Tek ortağın ölümüyle organsız kalan limited şirkete TMK 427 uyarınca yönetim kayyımı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1627 E. 2024/1675 K. · · İlk derece: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Diğer / sınıflanamadıkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ Emsalusul emsali
Gerekçe özeti
Tek ortağı ve münferit yetkili müdürü vefat eden, ölümünden sonra genel kurul yapılmayan limited şirket organsız kalmış sayılır. Ortağın ölümüyle organsızlık halinde uygulanacak hüküm payların geçişine ilişkin TTK 596 değil, murisin hem ortak hem organ sıfatını taşıması nedeniyle TMK 427'dir. Bu maddenin dördüncü fıkrası uyarınca, tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalması ve yönetiminin başka yoldan sağlanamaması durumunda vesayet makamı yönetim kayyımı atar. Mirasçı ortağın genel kurulu toplantıya çağırma hakkının bulunması, tek başına kayyım atanması talebinin reddine gerekçe oluşturmaz; reşit olmayan mirasçıların haklarının ve şirket varlıklarının korunması için yönetim organı göreve başlayana kadar kayyım atanması gerekir.
Ele alınan sorunlar
Tek ortağı vefat eden organsız limited şirkete yönetim kayyımı atanıp atanamayacağı → kabul
İddia: Davacı vekili, şirketin tek ortağı ve yetkilisinin vefatı nedeniyle şirketin organsız kaldığını, mirasçı küçük ile diğer mirasçı arasında menfaat çatışması bulunduğunu, bu nedenle kayyım atanması dışında yönetimin sağlanamayacağını ileri sürerek ilk derece mahkemesinin ret kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: Davalı şirketin tek ortağı ve yetkilisinin vefat ettiği, geriye mirasçı olarak iki küçük çocuğun kaldığı, davacı küçüğe vasi atandığı, murisin ölümünden sonra genel kurul yapılmadığı ve şirketin bu aşamada organsız bulunduğu tespit edilmiştir. Davacının vesayeten dava açtığı anlaşılmakla birlikte vesayet makamından izin kararının dava dilekçesi ekinde bulunmadığı görülmüştür. Davacının şirketin genel kurulunu toplantıya çağırma hakkının bulunması, elde ki davada kayyım atanması talebinin reddine gerekçe oluşturmaz. Diğer mirasçının da reşit olmadığı gözetilerek, genel kurul toplanıncaya kadar şirketin yönetiminin sağlanması ve şirketin ve ortaklarının haklarının korunması için yönetim kayyımına ihtiyaç bulunmaktadır. Somut olaya uygun Yargıtay ilamında da, tek ortaklı limited şirkette ortağın ölümü üzerine organsızlık durumunda uygulanacak hükmün payların geçişine ilişkin TTK 596 değil, murisin hem ortak hem organ sıfatını taşıması nedeniyle TMK 427 olduğu, bu maddenin dördüncü fıkrasında vesayet makamının yönetim kayyımı atayacağı hallerden birinin tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalması ve yönetiminin başka yoldan sağlanamaması olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle şirketin ortakları olan iki küçüğün haklarının ve şirket varlıklarının korunması gerektiğinden, yönetim organı göreve başlayana kadar kayyım atanması gerekmektedir. Diğer mirasçı küçüğün ne şekilde temsil edildiği sorulmak; tarafların uzlaştığı bir kayyım adayı varsa onun, yoksa re'sen seçilecek bir yönetim kayyımının atanması gerekirken talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Tek ortaklı limited şirkette ortağın ölümü nedeniyle organsızlık halinde uygulanacak hükmün TTK 596 (payların geçişi) değil, murisin hem ortak hem organ sıfatını taşıması nedeniyle TMK 427 (yönetim kayyımı) olduğu ve mirasçının toplantıya çağrı yetkisinin bulunmasının kayyım talebinin reddine gerekçe oluşturmayacağı hususunda emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kayyımı↗ organsızlık↗ limited şirket↗ esas sermaye payının mirasla geçmesi↗ vesayet↗ genel kurulu toplantıya çağırma hakkı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/1627
KARAR NO 2024/1675
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 30/05/2024
NUMARASI 2024/144 Esas - 2024/392 Karar
DAVA
Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)
Şirkete tedbiren müdür ve kayyım atanması talepli davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, 20.10.2022 Tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde, ... Tic Ltd. Şti.'nin münhasıran temsile yetkili tek ortağı, müvekkili ...'ün babası ...'ün vefat ettiğini, mirasçısı olarak geriye, ... ve müvekkili küçüğün kaldığını kaldığını, dolayısıyla ilgili şirkete ait sermaye payını iktisap eden müvekkilinin TTK md. 596/1 uyarınca şirkete ilişkin haklara sahip olduğunu, şirket ve mal varlıkları "resmi" olarak yönetilemediğinden ilgili şirkete kayyım atanması, bu süreçte tedbiren geçici müdür atanması, şirket araçları hakkında yakalama kararı çıkartılması ve mal varlıkları üzerine tedbir koyulması gerektiğini, miras paylaşımına ilişkin Gaziosmanpaşa 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/526 esas sayılı dosyasında alınan 11.12.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre, şirketin müteveffanın kardeşi ve ailesi tarafından işletilmekte, maddi fayda sağlanıldığı halde ortaklara paylarının ödenmediğini,yaptıkları şikayetin özenli soruşturma yürütülmeden takipsizlik verildiğini, müvekkili küçüğün annesi ve babasının vefatı nedeniyle mirasçı olarak hak sahibi olduğu tüm mal varlıkları, yaklaşık 1.5 senedir fiilen başka şahıslar tarafından kullanıldığını, şirketin 20.12.2022 tarihinden itibaren organları kurulamadığını, yönetimi sağlanamadığını, menfaat çatışması ve aralarında hukuki uyuşmazlık bulunan reşit olmayan ortakların;
kayyım atanması hali haricinde başka bir şekilde yönetimi sağlamasının mümkün olmadığını, şirketi yönetme ve temsil etme yetkisini haiz kayyım atanmasına, yargılama sürecinde müvekkillerin haklarının korunması amacıyla her türlü tedbirin alınmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, TTK nın 596/1 maddesi uyarınca; esas sermaye payının, miras, eşler arasındaki mal rejimine ilişkin hükümler veya icra yoluyla geçmesi hâllerinde, tüm haklar ve borçlar, genel kurulun onayına gerek olmaksızın, esas sermaye payını iktisap eden kişiye geçeceğinin düzenlendiği, bu durumda şirketin tek ortağının ve münferit yetkili müdürünün ölümü ile mirasçıları şirkete ortak olduklarını, küçük davacıya vasi olarak Gaziosmanpaşa 1. Sulh Hukuk mahkemesinin 2022/1832 esas, 2022/2067 karar sayılı, 22/12/2022 tarihli ilamı ile vasi atandığını, şirketin ortaklık yapısı tam olup ortaklık yapısıyla toplanacak kurullarda şirket organlarının seçilebileceği ve TTK'nin 410/2. maddesindeki düzenlemeye göre her bir pay sahibinin yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle genel kurulu toplantıya çağırma hakkı bulunduğundan davalı şirketin organsız olmadığı, bu nedenle tedbiren şirkete müdür veya kayyum tayinine gerek bulunmadığı, davacı tarafından Gaziosmanpaşa 2.
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/526 esas sayılı dosyası üzerinden mirasın paylaşılması talepli dava açıldığı, bu dava sonucunda miras paylaşılacağından davacının şirkete tedbiren müdür veya kayyum tayin edilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, 20.10.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde, ... Ticaret Ltd. Şti.'nin münhasıran temsile yetkili tek ortağı, müvekkili küçüğün babası ...'ün vefat ettiğini ,mirasçı olarak geriye,... ve müvekkilinin kaldığını, şirkete ait sermaye payını iktisap eden müvekkil TTK md. 596/1 uyarınca şirkete ilişkin haklara sahip olduğunu, 20.10.2022 tarihinden itibaren şirket ve mal varlıkları "resmi" olarak yönetilemediğini, şirketin üzerine kayıtlı en az 52 tane araç bulunduğunu anlaşılmakta, Gaziosmanpaşa 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/526 E. Sayılı Mirasın Paylaşılması talepli dava kapsamında tereke tespiti ve kıymet takdiri için ilgili kişiler dosyanın ilerlememesi için gerekli usulü işlemleri yapmaktan kaçındıklarını vefat tarihinden itibaren ilgili şirketin gerekli organları kurulamamış ve yönetimi sağlanamamış olup yukarıdaki açıklamalarımız da göz önünde bulundurulduğunda, menfaat çatışması ve aralarında hukuki uyuşmazlık bulunan reşit olmayan ortakların;
kayyım atanması hali haricinde başka bir şekilde yönetimi sağlaması da mümkün olmadığını TTK hükümleri gereği; organlarının oluşamadığı davalı şirkete kayyım atanması talebimiz, talebimiz doğrultusunda veya gerekçeli kararda yazılı olan surette çağrı yapılacaksa dahi kabul edilmesi gerekirken davamızın reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın kaldırılmasına ve ortak ve şirketin mal varlığını koruyucu tedbirler alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davalı şirketin tek ortağı ve yetkilisinin vefat etmesi nedeniyle, mirasçı küçük davacının vasisi tarafından şirkete TMK'nin 427 maddesi uyarınca yönetim kayyımı atanması talebine ilişkindir. Davalı şirketin tek ortağı ve yetkilisinin vefat ettiği geriye mirasçı olarak iki küçük çocuğun kaldığı, davacı küçüğe vasi atandığı şirketin, murisin ölümünden sonra genel kurul yapılmadığı şirketin bu aşamada organsız bulunduğu, öte yandan davacının vesayeten dava açtığı anlaşılmakla birlikte vesayet makamından izin kararının dava dilekçesi ekinde bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacının şirketin genel kurulu toplantıya çağırması mümkün olduğu halde birden fazla hakkı bulunması elde ki davada davacının şirketi yönetim kayyımı atanması talebinin reddine gerekçe değildir.
Diğer mirasçının da, reşit olmadığı gözetilerek genel kurul toplanıncaya kadar şirketin yönetiminin sağlanması, şirketin ve ortaklarının haklarının korunması için yönetim kayyımına ihtiyaç vardır. Somut olaya birebir uyan Yargıtay ilamı da "Dava, tek ortaklı limited şirkette ortağın ölümü üzerine organsız kaldığı iddiasına dayalı şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince şirket paylarının geçişine ilişkin hükümler gözetilerek davacıların ayrı ayrı toplantıya çağrı yetkisinin bulunduğu ve bu prosedür işletilmeden doğrudan Mahkemeden kayyım atanmasının istenemeyeceği gerekçesiyle dava reddedilmişse de somut olay itibariyle payların geçişi ile ilgili uygulanması gereken hüküm 6102 sayılı Kanun'un 596.
maddesi değildir. Davacıların murisinin hem ortak hem organ sıfatını taşıdığı organsızlık durumunda uygulanacak hüküm 4721 sayılı Kanun'un 427. maddesidir. 4721 sayılı Kanun'un 427 nci maddesinin dördüncü fıkrasında vesayet makamının yönetim kayyımı atayacağı haller arasında bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kaldığı ve yönetimi başka yoldan sağlanamadığının da sayılmış olması nedeniyle bu madde hükmü dikkate alınarak limited şirkete kayyım atanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." (Yargıtay 11. HD'nin 2022/1527, 2023/4874 karar sayılı 12.9.2023 tarihli ilamı) şeklindedir. Açıklanan nedenlerle; şirketin ortakları mirasçılar iki küçük olup haklarının ve şirketin varlıklarının korunması gerektiğinden yönetim organı göreve başlayana kadar kayyım atanması gerektiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne kararın kaldırılmasına, diğer mirasçı küçüğün ne şekilde temsil edildiği sorularak;
tarafların uzlaştıkları kayyım adayı varsa atanması, yok ise re'sen seçilecek bir yönetim kayyım atanması gerekirken talebin reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına; dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/05/2024 Tarih 2024/144 Esas - 2024/392 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, Şirkete yönetim kayyımı atanıp temsili sağlanana kadar alınması gereken tedbirlerin ilk derece mahkemesince karara bağlanmasına," Yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/11/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/36847 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi