Taşeron sözleşmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/46 E. 2017/1091 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşeron sözleşmesi↗ finansal kiralama sözleşmesi↗ finansal kiralama↗ halefiyet↗ rücu hakkı↗ haksız eylem↗ kira sözleşmesi↗ sözleşmeye aykırılık↗ şirket zararı↗ rücuen tazminat↗ rücu↗ tbk 99↗ taraf ehliyeti↗ taşıyan↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ hasar↗ eksik inceleme↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; mülkiyeti ait komatsu paletli ekskavatörün finansal kiralama sözleşmesi ile 4 yıl süre ile ye kiralandığı,tarafından 01.01.2013 tarihli iş makinesi kira sözleşmesi ile 31.03.2013 tarihine kadar kiralanmış iken 18.01.2013 tarihinde hasarlanması netices sigorta poliçesi gereğince hasar tazminatı ödendiği, davacı şirketin gerek sigorta poliçesi kapsamında gerekse alt kiracıların kira sözleşmelerinde iş kazasından doğacak sorumlulukları belirlenmediğinden mevcut sigorta poliçesi nedeni ile ehliyetli bir operatör tarafından kullanılan makinede meydana gelen hasarın bedelinin karşılama yükümlülüğü olduğu, ancak iş kazasından dolayı sorumluluk durumunun gerek sigorta poliçesinde gerekse her iki kira sözleşmesinde düzenlenmemiş olması nedeni ile ekskavatörün ilk kiracısı dava dışı şirketin alt kiracısı olan ve işçisi olan davalılara rücu hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
./..
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava 6572 sayılı TTK'nın 1301 maddesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Sigorta şirketi, poliçe ile teminat altına aldığı iş makinasının davalı şirketin kiracılığı süresinde diğer davalı operatörün kullandığı sırada hasarlandığını sigortalıya zararının ödendiğini, zarardan davalı şirketin hem kusura hem de kiracı sıfatıyla diğer davalının ise kusura dayalı olarak sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürerek talepte bulunmuştur.
Mahkemece; davalı müteahhit (kiracının) şirketin işyerinde yeterli emniyet tedbiri almamasının sorumluluğunu gerektirdiği ancak, sigorta poliçesinde bu durumun teminat dışı tutulmadığı, kira sözleşmesinde de müteahhidin sorumluluğuna ilişkin düzenleme bulunmadığı, davalı makina operatörünün ise yeterli ehliyetnameye sahip olduğu gerekçesiyle her iki davalı hakkında dava reddedilmiştir.
Sigorta poliçesinde teminat dışı tutulan haller sigortacı ile sigortalı arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirir.
Sigortalının zararını poliçe kapsamında ödeyip ona halef olan sigorta şirketi zarar sorumlularına karşı akdi ya da kanundan doğan talep haklarını, halefiyet kuralı gereğince ileri sürebilir. Nitekim somut olayda davalı müteahhide karşı hem haksız eylem, hem de kira sözleşmesine, davalı operatöre karşı ise haksız eyleme dayalı olarak rücu talebinde bulunulmuştur. Gerek kira sözleşmesinde gerekse taşeronluk sözleşmesinde davalı şirketin iş makinası zararından sorumlu olmayacağına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. TBK'nın 334. maddesi gereğince kiracı sözleşme süresi sonunda kiralananı ne durumda aldı ise o durumda geri vermekle yükümlüdür.
O halde mahkemece davacının rucü talebinin kira sözleşmesine aykırılık ve haksız eylem sorumluluğu kapsamında değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken, kendi içinde çelişki taşıyan bilirkişi raporuna itibar edilerek eksik incelemeye dayanılarak karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1802 E. 2012/7448 K.
Ortak:taraf ehliyeti · sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; mülkiyeti ait komatsu paletli ekskavatörün «finansal kiralama sözleşmesi» ile 4 yıl süre ile ye kiralandığı,tarafından 01.01.2013 tarihli iş makinesi «kira sözleşmesi» ile 31.03.2013 tarihine kadar kiralanmış iken 18.01.2013 tarihinde hasarlanması netices «sigorta poliçesi» gereğince «hasar» tazminatı ödendiği, davacı şirketin gerek sigorta poliçesi kapsamında gerekse alt kiracıların kira sözleşmelerinde iş kazasından doğacak sorumlulukları belirlenmediğinden mevcut sigorta poliçesi nedeni ile «ehliyetli» bir operatör tarafından kullanılan makinede meydana gelen hasarın bedelinin karşılama yükümlülüğü olduğu, ancak iş kazasından dolayı sorumluluk durumunun gerek sigorta poliçesinde gerekse her iki kira sözleşmesinde düzenlenmemiş olması nedeni ile ekskavatörün ilk kiracısı dava dışı şirketin alt kiracısı olan ve işçisi olan davalılara «rücu hakkı» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. ./..
Mahkemece; davalı müteahhit (kiracının) şirketin işyerinde yeterli emniyet tedbiri almamasının sorumluluğunu gerektirdiği ancak, «sigorta poliçesinde» bu durumun «teminat» dışı tutulmadığı, «kira sözleşmesinde» de müteahhidin sorumluluğuna ilişkin düzenleme bulunmadığı, davalı makina operatörünün ise yeterli «ehliyetnameye» sahip olduğu gerekçesiyle her iki davalı hakkında dava reddedilmiştir.
Sigorta şirketi, poliçe ile «teminat» altına aldığı iş makinasının davalı şirketin kiracılığı süresinde diğer davalı operatörün kullandığı sırada hasarlandığını sigortalıya zararının ödendiğini, zarardan davalı şirketin hem «kusura» hem de kiracı sıfatıyla diğer davalının ise kusura dayalı olarak sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürerek talepte bulunmuştur.
Benzer bu kararda… ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacıya ait iş makinasının davalı şirkete “Makine Kırılması Sigorta Poliçesi” ile sigortalı olduğu ve «teminat» süresi içerisinde gerçekleşen «riziko» sonucu «hasara» uğradığı yanlar arasında çekişmesiz olup, uyuşmazlık esas itibariyle rizikonun teminat harici olup olmadığı, iş makinasını riziko dahilinde yeterli «ehliyete» sahip sürücünün kullanıp kullanmadığı noktasında toplanmaktadır.
… nimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu ekskavatör makinesinin iş yerinde çalışır durumda iken hasarlandığı, dosyada bulunan eksper raporuna göre ekskavatörün «hasar» nedeninin çatlama ve kasılma nedenli kırılma olarak tespit edildiği, sigortalı iş makinesini kullanan operatörün «ehliyetinin» B ve G sınıfı olduğu ve loader iş makinesini kullanabileceği, ekskavatör operatör belgesinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Olay tarihinde, iş makinasını kullanan kişinin G sınıfı «ehliyete» haiz olduğu anlaşılmakta olup, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre çıkarılmış Yönetmelik'te iş makinalarını G sınıfı ehliyete sahip kişilerin kullanabileceği hususu düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:riziko
Benzer bu kararda… ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacıya ait iş makinasının davalı şirkete “Makine Kırılması Sigorta Poliçesi” ile sigortalı olduğu ve «teminat» süresi içerisinde gerçekleşen «riziko» sonucu «hasara» uğradığı yanlar arasında çekişmesiz olup, uyuşmazlık esas itibariyle rizikonun teminat harici olup olmadığı, iş makinasını riziko dahilinde yeterli «ehliyete» sahip sürücünün kullanıp kullanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Bu durumda mahkemece, «riziko» anında iş makinasını poliçede öngörüldüğü gibi yeterli «ehliyeti» haiz kişinin kullandığı kabul edilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna göre, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/46 E. , 2017/1091 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 16/12/2014 tarih ve 2013/200-2014/504 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirkete ile sigortalı buluna ait olan ve tarafından finansal kiralama yolu ile kullanılan paletli ekskavatör iş makinesinin, davalı tarafından çalıştırılmak üzere kiralandığını, diğer davalı ...'in sevk ve idaresindeki ekskavatörün iş sahasında kayma sonucu hasara uğradığını, bunun üzerine müvekkili şirketin sigortalısı sigorta tazminatı ödediğini, oluşan hasardan davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek 69.437,00 TL sigorta rücu tazminatının ödeme tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar; oluşan zarardan sorumlu olmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; mülkiyeti ait komatsu paletli ekskavatörün finansal kiralama sözleşmesi ile 4 yıl süre ile ye kiralandığı,tarafından 01.01.2013 tarihli iş makinesi kira sözleşmesi ile 31.03.2013 tarihine kadar kiralanmış iken 18.01.2013 tarihinde hasarlanması netices sigorta poliçesi gereğince hasar tazminatı ödendiği, davacı şirketin gerek sigorta poliçesi kapsamında gerekse alt kiracıların kira sözleşmelerinde iş kazasından doğacak sorumlulukları belirlenmediğinden mevcut sigorta poliçesi nedeni ile ehliyetli bir operatör tarafından kullanılan makinede meydana gelen hasarın bedelinin karşılama yükümlülüğü olduğu, ancak iş kazasından dolayı sorumluluk durumunun gerek sigorta poliçesinde gerekse her iki kira sözleşmesinde düzenlenmemiş olması nedeni ile ekskavatörün ilk kiracısı dava dışı şirketin alt kiracısı olan ve işçisi olan davalılara rücu hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
./..
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava 6572 sayılı TTK'nın 1301 maddesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Sigorta şirketi, poliçe ile teminat altına aldığı iş makinasının davalı şirketin kiracılığı süresinde diğer davalı operatörün kullandığı sırada hasarlandığını sigortalıya zararının ödendiğini, zarardan davalı şirketin hem kusura hem de kiracı sıfatıyla diğer davalının ise kusura dayalı olarak sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürerek talepte bulunmuştur.
Mahkemece; davalı müteahhit (kiracının) şirketin işyerinde yeterli emniyet tedbiri almamasının sorumluluğunu gerektirdiği ancak, sigorta poliçesinde bu durumun teminat dışı tutulmadığı, kira sözleşmesinde de müteahhidin sorumluluğuna ilişkin düzenleme bulunmadığı, davalı makina operatörünün ise yeterli ehliyetnameye sahip olduğu gerekçesiyle her iki davalı hakkında dava reddedilmiştir.
Sigorta poliçesinde teminat dışı tutulan haller sigortacı ile sigortalı arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirir.
Sigortalının zararını poliçe kapsamında ödeyip ona halef olan sigorta şirketi zarar sorumlularına karşı akdi ya da kanundan doğan talep haklarını, halefiyet kuralı gereğince ileri sürebilir. Nitekim somut olayda davalı müteahhide karşı hem haksız eylem, hem de kira sözleşmesine, davalı operatöre karşı ise haksız eyleme dayalı olarak rücu talebinde bulunulmuştur. Gerek kira sözleşmesinde gerekse taşeronluk sözleşmesinde davalı şirketin iş makinası zararından sorumlu olmayacağına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. TBK'nın 334. maddesi gereğince kiracı sözleşme süresi sonunda kiralananı ne durumda aldı ise o durumda geri vermekle yükümlüdür.
O halde mahkemece davacının rucü talebinin kira sözleşmesine aykırılık ve haksız eylem sorumluluğu kapsamında değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken, kendi içinde çelişki taşıyan bilirkişi raporuna itibar edilerek eksik incelemeye dayanılarak karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/358459900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz