Bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/15723 E. 2017/2940 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık sözleşmesi↗ tüketici işlemi↗ feri müdahil↗ dolandırıcılık↗ görevsizlik kararı↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yöneticisi hesapları üzerinden bankanın vasıta kılınması suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hükmün onanarak kesinleştiği, banka yöneticilerinin off shore hesabı açtıran kişileri dolandırdıkları, bu suretle toplanan paranın Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, hesap sahiplerinin iradelerinin fesada uğratıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve feri müdahil vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı ...nin külli halefi olduğu bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.
Görev dava şartlarından olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden göz önünde bulundurulmak zorundadır. 27.11.2013 tarihinde yayımlanarak 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesine göre bu Kanun'un kapsamını "her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamalar" oluşturmakta olup, anılan Kanun'un, 3/1-k maddesinde tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmış, 3/1-l maddesinde de gerçek ve tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan bankacılık sözleşmeleri tüketici işlemi olarak düzenlenmiştir. Yine, aynı Kanun'un 73/1. maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesinin görevli olduğu belirtilmiş, ayrıca 83/2. maddesinde "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." denilmek suretiyle görev hususunda ortaya çıkması muhtemel ihtilafların önüne geçilmiştir.
Somut olayda, davacı tüketici olup, bankacılık işleminden kaynaklı alacak istemine ilişkin işbu davada, 01.07.2014 dava tarihi itibariyle, yukarıda belirtilen yasal düzenleme gereğince görevli mahkeme tüketici mahkemesidir. Bu durumda, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yasal düzenleme gözetilmeden işin esası hakkında karar verilmesi isabetli görülmediğinden hükmün res'en bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin ve feri müdahil vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3950 E. 2017/5849 K.
Ortak:bankacılık sözleşmesi · tüketici işlemi · feri müdahil · dolandırıcılık · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · Bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak, Alacak
İncelediğiniz kararda… 3 tarihinde yayımlanarak 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesine göre bu Kanun'un kapsamını "her türlü «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar" oluşturmakta olup, anılan Kanun'un, 3/1-k maddesinde tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmış, 3/1-l maddesinde de gerçek ve tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan «bankacılık sözleşmeleri» tüketici işlemi olarak düzenlenmiştir.
Yine, aynı Kanun'un 73/1. maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu belirtilmiş, ayrıca 83/2. maddesinde "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." denilmek suretiyle görev hususunda ortaya çıkması muhtemel ihtilafların …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yöneticisi hesapları üzerinden bankanın vasıta kılınması suretiyle «dolandırıcılık» suçundan mahkumiyetine ilişkin hükmün onanarak kesinleştiği, banka yöneticilerinin off shore hesabı açtıran kişileri dolandırdıkları, bu suretle toplanan paranın B …
Benzer bu kararda… i Gazete'de yayımlanarak 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesine göre bu Kanun'un kapsamını "her türlü «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar" oluşturmakta olup, anılan Kanun'un, 3/1-k maddesinde tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmış, 3/1-l maddesinde de gerçek ve tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan «bankacılık sözleşmeleri» tüketici işlemi olarak düzenlenmiştir.
Yine, aynı Kanun'un 73/1. maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu belirtilmiş, ayrıca 83/2. maddesinde "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." denilmek suretiyle görev hususunda ortaya çıkması muhtemel ihtilafların …
… şındaki off shore hesaplarına gönderilmiş gibi gösterildiği halde anılan bankanın hakim ortağına ve grup şirketlerine usulsüz kredi sağlanmak suretiyle tüketildiği, «hakim ortak» ve bir kısım yöneticilerin bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırıcılık» suçundan mahkum oldukları, yatırılan paranın iade edilmemesinde en «son» davalı Banka tarafından devralınan ...bank'ın tam kusurlu olduğu gerekçesiyle 7.500 TL'nin 17.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakim ortak · avans faizi · e-defter · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… şındaki off shore hesaplarına gönderilmiş gibi gösterildiği halde anılan bankanın hakim ortağına ve grup şirketlerine usulsüz kredi sağlanmak suretiyle tüketildiği, «hakim ortak» ve bir kısım yöneticilerin bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırıcılık» suçundan mahkum oldukları, yatırılan paranın iade edilmemesinde en «son» davalı Banka tarafından devralınan ...bank'ın tam kusurlu olduğu gerekçesiyle 7.500 TL'nin 17.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Mahkemece verilen kararı temyiz eden fer'i müdahil ...'ın dilekçesi temyiz «defterine» kaydedilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK 434'ncü maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
-
Bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6330 E. 2018/357 K.
Ortak:bankacılık sözleşmesi · tüketici işlemi · dolandırıcılık · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · Bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak, Alacak
İncelediğiniz kararda… 3 tarihinde yayımlanarak 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesine göre bu Kanun'un kapsamını "her türlü «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar" oluşturmakta olup, anılan Kanun'un, 3/1-k maddesinde tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmış, 3/1-l maddesinde de gerçek ve tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan «bankacılık sözleşmeleri» tüketici işlemi olarak düzenlenmiştir.
Yine, aynı Kanun'un 73/1. maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu belirtilmiş, ayrıca 83/2. maddesinde "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." denilmek suretiyle görev hususunda ortaya çıkması muhtemel ihtilafların …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yöneticisi hesapları üzerinden bankanın vasıta kılınması suretiyle «dolandırıcılık» suçundan mahkumiyetine ilişkin hükmün onanarak kesinleştiği, banka yöneticilerinin off shore hesabı açtıran kişileri dolandırdıkları, bu suretle toplanan paranın B …
Benzer bu kararda… i Gazete'de yayımlanarak 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesine göre bu Kanun'un kapsamını "her türlü «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar" oluşturmakta olup, anılan Kanun'un, 3/1-k maddesinde tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmış, 3/1-l maddesinde de gerçek ve tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan «bankacılık sözleşmeleri» tüketici işlemi olarak düzenlenmiştir.
Yine, aynı Kanun'un 73/1. maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu belirtilmiş, ayrıca 83/2. maddesinde "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." denilmek suretiyle görev hususunda ortaya çıkması muhtemel ihtilafların …
Merkez Şubesi bünyesinde kalmasının sağlandığı, off shore hesabına gönderilmiş gibi işleme tabi tutulan paraların aslında fiilen «gönderilmediği, sorumluların» bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırıcılık» suçundan mahkum oldukları, konusu suç teşkil eden eylem nedeniyle davalı bankanın ve şirketin haksız kazanç elde ettiği, davacının zarara uğratıldığı gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile, 3.000,00 TL'nin ilk hesabın açıldığı 07/12/1999 tarihinden itibaren davanın konusuna ve tarafların sıfatına göre «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gönderici sorumluluğu · avans faizi · e-defter
Benzer bu karardaMerkez Şubesi bünyesinde kalmasının sağlandığı, off shore hesabına gönderilmiş gibi işleme tabi tutulan paraların aslında fiilen «gönderilmediği, sorumluların» bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırıcılık» suçundan mahkum oldukları, konusu suç teşkil eden eylem nedeniyle davalı bankanın ve şirketin haksız kazanç elde ettiği, davacının zarara uğratıldığı gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile, 3.000,00 TL'nin ilk hesabın açıldığı 07/12/1999 tarihinden itibaren davanın konusuna ve tarafların sıfatına göre «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Mahkemece, verilen kararı temyiz eden fer'i müdahil ...'ın dilekçesi temyiz «defterine» kaydedilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK 434'üncü maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
-
Bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10808 E. 2016/5530 K.
Ortak:bankacılık sözleşmesi · tüketici işlemi · dolandırıcılık · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · Bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak, Alacak
İncelediğiniz kararda… 3 tarihinde yayımlanarak 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesine göre bu Kanun'un kapsamını "her türlü «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar" oluşturmakta olup, anılan Kanun'un, 3/1-k maddesinde tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmış, 3/1-l maddesinde de gerçek ve tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan «bankacılık sözleşmeleri» tüketici işlemi olarak düzenlenmiştir.
Yine, aynı Kanun'un 73/1. maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu belirtilmiş, ayrıca 83/2. maddesinde "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." denilmek suretiyle görev hususunda ortaya çıkması muhtemel ihtilafların …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yöneticisi hesapları üzerinden bankanın vasıta kılınması suretiyle «dolandırıcılık» suçundan mahkumiyetine ilişkin hükmün onanarak kesinleştiği, banka yöneticilerinin off shore hesabı açtıran kişileri dolandırdıkları, bu suretle toplanan paranın B …
Benzer bu kararda… i Gazete'de yayımlanarak 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesine göre bu Kanun'un kapsamını "her türlü «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar" oluşturmakta olup, anılan Kanun'un, 3/1-k maddesinde tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmış, 3/1-l maddesinde de gerçek ve tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan «bankacılık sözleşmeleri» tüketici işlemi olarak düzenlenmiştir.
Yine, aynı Kanun'un 73/1. maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu belirtilmiş, ayrıca 83/2. maddesinde "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." denilmek suretiyle görev hususunda ortaya çıkması muhtemel ihtilafların …
… gösterildiği, kesinleşen ceza dosyasına göre ....'nin bir kısım yöneticilerinin .... aracılığıyla off-shore hesabı açtıran kişileri bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraları .... bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktardıkları, davacının iradesinin fesada uğratıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 5.208,03 TL'nin 29.11.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalı Banka'dan tahsiline, davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu kararda… gösterildiği, kesinleşen ceza dosyasına göre ....'nin bir kısım yöneticilerinin .... aracılığıyla off-shore hesabı açtıran kişileri bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraları .... bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktardıkları, davacının iradesinin fesada uğratıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 5.208,03 TL'nin 29.11.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalı Banka'dan tahsiline, davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7889 E. 2016/2185 K.
Ortak:bankacılık sözleşmesi · tüketici işlemi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · Bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak, Alacak
İncelediğiniz kararda… 3 tarihinde yayımlanarak 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesine göre bu Kanun'un kapsamını "her türlü «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar" oluşturmakta olup, anılan Kanun'un, 3/1-k maddesinde tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmış, 3/1-l maddesinde de gerçek ve tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan «bankacılık sözleşmeleri» tüketici işlemi olarak düzenlenmiştir.
Yine, aynı Kanun'un 73/1. maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu belirtilmiş, ayrıca 83/2. maddesinde "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." denilmek suretiyle görev hususunda ortaya çıkması muhtemel ihtilafların …
Somut olayda, davacı tüketici olup, bankacılık işleminden kaynaklı alacak istemine ilişkin işbu davada, 01.07.2014 dava tarihi itibariyle, yukarıda belirtilen yasal düzenleme gereğince «görevli» mahkeme tüketici mahkemesidir.
Benzer bu kararda… i Gazete'de yayımlanarak 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesine göre bu Kanun'un kapsamını "her türlü «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar" oluşturmakta olup, anılan Kanun'un, 3/1-k maddesinde tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmış, 3/1-l maddesinde de gerçek ve tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan «bankacılık sözleşmeleri» tüketici işlemi olarak düzenlenmiştir.
Yine, aynı Kanun'un 73/1. maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu belirtilmiş, ayrıca 83/2. maddesinde "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." denilmek suretiyle görev hususunda ortaya çıkması muhtemel ihtilafların …
Somut olayda, davacı tüketici olup, bankacılık işleminden kaynaklı alacak istemine ilişkin işbu davada yukarıda belirtilen yasal düzenleme gereğince «görevli» mahkeme tüketici mahkemesidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu karardaA.Ş'nin sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 7.734,00 TL alacağın 26.11.1999 tarihinden itibaren yürütülecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1115 E. 2017/3895 K.
Ortak:bankacılık sözleşmesi · tüketici işlemi · feri müdahil · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · Bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak, Alacak
İncelediğiniz kararda… 3 tarihinde yayımlanarak 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesine göre bu Kanun'un kapsamını "her türlü «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar" oluşturmakta olup, anılan Kanun'un, 3/1-k maddesinde tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmış, 3/1-l maddesinde de gerçek ve tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan «bankacılık sözleşmeleri» tüketici işlemi olarak düzenlenmiştir.
Yine, aynı Kanun'un 73/1. maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu belirtilmiş, ayrıca 83/2. maddesinde "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." denilmek suretiyle görev hususunda ortaya çıkması muhtemel ihtilafların …
Kararı, davalı vekili ve «feri müdahil» vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu kararda… i Gazete'de yayımlanarak 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesine göre bu Kanun'un kapsamını "her türlü «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar" oluşturmakta olup, anılan Kanun'un, 3/1-k maddesinde tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmış, 3/1-l maddesinde de gerçek ve tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan «bankacılık sözleşmeleri» tüketici işlemi olarak düzenlenmiştir.
Yine, aynı Kanun'un 73/1. maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu belirtilmiş, ayrıca 83/2. maddesinde "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." denilmek suretiyle görev hususunda ortaya çıkması muhtemel ihtilafların …
Kararı davalı ... vekili ve «feri müdahil» ... vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11880 E. 2018/1611 K.
Ortak:bankacılık sözleşmesi · tüketici işlemi · feri müdahil · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · Bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak, Alacak
İncelediğiniz kararda… 3 tarihinde yayımlanarak 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesine göre bu Kanun'un kapsamını "her türlü «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar" oluşturmakta olup, anılan Kanun'un, 3/1-k maddesinde tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmış, 3/1-l maddesinde de gerçek ve tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan «bankacılık sözleşmeleri» tüketici işlemi olarak düzenlenmiştir.
Yine, aynı Kanun'un 73/1. maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu belirtilmiş, ayrıca 83/2. maddesinde "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." denilmek suretiyle görev hususunda ortaya çıkması muhtemel ihtilafların …
Kararı, davalı vekili ve «feri müdahil» vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu kararda… Gazete'de yayımlanarak 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un .... maddesine göre bu Kanun'un kapsamını "her türlü «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar" oluşturmakta olup, anılan Kanun'un, .../1-k maddesinde tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmış, .../1-l maddesinde de gerçek ve tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan «bankacılık sözleşmeleri» tüketici işlemi olarak düzenlenmiştir.
Yine, aynı Kanun'un 73/1. maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan ... uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu belirtilmiş, ayrıca 83/.... maddesinde "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." denilmek suretiyle görev hususunda ortaya çıkması muhtemel ihtilafların …
Bu durumda, mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yasal düzenleme gözetilmeden işin esası hakkında karar verilmesi isabetli görülmediğinden hükmün res'en bozulmasına karar vermek gerekmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekili ve «feri müdahil» ... vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:havale · avans faizi
Benzer bu karardaGrubuna ait şirketlere usulsüz şekilde kredi olarak verildiği, uyuşmazlığın «havale» görünümlü mevduat toplamak olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacının zararına sebep olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ....163,02 TL ana para, 66.454,46 TL faizin davalıdan tahsiline, ana paraya dava tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9422 E. 2018/2324 K.
Ortak:dolandırıcılık
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yöneticisi hesapları üzerinden bankanın vasıta kılınması suretiyle «dolandırıcılık» suçundan mahkumiyetine ilişkin hükmün onanarak kesinleştiği, banka yöneticilerinin off shore hesabı açtıran kişileri dolandırdıkları, bu suretle toplanan paranın B …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ... yöneticilerinin bankanın vasıta kılınması suretiyle «dolandırıcılık» suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, ceza mahkemesinin gerekçesinde .... hesaplar aracılığıyla toplanan paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:peşin karar harcı · yargılama gideri · dahili dava · e-defter
Benzer bu kararda3-5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca davalı harçtan muaf olmasına rağmen hükmün 4 numaralı bendinde «peşin harcın» «yargılama giderine» «dahil» edilmek suretiyle davalı bankadan tahsiline karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
1- Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın, verdiği temyize cevap dilekçesinde davalı banka yararına bozulması isteminde bulunan fer'i müdahil ...'ın dilekçesi süresinde sunulmuş olmakla birlikte, temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının yatırıldığına dair makbuzun da dosya kapsamında bulunmadığı tespit edilmiştir.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kayıt ettirilip, yasal süre içerisinde temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/15723 E. , 2017/2940 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 23/06/2015 tarih ve 2014/1181-2015/437 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 21,242 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yatırdığı parasının kağıt üzerinde gönderildiğini, el konulduktan sonra mevduatının iade edilmediğini, banka yöneticilerinin suçundan mahkum olduklarını ileri sürerek 4.700 TL'nin 17.08.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili ve fer'i müdahil vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yöneticisi hesapları üzerinden bankanın vasıta kılınması suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hükmün onanarak kesinleştiği, banka yöneticilerinin off shore hesabı açtıran kişileri dolandırdıkları, bu suretle toplanan paranın Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, hesap sahiplerinin iradelerinin fesada uğratıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve feri müdahil vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı ...nin külli halefi olduğu bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.
Görev dava şartlarından olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden göz önünde bulundurulmak zorundadır.
27. 11.2013 tarihinde yayımlanarak 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesine göre bu Kanun'un kapsamını "her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamalar" oluşturmakta olup, anılan Kanun'un, 3/1-k maddesinde tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmış, 3/1-l maddesinde de gerçek ve tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan bankacılık sözleşmeleri tüketici işlemi olarak düzenlenmiştir. Yine, aynı Kanun'un 73/1. maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesinin görevli olduğu belirtilmiş, ayrıca 83/2.
maddesinde "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." denilmek suretiyle görev hususunda ortaya çıkması muhtemel ihtilafların önüne geçilmiştir.
Somut olayda, davacı tüketici olup, bankacılık işleminden kaynaklı alacak istemine ilişkin işbu davada, 01.07.2014 dava tarihi itibariyle, yukarıda belirtilen yasal düzenleme gereğince görevli mahkeme tüketici mahkemesidir. Bu durumda, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yasal düzenleme gözetilmeden işin esası hakkında karar verilmesi isabetli görülmediğinden hükmün res'en bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin ve feri müdahil vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün res'en BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ve feri müdahil vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 18/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/359192900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz