Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/12051 E. 2014/18275 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
protokol↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizin 04.11.2013 tarih, 2013/2580 Esas, 2013/19537 Karar sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, işletmenin, özelleştirme mevzuatı kapsamında bila bedel devredilmiş olup 11.06.2010 tarihli devir protokolünde de geçmişten kaynaklanan borçlardan devredenin sorumlu olacağına dair bir hükmün bulunmadığı, işletmenin aktif ve pasifiyle birlikte davacıya geçtiği, geçmişten kaynaklanan borçlardan da davacının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9636 E. 2011/10740 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece,asıl davanın reddine ve icra takibine konu 25.000 YTL üzerinden %40 «kötüniyet tazminatının» davacıdan alınarak davalıya verilmesine, karşı davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı-karşı davalının temyizi üzerine Dairemizce asıl davada kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı-karşı davalı Pasifik Yayın Dağıtım şirketi yararına bozulmuş, sair temyiz itirazları reddedilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1637 E. 2017/747 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hisse devri sözleşmesi · hisse devri · ipotek · hisse devir sözleşmesi · üçüncü kişi · husumet yokluğu · husumet
Benzer bu kararda… davacının davalı şirketteki hissesini bütün aktifi ve pasifiyle, hukuki ve mali yükümlülükleriyle birlikte dava dışı kişiye sattığı, her ne kadar taşınmazı üzerine «ipotek» tesis etmek suretiyle davalı şirketin kredi çektiğini ve kredi borcunun davalı şirket tarafından ödenmemesi nedeniyle kendisi ödemek zorunda kaldığını belirterek alacak talep etmiş ise de «hisse devri sözleşmesi» içeriğine göre «husumetin» dava dışı kişiye yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine verilmiştir.
Mahkemece, «hisse devir sözleşmesi» nedeniyle «husumetin» davacının hisselerini devralan «üçüncü kişiye» yöneltilmesi gerektiğinden bahisle «husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmişse de, davacının iddia ettiği vakıaların bir kısmı hisse devir tarihinden sonraki sürece ilişkin olduğu gibi iddianın ileri sürülüş şekline göre husumetin davalı şirkete yöneltilmiş olması doğrudur.
Davacı taraf, davacının hissesini devrettiği tarihten sonra, sunduğu tarihsiz cari hesaba göre davalı şirketten alacaklı olduğunu, ayrıca davalının kullandığı kredi nedeniyle taşınmazı üzerinde tesis edilen «ipotekten» dolayı davalının kredi borcunu ödemek zorunda kaldığını, yine davalının nakit sıkıntısı olduğu dönemde bir kısım borçlarını ödediğini ileri sürerek davalıdan alacak talebinde bulunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1666 E. 2024/2518 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/12051 E. , 2014/18275 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01.04.2014 tarih ve 2014/3-2014/407 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dr. ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, özelleştirme kapsamına alınan davalının, Türk Boğazlarında ve İzmir'de vermekte olduğu klavuzluk ve römorkaj hizmetlerinden çekilmesine, bu hizmetler ile ilgili ve bu hizmetlerde kullanılan TDİ'ye ait bina, ekipman ve demirbaşların müvekkili müdürlüğe bilabedel devredilmesine karar verildiğini, anılan karar uyarınca 11.06.2010 tarihli devir teslim protokolü imzalandığını, bu protokol çerçevesinde davalıdan devralınan Harem, Kavak, Lapseki, Mehmetçik'te bulunan depo ve dubalardaki ÖTV'siz yakıtın depolara alınmasına ve pilot botlara yakıt verilmesi esnasında kullanılan yakıt tanklarına ait 7 adet sayacın İstanbul Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü tarafından yapılan kontrolünde 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu ile ilgili yönetmelikler çerçevesinde iki yılda bir yaptırılması gereken periyodik muayenelerin yaptırılmadığı, damga süresi dolmuş sayaçlar olduğu gerekçesiyle sayaç başına 1.444 TL'den olmak üzere 8.008 TL idari para cezası uygulandığını, müvekkilinin süreli işlem nedeniyle peşin ödeme indiriminden yararlanarak 02.08.2010 tarihinde 6.006 TL idari para cezasını ve 261,10 TL damga harcını ödediğini, bu idari para cezasından davalının sorumlu olması gerektiğini ileri sürerek, 6.267,10 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, imzalanan protokol kapsamında yapılan devrin TTK veya BK anlamında bir devir olmadığını, müvekkiline ait tüm bina, ekipman ve personelin bila bedel davacıya devredildiğini, davacı kuruma geçmiş borçlar ile ilgili bir taahhütte bulunulmadığını, kamu hizmetinde sürekliliğin esas olduğunu, deniz vasıtalarının yakıt sarfiyatlarını kontrol etmek ve akaryakıt depolarına takılan yakıt sayaçlarını takip ve kontrolün devredilen personelin sorumluluğunda bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizin 04.11.2013 tarih, 2013/2580 Esas, 2013/19537 Karar sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, işletmenin, özelleştirme mevzuatı kapsamında bila bedel devredilmiş olup 11.06.2010 tarihli devir protokolünde de geçmişten kaynaklanan borçlardan devredenin sorumlu olacağına dair bir hükmün bulunmadığı, işletmenin aktif ve pasifiyle birlikte davacıya geçtiği, geçmişten kaynaklanan borçlardan da davacının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/357423300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz