Mevduat hesabı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/7029 E. 2014/13928 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mevduat hesabı↗ feri müdahil↗ vade↗ fer'i müdahil↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 11/11/1999 tarihinde ... Bank Ltd'e hesap açma talimatı verilerek 7.500,00 TL bedelli vadeli mevduat hesabı açtırdığı, açılan vadeli mevduat hesabının ... hesabı olarak açıldığı, bu talimattan sonra ... A....nin ... bünyesine alındığını, ... bünyesine alınan diğer bir kısım bankalar ile birlikte devir ve birleştirmeler ile önce ... A.Ş, sonrasında devredilerek ... çatısı altına alındığı ve ... ile davalı banka arasında devir sözleşmeleri ile davalı banka hüviyetine geldiği, bu suretle davalı bankanın evveliyatı olan ... AŞ bünyesinde, işlemleri yapılan ... Ltd nezdinde açılan hesapların, davalı banka nezdinde açılan hesaplarla aynı güvenilirliğe sahip olduğu, ... Ltd'nin bütün işlemlerinin davalı banka şubelerinde yürütülmesi nedenleri ile davalı bankanın davacı tarafından ... bankacılığına yatırdığı bedeli tazmin yükümlülüğü altında olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 7.500,00 TL'nin 11/11/1999 tarihinden 09/02/2000 tarihine kadar %83 akdi, 09/02/2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 2/2 maddesi uyarınca ticari işlerde uygulanan avans faizi ile birlikte davalı ...den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve feri müdahil vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının ... bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı Banka ve fer'i müdahil ... vekillerinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davalının davacıya karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmayıp haksız fiilden kaynaklanmasına göre mahkemece hüküm altına alınan miktarın hesaba yatırıldığı tarihten itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, vade sonuna kadar hesap cüzdanında belirtilen faiz oranının uygulanmasına karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davalı Banka 5411 sayılı Kanunun 140'ncı maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması da doğru olmamış kararın bu nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. madde hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2952 E. 2011/14347 K.
Ortak:mevduat hesabı
İncelediğiniz karardaBank Ltd'e hesap açma talimatı verilerek 7.500,00 TL bedelli vadeli «mevduat hesabı» açtırdığı, açılan vadeli mevduat hesabının ... hesabı olarak açıldığı, bu talimattan sonra ...
Benzer bu karardaDavacı vekili, müvekkilinin 1988 yılında davalı banka bünyesinde vadeli «mevduat hesabı» açtırdığını, söz konusu hesabı uzun yıllar takip edemediğini bildirerek işbu davayı açmış olup, iddiasını ispat amacıyla dosyaya banka vadeli hesap cüzdanının noter onaylı suretini «ibraz» etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ispat yükü · ibraz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu paranın davalı bankanın bilgisayar sistemine geçtiği tarihten önce «son» işlemini gördüğü kanaatine varıldığı, paranın davalı bankaya yatırıldığı ve banka bünyesinde bulunduğuna dair kayıt ve belge tespit edilemediği ve davacı tarafça bu hususun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin 1988 yılında davalı banka bünyesinde vadeli «mevduat hesabı» açtırdığını, söz konusu hesabı uzun yıllar takip edemediğini bildirerek işbu davayı açmış olup, iddiasını ispat amacıyla dosyaya banka vadeli hesap cüzdanının noter onaylı suretini «ibraz» etmiştir.
Bu durumda davacı tarafça, davalı banka nezdinde hesap açıldığı hususu kanıtlanmış olup, bu aşamada, hesaptaki paranın davacı tarafça çekildiği, başka hesaplara aktarıldığı veya davalı bankanın her hangi bir şekilde ödeme yükümlülüğünün bulunmadığı hususlarını «ispat yükünün» davalı taraf üzerinde olduğu göz önüne alınmaksızın yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10932 E. 2014/960 K.
Ortak:mevduat hesabı · feri müdahil · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaBank Ltd'e hesap açma talimatı verilerek 7.500,00 TL bedelli vadeli «mevduat hesabı» açtırdığı, açılan vadeli mevduat hesabının ... hesabı olarak açıldığı, bu talimattan sonra ...
Kararı, davalı vekili ve «feri müdahil» vekili temyiz etmiştir.
… unun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının ... bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı Banka ve fer'i müdahil ... vekillerinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan davada dayanılan vakıaların farklı olması nedeniyle işbu dava yönünden «kesin» hüküm teşkil etmemesine ve davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanması ile davacıların zararının parasını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle «zamanaşımı» süresinin bu tarihten başlayacak olmasından ötürü «feri müdahil» vekilinin ve «borcu üstlenen» ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Şubesi'nde 17.11.1999 tarihinde 250.000 USD tutarında vadeli «mevduat hesabı» açtırdıkları, bu şubedeki paranın ...
… bankanın paravan bir banka olduğunun davalı bankaca bilindiği, buna rağmen bu banka adına mevduat toplamak suretiyle davacının zararına sebep olunduğu, her ne kadar «kesin» hüküm itirazında bulunulmuş ise de davacı tarafından daha önce açılan davanın erken açılmış olması sebebiyle reddine karar verildiği, dolayısıyla anılan davanın bu dava yönünden kesin hüküm teşkil etmediği gibi «zamanaşımı definin» de yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 250.000 USD'nin, 17.11.1999 tarihinden itibaren %22,75 oranında faiz uygulanmak suretiyle fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden TL karşılığının davalı «borcu üstlenen» ...'den tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakim ortak · zamanaşımı defi · borcun üstlenilmesi · temerrüt faizi · havale · temerrüt · kesin hüküm
Benzer bu kararda… bankanın paravan bir banka olduğunun davalı bankaca bilindiği, buna rağmen bu banka adına mevduat toplamak suretiyle davacının zararına sebep olunduğu, her ne kadar «kesin» hüküm itirazında bulunulmuş ise de davacı tarafından daha önce açılan davanın erken açılmış olması sebebiyle reddine karar verildiği, dolayısıyla anılan davanın bu dava yönünden kesin hüküm teşkil etmediği gibi «zamanaşımı definin» de yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 250.000 USD'nin, 17.11.1999 tarihinden itibaren %22,75 oranında faiz uygulanmak suretiyle fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden TL karşılığının davalı «borcu üstlenen» ...'den tahsiline karar verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan davada dayanılan vakıaların farklı olması nedeniyle işbu dava yönünden «kesin» hüküm teşkil etmemesine ve davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanması ile davacıların zararının parasını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle «zamanaşımı» süresinin bu tarihten başlayacak olmasından ötürü «feri müdahil» vekilinin ve «borcu üstlenen» ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
… ında akdi ilişki olmadığından mahkemece hüküm altına alınan miktarların off shore bank hesabına yatırıldığı andan itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca «temerrüt faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, off shore hesap cüzdanında belirtilen faiz oranının uygulanmasına karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönd …
A.Ş'nin «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi verilmek üzere kullandırıldığının tespit edildiği, alacağın ... ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/7029 E. , 2014/13928 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...(Kapatılan) 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/12/2013 tarih ve 2012/67-2013/303 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka tarafından devir alınan ... AŞ ... Şubesi'nde 11/11/1999 tarihinde 7.500,00 TL'lik vadeli hesap açtırdğını, 22/12/1999 tarihinde bankaya ... tarafından el konulduğunu, müvekkilinin bu mevduatının bilgisi dışında yurt dışındaki ... hesaplarına aktarılmış gibi gösterildiğini, gerçekte ise bu paraların davalı banka sahiplerinin diğer şirketlerinin hesaplarına aktarıldığını, banka sahipleri hakkında ceza yargılaması sonunda dolandırıcılıktan mahkumiyetlerine karar verildiğini, müvekkilinin yatırmış olduğu paranın iade edilmediğini ileri sürerek nedenlerle 7.500,00 TL'nin 11/11/1999 tarihinden vade sonuna kadar %91 akdi faiziyle, bu tarihten sonra ise 3095 Sayılı Kanun'un 2/2 maddesi uyarınca hesaplanacak faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka ile fer'i müdahil ... vekili ve ihbar olunan vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 11/11/1999 tarihinde ... Bank Ltd'e hesap açma talimatı verilerek 7.500,00 TL bedelli vadeli mevduat hesabı açtırdığı, açılan vadeli mevduat hesabının ... hesabı olarak açıldığı, bu talimattan sonra ... A....nin ... bünyesine alındığını, ... bünyesine alınan diğer bir kısım bankalar ile birlikte devir ve birleştirmeler ile önce ... A.Ş, sonrasında devredilerek ... çatısı altına alındığı ve ... ile davalı banka arasında devir sözleşmeleri ile davalı banka hüviyetine geldiği, bu suretle davalı bankanın evveliyatı olan ... AŞ bünyesinde, işlemleri yapılan ... Ltd nezdinde açılan hesapların, davalı banka nezdinde açılan hesaplarla aynı güvenilirliğe sahip olduğu, ...
Ltd'nin bütün işlemlerinin davalı banka şubelerinde yürütülmesi nedenleri ile davalı bankanın davacı tarafından ... bankacılığına yatırdığı bedeli tazmin yükümlülüğü altında olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 7.500,00 TL'nin 11/11/1999 tarihinden 09/02/2000 tarihine kadar %83 akdi, 09/02/2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 2/2 maddesi uyarınca ticari işlerde uygulanan avans faizi ile birlikte davalı ...den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve feri müdahil vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının ... bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı Banka ve fer'i müdahil ... vekillerinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davalının davacıya karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmayıp haksız fiilden kaynaklanmasına göre mahkemece hüküm altına alınan miktarın hesaba yatırıldığı tarihten itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, vade sonuna kadar hesap cüzdanında belirtilen faiz oranının uygulanmasına karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davalı Banka 5411 sayılı Kanunun 140'ncı maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması da doğru olmamış kararın bu nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. madde hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ve fer'i müdahil vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ve fer'i müdahil vekillerinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan “09/02/2000 tarihine kadar %83 akdi, 09/02/2000 tarihinden” ibarelerinin çıkarılmasına, hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “Davalı ...Ş. harçtan muaf olduğundan davalının harç ile sorumlu tutulmamasına, davacı tarafından yatırılan 111,40 TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya iadesine” ibarelerinin eklenmesine, yine hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde yer alan “531,85 TL” ibaresinin çıkarılarak yerine “396,00 TL”ibaresinin eklenmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ BU HALİYLE ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...
ye iadesine, 17.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/361051900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz