Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/7165 E. 2014/14660 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın kısmen kabulünedair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/6309 E,2013/22192 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2393 E. 2021/6309 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. HD 2016/11700/2018/6309
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11700 E. 2018/6309 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6309 E. 2024/2446 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ziya · ortalama tüketici · ayırt edicilik · eksik inceleme · iltibas
Benzer bu kararda… n kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "VİNSARAYLI" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "SARAY" asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira dava konusu başvuruda, "SARAY" ibaresinin öne çıkarılmadığı, başvurunun bir bütün olarak "VİNSARAYLI" ibaresinden oluştuğu ve marka başvurusunun parçalara bölerek iltibas değerlendirmesi yapılmasının mümkün bulunmadığı, bu haliyle başvuruya yeterli «ayırt ediciliğin» sağlandığı, davacının emsal olarak sunduğu mahkeme kararlarında ise "SARAY" ibaresinin ön plana çıkarılması nedeniyle işbu dava yönünden emsal teşkil etmeyecekleri …
… YLI" ibareli marka başvurusu ile davacının "SARAY" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı old …
CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun delilleri incelenmeden hazırlandığını, «eksik incelemeye» dayalı bulunduğunu, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların mahkemece dikkate alınmadığını, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında görsel, işitsel …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/7165 E. , 2014/14660 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 28/02/2012 gün ve 2010/191-2012/145 sayılı kararı bozan Daire’nin 05/12/2013 gün ve 2012/6309-2013/22192 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından finansal kiralama yoluyla kullanılan ve 19.10.2009 tarihinde müvekkiline satılan ekskavatörün, davalı şirket tarafından makine kırılması sigorta poliçesi ile sigortalandığını, iş makinesinde bahçe yolu yapımında çalışılırken 31.05.2009 tarihinde cer ve 01.06.2009 tarihinde hidromotor arızaların gerçekleştiğini, hasarın 03.06.2009 tarihinde davalı şirkete bildirildiğini, müvekkilinin rizikonun daha fazla ağırlaşmaması için gerekli önlemleri alarak iş makinesinin çalışmasını derhal sonlandırıp, iş makinesini bulunan yetkili servise getirdiğini, yetkili servis tarafından tespit edilen arızaların giderildiğini, müvekkilinin zararının davalı tarafından karşılanmadığını, müvekkilinin iş makinesinde oluşan zararın giderilmesi için 82.000,00 TL.
iş makinesini getirmek için 3.500,00 TL ödeme yaptığını ileri sürerek, 85.500,00 TL'nin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulünedair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/6309 E,2013/22192 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak gelir kaydedilmesine, 26/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/356156800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz