Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/14741 E. 2017/2648 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
damga vergisi↗ menfi zarar↗ müspet zarar↗ kazanç kaybı↗ sözleşmenin feshi↗ taşıma sözleşmesi↗ ifa↗ kâr kaybı↗ maddi ve manevi tazminat↗ maddi tazminat↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, manevi tazminat koşullarının gerçekleşmediği anlaşıldığından davacının manevi tazminat talebinin reddine, davacının maddi tazminat talebi yönünden ise 186.594,66 TL kazanç kaybı, 6.778,20 TL damga vergisi alacağı, 116.103,00 TL araç satışından doğan alacak olmak üzere toplam 309.475,86 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 18/07/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
.../...
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, personel taşıma sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup mahkemece davacının kazanç kaybı, sözleşmenin düzenlenmesi sırasında verilen damga vergisi alacağı, bir kısım araçlarını piyasa fiyatları altında satmasından kaynaklanan tazminat olmak üzere toplam 309.475,86 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. Ancak davacı vekilince, yeni araçlar satın alınarak davacının davalı ile arasındaki sözleşme uyarınca taşıma yaptığı, sözleşmenin feshi nedeniyle zararın artmaması, yeni iş de bulunamaması nedeniyle davacının altı adet aracını zorunlu olarak piyasa değerinin altında sattığı ileri sürülmüşse de davacı vekilinin bu iddialarını ispatlayamadığı anlaşılmaktadır.
Davada taraflar arasındaki sözleşmenin imzalanmasıyla davacı tarafından ödenen damga vergisinin de davalıdan tahsili istenmektedir. Müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi ya da vaktinde ifa edilmemesinden doğan alacaklının mal varlığının mevcut durumuyla, borç ifa edilseydi alacağı durum arasındaki farkı; menfi zarar ise sözleşmenin geçerli olarak kurulduğu inancının boşa çıkmasından doğan zararı ifade eder. Somut olayda sözleşmenin süresinden önce davalı tarafından feshi nedeniyle uğranılan zararların tazmini istenebilecek olup, davalının karşılamakla sorumlu olduğu zarar, alacaklının müspet zararıdır, davacı menfi zararını isteyemez. Dolayısıyla sözleşmenin kurulması için yapılan giderlerden olan damga vergisi menfi zarar kapsamında olup talep edilmesi yerinde değildir.
Bu suretle, davacının sözleşmenin düzenlenmesi sırasında verilen damga vergisinin davalıdan tahsili talebi ile bir kısım araçlarını piyasa fiyatları altında satmasından kaynaklanan tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Sözleşmenin Feshi 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4929 E. 2019/4376 K.
Ortak:damga vergisi · kazanç kaybı · kâr kaybı · maddi tazminat · avans faizi
İncelediğiniz kararda… e dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, manevi tazminat koşullarının gerçekleşmediği anlaşıldığından davacının manevi tazminat talebinin reddine, davacının «maddi tazminat» talebi yönünden ise 186.594,66 TL «kazanç kaybı», 6.778,20 TL «damga vergisi» alacağı, 116.103,00 TL araç satışından doğan alacak olmak üzere toplam 309.475,86 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 18/07/2013 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. .../...
2- Dava, personel «taşıma sözleşmesinin» haksız feshi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup mahkemece davacının «kazanç kaybı», sözleşmenin düzenlenmesi sırasında verilen «damga vergisi» alacağı, bir kısım araçlarını piyasa fiyatları altında satmasından kaynaklanan tazminat olmak üzere toplam 309.475,86 TL «maddi tazminatın» tahsiline karar verilmiştir.
Dolayısıyla sözleşmenin kurulması için yapılan giderlerden olan «damga vergisi» «menfi zarar» kapsamında olup talep edilmesi yerinde değildir.
Benzer bu kararda… e dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, manevi tazminat koşullarının gerçekleşmediği anlaşıldığından davacının manevi tazminat talebinin reddine, davacının «maddi tazminat» talebi yönünden ise 186.594,66 TL «kazanç kaybı», 6.778,20 TL «damga vergisi» alacağı, 116.103,00 TL araç satışından doğan alacak olmak üzere toplam 309.475,86 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 18/07/2013 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5028 E. 2023/6273 K.
Ortak:damga vergisi
İncelediğiniz kararda… e dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, manevi tazminat koşullarının gerçekleşmediği anlaşıldığından davacının manevi tazminat talebinin reddine, davacının «maddi tazminat» talebi yönünden ise 186.594,66 TL «kazanç kaybı», 6.778,20 TL «damga vergisi» alacağı, 116.103,00 TL araç satışından doğan alacak olmak üzere toplam 309.475,86 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 18/07/2013 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. .../...
2- Dava, personel «taşıma sözleşmesinin» haksız feshi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup mahkemece davacının «kazanç kaybı», sözleşmenin düzenlenmesi sırasında verilen «damga vergisi» alacağı, bir kısım araçlarını piyasa fiyatları altında satmasından kaynaklanan tazminat olmak üzere toplam 309.475,86 TL «maddi tazminatın» tahsiline karar verilmiştir.
Dolayısıyla sözleşmenin kurulması için yapılan giderlerden olan «damga vergisi» «menfi zarar» kapsamında olup talep edilmesi yerinde değildir.
Benzer bu karardaBu durumda vergi mevzuatından anlayan bir bilirkişi heyetinden davaya dayanak sözleşme ile opsiyon kullanımına ilişkin bildirimin döviz ve TL karşılıklarının, «damga vergisi» oranının değerlendirilmesi, gerekirse damga vergisinin tahakkuk ve ödenmesine ilişkin tüm belgelerin vergi dairesinden getirtilmesi suretiyle damga vergisinin 31.0 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · satış sözleşmesi · garantörlük · temlik
Benzer bu karardaDavacıların sunduğu 31.07.2009 tarihli sözleşme fotokopisi tek başına davacılar yararına delil olarak kabul edilemezse de davacılar anılan sözleşmenin damga vergisinin hisseleri devralan davalı tarafından vergi dairesine ödendiğini ileri sürmüş, davalı ise damga vergisinin 31.07.2019 tarihli hisse «satış sözleşmesi» uyarınca değil opsiyonun kullanılması amacıyla gerçekleştirilen alacak «temlik» işlemi için ödendiğini savunmuştur.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen davalar, davalının üstlendiği ve «garanti» verdiği iddiasına dayalı olarak hisse devir bedelinin tahsili talebiyle başlatılan icra takiplerine itirazın iptali istemine ilişkindir.
… .2019 tarihli sözleşme uyarınca ifada bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönde bir değerlendirme yapılmadan «eksik araştırmaya» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5301 E. 2016/2248 K.
Ortak:damga vergisi
İncelediğiniz kararda… e dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, manevi tazminat koşullarının gerçekleşmediği anlaşıldığından davacının manevi tazminat talebinin reddine, davacının «maddi tazminat» talebi yönünden ise 186.594,66 TL «kazanç kaybı», 6.778,20 TL «damga vergisi» alacağı, 116.103,00 TL araç satışından doğan alacak olmak üzere toplam 309.475,86 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 18/07/2013 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. .../...
2- Dava, personel «taşıma sözleşmesinin» haksız feshi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup mahkemece davacının «kazanç kaybı», sözleşmenin düzenlenmesi sırasında verilen «damga vergisi» alacağı, bir kısım araçlarını piyasa fiyatları altında satmasından kaynaklanan tazminat olmak üzere toplam 309.475,86 TL «maddi tazminatın» tahsiline karar verilmiştir.
Dolayısıyla sözleşmenin kurulması için yapılan giderlerden olan «damga vergisi» «menfi zarar» kapsamında olup talep edilmesi yerinde değildir.
Benzer bu karardaDavacı vekili, müvekkilinin vergi dairesine «damga vergisi» ve vergi «ziyai» cezası ödediğini, taraflar arasındaki 15.06.2009 tarihli «hisse devir sözleşmesi» uyarınca davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek iş bu davayı açmış, mahkemece hisse devrinden önceki ve sonraki vergi vs. borçlardan ortakların devirden önceki payları oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 167 · ziya · müteselsil sorumluluk · hisse devir sözleşmesi · rücu · fesih · protokol · ihbar
Benzer bu karardaOysa, somut olaydaki alacak talebinin, taraflar arasında düzenlenen 22.04.2003 tarihli «taahhüt» sözleşmesinin, daha önceden «feragatla» sonuçlanan şirket «fesih» davasına «ibraz» edilmesi, mahkemece vergi dairesine Damga Vergisi Kanunu kapsamında «ihbarda» bulunulması, vergi dairesi tarafından belgeyi ibraz eden davacı hakkında vergi ve vergi «ziyai» cezası tahakkuk ettirilmesi neticesi doğduğu anlaşılmakta olup, taraflar arasındaki 15.06.2009 tarihli «hisse devir sözleşmesi» hükmünün dava konusu olaya tatbik edilerek, davalının sorumlu tutulması mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece taraflar arasında «müteselsil sorumluluktan» kaynaklanan «rücu» talebinin, Damga Vergisi Kanunu 3, 24. maddeleri ile 818 sayılı BK'nın 146 (TBK'nın «167».) maddelerine göre değerlendirilip tartışılması gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Davacı vekili, müvekkilinin vergi dairesine «damga vergisi» ve vergi «ziyai» cezası ödediğini, taraflar arasındaki 15.06.2009 tarihli «hisse devir sözleşmesi» uyarınca davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek iş bu davayı açmış, mahkemece hisse devrinden önceki ve sonraki vergi vs. borçlardan ortakların devirden önceki payları oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki «protokolde» devre konu ....
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/14741 E. , 2017/2648 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 25/11/2015 tarih ve 2014/1484-2015/1563 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 02.05.2017 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 01/01/2013 tarihinde yürürlüğe giren ve üç yıl süreli olan personel taşıma hizmet sözleşmesi imzalandığını, davalı tarafın hiçbir gerekçe göstermeden 26/06/2013 tarihinden geçerli olmak üzere sözleşmeyi feshettiğini, davacının sözleşmenin süre sonuna kadar ayakta tutulacağı inancı ile harcamalar yaptığını, fesih tarihine kadar 10.079 adet servis hizmeti verildiğini, birim servis maliyetinin 53,19 TL olduğunu her bir servis başına 16,81 TL kâr elde ettiklerini, sözleşmenin süresinden önce fesih edilmesi nedeni ile KDV dahil 199.925,04 TL kazanç kaybı oluştuğunu, servis hizmetinin üç yıl süre ile yapılacağı ön görüldüğü için yeni araç satın alındığını, sözleşmenin erken feshi nedeni ile bir kısım araçlara ihtiyaç kalmadığını, yeni iş de bulamadığı için davacının altı adet aracı piyasa fiyatlarının altında satarak 116.103,00 TL zarar ettiğini, sözleşmenin düzenlenmesi sırasında ayrıca 20.334,60 TL damga vergisi ödendiğini ileri sürerek, 336.731,34 TL maddi tazminat ile 500.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline bir ay önceden haber vermek koşulu ile gerekçe göstermeksizin sözleşmeyi tek yanlı fesih hakkı tanıdığını, bu sözleşme hükmüne dayanarak sözleşmede belirtilen süreye uyularak sözleşmenin feshedildiğini, davacının yüksek fiyat önerdiğini, zor durumda kalınması nedeni ile sözleşmenin imzalandığını, maevi tazminat şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, manevi tazminat koşullarının gerçekleşmediği anlaşıldığından davacının manevi tazminat talebinin reddine, davacının maddi tazminat talebi yönünden ise 186.594,66 TL kazanç kaybı, 6.778,20 TL damga vergisi alacağı, 116.103,00 TL araç satışından doğan alacak olmak üzere toplam 309.475,86 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 18/07/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
.../...
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, personel taşıma sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup mahkemece davacının kazanç kaybı, sözleşmenin düzenlenmesi sırasında verilen damga vergisi alacağı, bir kısım araçlarını piyasa fiyatları altında satmasından kaynaklanan tazminat olmak üzere toplam 309.475,86 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. Ancak davacı vekilince, yeni araçlar satın alınarak davacının davalı ile arasındaki sözleşme uyarınca taşıma yaptığı, sözleşmenin feshi nedeniyle zararın artmaması, yeni iş de bulunamaması nedeniyle davacının altı adet aracını zorunlu olarak piyasa değerinin altında sattığı ileri sürülmüşse de davacı vekilinin bu iddialarını ispatlayamadığı anlaşılmaktadır.
Davada taraflar arasındaki sözleşmenin imzalanmasıyla davacı tarafından ödenen damga vergisinin de davalıdan tahsili istenmektedir. Müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi ya da vaktinde ifa edilmemesinden doğan alacaklının mal varlığının mevcut durumuyla, borç ifa edilseydi alacağı durum arasındaki farkı; menfi zarar ise sözleşmenin geçerli olarak kurulduğu inancının boşa çıkmasından doğan zararı ifade eder. Somut olayda sözleşmenin süresinden önce davalı tarafından feshi nedeniyle uğranılan zararların tazmini istenebilecek olup, davalının karşılamakla sorumlu olduğu zarar, alacaklının müspet zararıdır, davacı menfi zararını isteyemez. Dolayısıyla sözleşmenin kurulması için yapılan giderlerden olan damga vergisi menfi zarar kapsamında olup talep edilmesi yerinde değildir.
Bu suretle, davacının sözleşmenin düzenlenmesi sırasında verilen damga vergisinin davalıdan tahsili talebi ile bir kısım araçlarını piyasa fiyatları altında satmasından kaynaklanan tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 04/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/359131600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz