6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Bonoya dayalı alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4113 E. 2010/10600 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
faiz başlangıç tarihi vade tarihi ticari faiz bono vade

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 590

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar tarafların temyiz istemi üzerine Dairemizce, davalının hazırlık soruşturmasına esas olarak alınan beyanında bonoları dava dışı şirketin bilgisi dahilinde verdiği, mahkemece davalının bu beyanlarının davalının hukuki durumuna etki edip etmeyeceğinin tartışılmadığı, bonoların dava dışı şirketin bilgisi dahilinde verilip verilmediği irdelenmek ve TTK'nun 590. maddesi hükmü çerçevesinde değerlendirme yapmak suretiyle karar verilmesi gerekçesiyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, bono üzerine imza atan davalının bono bedelinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.591,00 TL'nın dava tarihinden itibaren ticari faiziyle tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, bonoya dayalı alacak istemine ilişkindir.

Dava dilekçesi ile 2.500,00 USD'nin karşılığı olan 3.591,00 TL'nın vade tarihinden itibaren işleyecek en yüksek yasal ticari faizi ile tahsiline karar verilmesi istenmiştir.

Davaya dayanak yapılan bonolar ise, 16.09.2001, 16.10.2001, 16.11.2001, 16.12.2001, 16.01.2002 vade tarihli, her birisi 500,00 USD bedelli bonolardır.

Bu durumda, mahkemece, faizin başlangıç tarihinin vade tarihi olduğu, davacı alacağının Türk Lirası karşılığının davaya dayanak yapılan bonoların vade tarihinden itibaren ticari faiziyle hükmedilmesi gerektiği nazara alınarak hüküm tesisi gerekirken, davanın kabulü ile dava tarihinden itibaren ticari faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/4113 E.  ,  2010/10600 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Çankırı Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.12.2008 tarih ve 2007/2000 - 2008/1695 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı, davalının dava dışı ... Basın Dayanıklı Tük. Mad. A.Ş.nin yetkilisi olduğundan bahisle şirketin kaşesini kullanarak imzalayıp verdiği bonoların ödenmediğini, dava dışı şirket hakkında yapılan takip sırasında davalının anılan şirketin ortağı yada temsilcisi olmadığının ortaya çıktığını ileri sürerek, 2.500,00 USD karşılığı olan 3.591,00 TL'nın vade tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar tarafların temyiz istemi üzerine Dairemizce, davalının hazırlık soruşturmasına esas olarak alınan beyanında bonoları dava dışı şirketin bilgisi dahilinde verdiği, mahkemece davalının bu beyanlarının davalının hukuki durumuna etki edip etmeyeceğinin tartışılmadığı, bonoların dava dışı şirketin bilgisi dahilinde verilip verilmediği irdelenmek ve TTK'nun 590. maddesi hükmü çerçevesinde değerlendirme yapmak suretiyle karar verilmesi gerekçesiyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, bono üzerine imza atan davalının bono bedelinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.591,00 TL'nın dava tarihinden itibaren ticari faiziyle tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, bonoya dayalı alacak istemine ilişkindir.

Dava dilekçesi ile 2.500,00 USD'nin karşılığı olan 3.591,00 TL'nın vade tarihinden itibaren işleyecek en yüksek yasal ticari faizi ile tahsiline karar verilmesi istenmiştir.

Davaya dayanak yapılan bonolar ise, 16.09.2001, 16.10.2001, 16.11.2001, 16.12.2001, 16.01.2002 vade tarihli, her birisi 500,00 USD bedelli bonolardır.

Bu durumda, mahkemece, faizin başlangıç tarihinin vade tarihi olduğu, davacı alacağının Türk Lirası karşılığının davaya dayanak yapılan bonoların vade tarihinden itibaren ticari faiziyle hükmedilmesi gerektiği nazara alınarak hüküm tesisi gerekirken, davanın kabulü ile dava tarihinden itibaren ticari faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 197.70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 20.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031859200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.