Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/719 E. 2017/4046 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ortağı olduğu şirkette dava konusu "..." markasını kullanmasının 556 sayılı KHK'nın 14. maddesi kapsamında bir kullanım olarak değerlendirildiği, ancak davalı adına tescilli markanın bal emtiası dışındaki kullanımının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının, "..." markasının bal emtiasında kullanılmasına ilişkin talebinin reddine, "..." markasının bal emtiası dışında 05, 29 ve 30. sınıfları yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı adına tescilli 2000/20385 sayılı "..." ibareli markanın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, Dairemizin 26.03.2014 tarih ve 2013/18147 Esas- 2014/5893 Karar sayılı bozma ilamına uyulmak suretiyle dava konusu 2000/20385 sayılı markanın "Bal" emtiası dışında kalan 5, 29 ve 30. sınıf ürünler yönünden kullanılmadığından bahisle 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesi uyarınca kısmen iptaline karar verilmişse de, karar tarihinden sonra 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14.12.2016 tarihli 2016/148 Esas ve 2016/189 Karar sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinin iptaline karar verilmiştir. Bu durumda, iptali istenen davalı markasıyla ilgili olarak anılan husus değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15854 E. 2015/4662 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18147 E. 2014/5893 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ara karar · ispat yükü · kâr kaybı · taşıyan · zamanaşımı
Benzer bu kararda… lduğu göz önüne alındığında markalar bakımından hükümsüzlük davasının tescil tarihinden itibaren 5 yıllık süre içerisinde açılması gerektiğinden, davanın bu haliyle «zamanaşımına» uğradığı, keza davalının markasına yönelik olarak açılmış davanın sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» neden olduğu, bu yönüyle davacının dava hakkını yitirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… in 14'ncü maddesinde markanın tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir neden olmadan kullanılmaması veya bu kullanıma beş yıllık bir süre için kesintisiz «ara» verilmesi halinde markanın iptal edileceği, tescilli markanın ayırt edici karakterini değiştirmeden markanın farklı unsurlarla kullanılmasının, markanın yalnız ihracat amacıyla mal ya da ambalajlarında kullanılmasının, marka sahibinin izni ile kullanılmasının ve markayı «taşıyan» malın ithalatının markayı kullanma olarak kabul edileceği düzenlenmiştir.
… lduğu göz önüne alındığında markalar bakımından hükümsüzlük davasının tescil tarihinden itibaren 5 yıllık süre içerisinde açılması gerektiğinden, davanın bu haliyle «zamanaşımına» uğradığı, keza davalının markasına yönelik olarak açılmış davanın sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» neden olduğu, bu yönüyle davacının dava hakkını yitirdiği, davacı tarafın tanınmış marka olduğu iddiası kabul edilse bile davacı markanın 2008 yılı itibariyle tanı …
Ancak buna rağmen mahkemece davanın reddine karar verilmiş, red kararının gerekçesinde de davanın tescil tarihinden itibaren 5 yıllık süre içinde açılmadığı, davacının sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradığı ve dava açma hakkını yitirdiği hususlarına dayanılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2366 E. 2010/11480 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · vekalet ücreti takdiri · yemin delili · maktu vekalet ücreti · yemin · husumet yokluğu · vekalet ücreti · ibraz
Benzer bu kararda… ...Ş. arasında yapılmış bir sözleşme olmadığı,davacının davalı .... bünyesinde faaliyet gösterdiği, sözleşmenin içeriği ve alacak miktarı konusunda davacının delil «ibraz» etmediği, «yemin delilini» kullanmadığı gerekçesiyle, davalı ...Ş. yönünden davadan vazgeçilmesi nedeniyle, davalı ...Ş. yönünden «husumet yokluğundan», davalı .... yönünden, davanın ispat edilememesi nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, ...Ü.T.’nin 7.maddesi gereğince adı geçen davalılara «maktu vekalet ücreti» verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde «nispi vekalet ücreti takdir» edilmesi doğru olmamış,bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/719 E. , 2017/4046 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 03/11/2015 tarih ve 2015/336-2015/611 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı adına tescilli 2000/20385 sayılı "..." ibareli markanın tescil edildiği sınıflarda kullanılmadığını, ayrıca müvekkilinin tanınmış "..." ibareli markaları ile benzerliğinin iltibasa sebep olduğunu ileri sürerek 556 sayılı KHK'nın 7, 8, 14 ve 42/1-c maddeleri uyarınca hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin "..." ibareli markasını tescilinden itibaren sürekli kullandığını, davacı markasının, müvekkili markasının tescil başvurusu tarihinde tanınmışlık kazanmadığını, taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını, hak düşürücü süre içinde davanın açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ortağı olduğu şirkette dava konusu "..." markasını kullanmasının 556 sayılı KHK'nın 14. maddesi kapsamında bir kullanım olarak değerlendirildiği, ancak davalı adına tescilli markanın bal emtiası dışındaki kullanımının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının, "..." markasının bal emtiasında kullanılmasına ilişkin talebinin reddine, "..." markasının bal emtiası dışında 05, 29 ve 30. sınıfları yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı adına tescilli 2000/20385 sayılı "..." ibareli markanın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, Dairemizin 26.03.2014 tarih ve 2013/18147 Esas- 2014/5893 Karar sayılı bozma ilamına uyulmak suretiyle dava konusu 2000/20385 sayılı markanın "Bal" emtiası dışında kalan 5, 29 ve 30. sınıf ürünler yönünden kullanılmadığından bahisle 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesi uyarınca kısmen iptaline karar verilmişse de, karar tarihinden sonra 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14.12.2016 tarihli 2016/148 Esas ve 2016/189 Karar sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinin iptaline karar verilmiştir. Bu durumda, iptali istenen davalı markasıyla ilgili olarak anılan husus değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/07/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/355081900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz