Haksız rekabet | Tazminat | Protokol gereğince
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/556 E. 2014/17998 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bozma sonrası yargılama↗ kar kaybı↗ tavzih↗ yemin teklifi↗ bozma sonrası karar↗ adi ortaklık↗ yemin delili↗ yemin↗ zamanaşımı def'i↗ muvafakat↗ def'i↗ kâr kaybı↗ içtihadı birleştirme kararı↗ protokol↗ ortaklık ilişkisi↗ maddi ve manevi tazminat↗ ıslah↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ haksız rekabet↗ vekalet ücreti↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, asıl davada davalıların söz konusu eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği, davacı ...'ın satışlarının düştüğü, davalıların da yeni açılmış bir firma olmasına rağmen yıllar içinde satışlarının yükseldiği, piyasadan temin edilen toptan alış perakende satış işlemi karşılaştırıldığında optik sektöründe ortalama karlılığın % 300 civarında olduğu, gözlük alıcılarının çoğunluğunun reçete üzerine fark vererek gözlüklerini yaptırmakta oldukları, yapılan hesaplamalar sonucunda davalıların elde ettiği haksız kazanç tutarının 131.250,00 TL olabileceği, bu bedelden 72.000,00 TL giderlerin düşülmesi sonucunda davacı-davalı ...'ın uğradığı kar kaybının 59.250,00 TL olduğu, davacı-davalı ... tarafından asıl dava dilekçesinde talep edilen maddi tazminat miktarının 10.000,00 TL olduğu, 11.07.2013 tarihinde verilen ıslah dilekçesi ile 10.000,00 TL maddi tazminatın 49.250,00 TL arttırılarak 59.250,00 TL ye çıkartıldığı, davalılar-k. davacılar ... ve şirket vekili tarafından yasal süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulunulduğu, bu itibarla ıslah dilekçesi ile istenen 49.250,00 TL tazminatın zamanaşımına uğradığı, davacı-davalı ...'ın manevi tazminat isteminin dosya içeriğine göre yerinde olmadığı, birleşen davada davanın kanıtlanamadığı, davalılar-birleşen davada davacılar tarafından davacı-davalı ...'a dava ile ilgili yemin teklifi yapıldığı, davacı-davalı ...'ın duruşmaya gelerek yemini eda ettiği gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Optik Medikal İnşaat ve Tur. San. Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı-davalı ...'a verilmesine, davacı- birleşen davada davalı ... tarafından ıslah dilekçesi ile maddi tazminat yönünden açılan davanın zaman aşımı nedeni ile reddine, manevi tazminat talebi yönünden açılan ve kanıtlanmayan davanın reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı asıl ve birleşen davada taraf vekilleri, tavzih talebinin reddine ilişkin kararı ise asıl davada davalı vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve asıl davanın, haksız rekabete dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olmasına, mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine davacı tarafın temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulup, bozma sonrasında da davacı taraf ıslah talebinde bulunmuş ise de, Yargıtay'ın 04/02/1948 tarihli 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme (Resmi Gazete'nin 17/06/1948 sayılı 6934) kararına göre bozmadan sonra ıslah yapılmasının mümkün olmaması nedeniyle mahkemece davacı vekili tarafından bozma sonrası yargılama aşamasında ıslah talebine konu edilen ve davalı tarafça da muvafakat edilmeyen 49.250,00 TL’lik madde tazminat isteminin bu sebeple reddi gerekirken, zaman aşımı gerekcesiyle reddi yerinde değil ise de, açıklanan
gerekçe itibariyle, ret hükmünün doğru olmasına göre davalı vekilinin asıl davaya yönelik 5 no'lu bent kapsamı dışında kalan, davacı vekilinin ise aşağıdaki 2 nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Asıl davada, mahkemece yazılı gerekçe ile davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 58. maddesi uyarınca, haksız rekabet nedeniyle zarar gören kimsenin isteyebileceği şeylerden birisi de o tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 49. maddesindeki şartların bulunması halinde manevi tazminat olup, BK 49. maddesi daha geniş bir kavram olan "şahsi menfaat ihlali" esasına dayandığı halde, TTK'nın 58. maddesinde iktisadi menfaatin ihlali ve hatta böyle bir tehlikeye maruz kalınmasına istinat etmektedir. Davalı eyleminin haksız rekabet oluşturduğu ve bu suretle davacının iktisadi menfaatinin ihlal edildiği ve hatta böyle bir tehlikeye maruz kaldığı belirlendiğine göre, davacının manevi tazminat talebinin bu madde kapsamında değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, soyut gerekçelerle, dosya kapsamına göre manevi tazminat talebinin reddi doğru görülmemiş, asıl davada manevi tazminatın reddine ilişkin hükmün temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Birleşen davada davacılar vekili, davalı ile aralarında adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu, sonrasında muhtelif protokoller ile ortaklığın tasfiyesi yoluna gidildiğini ileri sürerek, yukarıda özetlendiği şekilde taleplerde bulunmuş olmakla, mahkemece, ileri sürülen protokoller de değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre talepler konusunda bir karar verilmesi gerekirken, henüz sırası gelmeyen yemin delili kullandırılarak kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden birleşen davada davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
4- HUMK' nın 455. maddesinde hükümlerin hangi hallerde tavzihinin istenebileceği belirtilmiş olup, buna göre tavzihle vekalet ücretinde değişiklik yapılamayacağı ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinden asıl davada davalı vekilinin tavzih talebinin reddine ilişkin karara yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
5-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin asıl davada reddedilen kısma ilişkin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13095 E. 2012/4264 K.
Ortak:tavzih · yasal faiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, asıl davada davalıların söz konusu eylemlerinin «haksız rekabet» teşkil ettiği, davacı ...'ın satışlarının düştüğü, davalıların da yeni açılmış bir firma olmasına rağmen yıllar içinde satışlarının yükseldiği, piyasadan temin edilen toptan alış perakende satış işlemi karşılaştırıldığında optik sektöründe ortalama karlılığın % 300 civarında olduğu, gözlük alıcılarının çoğunluğunun reçete üzerine fark vererek gözlüklerini yaptırmakta oldukları, yapılan hesaplamalar sonucunda davalıların elde ettiği haksız kazanç tutarının 131.250,00 TL olabileceği, bu bedelden 72.000,00 TL giderlerin düşülmesi sonucunda davacı-davalı ...'ın uğradığı «kar kaybının» 59.250,00 TL olduğu, davacı-davalı ... tarafından asıl dava dilekçesinde talep edilen «maddi tazminat» miktarının 10.000,00 TL olduğu, 11.07.2013 tarihinde verilen «ıslah» dilekçesi ile 10.000,00 TL maddi tazminatın 49.250,00 TL arttırılarak 59.250,00 TL ye çıkartıldığı, davalılar-k. davacılar ... ve şirket vekili tarafından yasal süresi içerisinde «zamanaşımı def»'inde bulunulduğu, bu itibarla ıslah dilekçesi ile istenen 49.250,00 TL tazminatın zamanaşımına uğradığı, davacı-davalı ...'ın manevi tazminat isteminin dosya içeriğine göre yerinde olmadığı, birleşen davada davanın kanıtlanamadığı, davalılar-birleşen davada davacılar tarafından davacı-davalı ...'a dava ile ilgili «yemin teklifi» yapıldığı, davacı-davalı ...'ın duruşmaya gelerek yemini eda ettiği gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal «yasal faizi» ile birlikte davalılar ... ve ...
Kararı asıl ve birleşen davada taraf vekilleri, «tavzih» talebinin reddine ilişkin kararı ise asıl davada davalı vekilleri temyiz etmiştir.
4- HUMK' nın 455. maddesinde hükümlerin hangi hallerde «tavzihinin» istenebileceği belirtilmiş olup, buna göre tavzihle vekalet ücretinde değişiklik yapılamayacağı ve «vekalet ücretine» hükmedilemeyeceğinden asıl davada davalı vekilinin tavzih talebinin reddine ilişkin karara yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma kararı uyarınca «tavzih» isteminin reddine karar vermek gerekirken, bunun yerine kesinleşmiş olan esas hakkında karar oluşturulması, ayrıca bu kararda kesinleşen karardan farklı olarak daha önce ödeme tarihinden itibaren hükmedilen «yasal faiz» konusunda bir karar verilmemiş olması yerinde görülmemiş, hükmün bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, faize ilişkin «tavzih» talebinin yerinde olmadığı, alacak miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının «inkar tazminatı» ve fazlaya ilişkin taleplerinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dairemizin 09.11.2009 tarihli bozma ilamında, 22.01.2008 tarihli mahkeme kararının hüküm fıkrasının «tavzihine» ilişkin olarak verilen 09.05.2008 tarihli karar bakımından, davalı tarafa tebliğ dahi edilmeyen davacı taraf tavzih dilekçesi üzerine, «temerrüd faizi başlangıç tarihlerini» tavzih yolu ile değiştiren 09.05.2008 günlü mahkeme kararının HUMK'nun 455 vd. maddelerine açıkça aykırı olduğu belirtilerek tavzih kararının mümeyyiz davalı yarar …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt ve faiz başlangıcı · faiz başlangıç tarihi · borcun üstlenilmesi · temerrüt faizi · inkar tazminatı · temerrüt
Benzer bu kararda1-Dairemizin 09.11.2009 tarihli bozma ilamında, 22.01.2008 tarihli mahkeme kararının hüküm fıkrasının «tavzihine» ilişkin olarak verilen 09.05.2008 tarihli karar bakımından, davalı tarafa tebliğ dahi edilmeyen davacı taraf tavzih dilekçesi üzerine, «temerrüd faizi başlangıç tarihlerini» tavzih yolu ile değiştiren 09.05.2008 günlü mahkeme kararının HUMK'nun 455 vd. maddelerine açıkça aykırı olduğu belirtilerek tavzih kararının mümeyyiz davalı yarar …
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, faize ilişkin «tavzih» talebinin yerinde olmadığı, alacak miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının «inkar tazminatı» ve fazlaya ilişkin taleplerinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı («borcu üstlenen» sıfatıyla TMSF) vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1847 E. 2019/6680 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz karardaKararı asıl ve birleşen davada taraf vekilleri, «tavzih» talebinin reddine ilişkin kararı ise asıl davada davalı vekilleri temyiz etmiştir.
4- HUMK' nın 455. maddesinde hükümlerin hangi hallerde «tavzihinin» istenebileceği belirtilmiş olup, buna göre tavzihle vekalet ücretinde değişiklik yapılamayacağı ve «vekalet ücretine» hükmedilemeyeceğinden asıl davada davalı vekilinin tavzih talebinin reddine ilişkin karara yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaTarafların hükmün «tavzihi» talepleri mahkemece ek kararla reddedilmiştir.
Asıl kararı taraflar, «tavzih» talebinin reddine ilişkin ek kararı ise davalı vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, davalı Şirketin 21/06/2013 tarihli genel kurulunun 3, 4 ve 15 numaralı gündem maddelerinde alınan kararların tamamının, aynı genel kurulun 14. gündem maddesinde alınan «yönetim kurulu» üyelerinin ücretlerinin 3.000,00 TL olarak belirlenmesine ilişkin bölümünün iptaline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8204 E. 2014/13020 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz karardaKararı asıl ve birleşen davada taraf vekilleri, «tavzih» talebinin reddine ilişkin kararı ise asıl davada davalı vekilleri temyiz etmiştir.
4- HUMK' nın 455. maddesinde hükümlerin hangi hallerde «tavzihinin» istenebileceği belirtilmiş olup, buna göre tavzihle vekalet ücretinde değişiklik yapılamayacağı ve «vekalet ücretine» hükmedilemeyeceğinden asıl davada davalı vekilinin tavzih talebinin reddine ilişkin karara yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, yabancı mahkeme kararının ve 24.07.2012 tarihli «tavzih» kararıyla da «masraf» tespit kararının «tenfizine» dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce tavzih kararına ilişkin olarak bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, yabancı mahkeme kararının ve 24.07.2012 tarihli «tavzih» kararıyla da «masraf» tespit kararının «tenfizine» dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce tavzih kararına ilişkin olarak bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5987 E. 2014/10203 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz karardaKararı asıl ve birleşen davada taraf vekilleri, «tavzih» talebinin reddine ilişkin kararı ise asıl davada davalı vekilleri temyiz etmiştir.
4- HUMK' nın 455. maddesinde hükümlerin hangi hallerde «tavzihinin» istenebileceği belirtilmiş olup, buna göre tavzihle vekalet ücretinde değişiklik yapılamayacağı ve «vekalet ücretine» hükmedilemeyeceğinden asıl davada davalı vekilinin tavzih talebinin reddine ilişkin karara yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak davanın kabulüne ve «tavzih» kararıyla «masraf» tespit kararının «tenfizine» karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce asıl kararın tenfizi yönünden verilen karar onanmış, tavzih kararı bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak davanın kabulüne ve «tavzih» kararıyla «masraf» tespit kararının «tenfizine» karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce asıl kararın tenfizi yönünden verilen karar onanmış, tavzih kararı bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/556 E. , 2014/17998 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/09/2013 tarih ve 2010/178-2013/328 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada taraf vekilleri, tavzih talebinin reddine ilişkin kararı ise asıl davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "... Optik" adında gözlük üzerine İzmir Konak ve Bayraklı’da mağazaları bulunduğunu, Bayraklı mağazasını kapatıp Konak mağazasında faaliyetine devam ettiğini, davalı ...'ın 06.12.2005 tarihinden 01.01.2007 tarihine kadar müvekkilinin işçisi olduğunu, müvekkilinin Bayraklı’daki... Optik isimli mağazasını kapatıp tahliye etmesi üzerine burayı davalıların kiralayarak "..." adıyla gözlük ticareti yapmaya başladıklarını, davalıların müvekkilinin... Optik isimli işletmesinin müşterilerinin telefon ve adreslerine "Sayın müşterimiz eski... Optik yeni ...Optik olarak ... Hastanesi yanında uzman kadromuzla hizmetlerimize devam etmekteyiz-4355593" şeklinde mesajlar gönderdiğini, bastırdıkları kartvizitlerde...
Optik logosunu kullandığını, davacının resmi evrak ve tanıtım reklamında ve kartlarındaki aynı desen ve renklerle birebir benzer şekilde kartlar bastırdığını, eylemlerin haksız rekabet teşkil ettiğini ve müvekkilinin kâr kaybına uğradığını ileri sürerek, 10.000,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş;
11. 07.2013 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini ıslah ederek 59.250,00 TL'ye çıkartmıştır.
Davalılar-birleşen davada davacılar vekili, davacı ile müvekkili ... arasında ortaklık ilişkisi olduğunu, davacının ev hanımı olduğunu ve işlerini vekaleten oğlu Hüseyin Sakman'ın yürüttüğünü, ortaklık ilişkisi konusunda taraflar arasında 27.11.2007 tarihli protokol düzenlendiğini ve daha sonra ortaklığın tasfiyeye girdiğini, tasfiye sonucunda dava konusu dükkanın müvekkillerine kaldığını, haksız rekabete sebebiyet verecek herhangi
bir eylemlerinin bulunmadığını savunmuş; birleşen davada ise taraflar arasında yapılan protokoller gereğince davalının sahip olduğu şirketin müvekkili ile davalının ortaklık yaptığı Nisan 2006 ile Ocak 2007 tarihleri arasındaki karından, müvekkilinin hissesine isabet eden 1.000 Tl kar payını, taraflar arasında yapılan protokoller gereğince davalının sahip olduğu şirketin devrine, bunun mümkün olmaması halinde müvekkilinin davalı şirketteki ortaklık hakkına karşılık şimdilik 1.000 TL bedelin davalıdan tahsiline, müvekkillerinden ...'ın uğramış olduğu manevi çöküntüye karşılık olarak 40.000 Tl manevi tazminatın davalıdan tahsiline, müvekkili şirketin uğramış olduğu zararın şimdilik 7000TL'sinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı-birleşen davada davalı vekili, birleşen davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, asıl davada davalıların söz konusu eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği, davacı ...'ın satışlarının düştüğü, davalıların da yeni açılmış bir firma olmasına rağmen yıllar içinde satışlarının yükseldiği, piyasadan temin edilen toptan alış perakende satış işlemi karşılaştırıldığında optik sektöründe ortalama karlılığın % 300 civarında olduğu, gözlük alıcılarının çoğunluğunun reçete üzerine fark vererek gözlüklerini yaptırmakta oldukları, yapılan hesaplamalar sonucunda davalıların elde ettiği haksız kazanç tutarının 131.250,00 TL olabileceği, bu bedelden 72.000,00 TL giderlerin düşülmesi sonucunda davacı-davalı ...'ın uğradığı kar kaybının 59.250,00 TL olduğu, davacı-davalı ...
tarafından asıl dava dilekçesinde talep edilen maddi tazminat miktarının 10.000,00 TL olduğu, 11.07.2013 tarihinde verilen ıslah dilekçesi ile 10.000,00 TL maddi tazminatın 49.250,00 TL arttırılarak 59.250,00 TL ye çıkartıldığı, davalılar-k. davacılar ... ve şirket vekili tarafından yasal süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulunulduğu, bu itibarla ıslah dilekçesi ile istenen 49.250,00 TL tazminatın zamanaşımına uğradığı, davacı-davalı ...'ın manevi tazminat isteminin dosya içeriğine göre yerinde olmadığı, birleşen davada davanın kanıtlanamadığı, davalılar-birleşen davada davacılar tarafından davacı-davalı ...'a dava ile ilgili yemin teklifi yapıldığı, davacı-davalı ...'ın duruşmaya gelerek yemini eda ettiği gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal yasal faizi ile birlikte davalılar ...
ve ... Optik Medikal İnşaat ve Tur. San. Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı-davalı ...'a verilmesine, davacı- birleşen davada davalı ... tarafından ıslah dilekçesi ile maddi tazminat yönünden açılan davanın zaman aşımı nedeni ile reddine, manevi tazminat talebi yönünden açılan ve kanıtlanmayan davanın reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı asıl ve birleşen davada taraf vekilleri, tavzih talebinin reddine ilişkin kararı ise asıl davada davalı vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve asıl davanın, haksız rekabete dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olmasına, mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine davacı tarafın temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulup, bozma sonrasında da davacı taraf ıslah talebinde bulunmuş ise de, Yargıtay'ın 04/02/1948 tarihli 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme (Resmi Gazete'nin 17/06/1948 sayılı 6934) kararına göre bozmadan sonra ıslah yapılmasının mümkün olmaması nedeniyle mahkemece davacı vekili tarafından bozma sonrası yargılama aşamasında ıslah talebine konu edilen ve davalı tarafça da muvafakat edilmeyen 49.250,00 TL’lik madde tazminat isteminin bu sebeple reddi gerekirken, zaman aşımı gerekcesiyle reddi yerinde değil ise de, açıklanan
gerekçe itibariyle, ret hükmünün doğru olmasına göre davalı vekilinin asıl davaya yönelik 5 no'lu bent kapsamı dışında kalan, davacı vekilinin ise aşağıdaki 2 nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Asıl davada, mahkemece yazılı gerekçe ile davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 58. maddesi uyarınca, haksız rekabet nedeniyle zarar gören kimsenin isteyebileceği şeylerden birisi de o tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 49. maddesindeki şartların bulunması halinde manevi tazminat olup, BK 49. maddesi daha geniş bir kavram olan "şahsi menfaat ihlali" esasına dayandığı halde, TTK'nın 58. maddesinde iktisadi menfaatin ihlali ve hatta böyle bir tehlikeye maruz kalınmasına istinat etmektedir. Davalı eyleminin haksız rekabet oluşturduğu ve bu suretle davacının iktisadi menfaatinin ihlal edildiği ve hatta böyle bir tehlikeye maruz kaldığı belirlendiğine göre, davacının manevi tazminat talebinin bu madde kapsamında değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, soyut gerekçelerle, dosya kapsamına göre manevi tazminat talebinin reddi doğru görülmemiş, asıl davada manevi tazminatın reddine ilişkin hükmün temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Birleşen davada davacılar vekili, davalı ile aralarında adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu, sonrasında muhtelif protokoller ile ortaklığın tasfiyesi yoluna gidildiğini ileri sürerek, yukarıda özetlendiği şekilde taleplerde bulunmuş olmakla, mahkemece, ileri sürülen protokoller de değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre talepler konusunda bir karar verilmesi gerekirken, henüz sırası gelmeyen yemin delili kullandırılarak kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden birleşen davada davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
4- HUMK' nın 455. maddesinde hükümlerin hangi hallerde tavzihinin istenebileceği belirtilmiş olup, buna göre tavzihle vekalet ücretinde değişiklik yapılamayacağı ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinden asıl davada davalı vekilinin tavzih talebinin reddine ilişkin karara yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
5-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin asıl davada reddedilen kısma ilişkin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, asıl davada davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, asıl davada davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün asıl davada davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenle birleşen davada davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile birleşen davaya ilişkin kararın birleşen davada davacılar yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenle asıl davada davalı vekilinin tavzih kararına yönelik temyiz itirazının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan tavzih talebinin reddine ilişkin kararın ONANMASINA, (5) numaralı bentte açıklanan nedenle bozma sebep ve şekline göre, asıl davada davalı vekilinin reddedilen kısma ilişkin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelemesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 19/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/356567700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz