Tbk 420
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/4204 E. 2017/1782 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 420↗ üretim sırları↗ çalışma hürriyeti↗ müşteri çevresi↗ illiyet bağı↗ hizmet sözleşmesi↗ tbk 99↗ geçersizlik↗ dahili dava↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacıya ait iş yerinden 06/02/2014 tarihinde ayrıldığı, 18/02/2014 tarihinde ... Patent Ltd. Şti'nde işe başladığı, taraflar arasındaki 25/08/2008 tarihli sözleşmenin 17/N maddesi gereğince iş akdinin sona ermesinden itibaren 2 yıl boyunca ... ve ... ili içinde davacıyla rekabet teşkil edecek faaliyetlerden uzak duracağı, davacının faaliyette bulunduğu iş kolunda iş yeri açamayacağı, rakip şirketlere ortak-yönetici olamayacağı, aksi halde son aylık net ücretin 1 yıllık tutarında tazminat ödemesinin kararlaştırıldığı, davacıya ait iş yerinde 6 yıl boyunca çalışması nedeni ile edindiği mesleki bilgilerin ve tecrübelerin sır kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu durumun hayatın normal akışı içinde gerçekleştiği, davalının davacıyla aynı alanda faaliyet gösteren ... Patent Ltd. Şti'de çalışmaya başlamasının çalışma hürriyetinin bir gereği olduğu, bu şirketin davalıya daha fazla avantajlar sağlaması nedeni ile çalışmasının mahkemece kabul edilebileceği, davacı şirketin müşterileri olan ... VE ... firmalarının davacıyla çalışmayı bırakıp ... Patent Ltd Şti. ile çalışmasının davalının ayrılmasıyla illiyet bağının olmadığı, davacının kendi çabalarıyla marka vekili sınavını kazanıp marka vekili olduğu, bunda davacının bir dahili olmadığı, iş verenin hizmetinde çalışan bir işçinin çalışma süresince doğal olarak edinmiş olduğu bilgi birikimini ve teknik gelişmesini yeni çalıştığı şirkette veya kendi adına kuracağı bir işletmede kullanması bu bilgi ve tecrübelerden faydalanmasının kişisel gelişim kapsamında değerlendirildiği, dava tarihinde yürürlükte olan TBK'nın 420. maddesine göre hizmet sözleşmesinde sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulunun geçersiz olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, hizmet sözleşmesinde sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulunun geçersiz olacağına ilişkin mahkeme gerekçesi yerinde bulunmamakla birlikte davacıya ait müşteri çevresi, üretim sırları ve davacının yaptığı işlere ilişkin bilgilerin davalı tarafından yeni girdiği işte kullanıldığı ve davacının önemli bir zararına sebebiyet verdiğinin ispat edilememiş bulunmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali iddiasına dayalı cezai şart
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1461 E. 2019/8220 K.
Ortak:üretim sırları · çalışma hürriyeti · müşteri çevresi
İncelediğiniz karardaDava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, «hizmet sözleşmesinde» sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulunun «geçersiz» olacağına ilişkin mahkeme gerekçesi yerinde bulunmamakla birlikte davacıya ait «müşteri çevresi», «üretim sırları» ve davacının yaptığı işlere ilişkin bilgilerin davalı tarafından yeni girdiği işte kullanıldığı ve davacının önemli bir zararına sebebiyet verdiğinin ispat edileme …
Şti'de çalışmaya başlamasının «çalışma hürriyetinin» bir gereği olduğu, bu şirketin davalıya daha fazla avantajlar sağlaması nedeni ile çalışmasının mahkemece kabul edilebileceği, davacı şirketin müşterileri olan ...
Benzer bu karardaŞti'de çalışmaya başlamasının «çalışma hürriyetinin» bir gereği olduğu, bu şirketin davalıya daha fazla avantajlar sağlaması nedeni ile çalışmasının kabul edilebileceği, davacı tarafça, müşterileri olan firmaların kendileriyle çalışmayı bırakıp davadışı Tosaf Plastik Ltd Şti. ile çalıştığına dair somut olgu ileri sürülmediği, bölge satış elemanı olarak çalışan davalı işçinin işletmede çalıştığı durumitibariyle üretim bilgilerine ulaşmak ve bu bilgileri kullanmak suretiyle işletmenin önemli bir zarara uğramasına sebebiyet verme ihtimalinin bulunmadığı, davacıya ait «müşteri çevresi», «üretim sırları» ve davacının yaptığı işlere ilişkin bilgilerin davalı tarafından yeni girdiği işte kullanıldığı ve davacının uğradığını iddia ettiği «zararı ispat» edemediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rekabet yasağı sözleşmesi · zararın ispatı · sözleşmenin ihlali · rekabet yasağı · kısıtlılık · cezai şart · oy yasağı · taahhütname
Benzer bu kararda1.) Dava, «rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Mahkemece, sözleşmeye aykırı davranılması halinde personelin aylık ücretinin brüt 20 katı tutarında «cezai şart» ödemeyi taraflar peşinen kabul etmiş olduğu, davalının çalışmış olduğu her iki iş yerinin faaliyet konusunun da konsantre boya imalatı olduğu, dolayısıyla taraflar arasındaki sözleşmenin 3. maddesinde belirtilen «rekabet yasağına» aykırı hareket sonucu «taahhüt» edilen cezai şarta davacının hak kazanmış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir.
2-) Ayrıca, taraflar arasındaki «rekabet yasağı sözleşmesinde» iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 11.07.2014 tarihi itibariyle uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nin 445. maddesi tatbik edilecektir.
Somut olayda, taraflar arasındaki iş sözleşmesinde 5 yıllık «rekabet yasağı» süresi İstanbul ili için geçerli olmak üzere öngörülmüş, işin türü bakımından ise «kısıtlama» yapılmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1479 E. 2022/3736 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız rekabet
Benzer bu kararda… lınarak sayının davacı şirketin ekonomik olarak ağır duruma düşmesine sebebiyet vermeyeceği, davacıyı yıpratmak amacını taşımadığı, aksi yönde delillin bulunmadığı, «haksız rekabetten» söz edilemeyeceği, davacının çalışmakta olduğu bazı müşterilerin davalı şirket kurulduktan sonra davalı ile çalışmaya başlamış olmasının davalı şirketin faaliyetini geliştirmesinin ve dolayısıyla piyasanın gelişmesinin bir gereği olduğu, davalı şirketin söz konusu müşterileri kazanmak için «haksız eylemde» bulunduğuna, davacıyı doğrudan doğruya zarara uğratmak amacıyla hareket ettiğine dair delil sunulmadığı, davalı şirket ile çalışmaya başlayan davacının önceki müşterilerinin sayısının az oluşu dikkate alınarak davalı şirketin TTK'nın 54/2 maddesinde belirtilen «dürüstlük kuralına aykırılık» teşkil edecek herhangi bir fiilinin ve dolayısıyla haksız rekabetin mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ğunda yapacakları pazarlıkta davacının fiyatını da kullanmalarının doğal olduğu, davacı ile davalı gerçek kişiler arasında düzenlenen iş sözleşmelerinde geçerli bir «rekabet yasağı» hükmü bulunmadığı, davacı şirketin personel sayısı ve iş hacmi gözetildiğinde bu çalışanların davacı açısından vazgeçilemez personel niteliğinde ve sayısında olmadıkları, esasen bu konuda bilirkişi raporları arasında bir çelişki mevcut olmadığı, bilirkişi raporunun «takdiri delil» olduğu, davalıların «haksız rekabet» teşkil eden eylemlerinin kanıtlanamadığı, davanın reddine ilişkin hükümde isabetsizlik bulunmadığı, ancak hükmün «vekalet ücretine» ilişkin kısmının düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, davalılar yararına «nispi vekalet ücretine» karar hükmedilmiştir.
2- Dava «haksız rekabetin» tespiti ve buna bağlı fer’i istemlere ilişkin olup; ilk derece mahkemesince dava reddedilmiş, karar davacı vekilince esasa, davalılar vekilince «vekalet ücretine» ilişkin nedenlerle istinaf edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/4204 E. , 2017/1782 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/10/2015 tarih ve 2014/1319-2015/677 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 29.11.2016 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkilinin ... ofisinde25.08.2008 tarihinde marka patent danışmanı olarak işe başladığını, 5,5 yıl boyunca tüm masrafları müvekkilince karşılanmak suretiyle pek çok eğitime tabi tutulup, ... dışına konferans ve seminerlere gönderildiğini, müvekkilin verdiği eğitimlerle uluslararası marka patent danışmanlığı unvanına terfi ettiğini, davalının 06.02.2014 tarihinde işyerinden ayrıldığını, 5 gün sonra 11.02.2014 tarihinde müvekkilin rakibi olan ve aynı sektörde faaliyet gösteren ... merkezli dava dışı “... Danışmanlık Hiz. Ltd.Şti”nde yönetici pozisyonunda işe başladığını, davalının eyleminin sözleşmenin 17/n bendinde düzenlenen rekabet yasağı hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, 818 sayılı BK'nın 348-251, 6098 sayılı TBK'nın 444-446 maddelerine göre rekabet yasağı kuralının geçerli olduğunu, müvekkil şirkette çalışırken davalının doğrudan görüşmeler yaptığı ve müşteri portföyünde bulunan ...
Tüketim Ür. AŞ ve ... Hazır Giyim firmasının davalı çalışmaya başladığı ... Danışmanlık Hiz. Ltd. Şti. ile iş yapmaya başladığını, davalının eylemlerinin rekabet yasağı kurallarının ihlai niteliğinde olduğunu ileri sürerek, 6098 sayılı TBK'nın 444-446 maddeleri ve sözleşmenin 17/n maddesi uyarınca davalının son aylık net ücretinin 1 yıllık tutarı olan 26.757,00 TL tazminat ile müvekkilinin bu mikatı aşan zararına mahsuben şimdilik 25.000 TL zarar tazminatının 21.03.2014 tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacıya ait iş yerinden 06/02/2014 tarihinde ayrıldığı, 18/02/2014 tarihinde ... Patent Ltd. Şti'nde işe başladığı, taraflar arasındaki 25/08/2008 tarihli sözleşmenin 17/N maddesi gereğince iş akdinin sona ermesinden itibaren 2 yıl boyunca ... ve ... ili içinde davacıyla rekabet teşkil edecek faaliyetlerden uzak duracağı, davacının faaliyette bulunduğu iş kolunda iş yeri açamayacağı, rakip şirketlere ortak-yönetici olamayacağı, aksi halde son aylık net ücretin 1 yıllık tutarında tazminat ödemesinin kararlaştırıldığı, davacıya ait iş yerinde 6 yıl boyunca çalışması nedeni ile edindiği mesleki bilgilerin ve tecrübelerin sır kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu durumun hayatın normal akışı içinde gerçekleştiği, davalının davacıyla aynı alanda faaliyet gösteren ...
Patent Ltd. Şti'de çalışmaya başlamasının çalışma hürriyetinin bir gereği olduğu, bu şirketin davalıya daha fazla avantajlar sağlaması nedeni ile çalışmasının mahkemece kabul edilebileceği, davacı şirketin müşterileri olan ... VE ... firmalarının davacıyla çalışmayı bırakıp ... Patent Ltd Şti. ile çalışmasının davalının ayrılmasıyla illiyet bağının olmadığı, davacının kendi çabalarıyla marka vekili sınavını kazanıp marka vekili olduğu, bunda davacının bir dahili olmadığı, iş verenin hizmetinde çalışan bir işçinin çalışma süresince doğal olarak edinmiş olduğu bilgi birikimini ve teknik gelişmesini yeni çalıştığı şirkette veya kendi adına kuracağı bir işletmede kullanması bu bilgi ve tecrübelerden faydalanmasının kişisel gelişim kapsamında değerlendirildiği, dava tarihinde yürürlükte olan TBK'nın 420.
maddesine göre hizmet sözleşmesinde sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulunun geçersiz olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, hizmet sözleşmesinde sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulunun geçersiz olacağına ilişkin mahkeme gerekçesi yerinde bulunmamakla birlikte davacıya ait müşteri çevresi, üretim sırları ve davacının yaptığı işlere ilişkin bilgilerin davalı tarafından yeni girdiği işte kullanıldığı ve davacının önemli bir zararına sebebiyet verdiğinin ispat edilememiş bulunmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usül ve yasaya uygun bulunan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 24/03/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(M)
KARŞI OY
1- Dava, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali sebebiyle cezai şart alacağı istemine ilişkindir.
2- Davacı işveren ile davalı işçi arasında işe giriş sırasında imzalanan 25.08.2008 tarihli Sözleşmenin 17/n maddesinde iş ilişkisi sona erdikten sonra iki yıl süreyle rekabet yasağı hükmü konulmuş olmasına rağmen, iş ilişkisini 06.02.2014 tarihinde haksız olarak sona erdirdikten 5 gün sonra davalı aynı iş kolunda faaliyet gösteren başka bir işyerinde yönetici pozisyonunda işe başlamıştır.
3- Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ve bu karar davacı tarafın temyizi üzerine, mahkeme kararındaki gerekçe yerinde bulunmamakla birlikte, “davacıya ait müşteri çevresi, üretim sırları ve davacının yaptığı işlere ilişkin bilgilerin davalı tarafından yeni girdiği işte kullanıldığı ve davacının önemli bir zararına sebebiyet verdiğinin ispat edilememiş olmasına göre” gerekçesi ilave edilerek Dairemiz çoğunluğunca onanmıştır.
4- Konuya uygulanması gerekli 6098 sayılı TBK’nın 444/2 maddesinde de ifade olunduğu ve Dairemizin son zamanlardaki uygulamasında da kabul edildiği üzere, taraflar arasında var olan hizmet ilişkisinin işçiye, işverenin müşteri çevresi, üretim sırları veya işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlıyor ise ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması işverenin zararına yol açabilecek nitelikte olması halinde rekabet yasağı sözleşmesi geçerli olacaktır. Dolayısıyla, ayrılan işçinin söz konusu gizli bilgileri kullanmış olması veya kullanılan gizli bilgilerin fiilen önceki işverene zarar vermesi şart değildir. Böyle bir ihtimalin varlığı yeterlidir. O nedenle Daire çoğunluğunun, bilgilerin yeni işyerinde kullanıldığının ve zarar verdiğinin ispat edilememiş olmasının davanın reddi sebebi sayılması gerektiği düşüncesinde isabet bulunmamaktadır.
5- Öte yandan, davalının davacı şirkette, marka ve patent vekili olarak çalıştığı ve işyerinde iş sırlarına ve gizli bilgilere vakıf olduğu ileri sürüldüğüne göre, davalının görev tanımlaması ile yaptığı işin türü ve niteliği itibariyle işyerindeki gizli bilgilere vakıf olabilecek bir pozisyonunun ve çalışmasının bulunup bulunmadığı teknik bir bilgi olup, hakimlik mesleğinin gerektirdiği bilgiyle çözümlenebilecek bir husus değildir. Mahkemece bu konuda HMK m. 266 vd uyarınca, davacı şirketin kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle araştırma ve inceleme yapılarak rapor alınması ve raporun denetlenmesi yoluyla çözüme gidilmesi gerekirdi. Davacı tarafın, davalının kendi işyerinde çalışırken “müvekkilinin tüm müşteri çevresini yakından tanıdığı, müşterilerle birebir görüşme yaparak şirket adına iş kabullerini yapacak pozisyonda olduğu, müvekkilinin fiyat politikasını ve ticari yapısı ile diğer ticari sırlarını bildiği” iddiası bilirkişi raporuyla incelenip denetlenememiştir.
Yerel mahkeme kararının anılan sebeplerle bozulması gerekirken, aksi düşünceyle kararı onayan Dairemiz çoğunluğunun görüşlerine katılmıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/357686800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz