6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Bonoya dayalı davada görev; mutlak ticari dava niteliği

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2017/806 E. 2017/618 K. ·

Tespitkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalGörev ve yetkiusul emsali

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Bono

Gerekçe özeti

Kambiyo senedine (bono) dayalı davalar, TTK 4/a maddesi uyarınca tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın mutlak ticari dava niteliğindedir; kambiyo senedi temel ilişkiden bağımsız olduğundan, temel ilişkinin niteliği (örneğin taşınmaz satımı) görevli mahkemenin tayininde incelenemez ve tarafların tacir olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilemez.

Ele alınan sorunlar

Bonoya dayalı borçlu olmadığının tespiti davasında görevli mahkeme → kabul

İddia: Davalı vekili, uyuşmazlığın bononun icra takibine konması ve ödenip ödenmediği hususundan çıktığını, davanın bonodan kaynaklanması sebebiyle mutlak ticari davalardan olduğunu belirterek görevsizlik kararının kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: İcra takibine konu senet kambiyo vasfını haiz bono niteliğindedir ve kıymetli evraka ilişkin hükümler TTK 670 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. TTK'nun 4/a maddesi uyarınca bu kanunda düzenlenen hususlara ilişkin davalar, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava sayılır. Mutlak ticari dava niteliğindeki eldeki davada, davanın taraflarının tacir olmadığı gerekçesi kanunun açık hükmüne aykırıdır. Kambiyo senetleri temel ilişkiden bağımsız olduğundan, temel ilişkinin niteliği görev hususunun belirlenmesinde incelenemez. TTK'nun 5/3 maddesinde Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlendiğinden, mahkemenin davaya bakmakla görevli olduğu halde görevsizlik kararı verilmesi yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Bonoya dayalı borçlu olmadığının tespiti davalarında, tarafların tacir olup olmadığına ve temel ilişkinin niteliğine bakılmaksızın davanın mutlak ticari dava sayılacağı ve görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu yönünde emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Bonoya (kambiyo senedine) dayalı davalarda, TTK 4/a maddesi uyarınca taraflar tacir olmasa da davanın mutlak ticari dava sayılması nedeniyle görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir; temel ilişkinin niteliği bu belirlemede gözetilmez.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mutlak ticari dava bono kambiyo senedi temel ilişkiden bağımsızlık görev asliye ticaret mahkemesi asliye hukuk mahkemesi

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu 6706102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu 4/a6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu 5/3 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353 (1)-a-3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

(6102 S. K. m. 670) (6100 S. K. m. 353)

Taraflar arasında görülen dava neticesinde görevsizliğe dair hükmün davalı vekilince istinafı üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili ilk derece mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde; davalı tarafından davacı E. T. aleyhine kambiyo takibi başlatıldığı, takibin kesinleştiği, sonrasında davacı Ek. D.'ın da icra dosyasına kefil olduğu, takip kapsamında elden ve banka yoluyla 79.000- TL ödendiği, davacılar tarafından takibin kaldırılması istendiğinde borcun bitmediği, 30-35 bin TL daha borçlu oldukları belirtildiği, İcra Müdürlüğüne giderek kapak hesabı çıkardıkları dosya borcunun 73.336- TL olduğunu gördükleri, borcu fazlasıyla ödediklerinden bahisle borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının tarla niteliğindeki bir taşınmazın alımına aracılık etmesi için emlak komisyonculuk işi ile uğraşan davacılardan E. ile anlaştığı, çok hisseli bu taşınmazın alımı konusunda hissedarlara ödenmek üzere davalı tarafından 85.950 TL'nin davacı E.'e ödendiği, davacı E.'in bu bedeli hissedarlara ödemediği, bu sebeple hissedarlardan vekaletname alınamadığı, ayrıca bu yerle ilgili ortaklığın giderilmesi davası açıldığı, bunun üzerine ödenen bedeli geri istediklerinde davacı E.'in parayı davacı E.'e verdiğini onun ödeyeceğini beyan ettiği, ancak ödenmediği, davacı E. aleyhine başlatılan takibe davacı E.'in kefil olduğundan bahisle davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesi davanın mutlak ticari davalardan olmadığı her iki tarafın tacir olmadığı, taraflar arasındaki temel ilişkinin tarla vasfındaki taşınmazın alımına dair olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmek suretiyle dosyanın İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

Davalı vekili Uyuşmazlığın bononun icra takibine konması ödenip ödenmediği hususundan çıktığını, davanın bonodan kaynaklanması sebebiyle mutlak ticari davalardan olduğunu, belirterek görevsizlik kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesi davanın mutlak ticari davalardan olmadığı her iki tarafın tacir olmadığı, taraflar arasındaki temel ilişkinin tarla vasfındaki taşınmazın satımına ilişkin olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş dosyanın görevli bulunan Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

İcra Takibine konu senede dayanılarak davacılar aleyhinde kambiyo senetlerine dayalı takip başlatıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davaya konu senet kambiyo vasfını haiz bono niteliğinde olduğu ve kıymetli evraka dair hükümler 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda 670. vd. maddelerinde yer aldığı, anılan Kanun'un 4/a. maddesi hükmü uyarınca bu kanunda düzenlenen hususlara dair davaların tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olduğu düzenlenmiştir. Mutlak ticari dava niteliğindeki eldeki davada davanın taraflarının tacir bulunmadığı gerekçesi kanunun açık hükmüne aykırı olup, kambiyo senetlerinin temel ilişkiden bağımsız olduğu gözetildiğinde temel ilişkinin niteliğinin de görev hususunun belirlenmesinde incelenemeyeceği açıktır.

TTK'nun 5/3 maddesinde Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlendiğinden mahkemenin davaya bakmakla görevli olduğu halde görevsizlik kararı verilmesi yerinde görülmemiş; dava yeniden görülmek üzere hükmün kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/05/2017 tarihli 2015/1208 Esas 2017/547 Karar sayılı kararının HMK'nun 353 (1)-a-3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA;

"Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine,"

İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 31,40 TL istinaf karar harcının istenmesi halinde kendisine iadesine,

Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353 gereği kesin olmak üzere, 21.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/358626 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.