6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel kurul iptali davasında yönetim yetkisini kısıtlayan kayyım tedbiri reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/996 E. 2025/1157 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Genel kurul kararının iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

İlgili mesele: ◆ Kayyım/YK yetkisi sınırlaması ancak organ boşluğunda

Gerekçe özeti

Genel kurul kararının iptali davasında ihtiyati tedbir talebi, ancak TTK 449. madde koşulları oluşmuşsa kabul edilebilir. Şirkette organ boşluğu bulunmadıkça, ortaklar arasındaki uyuşmazlık veya bir ortağın şirket işlerine erişiminin engellenmesi, kayyım atanmasını gerektirmez; ayrıca yönetim yetkisi bulunmayan bir ortağın şirketin banka hesaplarına erişim hakkı da yoktur. Şirket müdürü mevcutsa, genel kurul iptali davasında yönetim yetkisini kısıtlayacak şekilde ihtiyati tedbir (kayyım atanması) kararı verilemez.

Ele alınan sorunlar

Genel kurul kararının iptali davasında ihtiyati tedbir olarak kayyım atanması talebinin reddi → ret

İddia: Davacı, şirkete girişinin ve banka hesaplarına erişiminin engellendiğini, diğer ortakların bilgisi ve izni dışında işlem yaptığını, mal varlığının azaltılması tehlikesi bulunduğunu ileri sürerek dava sonuçlanıncaya kadar şirketi temsil ve idare etmek üzere tedbiren kayyım atanmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Genel kurul kararının iptali davasında, koşulları varsa ancak TTK 449. madde kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Davalı şirkette organ boşluğu bulunmamakta olup ortaklar arasındaki uyuşmazlık kayyım tayinine sebep değildir. Ayrıca yönetim yetkisi olmayan bir ortağın şirketin banka hesaplarına erişim yetkisi de söz konusu olamaz. Davalı şirketin müdürü mevcut olup organ boşluğu bulunmadığından, genel kurulun iptali davasında yönetim yetkisini kısıtlar şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemez. Bu nedenle ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin ara karar sonucu itibariyle isabetsiz görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Genel kurul kararının iptali davalarında ihtiyati tedbir yoluyla kayyım atanabilmesinin, şirkette organ boşluğu bulunması şartına ve TTK 449 kapsamındaki koşullara bağlı olduğuna, ortaklar arası uyuşmazlığın veya bir ortağın erişim sorunlarının tek başına kayyım tayinine yeterli olmadığına ilişkin tespiti nedeniyle bölgesel emsal değeri taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kayyım atanması ihtiyati tedbir genel kurul kararının iptali organ boşluğu yaklaşık ispat yönetim yetkisi

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 449 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-1HMK 362(1)-f

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/996

KARAR NO 2025/1157

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 13/05/2025 (Ara Karar)

NUMARASI 2025/406 Esas

TALEP Kayyım Atanması

İSTİNAF KARAR TARİHİ 10/07/2025

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili; davalı şirketin 20.03.2025 tarihli genel kurulda alınan (2), (3) ve (4) numaralı kararlarının iptali istemli davada; müvekkilinin şirkete girişi engellendiğini, yapılan iş ve işlemlere ilişkin bilgi verilmediğini, müvekkilinin bilgisi dışında şirket mal varlıklarının azaltılması tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu, müvekkilinin şirketin banka hesaplarına girişinin de engellendiğini, zira tüm ortakların şirket hattına gelen şifre ile şirketin banka hesaplarına ulaşabildiğini, müvekkilinin şirket hattına da ulaşamadığını ve banka hesaplarını da takip edemediğini, bu nedenle şirketin banka hesapları üzerinden diğer ortaklar tarafından yapılan işlemlere ilişkin müvekkilinin bilgisi ve izni bulunmadığını, müvekkilinin davalı şirketin bütün hesaplarına, taşınır-taşınmaz malvarlığına, banka hesaplarına ve sair değerlerine erişiminin engellendiğinin davalı tarafça gönderilen ihtarname ile de ikrar edildiğini, bu nedenlerle öncelikle dava sonuçlanıncaya kadar müvekkilinin haklarının zarar görmesinin engellenmesi için şirketi temsil ve idare etmek üzere davalı şirkete tedbiren kayyum atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince, dosyaya sunulan delillerin kayyım atanmasını gerektirir nitelikte somut delil kabul edilip haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterine uymadığı gerekçesiyle ara karar ile ihtiyati tedbir talebi red edilmiş, davacı vekili dava dilekçesindeki taleplerini tekrar ederek ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.Davacı taraf ihtiyati tedbir talebini davacının şirkete alınmadığı, şirketin banka hesaplarına girişinin engellendiği, şirket hattına da ulaşamamakta ve banka hesaplarını da takip edemediği, şirketin banka hesapları üzerinden diğer ortaklar tarafından yapılan işlemlere ilişkin müvekkilin bilgisi ve izni bulunmaması vakıalarına dayandırmıştır.

Elde ki dava genel kurul kararının iptali davası olup, koşulları var ise ancak TTK nın 449 maddesi kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Davalı şirkette organ boşluğu olmayıp ortaklar arasında ki uyuşmazlık kayyım tayinine sebeb değildir. Ayrıca yönetim yetkisi olmayan bir ortağın şirketin banka hesaplarına erişim yetkisi de sözkonusu olmaz. Davalı şirketin müdürü mevcut olup,organ soşluğu olmadığından açılan genel kurulunun iptali davasında yönetim yetkisini kısıtlar şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin ara kararında sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle sonucu itibariyle doğru bulunan ara kararına yönelik istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/07/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/3571 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.