Cezai Şart
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/1386 E. 2014/7126 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2011/14447 E, 2013/14397 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davalılardan Hüseyin Kılıç vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılardan Hüseyin Kılıç vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/515 E. 2023/4130 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bağlantısız bileşik ikrar · avans çeki · beyaz ciro · cari hesap ekstresi · ciro silsilesi · ticari defter incelemesi · nispi vekalet ücreti · ciranta
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut çekin «ciro silsilesi» incelendiğinde, davacı şirketi «temsilen» Hüseyin Kısaç'ın «lehtar» «ciranta» olarak kaşeli imzasının bulunduğu, kendisine şahsi olarak çeki ciro ettiği, bilahare şahıs olarak çeki davalı ...'e «beyaz ciro» ile devrettiği, davacı şirket vekilinin dilekçe ekinde sunduğu «cari hesap ekstresinde» davalı ...'ya avans olarak çekin verildiğinin kaydedildiği, ancak davalının «tacir» olmadığına dayanarak «defter» deliline de dayanmadığı, bu nedenle davacının kendi kayıtlarındaki avans iddiasının davalının kayıtları olmadığından teyit edilemediği, çekin niteliği itibariyle kural olarak bir borcun tasfiyesi amacıyla, yani ödeme amacıyla verildiğinden aksini iddia edenin iddiasını ispatla mükellef olduğu, «avans çeki» iddiasını davacının yazılı belge ile ispat etmesi gerektiği, dava dışı Hüseyin Kısaç ile davalı arasında münasebet bulunması ayrı bir «tüzel kişilik» olan davacı şirketi bağlayıcı nitelikte olmadığı, dosyadaki mevcut delil ve beyanlar da çekin avans amacıyla verildiğini ispatlamaya yeterli olmadığı, usulüne uygun «yemin» merasinin eda edilmesi sonucunda da davalının ticari ilişkiyi ve mal alımını da kabul etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Çekin iş makinelerinin «tesliminden» önce avans olarak verildiğini, bu hususun «ticari defter incelemesiyle» görüleceğini, 3.
Çekin davalı tarafından tahsil edildiğini, davalının çeki Hüseyin Kısaç'ın kendisine olan borcunun ödenmesi amacıyla verildiğini iddia ederek «bağlantısız bileşik ikrarda» bulunduğunu, davalının çekin Hüseyin Kısaç'ın aldığı borcun ödenmesi maksadıyla verildiği iddiasını kanıtlaması gerektiğini, ancak davalının bunu kanıtlayamadığını, 4.
Maktu «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesinin de doğru olmadığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3890 E. 2013/20764 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek mehil · işlemden kaldırma · hisse senedi · pay defteri · hisse devir sözleşmesi · açılmamış sayılma · yenileme · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın taraflarca takip edilmeme nedeniyle «işlemden kaldırıldığı» tarihten itibaren yasal 3 aylık süre içerisinde «yenilenmediği» gerekçesiyle, asıl davanın HMK'nın 150/5. maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiş, birleşen dava yönünden ise, davalı yanca ileri sürülen nama yazılı «hisse senedi» devrinde kullanılan imzanın davacı eli ürünü olmadığı, hisse senedi devrine ilişkin belgelerin sahte olduğu, bu durumda geçerli bir pay senedi devrinden söz edilem …
1-Birleşen dosyada davacı, davalı şirkette ortaklığının tespitini talep ederken aynı zamanda şirket «pay defterinde» ... adına tescile esas olan «hisse devir sözleşmesindeki» imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmiş, mahkemece bu yönde inceleme yapılıp yazılı şekilde karar verilmiştir.
Davacıya, ...'na dava açmak üzere «mehil» verilip, açıldığı taktirde o davanın bu dava ile birleştirilerek görülmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik hasımla yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/1386 E. , 2014/7126 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/11/2010 gün ve 2007/459-2010/613 sayılı kararı bozan Daire’nin 05.07.2013 gün ve 2011/14447 - 2013/14397 sayılı kararı aleyhinde davalılardan ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket yönetim kurulu başkanı arasında 11.08.2006 tarihinde davalı şirketin Çankırı Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan fabrikasının satışı ve şirket hisselerinin devrine ilişkin sözleşme imzalandığını, sözleşme tarihinde davalı şirketin genel kurulunca yönetim kuruluna verilen yetkilerin sona ermiş olduğunu, bunu öğrenen müvekkilinin zorlaması ile davalı şirketin 07.03.2007 tarihinde olağan genel kurul toplantısını yaptığını ve yönetim kurulu üyelerinin üyelikleri ile yetkilerinin devamına karar verildiğini, müvekkili ile sözleşme imzalayan davalı...'ın sözleşme tarihinde yetkisinin sona ermiş olması nedeniyle sözleşmede öngörülen fabrika ve hisse devrinin mümkün olmamasına rağmen müvekkilince sözleşmenin ifa edileceğine güvenilerek 40.979 TL ödemede bulunulduğunu, bakiye borç için de ifa teklifinde bulunulduğunu, ancak daha sonra şirket genel kurulunca yönetim kuruluna yetki verilmesi karşısında herhangi bir hukuksal engel olmadığı halde davalı tarafın fabrika ve hisse devrinden ısrarla kaçındığını, anılan sözleşmede 15.000 TL cezai şart kararlaştırıldığını, sözleşmeyi ifadan kaçınan davalı tarafın bu cezai şarttan da sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, müvekkili adına anonim şirket pay devrinin tespitine ve pay defterine tesciline, olmadığı takdirde sözleşme uyarınca ödenen toplam 40.979 TL'nin ve 15.000 TL cezai şartın faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddni istemiş, birleşen davada ise karşı tarafın edimini ifa etmemesi ve müvekkilini oyalaması nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını belirterek zararlarının tazmini için 6.500 TL'nin ve 15.000 TL cezai şartın tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2011/14447 E, 2013/14397 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davalılardan Hüseyin Kılıç vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılardan Hüseyin Kılıç vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılardan Hüseyin Kılıç vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalılardan Hüseyin Kılıç'dan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 10.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/360898900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz