Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/15759 E. 2017/3200 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cayma hakkı↗ ek mehil↗ kesin delil↗ münhasırlık↗ muvafakat↗ hak düşürücü süre↗ ihbar↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının dayandığı haricen düzenlenen sözleşmelerin düzenlenme tarihinin kesin delil oluşturmadığı ayrıca davalı tarafın da sözleşmelere taraf olmaması sebebiyle sözleşmenin davalı yönünden bir bağlayıcılığının bulunmadığı, yine eser işletme belgelerinin ekindeki muvafakatnamelerde devredilen hakların sadece çoğaltma hakkını değil hakları tüm olarak devrettiği, davacının cayma hakkını hukuki anlamda kullanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
5846 Sayılı uyarınca eserden doğan mali ve manevi haklardan yararlanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Bununla birlikte eser sahibi mali haklarının tamamını veya bir kısmını başkalarına tamamen devredebileceği gibi, hakların sınırlı şekilde kullanımını da ruhsat yoluyla başkalarına devredebilir.
58. maddesi uyarınca, eser sahibinden mali bir hakkı tamamen veya ruhsat yoluyla iktisap emiş olan kimsenin, şayet süre kararlaştırılmış ise bu süre içinde ve süre kararlaştırılmamış ise duruma göre uygun bir süre içerisinde, devrin kendisine sağlamış olduğu hak ve yetkilerden gereği gibi yararlanması gerekir. Devir alan kişi hak ve yetkilerini gereği gibi kullanmaz ve bu sebeple eser sahibi menfaatleri esaslı surette zarar görürse, eser sahibinin sözleşmeden cayma hakkı bulunmaktadır. Söz konusu cayma hakkı FSEK m. 80 uyarınca, bağlantılı haklar yönünden bağlantılı hak sahipleri için de geçerlidir.
Cayma hakkının mutlaka eser sahibi tarafından noter marifetiyle çekilecek bir ihbar ile kullanılması icap eder. Gönderilen ihbarnamede, eser sahibince, hakkın gereği gibi kullanılması için devir alan kişiye uygun bir mehil verilmesi gerekir. Devir alanın bu süre içerisinde de devir alınan hak ve yetkileri amacına uygun şekilde kullanmaması halinde verilen sürenin sonunda eserden doğan hakların devrine dair sözleşmeden cayılmış olur. İstisnai hallerde mehil verilmesine de gerek yoktur. Cayma ihbarını alan kişinin, tebliğden itibaren dört hafta içerisinde caymaya itiraz davası açması halinde, caymanın haklı olup olmadığı, devir alanın devir olunan hak ve yetkilerden amacına uygun şekilde yararlanıp yararlanmadığı tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bununla birlikte, dört haftalık hak düşürücü süre içerisinde caymaya itiraz davası açılmamış ise, caymaya konu tüm haklar eser sahibine geri dönmüş olacaktır.
Somut olayda yapımı tamamlanmış müzik eserlerinde icracı sanatçı olan davacı, eserden doğan tüm haklar ile bağlantılı hakları ihale ile satın almış bulunan davalı şirkete noterden gönderdiği 18.02.2014 tarihli cayma ihbarında, cayma hakkını kullandığını ifade etmiş olmakla ve davalı tarafça dört haftalık hak düşürücü süre içerisinde caymaya itiraz davası açılmadığına göre, mahkemece caymanın haklı olup olmadığı veya kanuna uygun olup olmadığı tartışılmaksızın, devre konu icracı sanatçılıktan kaynaklanan tüm mali hakların davacıya dönmüş olduğunun ve davacının icracı Sanatçılıktan doğan mali haklara tekrar sahip olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, yerel mahkemece, caymanın haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5229 E. 2024/1537 K.
Ortak:cayma hakkı · hak düşürücü süre · dava şartı · hak düşürücü süre · Tespit
İncelediğiniz kararda… çı olan davacı, eserden doğan tüm haklar ile bağlantılı hakları ihale ile satın almış bulunan davalı şirkete noterden gönderdiği 18.02.2014 tarihli cayma ihbarında, «cayma hakkını» kullandığını ifade etmiş olmakla ve davalı tarafça dört haftalık «hak düşürücü süre» içerisinde caymaya itiraz davası açılmadığına göre, mahkemece caymanın haklı olup olmadığı veya kanuna uygun olup olmadığı tartışılmaksızın, devre konu icracı sana …
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının dayandığı haricen düzenlenen sözleşmelerin düzenlenme tarihinin «kesin delil» oluşturmadığı ayrıca davalı tarafın da sözleşmelere taraf olmaması sebebiyle sözleşmenin davalı yönünden bir bağlayıcılığının bulunmadığı, yine eser işletme belgelerinin ekindeki «muvafakatnamelerde» devredilen hakların sadece çoğaltma hakkını değil hakları tüm olarak devrettiği, davacının «cayma hakkını» hukuki anlamda kullanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Devir alan kişi hak ve yetkilerini gereği gibi kullanmaz ve bu sebeple eser sahibi menfaatleri esaslı surette zarar görürse, eser sahibinin sözleşmeden «cayma hakkı» bulunmaktadır.
Benzer bu kararda… ik" isimli iki adet albümünün bulunduğunu, davalının kendisini zarara uğratması ve albümleri üzerindeki mali hakların tehlikeye girmesi nedeniyle 11.09.2017 tarihli «ihtarname» ile 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 58 ... maddesi uyarınca «cayma hakkını» kullandığını, cayma hakkının ardından 4 haftalık «hak düşürücü süre» içerisinde davalı tarafından caymaya itiraz davasının açılmadığını ve böylece caymanın 12.09.2017 tarihinde tamamlandığını belirterek, "Kraliçeden Nostaljiler" ve …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu «ihtarnamenin» «tebligat» kanununa aykırı olduğunu, zira tebligatlarda müvekkili şirkette çalışan olarak gösterilmiş Cahit Durusan isimli bir çalışanın bulunmadığını, şahsın handa çaycılık yaptığını, bu sebeple ihtarnamelerdeki tebligatların «geçersiz» olduğunu, «cayma hakkının» kullanıldığı ihtarnamede hiçbir gerekçe gösterilmediğini, müvekkilinin davacı ile yapılan sözleşmedeki tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini belirterek davanın r …
… e dava dilekçesinin davalının çalışanı olmadığını belirttiği Cahit Durusan'a birlikte daimi çalışan işçi sıfatıyla tebliğ edildiği, davalı vekilinin dosyada yapılan «tebligatın usulsüz» olduğuna yönelik savunma ileri sürmediği, davalı şirket adına her iki «ihtarname» ve dava dilekçesi aynı kişiye tebliğ edilmekle tebligatın usulsüz olduğuna yönelik savunmanın yerinde olmadığı, davacının 11.09.2017 tarihli ihtarname ile «cayma hakkını» kullandığı, yasada düzenlenen 4 haftalık yasal süre içerisinde davalı tarafından caymaya itiraz davasının açılmadığı, esasen caymanın şartlarının oluştuğu tespit olunmuş ise de bu noktadaki tespitin mevcut yargılama açısından esasa etkili olmadığı, açılan dava yönünden mali hakların geri döndüğünün hükmen tespitinde davacının «hukuki yararının» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, "Kraliçeden Nostaljiler" ve "Mozaik" isimli albümlerin mali haklarının davacı ...'a döndüğünün ve ait olduğunun tespitine …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tebligat usulsüzlüğü · kaldırma ve yeniden hüküm · hukuki yarar · tebligat · geçersizlik · ihtarname · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda… e dava dilekçesinin davalının çalışanı olmadığını belirttiği Cahit Durusan'a birlikte daimi çalışan işçi sıfatıyla tebliğ edildiği, davalı vekilinin dosyada yapılan «tebligatın usulsüz» olduğuna yönelik savunma ileri sürmediği, davalı şirket adına her iki «ihtarname» ve dava dilekçesi aynı kişiye tebliğ edilmekle tebligatın usulsüz olduğuna yönelik savunmanın yerinde olmadığı, davacının 11.09.2017 tarihli ihtarname ile «cayma hakkını» kullandığı, yasada düzenlenen 4 haftalık yasal süre içerisinde davalı tarafından caymaya itiraz davasının açılmadığı, esasen caymanın şartlarının oluştuğu tespit olunmuş ise de bu noktadaki tespitin mevcut yargılama açısından esasa etkili olmadığı, açılan dava yönünden mali hakların geri döndüğünün hükmen tespitinde davacının «hukuki yararının» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, "Kraliçeden Nostaljiler" ve "Mozaik" isimli albümlerin mali haklarının davacı ...'a döndüğünün ve ait olduğunun tespitine …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu «ihtarnamenin» «tebligat» kanununa aykırı olduğunu, zira tebligatlarda müvekkili şirkette çalışan olarak gösterilmiş Cahit Durusan isimli bir çalışanın bulunmadığını, şahsın handa çaycılık yaptığını, bu sebeple ihtarnamelerdeki tebligatların «geçersiz» olduğunu, «cayma hakkının» kullanıldığı ihtarnamede hiçbir gerekçe gösterilmediğini, müvekkilinin davacı ile yapılan sözleşmedeki tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini belirterek davanın r …
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «ihtarnamelerde» tebliğ yapılan Cahit Durusan'ın müvekkilinin çalışanı olmadığını, handa çaycılık yaptığını, müvekkilinin adına «tebligat» alma «yetkisinin» bulunmadığını, mahkemenin bilirkişi raporundaki hatalı değerlendirmeyi esas alarak davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını, davacının hiç bir geçerli neden bulunmaksızın «cayma hakkını» kullandığını belirttiğini, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14884 E. 2013/12561 K.
Ortak:ihbar
İncelediğiniz karardaCayma hakkının mutlaka eser sahibi tarafından noter marifetiyle çekilecek bir «ihbar» ile kullanılması icap eder.
Cayma «ihbarını» alan kişinin, tebliğden itibaren dört hafta içerisinde caymaya itiraz davası açması halinde, caymanın haklı olup olmadığı, devir alanın devir olunan hak ve yetkilerden amacına uygun şekilde yararlanıp yararlanmadığı tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada davacı davalının FSEK hükümlerine aykırı davrandığını iddia etmiş ise de, cayma «ihtarnamesinin» 08/07/1999 tarihinde gönderildiği, cayma ihtarından sonra karşı yanın yasal haklarını kullanma suresi henüz dolmadan muhalefet iddiasıyla ilgili davanın açıldığı, ayrıca davacı asıl davada iddia ettiği hususlarda davalının fiilini doğrulayan delil sunmadığı, asıl dava ile ilgili iddiaların subuta ermediği, birleşen dosyada ise davacının cayma «ihbarına» rağmen davalı yanın cayma ihbarının «geçersizliğini» ileri sürmediği ve caymaya itiraz etmediği, bu halde de taraflar arasındaki sözleşmede konu edilen eserler ile ilgili hakların eserin sahibi olan davacıya döndüğü …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı def'i · olumsuz oy · def'i · geçersizlik · ıslah · ihtarname · avans faizi · zamanaşımı
Benzer bu kararda2- Ancak, davacı vekilinin 21.02.2012 tarihli dilekçesi ile davanın «ıslahı» talebine karşılık davalı tarafça süresinde «zamanaşımı def»'inde bulunulduğuna göre, zamanaşımı konusunda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmeksizin davanın ıslah edilen kısmını da kapsayacak şekilde kısmen kabul kararı verilmesi doğru görülmediğinden kararın ıslah ile arttırılan bölümüne yönelik olarak bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada davacı davalının FSEK hükümlerine aykırı davrandığını iddia etmiş ise de, cayma «ihtarnamesinin» 08/07/1999 tarihinde gönderildiği, cayma ihtarından sonra karşı yanın yasal haklarını kullanma suresi henüz dolmadan muhalefet iddiasıyla ilgili davanın açıldığı, ayrıca davacı asıl davada iddia ettiği hususlarda davalının fiilini doğrulayan delil sunmadığı, asıl dava ile ilgili iddiaların subuta ermediği, birleşen dosyada ise davacının cayma «ihbarına» rağmen davalı yanın cayma ihbarının «geçersizliğini» ileri sürmediği ve caymaya itiraz etmediği, bu halde de taraflar arasındaki sözleşmede konu edilen eserler ile ilgili hakların eserin sahibi olan davacıya döndüğü …
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2000/661 Esas sayılı davanın kısmen kabulü ile 18.072 TL tazminatın, birleşen dosyadaki dava tarihinden itibaren işletilecek «avans faizi» ile davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, fazla talep ile diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12702 E. 2010/7720 K.
Ortak:cayma hakkı · muvafakat · ihbar · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının dayandığı haricen düzenlenen sözleşmelerin düzenlenme tarihinin «kesin delil» oluşturmadığı ayrıca davalı tarafın da sözleşmelere taraf olmaması sebebiyle sözleşmenin davalı yönünden bir bağlayıcılığının bulunmadığı, yine eser işletme belgelerinin ekindeki «muvafakatnamelerde» devredilen hakların sadece çoğaltma hakkını değil hakları tüm olarak devrettiği, davacının «cayma hakkını» hukuki anlamda kullanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Devir alan kişi hak ve yetkilerini gereği gibi kullanmaz ve bu sebeple eser sahibi menfaatleri esaslı surette zarar görürse, eser sahibinin sözleşmeden «cayma hakkı» bulunmaktadır.
Söz konusu «cayma hakkı» FSEK m.
Benzer bu kararda… samda davacının sözleşmede belirtilen edimlerini yerine getirerek 1999 yılı Haziran ayına kadar sözleşmeye uyulduğu, bu nedenle Kalite Plak firmasına yapılan devrin «şekle aykırılığının» davalı tarafından yaklaşık 8 yıl sessiz kalındıktan sonra ileri sürüldüğü, diğer taraftan bizzat davalı tarafından gönderilen 7.2.2003 tarihli «ihtarnamede» yapımların isimleri davacının isimlendirdiği şekilde belirtilerek, manevi hakların ihlal edildiği konusuna yer verilmediği, FSEK 58. maddesinde düzenlenen «cayma hakkına» göre, mali bir hakkı devralan kimsenin kararlaştırılan süre içinde veya bir süre tayin edilmemişse uygun bir sürede hak ve yetkilerden gereği gibi faydalanmaması ve eser sahibinin de bu yüzden menfaatinin esaslı surette ihlal edilmesi şartının oluşması gerektiği, olayda ise davacı kendisine devredilen hakları kullanmış, dava konusu eserleri çoğaltarak yaymış olduğundan cayma hakkına başvurulmasının hukuka aykırı olduğu, İhtarnamede davacıya herhangi bir süre de verilmediği, dosya içerisinde mevcut olan İdare Mahkemeleri kararları davalı idare tarafından tesis edilen işlemlerde hukuka uyarlık bulunmaması nedeniyle işlemin iptal edildiği, başka bir anlatımla elde edilen bu kararlar ile eser işletme belgelerinin verilişine ilişkin «idare işlemi» iptal edilmiş olup, eser işletme belgelerine konu olan eserlerin mali haklarının davalıya ait olduğu şeklinde yorumlanamayacağı, İstanbul 6 Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/764 Esas ve 2006/112 sayılı kararında ise 10.05.1999 gün ve 8615 yevmiye nolu «muvafakatname» ve «taahhütname» aslındaki imzanın davalı ...’ın eli ürünü olduğu da saptanarak Noterlik «görevlisi» ...’nın beraatine karar verildiği ve dosyamızın konusu ile ilgili bulunmadığı, davalının 7 Mayıs 1996 gün ve 30372 sayılı «feragatname» ile İstanbul 6 Asliye Ceza Mahkemesinin 1996/369 sayılı dosyasında dava konusu yapılan eserleri Kalite Plak-...'ya karşılığını alarak devrettiğini bildirdiği de dikkate alınarak asıl davanın kabulüne, caymanın hükümsüzlüğüne, davacının devredilen mali hakların sahibi olduğunun tespiti ile davalının muarazasının menine, 2.10.2007 tarihinde «işlemden kaldırılan» karşı «davanın yenilenmediği» anlaşılmakla «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 58/3 ncü maddesi hükmüne göre, cayma «ihbarının» tebliğinden itibaren dört hafta geçtikten sonra caymaya karşı itiraz davası açılamaz.
Somut olayda, «cayma hakkının» kullanıldığı iddia edilen ve 14.04.2004 tarihinde notere verildiği anlaşılan «ihtarnamenin» davacıya hangi tarihte tebliğ edildiğine ilişkin dosyada her hangi bir kayıt ya da belge bulunamamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şekle aykırılık · davanın yenilenmesi · idari işlem · işlemden kaldırma · açılmamış sayılma · yenileme · feragat · taahhütname
Benzer bu kararda… samda davacının sözleşmede belirtilen edimlerini yerine getirerek 1999 yılı Haziran ayına kadar sözleşmeye uyulduğu, bu nedenle Kalite Plak firmasına yapılan devrin «şekle aykırılığının» davalı tarafından yaklaşık 8 yıl sessiz kalındıktan sonra ileri sürüldüğü, diğer taraftan bizzat davalı tarafından gönderilen 7.2.2003 tarihli «ihtarnamede» yapımların isimleri davacının isimlendirdiği şekilde belirtilerek, manevi hakların ihlal edildiği konusuna yer verilmediği, FSEK 58. maddesinde düzenlenen «cayma hakkına» göre, mali bir hakkı devralan kimsenin kararlaştırılan süre içinde veya bir süre tayin edilmemişse uygun bir sürede hak ve yetkilerden gereği gibi faydalanmaması ve eser sahibinin de bu yüzden menfaatinin esaslı surette ihlal edilmesi şartının oluşması gerektiği, olayda ise davacı kendisine devredilen hakları kullanmış, dava konusu eserleri çoğaltarak yaymış olduğundan cayma hakkına başvurulmasının hukuka aykırı olduğu, İhtarnamede davacıya herhangi bir süre de verilmediği, dosya içerisinde mevcut olan İdare Mahkemeleri kararları davalı idare tarafından tesis edilen işlemlerde hukuka uyarlık bulunmaması nedeniyle işlemin iptal edildiği, başka bir anlatımla elde edilen bu kararlar ile eser işletme belgelerinin verilişine ilişkin «idare işlemi» iptal edilmiş olup, eser işletme belgelerine konu olan eserlerin mali haklarının davalıya ait olduğu şeklinde yorumlanamayacağı, İstanbul 6 Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/764 Esas ve 2006/112 sayılı kararında ise 10.05.1999 gün ve 8615 yevmiye nolu «muvafakatname» ve «taahhütname» aslındaki imzanın davalı ...’ın eli ürünü olduğu da saptanarak Noterlik «görevlisi» ...’nın beraatine karar verildiği ve dosyamızın konusu ile ilgili bulunmadığı, davalının 7 Mayıs 1996 gün ve 30372 sayılı «feragatname» ile İstanbul 6 Asliye Ceza Mahkemesinin 1996/369 sayılı dosyasında dava konusu yapılan eserleri Kalite Plak-...'ya karşılığını alarak devrettiğini bildirdiği de dikkate alınarak asıl davanın kabulüne, caymanın hükümsüzlüğüne, davacının devredilen mali hakların sahibi olduğunun tespiti ile davalının muarazasının menine, 2.10.2007 tarihinde «işlemden kaldırılan» karşı «davanın yenilenmediği» anlaşılmakla «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/15759 E. , 2017/3200 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 29/09/2015 tarih ve 2015/51-2015/153 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili müzik eseri işletme belgeleri ile çerçevesinde edindiği çıkartmaya yönelik haklarını, 3 adet sözleşme ile münhasıran kullanılmasına izin verdiğini, bu hakları düzenlenen devir sözleşmesi ile şirkete devrettiğini, ile iflas ettiğini müflis şirketin malvarlığı içinde değerlendirilen yapımcı haklarının ihalenin kesinleşmesi sonucu adına tescil edildiğini, bu şirketin delil sözleşmesi ile unvanlı şirkete devrettiğini, ancak ...’in ile yaptığı sözleşmelerle verdiği işletme hakkının münhasıran kullanılması hakkının sadece çıkarılması ile sınırlı taşıyıcıları kapsamasına rağmen davalı şirketinin, müvekkilinin eserlerini izinsiz ve haksız olarak İnternet üzerinden gibi kurum ve kuruluşlara kullandırmak suretiyle haksız ve hukuksuz olarak büyük miktarda parasal menfaat edindiğini, müvekkile ödeme yapmadığını bu nedenle müvekkilinin düzenlenen 07047 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile cayma hakkının kullandığını ileri sürerek müzik eseri işletme belgelerine ilişkin tüm hakların müvekkiline ait olduğunu tespitini, tesciline hükmün ilanını, yargılanma giderinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı müvekkil şirketin sözkonusu eser işletme belgelerini sayılı dosyasından yapılan ihale ile iktisap ettiğini, dolayısı ile müvekkil şirketin sözkonusu eser işletme belgelerini elde etmesinde hukuka aykırı bir durum bulunmadığını, davacı ... tarafından gönderilen ihtarname isimleri sayılan eserlere ilişkin olarak yapımcı şirket ile imzalamış olduğu yapım sözleşmesi ve ilgili hak devirlerine dair hüküm ve şartları içeren her türlü hukuki belgelerin noter tasdikli birer suretinin gönderilmesinin istendiğini, bahse konu eserlerin digital ortamda izinsiz kullanıldığı şeklinde iddiaların gerçek dışı olduğunu, davacının söz konusu esere ait Kültür Bakanlığı nezdinde kayıtlı muvafakatnameleri bulunduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
./..
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının dayandığı haricen düzenlenen sözleşmelerin düzenlenme tarihinin kesin delil oluşturmadığı ayrıca davalı tarafın da sözleşmelere taraf olmaması sebebiyle sözleşmenin davalı yönünden bir bağlayıcılığının bulunmadığı, yine eser işletme belgelerinin ekindeki muvafakatnamelerde devredilen hakların sadece çoğaltma hakkını değil hakları tüm olarak devrettiği, davacının cayma hakkını hukuki anlamda kullanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
5846 Sayılı uyarınca eserden doğan mali ve manevi haklardan yararlanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Bununla birlikte eser sahibi mali haklarının tamamını veya bir kısmını başkalarına tamamen devredebileceği gibi, hakların sınırlı şekilde kullanımını da ruhsat yoluyla başkalarına devredebilir.
58. maddesi uyarınca, eser sahibinden mali bir hakkı tamamen veya ruhsat yoluyla iktisap emiş olan kimsenin, şayet süre kararlaştırılmış ise bu süre içinde ve süre kararlaştırılmamış ise duruma göre uygun bir süre içerisinde, devrin kendisine sağlamış olduğu hak ve yetkilerden gereği gibi yararlanması gerekir. Devir alan kişi hak ve yetkilerini gereği gibi kullanmaz ve bu sebeple eser sahibi menfaatleri esaslı surette zarar görürse, eser sahibinin sözleşmeden cayma hakkı bulunmaktadır. Söz konusu cayma hakkı FSEK m. 80 uyarınca, bağlantılı haklar yönünden bağlantılı hak sahipleri için de geçerlidir.
Cayma hakkının mutlaka eser sahibi tarafından noter marifetiyle çekilecek bir ihbar ile kullanılması icap eder. Gönderilen ihbarnamede, eser sahibince, hakkın gereği gibi kullanılması için devir alan kişiye uygun bir mehil verilmesi gerekir. Devir alanın bu süre içerisinde de devir alınan hak ve yetkileri amacına uygun şekilde kullanmaması halinde verilen sürenin sonunda eserden doğan hakların devrine dair sözleşmeden cayılmış olur. İstisnai hallerde mehil verilmesine de gerek yoktur. Cayma ihbarını alan kişinin, tebliğden itibaren dört hafta içerisinde caymaya itiraz davası açması halinde, caymanın haklı olup olmadığı, devir alanın devir olunan hak ve yetkilerden amacına uygun şekilde yararlanıp yararlanmadığı tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Bununla birlikte, dört haftalık hak düşürücü süre içerisinde caymaya itiraz davası açılmamış ise, caymaya konu tüm haklar eser sahibine geri dönmüş olacaktır.
Somut olayda yapımı tamamlanmış müzik eserlerinde icracı sanatçı olan davacı, eserden doğan tüm haklar ile bağlantılı hakları ihale ile satın almış bulunan davalı şirkete noterden gönderdiği 18.02.2014 tarihli cayma ihbarında, cayma hakkını kullandığını ifade etmiş olmakla ve davalı tarafça dört haftalık hak düşürücü süre içerisinde caymaya itiraz davası açılmadığına göre, mahkemece caymanın haklı olup olmadığı veya kanuna uygun olup olmadığı tartışılmaksızın, devre konu icracı sanatçılıktan kaynaklanan tüm mali hakların davacıya dönmüş olduğunun ve davacının icracı Sanatçılıktan doğan mali haklara tekrar sahip olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, yerel mahkemece, caymanın haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile mahkeme hükmünün yukarıdaki gerekçelerle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/359768000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz