6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Konteyner demurajında TTK 1203 kapsamında gönderilenin sorumluluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/596 E. 2026/458 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ Emsal

Gerekçe özeti

Konteyner demurajı bedelinin tahsili, TTK'nın 1203. maddesi (6762 sayılı TTK m.1069) uyarınca gönderilenin eşyayı teslim almasına bağlıdır; taşıma sözleşmesinde/konşimentoda taşıtan sıfatı bulunmayan bir kişi, eşyayı nihai olarak fiilen teslim aldığı takdirde, taşıma sözleşmesi veya konşimento hükümlerine göre üzerine düşen borçların (konteynerin iadesi dahil) muhatabı haline gelir ve demuraj bedelinden sorumlu tutulabilir; teslim almazsa bu yükümlülüğün muhatabı olmaz.

Ele alınan sorunlar

Davalının (taşıtan sıfatı olmayan gönderilen/malın nihai teslim alanı) demuraj bedelinden sorumluluğu → ret

İddia: Davalı vekili, müvekkilinin taşıma sözleşmesinin tarafı olmadığını, taşıtan veya teslim alacak 3. kişi konumunda bulunmadığını, TTK 1203. maddenin somut olaya uygulanamayacağını, dolayısıyla demuraj bedelinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Konteyner demurajı TTK'da düzenlenmemiş olup, taraflar arasında bu yönde bir anlaşma bulunmadığı takdirde taşıyan kural olarak demuraj talep edemez; ancak TTK'nın 1203. maddesi (6762 sayılı TTK m.1069) uyarınca eşya taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi eşyanın teslimini istediğinde, taşıma sözleşmesi/konşimento hükümlerine göre üzerine düşen tüm borçları (konteynerin iadesi yükümlülüğü dahil) yerine getirmekle yükümlü olur. Gönderilen teslimi talep etmezse bu yükümlülüğün muhatabı haline gelmez ve gecikmeden kaynaklanan bedelden sorumlu olmaz. TTK'nın 1207/1. maddesine göre gönderilen teslim talep hakkını kullanmazsa, taşıtan navlun sözleşmesi gereğince taşıyana olan borçtan sorumlu olur. Somut olayda konşimento içeriğine göre davalının taşıtan sıfatı bulunmamakla birlikte, Gümrük Müdürlüğü müzekkere cevabına göre uyuşmazlık konusu konteynerin, ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi üzerine davalı firma tarafından verilen vekaletname ile yetkilendirilen kişiye teslim edildiği, emtianın nihai olarak davalı tarafından teslim alındığı sabittir. Bu durumda davalı, TTK'nın 1203. maddesi gereğince anılan yükümlülüğün muhatabı haline gelmiştir. Taşıyıcı firma tarafından davalıya karşı açılan ayrı davada pasif husumet yokluğundan ret kararı verilmiş olması, eldeki davanın tarafı olmayan davacı açısından sonuç değiştirmez; davacı, akidi olan davalıya karşı ödediği tutarı talep edebilir.

Gerekçe kaynağı: özgün

El koyma kararı nedeniyle teslim alamamanın kusuru/temerrüdü ortadan kaldırıp kaldırmayacağı → ret

İddia: Davalı vekili, Körfez Sulh Ceza Mahkemesi'nce verilen el koyma kararı nedeniyle konteynerin teslim alınmasının hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle temerrüdünden söz edilemeyeceğini ve zarardan sorumlu tutulamayacağını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Gecikmenin davacıya atfedilebilecek bir kusurdan kaynaklanmadığı dikkate alındığında, davalının el koyma kararına dayalı itirazı yerinde görülmemiştir; davacının demuraj belirleme yetkisi bulunmadığından, taşıyan tarafından düzenlenen demuraj bedeline katlanmak zorunda kalan davacı, bu bedeli davalıdan istemekte haklıdır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Demuraj miktarı ve serbest süreye ilişkin itirazlar → ret

İddia: Davalı vekili, geminin 09/05/2010 tarihinde limana yanaşmasına rağmen davacının 7 günlük serbest süreyi kullanmadığını ve bu süre içinde konteyneri boşaltmadığını, demuraj miktarına ilişkin bilirkişi raporuna itibar edilmemesinin gerekçelerinin açıklanmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacının rücuen talep ettiği alacak, önceden kesinleşmiş mahkeme ilamı (İstanbul 17. ATM'nin 2014/537-299 sayılı kararı) ile belirlenmiş olduğundan, demuraja katlanan davacıya karşı davalının demurajın miktarına ve serbest süreye ilişkin istinaf nedenleri yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Konşimentoda taşıtan sıfatı bulunmayan, ancak eşyayı fiilen ve nihai olarak teslim alan kişinin, TTK'nın 1203. maddesi (6762 sayılı TTK m.1069) uyarınca demuraj bedelinden sorumlu tutulabileceğine ilişkin özgün BAM gerekçesi olması nedeniyle, konteyner demurajı uyuşmazlıklarında gönderilenin sorumluluğu meselesinde emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
konteyner demurajı gönderilen taşıtan TTK 1203 TTK 1207/1 itirazın iptali husumet pasif husumet

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1203TTK 1207/1 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — 6762 S.lı TTK 10696762 S.lı TTK 1081

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO 2023/596

KARAR NO 2026/458

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 28/06/2022

NUMARASI 2018/32 Esas - 2022/429 Karar

DAVA

İtirazın İptali

DAVA TARİHİ 24/09/2016

İSTİNAF KARAR TARİHİ 12/03/2026

İlk Derece Mahkemesince verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; dava dışı ... ...AŞ tarafından ... nolu konteynerin çekilmemesinden kaynaklı olarak müvekkili şirketten demuraj alacağının tahsili için açılan İstanbul 17. ATM'nin 2014/537-299 sayılı davanın kabulüne karar verildiğini, dava dışı ... ...AŞ tarafından bu ilamın .... İcra Dairesi'nin... sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, müvekkili tarafından dosyaya 9.911,40-USD+7644,42-TL karşılığı olmak üzere toplam 25.500-TL ödeme yapıldığını, ancak sözkonusu yükün taşıtanı müvekkili şirket olsa da yükün sahibinin davalı olduğunu, yargılama esnasında davalıya gerekli ihbarların yapıldığını, davalı hakkında rücu için başlatılan İstanbul .... İcra Dairesi'nin ....... E sayılı takibe davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini belirterek davalının itirazının iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; TTK'nun 1171.maddesi gereğince sürestarya parasının borçlusu taşıtan olup, müvekkili şirketin yükün sahibi olmasının taşıtanın bu sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, el koyma kararı gereğince söz konusu emtianın teslim alınmasının hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle meydana gelen zarardan müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, Körfez Sulh Ceza Mahkemesi'nce verilen el koyma kararının konteynerin teslimine engel olmadığını, davacı tarafça bu hususa ilişkin hiçbir başvuruda bulunulmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın sebebiyet verdiği zarar kalemleri olan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin müvekkil şirketten talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu  belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; konişmento içeriğinden gönderilenin davacı, taşıyanın dava dışı ...firması olduğu, 07/05/2010 tarihinde dava dışı ...firması tarafından davacıya varış ihbarının gönderildiği, serbest sürenin 7 gün olduğu, demuraj depozitosunun belirlendiği, ancak demuraj tarifesinin yer almadığı, İstanbul 17. ATM'nin 2014/537 E. 2014/299 K. Sayılı ilamının onanarak kesinleştiği dikkate alındığında, 7.000-USD demuraj bedeli bakımından tüm şartların gerçekleştiği, taraflar arasında taşımanın yapıldığına ilişkin herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, davalının taşıtan sıfatı bulunmamaktaysa da, dosyaya celp edilen Gümrük Müdürlüğü müzekkere cevaplarına göre, uyuşmazlık konusu ... numaralı konteynerin Körfez 1.

Asliye Ceza Mahkemesi'nin 25/03/2011 tarihli 2010/343 E. 2011/75 K. sayılı ilamınını kesinleşmesi üzerine 18/11/2014 tarihinde davalı firma tarafından verilen vekaletname ile yetkilendirilen ... Müşavirliği adına ...'a teslim edildiği, buna göre emtiaların nihai olarak davalı firma tarafından teslim alındığı sabit olmakla TTK'nın 1203. maddesi gereğince davalının demuraj bedeli bakımından sorumluluğunun bulunduğu, 2014/537 E. 2014/299 K. sayılı ilamın gerekçesi dikkate alındığında demurajın oluşmasında davacıya atfedilebilecek bir kusurun bulunmaması nedeni ile davalının her halde demuraj bedelinden sorumlu olacağı, davaya konu taleplerin bir kısmının icra takip dosyasına yapılan yargılama giderleri, vekalet ücretleri ile takip masraflarını içermekteyse de eldeki dosya davacısının taşıyana karşı taşıtan sıfatı ile demuraj bedeli bakımından sorumlu bulunduğu, katlanmak durumunda kaldığı talebe konu masrafları rücuen davalıdan talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile İstanbul ......

İcra Dairesi'nin ...... sayılı dosyasına yönelik itirazın kısmen iptaline, takibin 7.000-USD asıl alacak bakımından devamına, asıl alacağa takipten itibaren 3095 S.lı Kanunun 4/a maddesi uyarınca faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, şartlar oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilmemenin gerekçelerinin açıklanmadığını, müvekkilinin navlun sözleşmesinin tarafı olmadığından müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, TTK'nın 1203. maddesinin somut olaya uygulanamayacağını, müvekkilinin malların maliki olsa da taşıtan ve teslim alacak 3. kişi konumunda olmadığını, taşıma sözleşmesinin taraflarının dava dışı taşıyan ...ile davacı taşıtan olduğunu, müvekkiline karşı dava dışı ...tarafından açılan davanın reddine karar verildiğini, somut olayda müvekkilinin kusurunun bulunmadığının açık olduğunu, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere el koyma kararı nedeniyle müvekkilinin yükü teslim alamayacağını, müvekkilinin temerrütünden söz edilemeyeceğini, ayrıca geminin 09/05/2010 tarihinde limana yanaşmasına rağmen davacının 7 günlük serbest süreyi kullanmadığını ve bu süre içerisinde konteyneri boşaltmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, konteynerin tesliminde gecikme nedeniyle taşıyana ödenen demuraj bedelinin taşıtandan tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Konteyner demurajı TTK'da düzenlenmemiş olup uygulamada;..... sözleşmesi veya konşimentoda kararlaştırılan, konteynerin iadesi borcunu kuvvetlendiren, bununla birlikte konteynerin iadesinde gecikme durumunda taşıyanın uğrayacağı zararı tazmin etmeye yarayan, öğretide hukuki niteliği bir kısım yazarlar tarafından götürü tazminat, bir kısmı tarafından ise cezai şart niteliğinde kabul edilen bir müessesedir. Konteyner demurajından kaynaklı alacağın istenebilmesi için, öncelikle taraflar arasında bir anlaşmanın bulunması gerekir.

Taşıma sözleşmesinde veya konşimentoda bu yolda bir hüküm olmadığı takdirde taşıyan kural olarak demuraj talep edemez. Sadece genel hükümlere dayanarak ispat koşuluyla gecikmeden kaynaklanan zararını isteyebilir. Ancak TTK'nın 1203. maddesinde (6762 S.lı TTK m.1069); "Eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi, navlun sözleşmesi veya konişmento ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olur." hükmüne yer verilmiştir.

Maddede bahsi geçen "navlun sözleşmesi, konşimento ya da diğer denizde eşya taşıma senedi hükümlerine göre üzerine düşen tüm borçlar" ifadesinin kapsamına konteynerin iadesi yükümlülüğü de dahildir. Bu hükme göre gönderilen, eşyanın teslimini talep etmesi halinde anılan yükümlülüğün muhatabı olur. Şayet etmezse, TTK'nın 1203. maddesi  (6762 S.lı TTK m.1069) kapsamında borç yükümlüsü haline gelmez (Sami Aksoy Deniz Ticareti Hukukunda Konteynerin Taşıyana İadesi ve Konteyner Demurajı, Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, Sayı:1 - Mart 2017, s.146). Bu durumda gönderilen konteyner gecikmesinden kaynaklanan bedelden sorumlu olmaz.TTK'nın 1207/1 maddesi (6762 S.lı TTK m.1081) hükmüne göre ise, gönderilenin eşyanın teslimini isteme hakkını kullanmaması halinde, taşıtan, navlun sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlüdür.

Konşimento içeriğinde gönderilenin davacı, taşıyanın ise dava dışı ...firması olduğu görülmektedir. 07/05/2010 tarihinde dava dışı ...firması tarafından davacıya varış ihbarının gönderildiği, serbest sürenin 7 gün olduğu, davacının ..... 13/05/2010 tarihinde teslim aldığı, ...nolu konteyneri 09/07/2010 tarihinde çektiği, ... nolu konteynere ise Körfez Sulh Ceza Mahkemesi'nin 11/06/2010 tarih 2010/... D.İş sayılı kararıyla soruşturmaya esas olmak üzere el konulduğu, konteynerin zamanında alınmaması nedeniyle dava dışı taşıyıcı ...tarafından davacı hakkında açtığı İstanbul 17. ATM'nin 2014/537-299 sayılı davasında 23/10/2014 tarihli ilamla 7000-USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ...

...Ltd Şti'den tahsiline karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği, ilama dayalı olarak 7.911,40-USD ve 4.006,13-TL'nin tahsili için başlatılan .... İcra Dairesi'nin... sayılı dosyasında ... ...Ltd Şti tarafından dosya borcunun 16/12/2014 tarihinde ödendiği, eldeki davada bu tutarın yük sahibi olan davalıdan talep edildiği anlaşılmaktadır.Her ne kadar konşimento kayıtlarına göre davalının taşıtan sıfatı bulunmamaktaysa da, Gümrük Müdürlüğü tarafından verilen müzekkere cevabına göre uyuşmazlık konusu ... numaralı konteynerin ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi üzerine 18/11/2014 tarihinde davalı firma tarafından verilen vekaletname ile yetkilendirilen ... Müşavirliği adına ...'a teslim edildiği görülmektedir.

Emtiaların nihai olarak davalı tarafından teslim alındığı sabit olmakla, bu durumda davalının davacıya karşı TTK'nın 1203. maddesi (6762 S.lı TTK m.1069) gereğince anılan yükümlülüğün muhatabı haline geldiğinin kabulü gerekir.

Taşıyıcı firma tarafından davalıya karşı açılan mahkemenin 2014/1328 E. sayılı dava dosyasında davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiş ise de davacı bahsi geçen davanın tarafı değildir. Davalı, davacının akidi konumunda olup taşıyana ödeme yapan davacının aralarındaki hukuki ilişki nedeniyle ödediği tutarı davalıdan talep etmesinde engel bulunmamaktadır. Her ne kadar davalı tarafça el koyma kararı nedeniyle eşyanın teslim alınmasının hukuken mümkün olmadığı ileri sürülmüş ise de gecikmenin davacıya atfedilebilecek bir kusurdan kaynaklanmadığı dikkate alındığında davalının aksi yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir. Davacının demuraj belirleme yetkisi bulunmamakta olup taşıyan tarafından düzenlenen demuraj bedellerine katlanmak zorunda kaldığından kendi katlanmak zorunda kaldığı demuraj bedellerini davalıdan istemekte haklıdır.

Davacının rücuen talep ettiği alacağın mahkemenin 2014/537-299 sayılı ilamı ile belirlenmiş olup, demuraja katlanan davacıya karşı davalının demurajın miktarına ve serbest süreye ilişkin istinaf nedenleri yerinde değildir.

Açıklanan nedenlerle; davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 1.352,07-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 338,01-TL harcın mahsubu ile kalan 1.014,06-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,

HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.12/03/2026

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/358775 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.