6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yetki itirazı ileri sürülmezse mahkeme yetkili hale gelir

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1942 E. 2024/1886 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalGörev ve yetkiusul emsali

Davacının nitelemesi: Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Yetki sözleşmesiyle belirlenen yetki, kanunun yalnızca belirli bir mahkemede dava açılabileceğini emrettiği kesin yetki hükümlerinden farklı olup kamu düzenine ilişkin değildir; bu nedenle mahkemece re'sen gözetilemez. Davalı, cevap dilekçesinde usulüne uygun bir yetki itirazında bulunmamışsa, HMK 19/4 uyarınca davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir ve mahkemenin bu durumda kendiliğinden yetkisizlik kararı vermesi hukuka aykırıdır.

Ele alınan sorunlar

Yetki sözleşmesiyle belirlenen yetkinin re'sen gözetilip gözetilemeyeceği → kabul

İddia: Davacı vekili, borçlunun icra takibinde yetkiye itiraz etmediğini, sadece borca itiraz ettiğini, itirazın iptali davalarında yetkili yerin icra takibinin açıldığı yer mahkemesi olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: HMK 19/2 uyarınca yetkinin kesin olmadığı davalarda yetki itirazının cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir; aksi halde yetki itirazı dikkate alınmaz. HMK 19/4 uyarınca usulüne uygun yetki itirazında bulunulmazsa davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir. Kesin yetki hali kamu düzenine ilişkin olup kanun koyucunun yalnızca belirli bir mahkemede dava açılabileceğini emrettiği durumlarda söz konusu olur; yetki sözleşmesi ise ancak tarafların üzerinde anlaşabileceği konularda yapılabilir ve sözleşmeyle belirlenen mahkemede dava açılacağına ilişkin hükmün aksi taraflarca kararlaştırılabilir; sözleşmeyle kesin yetkili mahkemelerin yetkisi ortadan kaldırılamaz. Bu nedenlerle yetki sözleşmesiyle yapılan belirleme kesin yetki olarak nitelendirilemez; aksi yorum taraf iradesiyle yapılan bir belirlemeye kamu düzeni kavramının gücünü yüklemek anlamına gelir ki bu hukuken kabul edilemez. Davalı vekili süresinde sunulan cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunmadığından usulüne uygun bir yetki ilk itirazı bulunmamaktadır; bu durumda davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelmiştir ve esasa girilmesi gerekirken yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Yetki sözleşmesiyle belirlenen yetkinin kesin yetki sayılamayacağı ve cevap dilekçesinde usulüne uygun yetki itirazında bulunulmaması halinde davanın açıldığı mahkemenin yetkili hale geleceği yönündeki tespit, benzer yetki sözleşmesi içeren davalarda genel bir kural olarak uygulanabilir.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
Yetki sözleşmesiyle belirlenen yetki kesin yetki niteliğinde olmadığından, cevap dilekçesinde usulüne uygun yetki itirazında bulunulmaması halinde davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetki sözleşmesi kesin yetki yetki itirazı ilk itiraz HMK 19

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 19/2HMK 19/4HMK 353(1)a-3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/1942

KARAR NO 2024/1886

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 26/09/2024

NUMARASI 2024/147 Esas 2024/727 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 19/12/2024

Yetkisizliğe ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; taraflar arasında taşıma hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ticari iş ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin teslim ettiği malların faturalarını süresinde düzenleyerek davalıya gönderdiğini, davalının faturalara ilişkin itirazı olmadığını, bakiye 80.037,38-TL ücretin müvekkiline ödenmediğini, davacının davalıdan fatura alacağını tahsil edemediğini, bunun üzerine alacağın tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve yersiz olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili ; dava dilekçesi ekindeki faturalardan görüleceği üzere müvekkil şirketin hiçbir yetkilisinin faturalar üzerinde teslim alan olarak imzası bulunmadığını, davacının salt fatura kesip defterlerine işlemiş olması durumunun kendisi lehine hak doğuracağı inancının hukukumuz ve yerleşik içtihatlarla bağdaşmadığını, bu nedenle davacının öncelikle faturaların ve içeriğindeki mal ve hizmetin teslim edildiğini ispat etmesi gerektiğini, müvekkili şirketin ticari defterlerinin incelenmesinde davacının müvekkil şirkete ilettiği tüm faturaların karşılığının kendisine ödendiği ve cari ekstresinde herhangi bir davacı hakedişi kalmadığının görüleceğini, davanın haksız açıldığını savunarak davanın reddine ve davacının %40'dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece,ibraz edilen taşıma hizmet sözleşmesi ile tarafların uyuşmazlıkların çözümü için İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerini yetkili kıldıkları, sözleşmede kanunen yetkili kılınan genel veya özel yetkili mahkemelerinde yetkisinin devam etmesine ilişkin bir hüküm bulunmadığı, yetkisin kesin olduğu ve mahkemece resen dikkate alınması gerektiği, mahkemenin yetkisiz olduğu gerekçesiyle dosyanın yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; icra takibinde borçlunun yetkiye itiraz etmeyip sadece borca itiraz ettiğini, itirazın iptali davalarındaki yetkili yer icra takibinin açıldığı yer mahkemesi olduğundan yetkili mahkemelerin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek , kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı vekili cevap dilekçesinde mahkemenin yetkisine itiraz etmemiştir.HMK’nın 19/2 maddesi uyarınca ; yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz”, HMK'nın 19/4 maddesinde ise ; "usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunulmazsa davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir." şeklinde düzenlenmiştir. İstinaf incelemesi bakımından uyuşmazlık konusu yetki sözleşmesinde belirlenen yetkili mahkemenin yetki itirazında bulunulmaması halinde re'sen incelenip incelenmeyeceği noktasındadır."Kesin yetki hâlinin kamu düzenine ilişkin ve kanun koyucunun yalnızca belirli bir mahkemede dava açılabileceğini emrettiği durumlarda söz konusu olması, yetki sözleşmesinin ise ancak tarafların üzerinde anlaşabileceği konularda yapılabilmesi ve davanın salt sözleşme ile belirlenen mahkemede açılacağına ilişkin hükmün aksinin taraflarca kararlaştırılabilmesinin mümkün bulunması, bunların yanı sıra sözleşme ile kesin yetkili mahkemelerin yetkisinin ortadan kaldırılamaması da göz önünde bulundurulduğunda yetki sözleşmesiyle yapılan belirlemenin kesin yetki olarak nitelendirilemeyeceği açıktır.

Aksi yöndeki bir değerlendirme, taraf iradesiyle yapılan bir belirleme ya da sözleşmeye “kamu düzeni” kavramının gücünü yüklemek anlamına gelecektir ki bu durum hukuken kabul edilemez.(Yargıtay HGK nın 2017/1991 esas ,2020/803 karar sayılı 21.10.2020 tarihli kararı ) Yetki itirazının ilk itirazlardan olduğu,süresinde 08/04/2024 tarihinde sunulan cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunulmadığından, usulüne uygun bir yetki ilk itirazı bulunmadığı, mahkeme yetkili hale geldiği halde davanın esasına girilmesi gerekirken, yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf nedeni yerinde olduğundan kararın kaldırılmasına, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/09/2024 Tarih 2024/147 Esas 2024/727 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/12/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/36683 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.