Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/8282 E. 2014/14377 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
külli halefiyet↗ hakim ortak↗ halefiyet↗ bozma sonrası karar↗ hisse devir sözleşmesi↗ uyuşmazlık konusu↗ fer'i müdahil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargımada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının fona devredilen yatırdığı paraların off-shore hesabına yönlendirildiği, ancak fiilen Kıbrıs'da bulunan off-shore bankasına gönderilmediği, hakim ortaklarına ait şirketlere usulsüz olarak kredi verilmek suretiyle kullandırıldığı, bankanın eylemlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle 5.008,96 TL alacağın 29/11/1999 gününden itibaren işleyecek avans faiziyle (%100 oranını geçemek kaydıyla) birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili ve fer'i müdahiller vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak dava banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarındansorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8087 E. 2014/15586 K.
Ortak:külli halefiyet · hakim ortak · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Alacak
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Mahkemece «bozma sonrası» yapılan yargımada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının fona devredilen yatırdığı paraların off-shore hesabına yönlendirildiği, ancak fiilen Kıbrıs'da bulunan off-shore bankasına gönderilmediği, «hakim ortaklarına» ait şirketlere usulsüz olarak kredi verilmek suretiyle kullandırıldığı, bankanın eylemlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle 5.008,96 TL alacağın 29/11/1999 gününden …
Benzer bu karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
A.Ş'nin «hakim ortaklarına» ait şirketlere usulsüz olarak kredi verilmek suretiyle kullandırıldığı, bankanın eylemlerinden sorumlu olduğu, dava konusu hesabın tamamın davacıya ait olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13677 E. 2014/2947 K.
Ortak:külli halefiyet · hakim ortak · halefiyet · hisse devir sözleşmesi
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Mahkemece «bozma sonrası» yapılan yargımada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının fona devredilen yatırdığı paraların off-shore hesabına yönlendirildiği, ancak fiilen Kıbrıs'da bulunan off-shore bankasına gönderilmediği, «hakim ortaklarına» ait şirketlere usulsüz olarak kredi verilmek suretiyle kullandırıldığı, bankanın eylemlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle 5.008,96 TL alacağın 29/11/1999 gününden …
Benzer bu karardaA.Ş. (sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:güven kurumu
Benzer bu karardaŞti.'ne gönderilen paranın aslında fiilen Kıbrıs'a gönderilmediği, ...'ın hakim ve ortak hissedarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek suretiyle kullandırıldığı, bu hali ile «güven kurumu» olan bankanın bu durumu bilerek davacıyı ... ... ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12403 E. 2014/19787 K.
Ortak:külli halefiyet · hakim ortak · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Alacak
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Mahkemece «bozma sonrası» yapılan yargımada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının fona devredilen yatırdığı paraların off-shore hesabına yönlendirildiği, ancak fiilen Kıbrıs'da bulunan off-shore bankasına gönderilmediği, «hakim ortaklarına» ait şirketlere usulsüz olarak kredi verilmek suretiyle kullandırıldığı, bankanın eylemlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle 5.008,96 TL alacağın 29/11/1999 gününden …
Benzer bu karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
A.Ş'nin «hakim ortaklarına» ait şirketlere usulsüz olarak kredi verilmek suretiyle kullandırıldığı, bankanın eylemlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile kabulü 5.037,00 TL alacağın 29.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu karardaA.Ş'nin «hakim ortaklarına» ait şirketlere usulsüz olarak kredi verilmek suretiyle kullandırıldığı, bankanın eylemlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile kabulü 5.037,00 TL alacağın 29.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7633 E. 2014/14369 K.
Ortak:külli halefiyet · hakim ortak · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Alacak
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Mahkemece «bozma sonrası» yapılan yargımada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının fona devredilen yatırdığı paraların off-shore hesabına yönlendirildiği, ancak fiilen Kıbrıs'da bulunan off-shore bankasına gönderilmediği, «hakim ortaklarına» ait şirketlere usulsüz olarak kredi verilmek suretiyle kullandırıldığı, bankanın eylemlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle 5.008,96 TL alacağın 29/11/1999 gününden …
Benzer bu kararda… açılmasını teşvik eden .'nin 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise . ile devren birleştirildiği, yine ) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… yle 2.222,80 TL'sı bulunduğu, davacının yatırdığı paraların off-shore hesabına yönlendirildiği, ancak fiilen Kıbrıs'da bulunan off-shore bankasına gönderilmediği, n «hakim ortaklarına» ait şirketlere usulsüz olarak kredi verilmek suretiyle kullandırıldığı, bankanın eylemlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle 2.222,80 TL alacağın 09/09/1999 tarihind …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15500 E. 2014/4812 K.
Ortak:külli halefiyet · hakim ortak · halefiyet · hisse devir sözleşmesi
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Mahkemece «bozma sonrası» yapılan yargımada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının fona devredilen yatırdığı paraların off-shore hesabına yönlendirildiği, ancak fiilen Kıbrıs'da bulunan off-shore bankasına gönderilmediği, «hakim ortaklarına» ait şirketlere usulsüz olarak kredi verilmek suretiyle kullandırıldığı, bankanın eylemlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle 5.008,96 TL alacağın 29/11/1999 gününden …
Benzer bu kararda… zlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… e iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs’a aktarılmadığı, «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı, dava konusu mevduattan en hafif kusurundan dahi sorumlu olan davalı bankanın Bankacılık Yasası ve TTK'nın 321/5 maddesi gereğince sorumlu olacağı gerekçesiyle, 95.000,00.TL'nin 20.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalı .., ..., ..., ..., ... aleyhine açılan davanın, HMK'nun 150/5 maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», davalılar vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi · açılmamış sayılma · zamanaşımı
Benzer bu kararda… e iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs’a aktarılmadığı, «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı, dava konusu mevduattan en hafif kusurundan dahi sorumlu olan davalı bankanın Bankacılık Yasası ve TTK'nın 321/5 maddesi gereğince sorumlu olacağı gerekçesiyle, 95.000,00.TL'nin 20.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalı .., ..., ..., ..., ... aleyhine açılan davanın, HMK'nun 150/5 maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», davalılar vekili temyiz etmiştir.
… K'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil n aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13705 E. 2014/2952 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu karardaA.Ş. (sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/8282 E. , 2014/14377 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 31/10/2013 tarih ve 2013/381-2013/974 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili ve fer'i müdahiller vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin vadeli mevduat yatırdığını kendisine hesap cüzdanı verildiğini sonradan adı geçen bankanın tüm bankacılık işlemleri ve mevduat kabul etme yetkisinin kaldırılarak, devlet yetkililerinin bankaya el koyduklarını, hesapları için düzenlenecek her belgenin altına ''Devlet garantisi altında değildir.'' ibaresi zorunlu olarak yazılmalıyken,bunun yazılmadığını, müvekkilinin off shore değil, bankanın yasa gereği devlet gözetimi ve denetimi altında olduğunu, sorumlu olduğunu iddia ederek, müvekkili tarafından yatırılan ve ödenmeyen paraların vade sonuna göre %100 faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ayrı tüzel kişiliğinin olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, esas yönünden de davanın yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından dava olunmuş, davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. .../...
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargımada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının fona devredilen yatırdığı paraların off-shore hesabına yönlendirildiği, ancak fiilen Kıbrıs'da bulunan off-shore bankasına gönderilmediği, hakim ortaklarına ait şirketlere usulsüz olarak kredi verilmek suretiyle kullandırıldığı, bankanın eylemlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle 5.008,96 TL alacağın 29/11/1999 gününden itibaren işleyecek avans faiziyle (%100 oranını geçemek kaydıyla) birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili ve fer'i müdahiller vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak dava banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarındansorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140.
maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekili ile fer'i müdahiller vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 2. ve 4. bentlerinin hükümden çıkarılarak yerine "davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın talep halinde davacı tarafa iadesine," ibaresinin eklenmesine, kararın davalı vekillerinin yararına bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı banka iadesine, 24.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/355988900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz