İpoteğin Fekki
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/12418 E. 2014/18277 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargılama gideri↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın asıl davanın kısmen kabulü, birleşen davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 06.12.2012 tarih, 2010/16101 E. 2012/20100 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, asıl davada dava dilekçesinde ... aleyhine dava açılmadığı, ...'ın da davaya usulüne uygun katılmadığı anlaşıldığından bu davalının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle asıl dava yönünden ...'ın yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına, asıl ve birleşen dava dosyalarında sair hususlarda daha önce verilen karar kesinleşmiş olmakla yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı/birleşen dosya davacısı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı-birleşen dosya davacısı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4509 E. 2013/12424 K.
Ortak:İpoteğin Fekki
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:çek tazminatı · depo kararı · ipotek · çek · yasal faiz
Benzer bu karardaYapı A.Ş.’den tahsili ile davacıya verilmesine, «ipoteklerin» kaldırılmasına, davacı tarafından mahkeme veznesine «depo» edilen 435 TL «çek tazminatının» davalı bankaya ödenmesine dair verilen kararın davacı vekili, davalılar ... vekili ve ... vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2010/16101 E., 2012/20100 K. sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçe ile bozulmuştur.
Mahkemece asıl dava yönünden 27.950 TL’nın 31.05.2007 ödeme tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3224 E. 2011/15116 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirketin feshi · şirketin feshi · tasfiye memuru atanması · yargılama giderleri · tasfiye memuru · fesih · limited şirket · ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece, davalının davayı kabulü nedeniyle şirketin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Dava, «limited şirketin feshi» istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen yasal olmayan gerekçe ile davacının «yargılama giderleriyle» vekalet ücretinden sorumlu tutulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/12418 E. , 2014/18277 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada.... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29/11/2013 tarih ve 2013/331-2013/413 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-birleşen dosya davacısı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dr. ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ...'un davalı şirketin kurucu ortaklarından olduğunu, ancak daha sonra şirketin devri ile payını da devredip ilişkisini kestiğini, şirketin devrinden önce davalı bankaya teminat ipoteği olarak ... ili pafta 13, parsel 64’de kayıtlı büro niteliğindeki 47, 48 ve 50 nolu üç adet bağımsız bölümün üzerinde 14.06.2001 tarihinde 1. derecede 12.000.000.000 TL, 04.06.2002 tarihinde 2. derecede 23.000.000.000 TL değerinde ipotek tesis ettirdiğini, ancak teminata tekabül edecek bir borcu olmadan 29.05.2006 tarihinde şirketi aktifi ve pasifi ile devreden müvekkilinin taşınmazındaki ipoteği fekkedeceğini kabul eden davalı bankanın daha sonra şirketin ortaklarının borcundan dolayı müvekkili aleyhine icra takibi yaparak tüm mal varlığına haciz koydurttuğu için müvekkilini mağdur ettiğini, müvekkilinin kendi borcu olmayan ve şirketin ortaklarının borcu olan söz konusu paradan davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek haksız olarak ödenen 27.950 TL paranın 31.05.2007 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsiline, müvekkilinin taşınmazındaki ipoteğin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili, davacının müvekkili banka ile... Yapı A.Ş. arasında akdedilen kredi sözleşmelerine müşterek ve müteselsil borçlu olarak imza attığını, yine davacıya ait 3 adet büro üzerine ipotek tesis edildiğini, kredinin vadesinde ödenmemesi üzerine takip yapıldığını, kredi sözleşmesine dayalı cari hesap ilişkisinin şirket ile halen devam ettiğini, ipoteğin bu nedenle fek edilemeyeceğini, yapılan ödemenin ipotek miktarından az olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalılar davaya yanıt vermemiştir.
İşbu dava dosyası ile birleşen 2008/334-351 karar sayılı dosyada davacı ... vekili,.., ... ... ve ... aleyhine açtığı davada, asıl davadaki taleplerini tekrarlayarak müvekkilinden haksız tahsil edilen 27.950 TL’nın faizi ile davalılardan tahsilini, davalıların şirket lehine verdikleri ipoteklerin fek edilmesinin önlenmesi için tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın asıl davanın kısmen kabulü, birleşen davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 06.12.2012 tarih, 2010/16101 E. 2012/20100 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, asıl davada dava dilekçesinde ... aleyhine dava açılmadığı, ...'ın da davaya usulüne uygun katılmadığı anlaşıldığından bu davalının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle asıl dava yönünden ...'ın yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına, asıl ve birleşen dava dosyalarında sair hususlarda daha önce verilen karar kesinleşmiş olmakla yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı/birleşen dosya davacısı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı-birleşen dosya davacısı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı-birleşen dosya davacısı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 25,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/357995300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz