Dava şartı yokluğundan reddedilen davada nispi vekalet ücreti
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/173 E. 2023/131 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilen davalarda, davalı yararına hükmedilecek vekalet ücreti, davanın konusu para ile değerlendirilebilir bir uyuşmazlık olsa da, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin ön şart/husumet nedeniyle ret hükmüne (7/2. madde) göre belirlenir; bu hüküm zaten parayla ölçülebilen uyuşmazlıkları da kapsadığından ayrıca nispi ücrete geçilmez. Ayrıca, lehine karar verilmiş tarafın, Tarife'nin açık hükmüne rağmen yalnızca süreci uzatmak amacıyla istinaf yoluna başvurması kötüniyetli başvuru sayılabilir ve buna vekil sebebiyet vermişse HMK 329/2 uyarınca vekil hakkında disiplin para cezasına hükmedilebilir.
Ele alınan sorunlar
Dava şartı yokluğundan reddedilen davada vekalet ücretinin niteliği (maktu mu nispi mi) → ret
İddia: Davalı vekili, davanın konusunun para veya para ile değerlendirilebilen bir uyuşmazlık olduğunu, bu nedenle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin üçüncü kısmına göre nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesince maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. maddesi, davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarife'nin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunacağını düzenlemektedir. İlk derece mahkemesi bu hükme uygun şekilde karar vermiştir. Davalı vekilinin davanın konusunun para veya para ile değerlendirilebilen bir uyuşmazlık olduğu yönündeki iddiası, Tarife'nin anılan 7/2. maddesinin zaten para ile değerlendirilebilen uyuşmazlıklar için öngörülmüş olması karşısında kabul görmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kötüniyetli istinaf başvurusu nedeniyle disiplin para cezası → kabul
Gerekçe: HMK m.329/2'ye göre, kötü niyet sahibi davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf disiplin para cezası ile mahkûm edilebilir; bu hâllere vekil sebebiyet vermiş ise ceza vekil hakkında uygulanır. Davalı, dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesine ve Tarife'nin açık hükmüne rağmen kendisi lehine verilen karara karşı, davanın sürecini uzatacak şekilde istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalının istinaf başvuru hakkını kötüye kullandığı ve buna vekilin sebebiyet verdiği gözetilerek davalı vekili aleyhine disiplin para cezasına hükmedilmesi gerekmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilen davalarda vekalet ücretinin AAÜT m.7/2 kapsamında belirleneceğine ve lehine karar verilen tarafın açık tarife hükmüne rağmen istinafa başvurmasının kötü niyetli sayılarak vekil aleyhine disiplin para cezasına hükmedilebileceğine ilişkin tespitleri içermesi nedeniyle bölgesel olarak ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulması
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dava şartı↗ arabuluculuk↗ Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi↗ maktu vekalet ücreti↗ nispi vekalet ücreti↗ disiplin para cezası↗ kötü niyetli istinaf başvurusu↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/173
KARAR NO 2023/131
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 07/12/2022
NUMARASI 2022/986 Esas - 2022/1017 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 27/01/2023
Davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; dava dilekçesine ekli olarak sunulan mutabakat metnine göre müvekkili şirketin davalıdan alacağının kesin olduğunu, alacak tutarının, düzenlenen faturalar ve hesap ekstresinde de net olarak görüldüğünü, davalı şirkete müvekkili şirket tarafından gönderilen 24.09.2021 tarihli ihtarname ile mutabık kalınan borcunu ödemesinin ihtar edilmesine karşın borcunu ödemediğini,borcunu ödememekte ısrar eden davalıya karşı, mutabık kalınan, kabul ettikleri alacak tutarı üzerinden İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını ve fakat davalının ödeme emrine itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının icra müdürlüğüne yaptığı itirazın, borç ve miktarı konusunda mutabık kalınması karşısında itirazın iptaline,takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; görülmekte olan dava nın zorunlu arabulucuğa tabi olduğunu,dava dilekcesi ekinde arabuluculuk tutanağının dosyaya sunulmadığını, davacıya arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulması için bir haftalık kesin süre verilmesine rağmen verilen süre içerisinde davacı tarafından arabuluculuk tutanağının dosyaya sunulmadığını, bu sebeple davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini,davacı tarafın basiretli bir tacir gibi hareket etmeyerek, sözleşme hükümlerine aykırı, haksız ve hukuka aykırı olarak ilgili miktar alımı ve süre tamamlanmadan sözleşmeyi feshettiğini, ürün gönderimini durdurduğunu, taraflar arasındaki yazılı münhasır delil sözleşmesi uyarınca müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarının kesin delil kabul edildiğini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davacı tarafça, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşıldığından, davanın TTK 5/A ve HUAK'nun 18 ve devamı maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine,davalı taraf yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'nin 7/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 9.200-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; davanın Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirtildiği şekilde "konusu para veya para ile değerlendirilebilen uyuşmazlıklardan" olduğunu, tarifenin üçüncü kısmına göre nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu yalnızca bu husus yönünden istinaf kanun yoluna başvurma ve istinafa konu kararın 5 nolu hükmünün düzeltilerek onanmasına ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevabında ;davalı vekili ayrıca istinaf yoluna başvurmak suretiyle doğru olmadığını iddia ettiği vekalet ücretine ilişkin istinaf süresini takip eden gün ilamlı takibe başlamak suretiyle itiraz ettiğini iddia ettiği vekalet ücretinin takibini yaptığını ve müvekkili tarafından takip tutarı ödenerek dosyanın kapatıldığını,kötüniyetli istinafın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Davacı vekilinin istinaf sebebi ,arabulucuuluk dava şartı yokluğundan red edilen davada davalı lehine nispi vekalet ücreti takdir edilmemesine ilişkindir. Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesinin Görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret :başlıklı 7 (2)maddesi - Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur.
İlk derece mahkemesince Tarife'ye uygun şekilde ; ikinci kısmın ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmedilmiştir.olunmuştur.Davalı vekili davanın konusunun para veya para ile değerlendirilen bir uyuşmazlık olduğunu ileri sürmekte ise de Tarife'nin anılan hükmü ,zaten para ile değerlendirilebilen uyuşmazlıklar için öngörülmüştür. 6100 Sayılı HMK m.329/2 ''Kötü niyet sahibi davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, bundan başka beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezası ile mahkûm edilebilir. Bu hâllere vekil sebebiyet vermiş ise disiplin para cezası vekil hakkında uygulanır.'' hükmünü haizdir. Davalı vekili dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesine ve tarifenin açık hükmüne rağmen dava sürecini uzatacak şekilde lehine karar verilmesine rağmen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davalının istinaf başvuru hakkını kötüye kullandığı, duruma da vekilin sebebiyet verdiği gözetilerek davalı vekili aleyhine disiplin para cezasına hükmedilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davalı vekili Av. Süleyman Esen hakkında HMK 329/2 gereği 3.000-TL disiplin para cezası verilmesine, öPeşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 96-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.
27/01/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/358752 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi