ş.'yi davalı .....A.Ş. ile birlikte dogrudan müteselsilen sorumlu tutamayacağı, bu nedenle davalı ...'ın davada pasif husumeti bulunmadığı, dava konusu emtiaların trafik kazası sonucu zarara uğrayarak alıcılarına teslim edilememiş olması nedeni ile 32 maddede yer alan "bilerek kötü hareket" veya bu yönde kusurlu sayılabilecek bir durum mevcut olmadığından davanın 1 yıllık zaman aşımı süresi içinde açılması gerektiği, davacı tarafından 22/08/2012 tarihli rücu yazısının davalılara tebliğine ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı, davacı tarafından davalılara usulüne uygun yazılı başvuru yapıldığının ispatlanamadığını, zamanaşımını durduran hallerin olayda mevcut olmadığı, davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığı gerekçesiyle davalı ...
A.Ş bakımından davanın husumet nedeniyle, diğer davalı bakımından ise davanın zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; dava konusu taşımada CMR 34 maddenin kurucu şartları bulunmadığından CMR nin 34 vd. Madde hükümlerine göre verilen kararın kaldırılması gerektiğini, somut olayda davalı ... tarafından taşımanın, dava dışı sigortalı üst taşıyıcı ... firmasından habersiz olarak alt taşıma sözleşmesi kapsamında diğer davalı ...'a yaptırıldığını, bu nedenle somut olayda müteakip taşıma değil alt taşıma ilişkisi bulunduğunu, dava dışı sigortalının, davalı ...’ın yol açacağı zararın üstünde kalma riskini bilebilmesi ve bunu alması için, böyle bir taşıyıcının taşıma silsilesinde görev aldığını bilmesi gerektiğini, fakat müvekkilinin ...'ın taşımaya dahil olduğundan haberi olmadığını, taşıma senetlerinde, yalnızca Davalı ...’ın kaşesi bulunmakta olup Davalı ...’ın yalnızca ismine yer verildiğini, Buna mukabil, sigortalı ...’un adı veya imzası/kaşesinin CMR senedinde yer almadığını, taşıma senedinin, ...
firması tarafından devredilmediğini, müteakip taşımanın koşullarının oluşmaması nedeniyle davalı ...'ın müvekkiline karşı sorumluluğunun devam ettiğini, CMR m. 37'nin üst taşıyıcının ara taşıyıcıya dava açmasını engelleyen bir hüküm olmadığını, davalı ...'ın zamanaşımı definin de yerinde olmadığını, dosyada mübrez yazışmalardan sabit olduğu üzere, müvekkili tarafından ...'a gönderilen ihtar mailinin ...'a da gönderildiğini, ardından ...'ın sorumluluk sigortacısı ile müvekkili arasında sulh görüşmeleri yürütüldüğünü, dava dosyasında “okundu” maillerinin mevcut olduğunu, ...'a ödeme ihtarı mailinin ulaştığı konusunda bir tereddüt bulunmadığını, aksi takdirde ...'ın sigortacısıyla görüşmelerinin mümkün olmadığını, CMR uyarınca, taşıyıcıya gönderilen yazılı ihtarın, talep reddedilene kadar zamanaşımını durduracağını, dosyadaki “Okundu” belgeleri ile davalı ...'dan ödeme talebinde bulunulduğunun ispatlandığını, bu davalı yönünden de zamanaşımının durduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE VE SÜREÇ
Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine; Dairemizin 2021/897 esas, 2022/348 karar sayılı 03.03.2022 tarihli kararı ile "Dava, emtia nakliyat sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen bedelin davalılardan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, sigortalısı ... firmasının üst taşıyıcısı, davalı ... (...) ...A.Ş.'nin alt, diğer davalı ... ...Ltd. Şti.'nin fiili taşıyıcısı olduğu emtianın Türkiye'den Finlandiya'ya taşınması sırasında Romanya'da meydana gelen kaza sonucu hasara uğrayan emtia ile ilgili ödenen sigorta bedelinin davalı taşıyıcılardan tahsilini talep etmektedir. Mahkemece, davalı ...'ın alt taşıyan, diğer davalı ...'ın ise fiili taşıyan olduğu, CMR'nin 37.
Maddesi gereğince davalı ... ...Ltd. Şti ile birlikte dogrudan müteselsilen sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davalı ... ...A.Ş. yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle, diğer davalı bakımından ise icra takibinin CMR m32'de öngörülen zamanaşımı süresi dolduktan sonra başlatıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından yapılan ödeme ile ilgili makbuz veya dekont gibi bir belge ibraz edilmemiş ise de, yapılan ödemeye ilişkin halefiyet belgeleri dosyaya sunulduğundan ilgililere 41.836,18-euro ödemede bulunduğu ve aktif dava ehliyetinin sahip olduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekili, dava dışı sigortalı üst taşıyıcının ve fiili taşıyan davalı ...'ın taşıma senetlerinde imzasının bulunmadığını, müvekkilinin sadece davalı ...A.Ş.
ile sözleşme imzaladığını, davalı ... ...Ltd. Şti'nin yükü taşıma senedi ile birlikte devralmadığını, bu nedenle somut olayda CMR m.34 anlamında müteakip taşıma söz konusu olmadığını, müteakip taşıma söz konusu olmadığından CMR m.37'nin uygulanma alanının bulunmadığını ileri sürmüştür.Davacı tarafından ibraz edilen taşıma sözleşmeleri sigortalı ile davalı ...A.Ş. arasında olup, dosyada davacı ile davalı ......Ltd. Şti'nin arasında yapılan yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Hamule senetlerinin incelenmesinde ise gönderen olarak davalı ...A.Ş.'nin imzası bulunmasına karşılık davalı ...Ltd. Şti ise taşıyıcı olarak gösterilmiştir. Bunun dışında müteakip taşıyan hanesi boş bırakılmış, dava dışı sigortalı üst taşıyıcı ...
firması hamule senedinde yer almamıştır. Diğer taraftan davacı ... şirketinin sigortalısının üst taşıyan sıfatına sahip olduğu, davalı ...A.Ş.'nin alt, diğer davalı ...Ltd. Şti'nin ise fiili taşıyan olduğu dikkate alındığında davacı ... şirketinin dava dışı sigortalısı ... firmasının kendi akidi konumunda olan davalı ...A.Ş.'ye açtığı bu davada davalı ...A.Ş.'nin pasif husumet ehliyetine sahiptir. Bu nedenle mahkemece davanın davalı ...A.Ş. yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Dava konusu emtiaların trafik kazası sonucu zarara uğrayarak alıcılarına teslim edilememiş olması nedeni ile maddede yer alan "Bilerek kötü hareket" veya bu yönde kusurlu sayılabilecek bir durum mevcut olmadığından davanın CMR'nin 32.maddesi gereğince 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmış olması gerekmektedir.
Yine maddede, yazılı talepte bulunulması durumunda taşımacının bunu yazılı bildiri ile geri çevirip ona ilişkin belgeleri de iade edinceye kadar zaman aşımını erteleyeceği, talebin alındığını, cevap verildiğini ve belgelerin gönderildiğini ispat yükünün ileri süren tarafa ait olacağı öngörülmüştür. Diğer taraftan CMRnin 39/4 maddesi uyarınca taşımacılar arasındaki davalarda zamanaşımının ya bu anlaşma gereğince ödenmesi gereken tazminatın miktarını tayin eden son mahkeme kararı tarihinden yahut da böyle bir karar yoksa, ödeme tarihinden itibaren başlayacağı düzenlenmiştir. Davacı ... şirketi tarafından dava konusu icra takibi, sigortalısı üst taşıyan ... firmasına halefiyeten başlatılmıştır.
Somut olayda, davalılarca kendilerine davacı ... şirketi veya sigortalı tarafından yapılan başvuru bulunmadığını, bu nedenle davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını ileri sürmüşlerdir.Buna karşılık davacı ... şirketi tarafından davalı ...Ltd. Şti'ne 22/08/2012 tarihinde rücu belgesi e-posta yoluyla gönderilmiş, bahse konu e-postanın karşı tarafça okunduğuna dair rapor ibraz edilmiştir. Yine davacı ... şirketi tarafından diğer davalıya da rücu belgesi aynı tarihte e-posta yoluyla gönderilmiş, her iki davalı tarafından da davacının yazılı müracaatı ile ilgili olumlu ya da olumsuz geri dönüş yapılmamıştır. Somut olayda, CMR'nin 39/4 maddesi uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresi 22/08/2012 tarihinde başlamakta olup, davacı tarafça davalılara aynı tarihte müracaat edilmiş, CMR'nin 32/2.
Maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin işlemesi bu tarih itibariyle durmuştur. İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında 03/07/2014 tarihinde icra takibi başlatılmış, davalılarca icra takibine itiraz edilmiştir. Bu süreçte de davalılar tarafından davacının isteminin geri çevrildiğinin davacıya bildirildiğine dair bir delil bulunmadığından duran zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlamamıştır. 14/08/2015 tarihinde İstanbul Anadolu 3. ATM'nin 2015/874 esas sayılı dava dosyası açılmış, mahkemece takibin yetkili icra dairesinde başlatılmaması nedeniyle davanın usul yönünden reddine ilişkin verdiği 04/10/2016 tarihli karar 27/12/2016 tarihinde kesinleşmiştir.Davacı alacaklı tarafından dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesi için 15/12/2016 tarihinde talepte bulunulmuştur.
Küçükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında devam eden icra takibinde davacı tarafından tebligat yapılamayan borçlulara 24/07/2017, 25/08/2017, 22/09/2017 tarihinde yeniden tebligat yapılması talebinde bulunulmuş, davalılarca icra takibine itiraz edilmiştir. İş bu itirazın iptali davası ise 25/12/2017 tarihinde açılmıştır. Bu durumda davacının davalılara yazılı müracaatlarına rağmen davalılarca bu başvuruya yanıt verilmediğinden 22/08/2012 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin işlemesi durmuş olup başlatılan icra takibi ve dava süresindedir. Bu nedenle davalı ...Ltd. Şti. yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddi doğru olmamıştır. Araçla birlikte 6 farklı müşteriye ait tam zayi olan yükün emtia bedeli 48.057,63-euro olup bilirkişilerce gerçek zarar olarak bu miktar belirlenmiştir.
Davacı tarafından 41.836,18-euro talep edilmektedir. Taşıma senetlerinde emtiaların ağırlığının toplamda 8.425,04-kg olduğu anlaşılmaktadır. CMR m.23/3 uyarınca sorumluluğu 70.180,58-SDR (8.425,04 kg x 8,33 = 70.180,58) ile sınırlı olup, talep edilen bedel sınırlı sorumluluk miktarının altındadır. 23/08/2012 tarihinden icra takibinin başlatıldığı 03/07/2014 tarihine kadarki 671 günlük süre için CMR m.27'de düzenlenen %5 faiz oranı üzerinden 3.898,51-Euro faiz işlemiş bulunmaktadır. CMR'nin 17. maddesi gereğince taşımacı, yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. Emtialarda meydana gelen hasarın taşıtanın hatası veya ihmalinden, taşıtanın verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahutta taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri geldiğine dair bir delil bulunmadığından meydana gelen zarardan davalılar sorumludur.
Açıklanan nedenlerle mahkemece davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davanın kısmen kabulüne, icra takibine itirazının 41.836,18-euro asıl alacak ve 3.898,51-euro işlemiş faiz alacağı bakımından iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına,koşulları oluşmayan icra inkar ve davalıların kötüniyet tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir. Kararın temyizi üzerine; Yargıtay 11. HD'nin 2022/4242 esas, 2023/6342 karar sayılı, 01.11.2023 tarihli ilamı ile "CMR'nin 23. maddesinde, malların kısmen veya tamamen "kaybından" dolayı talep edilebilecek tazminat miktarının hesaplama şeklini "Bu Sözleşmenin hükümleri gereğince bir taşıyıcı, yükün kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğundan, bu tazminat yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanır.
2. Malın kıymeti, ticaret borsası fiyatına göre saptanır. Eğer böyle bir fiyat yoksa, geçerli piyasa fiyatlarına göre bir tespit yapılır. Eğer ne ticaret borsası fiyatı ne de geçerli piyasa fiyatı mevcutsa tespit, aynı cins ve kalitedeki malların normal kıymetine göre yapılır.
3. Bununla beraber, tazminat, eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8.33 hesap birimini aşmayacaktır.
4. Yükün taşınması dolayısıyla ödenen taşıma ücreti, gümrük resimleri ve diğer ödemelerde, malın tamamen kaybedilmesi halinde tamamen ödenir. Kısmen kaybolma halinde ise karşılaşılan zarar oranında ödeme yapılır. Bunlar dışında başka tazminat ödenmez" şeklinde düzenlediği, Bölge Adliye Mahkemesince hükme esas alınan 31.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda zarar hesabı yapılırken taşıma konusu malların fatura bedelleri dikkate alınıp fatura bedellerinin, davacının ödediği bedelden daha fazla olması da gerekçe gösterilerek davacının 41.836,18-euro ödediği ve CMR'nin 23 üncü maddesine de uygun olduğundan bahisle zarar hesabı yapıldığı belirtilmiştir. Ancak CMR'nin 23 üncü maddesinin bir ila dördüncü fıkralarındaki hesaplama yöntemine uygun denetime elverişli bir zarar hesabı yapıldığı söylenemez.
5. İşbu rapora davalılar vekillerince özellikle zarar hesabı yönünden de itiraz edilmesine rağmen bilirkişi heyetince düzenlenen ek raporda, denetime elverişli olmayan ilk rapora atıf yapılmak suretiyle yine aynı şekilde görüş bildirilmiştir.
6. Davacının talep edebileceği gerçek zarar hesabının yukarıda belirtildiği gibi CMR'nin 23 üncü maddesinin bir ila dördüncü fıkralarındaki hesaplama yöntemi nazara alınmak suretiyle yapılması gerektiğinden bu konuda taşınan malların niteliği de gözetilerek alanında uzman sektör bilirkişilerinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak"sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden kararın davalılar yararına bozulmasına" karar verilmiştir. Usul ve yasaya uygun görülen Yargıtay bozma ilamına uyularak malların cinsine göre bilirkişi kurulu oluşturulmuş bilirkişilerden CMR'nin 23.3 maddesine uygun zarar hesabı yapılması istenmiştir. Bilirkişi kurulu raporunda "Emtia satıcıları tarafından ihracat nedeniyle düzenlenen satış fiyatlarındaki emtia birim fiyatlarını piyasa rayicini yansıtmakta olup kadri maruf olduğu, taşınan emtiaların faturaları ve uluslararası hamule senetlerindeki emtia brüt ağırlıkları, emtia cinsi ve miktarları göz önüne alındığında sektör piyasa şartlarıyla uyumlu olduğu yükleme ve kaza tarihinde 1 SDR'nin 1.1158-Euro olduğu, taşınan emtialar, sınırlı sorumluluk üst limiti, hasarlı ürünlere yapılan ödemenin listelendiği;
... emtiasının taşıyıcının sınırlı sorumluluğu ve ödemenin 15.792-Euro, ... civata emtiasının (sorumluluk -10.216,74-ödeme 9.216,74-Euro), ... emtiasının sınırlı sorumluluk miktarı ve ödemenin (7.930-Euro) ... otomotiv (yapılan ödeme 6.843,05-Euro sınırlı sorumluluk 6.180,92-Euro ödeme) ... emtiasının (sınırlı sorumluluk 1.487,14-ödeme 1.627,35-Euro) ... emtiasının (sınırlı sorumluluk 385,73-ödeme 427,04-Euro ) olduğu buna göre davacının bir kısım emtia alıcısına sınırlı sorumluluğu aşan miktarda, ... emtiasına sınırlı sorumluluk miktarından 1.000-Euro eksik ödeme yaptığı, buna göre toplamda 40.992,53-Euroyu talep edebileceği yolunda rapor sunulmuştur. Davalılar ve ihbar olunan vekillerinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçeleri bilirkişi raporuna itirazdan ziyade Yargıtay'ca temyiz sebeplerinin incelenmediğine ilişkindir.
Hasarlanan emtialar, tekstil, civata emtiası olup cinsi itibariyle borsa fiyatı olmadığı, esasen satıştan evvel ki faturaların emtiaların taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamanda ki kıymetini yansıttığı bilirkişi kurulu tarafından belirlenmiştir. Alınan bilirkişi raporunda sınırlı sorumluluk tutarını aşan ödeme miktarları dikkate alınmadan; sınırlı sorumluluğu aşan miktarda ödemelerde sınırlı sorumluluk miktarları, halefiyet gereği ... emtiası içinde gerçekte ödenen miktar esas alınarak hesaplanan zarar tutarı 40.992,53-Euro asıl alacağın ve asıl alacağa 23/08/2012 tarihinden icra takibinin başlatıldığı 03/07/2014 tarihine kadarki 671 günlük süre için CMR m.27'de düzenlenen % 5 faiz oranı üzerinden hesaplanan 3.812,87-Euro faiz işlemiş alacağı bulunmaktadır.
Toplamda 44.805,40-Euro alacak bakımından itirazın iptaline, fazla istemin reddine,icra inkar ve kötüniyet tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/11/2019 Tarih 2017/1198 Esas 2019/1140 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulü ile; davalının Küçükçekmece ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyadaki itirazının 44.805,40-Euro üzerinden iptaline, 40.992,53-Euro asıl alacağa takip tarihinden itibaren %5 oranında temerrüt faizi işletilerek takibin devamına, fazla istemin reddine, Koşulları olmadığından davacının icra inkar, davalıların kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine," İlk derece mahkemesine ilişkin olarak ; "Alınması gereken 13.850,39-TL nispi karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 2.965,70-TL ve icra veznesine yatırılan 696,70-TL olmak üzere toplam 3.662,40-TL harcın mahsubu ile kalan 10.187,99-TL'nin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafça peşin ödenen 3.693,80-TL harcın davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, Davacı tarafından yapılan 2.350-TL bilirkişi ücreti, 290-TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.640-TL yargı giderinin, davanın kabulü oranında hesaplanan 2.480-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı vekili için takdir olunan 22.937,42-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davalılar lehine taktir olunan 13.397,31-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine," Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından istinaf ve temyiz aşamasında yapılan 18.000-TL bilirkişi ücreti ile 217,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 18.217,50-TL yargı giderinden davanın kabulü oranında hesaplanan 17.090-TL'sinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı ...
tarafından istinaf ve temyiz aşamasında yapılan 146,50-TL yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 09-TL'sinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, kalanın üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/10/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/37076 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi