Sicilden terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/13748 E. 2017/1725 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sicilden terkin↗ ortalama tüketici↗ terkin↗ ayırt edicilik↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; her iki taraf markasınında kapsamında 29. sınıf tüm emtiaların bulunduğu ve markaların esas unsurlarının birbirine benzediği, küçük farklılıkların ayırt edilemeyeceği, markaların karıştırılmasının aralarında bağlantı kurulmasının mümkün olduğu, KHK 8/1-b anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, tanınmışlığın mevcut duruma etkisinin olmayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile TPE YİDK kararının iptaline, davalı adına tescil olunan 2011/53194 sayılı “...+Şekil” markanın 29. sınıf yönünden hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, TPE YİDK kararının iptali ile davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1 -b maddesi kapsamında benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de iltibas tehlikesinin değerlendirmesinde, markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin ortalama tüketicileri nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gereklidir. Taraf markalarının tescilli oldukları 29. sınıf yönünden aynı malları kapsadıkları hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı adına tescilli markalar “...” ve “...” ibaresinden oluşmakta olup şekil unsuru içermemektedir. Davalı markası ise “...+şekil” unsurundan oluşmakta ve kendine özgü şekil ve yazım stilinden oluşması nedeniyle ayırt edicilik vasfına sahiptir. Bu bakımdan taraf markaları arasındaki görsel, işitsel ve tertip itibariyle ortalama tüketiciler nezdinde bir bütün olarak bıraktıkları izlenim ile karışıklığa yol açmayacak nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, kararda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın mümeyyiz davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2275 E. 2017/1334 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… ının birbirine benzediği, küçük farklılıkların ayırt edilemeyeceği, markaların karıştırılmasının aralarında bağlantı kurulmasının mümkün olduğu, KHK 8/1-b anlamında «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, tanınmışlığın mevcut duruma etkisinin olmayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile TPE YİDK kararının iptaline, davalı adına tescil olunan 20 …
Mahkemece, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1 -b maddesi kapsamında benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de «iltibas» tehlikesinin değerlendirmesinde, markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketicileri» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gereklidir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ve davalı markalarının ortak bir sınıf içermedikleri, markaların bir bütün olarak değerlendirildiğinde «iltibasa»-karışıklığa yol açmayacağı, davalının markasını kullanmasının davacının «marka hakkına tecavüz» teşkil etmeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacı ve davalı markalarının ortak bir sınıf içermedikleri, markalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde «iltibasa»-karışıklığa yol açmayacağı, davalının markasını kullanmasının davacının «marka hakkına tecavüz» teşkil etmeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ve davalı markalarının ortak bir sınıf içermedikleri, markaların bir bütün olarak değerlendirildiğinde «iltibasa»-karışıklığa yol açmayacağı, davalının markasını kullanmasının davacının «marka hakkına tecavüz» teşkil etmeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava; «marka hakkına tecavüzün» önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı ve davalı markalarının ortak bir sınıf içermedikleri, markalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde «iltibasa»-karışıklığa yol açmayacağı, davalının markasını kullanmasının davacının «marka hakkına tecavüz» teşkil etmeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar anılan mahkeme kararı «kesin» hüküm oluşturmaz ise de, kararın güçlü delil teşkil edeceği tartışmasızdır.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7440 E. 2011/10720 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr kaybı · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece, davacının yasal 5 yıllık sürede dava açmayarak "hak «kaybına»" uğradığı ve davalının «kötüniyetli» olarak marka tescil ettirdiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyizi üzerine Dairemizce ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/13748 E. , 2017/1725 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/05/2015 tarih ve 2014/187-2015/128 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin birçok ülkede tescilli “..., ..., ...” şekil markalarının sahibi olduğunu, müvekkili şirketin bulunduğu gıda sektöründe faaliyet gösteren ve müvekkilinin ticaret unvanının ve markasının esaslı unsuru olan “...” ibaresini kötü niyetli olarak “...” olarak marka şeklinde kullanan davalı şirketin müvekkilinin tanınmış markasından ve ününden haksız yararlanmaya çalıştığını, davalının marka başvurusuna müvekkilinin itiraz ettiğini, itirazlarının TPE YİDK tarafından reddedildiğini, müvekkilinin “...” ve “...” markalarının tanınmış marka statüsünde olduğunu, başvuruya konu markanın müvekkilinin markası ile 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi kapsamında karıştırılabilir olduğunu, davalının “...” markasının TPE nezdinde tescilli “...” ve “...” kelimelerinin unsurlarından oluştuğunu, mal ve hizmetlerin de 29.
sınıf altında yer alması sebebiyle tüketici nezdinde karışıklığa yol açacağını ileri sürerek TPE YİDK kararının iptaline, “...” ibareli markanın tüm emtialar açısından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, YİDK kararın usule ve yasaya uygun olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimali ve benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin markası ile davacının markalarının bütüncül olarak incelendiğinde birbirinden farklı olduğunu, müvekkilinin markasında şekil unsurunun baskın nitelikte olduğunu, bu haliyle seri marka veya alt unsur imajı vermediğini, “...” ibaresinin Osmanlıca’da “kahraman” anlamında gelen “...” ve “baş çoban” anlamına gelen “...” kelimelerinin birleşiminden oluştuğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; her iki taraf markasınında kapsamında 29. sınıf tüm emtiaların bulunduğu ve markaların esas unsurlarının birbirine benzediği, küçük farklılıkların ayırt edilemeyeceği, markaların karıştırılmasının aralarında bağlantı kurulmasının mümkün olduğu, KHK 8/1-b anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, tanınmışlığın mevcut duruma etkisinin olmayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile TPE YİDK kararının iptaline, davalı adına tescil olunan 2011/53194 sayılı “...+Şekil” markanın 29. sınıf yönünden hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, TPE YİDK kararının iptali ile davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1 -b maddesi kapsamında benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de iltibas tehlikesinin değerlendirmesinde, markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin ortalama tüketicileri nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gereklidir. Taraf markalarının tescilli oldukları 29. sınıf yönünden aynı malları kapsadıkları hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı adına tescilli markalar “...” ve “...” ibaresinden oluşmakta olup şekil unsuru içermemektedir. Davalı markası ise “...+şekil” unsurundan oluşmakta ve kendine özgü şekil ve yazım stilinden oluşması nedeniyle ayırt edicilik vasfına sahiptir.
Bu bakımdan taraf markaları arasındaki görsel, işitsel ve tertip itibariyle ortalama tüketiciler nezdinde bir bütün olarak bıraktıkları izlenim ile karışıklığa yol açmayacak nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, kararda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın mümeyyiz davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar TPE ve ... Turizm İşl. San. ve Tic. Ltd.Şti. vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 22/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/357132700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz