Yaklaşık ispat koşulu sağlanmadığından ihtiyati haciz talebinin reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1682 E. 2024/1703 K. · · İlk derece: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: İhtiyati Haciz-İhtiyati Tedbir Talebi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
İhtiyati haciz talebinde, alacağın varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç ise, dava dilekçesiyle birlikte sunulan cari hesap ekstresi ve e-faturalar gibi deliller, karşı tarafın beyanı alınmadan yaklaşık ispat düzeyinde muaccel bir para alacağının varlığını göstermeye yeterli sayılmaz; bu durumda ihtiyati haciz talebi reddedilir. Ayrıca konusu para alacağı olan davalarda HMK 389 uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün değildir; bu tür alacaklar için ancak İİK hükümlerine göre ihtiyati haciz talep edilebilir.
Ele alınan sorunlar
İhtiyati haciz talebinde yaklaşık ispat koşulunun oluşup oluşmadığı → ret
İddia: Davacı vekili, dava dilekçesi ekinde sunulan e-faturalar ve cari hesap ekstrelerinin TTK 21/2 uyarınca sekiz gün içinde itiraz edilmediğinden alacağın varlığını yaklaşık olarak ispat ettiğini, bu nedenle ihtiyati haciz talebinin kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: İİK 257/1 uyarınca ihtiyati haciz talep edilebilmesi için rehinle temin edilmemiş, vadesi gelmiş bir para borcunun varlığı ön koşuldur. İİK 258/1 gereği alacaklı, alacağı ve gerektiğinde haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermek zorundadır; muaccel bir para alacağının varlığı ön koşuldur ve varlığı ihtilaflı, tespite muhtaç bir alacak yönünden muaccel veya müeccel bir para alacağının bulunduğu söylenemez. İhtiyati haciz talebi dava dilekçesiyle birlikte yapılmış olup, davacının sunduğu delillere karşı karşı yanın beyanı alınmadan, bu evrede muaccel alacağın varlığı hususunda yaklaşık ispat düzeyinde delil bulunduğunun kabulü mümkün görülmemiştir. İcra takibine itirazda delil gösterilmemesi, davalının açılacak davada cevap dilekçesiyle delil ve savunmalarını sunmasına engel değildir; yargılamanın ilerleyen aşamalarında toplanacak delil durumuna göre şartların oluşması halinde her zaman ihtiyati haciz talep edilmesi mümkündür. Bu nedenle yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispatın sağlanmadığına yönelik ilk derece ara kararında isabetsizlik bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Para alacağına ilişkin davada ihtiyati tedbir talep edilip edilemeyeceği → ret
İddia: Davacı vekili, ihtiyati haciz kararı verilmesinin mümkün olmaması halinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe: HMK'nın 389. maddesinin açık hükmü gereği ihtiyati tedbire ancak davalı borçlunun uyuşmazlık konusu olan mal varlığı değerleri bakımından karar verilebilir; para alacağı talepli davalarda koşulları varsa İİK hükümlerine göre ihtiyati haciz kararı verilebilir. Konusu para alacağı olan davalarda ihtiyati tedbir kararı verilmesi imkanı bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararın, dava dilekçesiyle eş zamanlı sunulan tek yanlı delillerin (cari hesap ekstresi, e-fatura) karşı taraf dinlenmeden yaklaşık ispat koşulunu sağlamaya yetmediği yönündeki tespiti ile para alacağına ilişkin davalarda HMK 389 kapsamında ihtiyati tedbir talep edilemeyeceği yönündeki tespiti, benzer ihtiyati haciz/tedbir taleplerinde bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz↗ ihtiyati tedbir↗ yaklaşık ispat↗ muaccel alacak↗ itirazın iptali↗ cari hesap↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/1682
KARAR NO 2024/1703
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 13/09/2024 (Ara Karar)
NUMARASI 2024/534 Esas
TALEP İhtiyati Haciz- İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ 21/11/2024
İhtiyati haciz talebinin reddine ilişkin 13/09/2024 tarihli ara kararın ihtiyati haciz/tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
DAVA VE TALEP
Davacı vekilinin dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki neticesinde davalı şirketin ödenmeyen 18.160,59-USD, 2.579,04-Euro ve 1.296,00-TL cari hesap bakiye alacaklarının kaldığını, alacağın muaccel olması ve davalı firma tarafından ödeme yapılmaması nedeniyle taraflarınca ... sayılı icra takibi başlattıklarını, davalı tarafından haksız ve kötü niyetli itiraz üzerine icra takibinin durduğunu, müvekkilinin borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı sebebi ile zarara uğradığını beyanla davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline ve takibin aynen devamını, davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, borçlunun mal kaçırma riskinin bulunması nedeniyle davalının taşınır-taşınmaz mallarıyla bankadaki hak ve alacakları üzerine mümkünse teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
ARA KARARI
Mahkemece; 2004 sayılı İİK'nun 257. maddesi; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Buna karşılık; vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması yada taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebilir. hükmü düzenlendiği, ihtiyati haciz isteyen vekilinin talebi değerlendirildiğinde; sunulan e-fatura ve cari hesaba ilişkin belgelerin alacağın varlık ve miktarını ispatı hususunda yeterli olmadığı görülmekle "yaklaşık ispat" koşulları oluşmadığından davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz/tedbir talep eden davacı vekili; davalı ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki neticesinde, davalı şirketin ödenmediği 18.160,59-USD, 2.579,04-Euro ve 1.296,00-TL cari hesap bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan ... sayılı icra dosyasında mübrez ödeme emrine; davalı/borçlu şirket haksız, kötüniyetli ve mesnetsiz olarak itiraz ettiğini, taraf arasında ki mevcut ticari ilişkiyi ve dava konusu borcun varlığını ispatlayan e-faturalar ve cari hesap ekstreleri dava dilekçesinin ekinde, dosyaya delil olarak sunulduğunu, yerel mahkeme işbu e-faturaların ve cari hesap ekstresinin alacağı yaklaşık olarak ispat etmediği kanısında olsa da; TTK 21/2 uyarınca işbu e-faturalara sekiz gün içinde itiraz edilmediğinden, davalı tarafın borçlu olduğunu yaklaşık ispat koşulları çerçevesinde ispat ettiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını;
borçlunun menkul ve gayrimenkul malları, üçüncü kişilerdeki alacak ve istihkakları ile bankalardaki mevduatları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini; aksi kanaatteyse ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Talep, ticari satımdan kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir.İİK'nın 257/1. maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İ.İ.K'nun 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.
İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur.Varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. Somut olayda; davacı vekili tarafından cari hesap ekstresi, e- faturalar ibraz edilerek ihtiyati haciz talebinde bulunulmuştur. İhtiyati haciz talebi dava dilekçesi ile birlikte yapılmıştır.Davacının sunduğu delillere karşı, karşı yanın beyanının alınmadığı bir evrede muaccel alacağın varlığı hususunda yaklaşık ispat düzeyinde delil bulunduğunun kabulü mümkün görülmemiştir. İcra takibine itirazda delil gösterilmemesi halinde de davalı açılacak davada verilecek cevap ile birlikte delillerini ve savunmalarını sunulabilecektir.
Yargılamanın ilerleyen aşamalarında toplanacak delil durumuna göre talep edilmesi ve şartların oluşması halinde her zaman ihtiyati haciz kararı verilmesinin mümkün olduğu da nazara alındığında sonuç olarak ihtiyati haciz talebinin yasal koşulları bulunmadığından, yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispatın sağlanmadığına yönelik ara kararda isabetsizlik bulunmamıştır. Davacı vekili; ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkün olmadığı takdirde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş ise de HMK'nın 389 maddesinin açık hükmü gereği ihtiyati tedbire ancak davalı borçlunun uyuşmazlık konusu olan mal varlığı değerleri bakımından karar verilebileceği, para alacağı talepli davalarda koşulları varsa İİK hükümlerine göre ihtiyati haciz kararı verilebileceği, somut uyuşmazlıktaki gibi konusu para alacağı olan davalarda ihtiyati tedbir kararı verilmesi imkanı bulunmadığı yargı kararları ile sabittir.
Açıklanan nedenlerle, istinaf sebepleri yerinde görülmeyen ihtiyati haciz-tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:İhtiyati haciz/tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/11/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/36246 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi