Markanın Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/15854 E. 2015/4662 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 26.03.2014 gün 2013/18147 E, 2014/5893 K sayılı ilamında yazılı gerekçelerle bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/719 E. 2017/4046 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Ticaret Sicil Müdürlüğü kararına itiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5893 E. 2023/329 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:resen terkin · istifa · tasfiye memuru atanması · ortaklar kurulu kararı · ticaret sicili müdürlüğü · ara karar · sicilden terkin · tasfiye memuru
Benzer bu karardaŞti.’nin 2003 tarihli «ortaklar kurulu» kararıyla «tasfiye» sürecine girdiği ve «tasfiye memuru» olarak ... ...’nın atanmasına karar verildiği, ancak tasfiye memurunun bir süre sonra «istifa» ettiği, bu durumda öncelikle yeni bir tasfiye memuru atanarak tasfiye işlemlerine devam edilmesi gerektiği, davalı Müdürlüğün ancak tasfiye memurunca gerekli işlemler yapılmasına rağmen genel kurulun toplanamaması nedeniyle tasfiyenin sonuçlandırılamaması halinde 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine göre şirketi «resen terkin» edebileceği, ancak somut olayda, davalı Müdürlüğün 22.05.2007 tarihli «ihtarına» rağmen Balsam...Ltd.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin işbu davanın açılmasından önce «tasfiye» sürecinin bir an önce sonuçlandırılabilmesi için tasfiye memuruna ve şirket müdürüne «ihtarname» gönderdiğini ve bu hususta dava yoluna dahi başvurduğunu, ancak sonuç alamadığını, gelinen noktada Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtildiği üzere şirket genel kurulunu toplayarak yeni bir «tasfiye memuru atanmasına» imkan bulunmadığını, şirketin «ticari defterleri» vefat eden önceki tasfiye memurunda kaldığından ve defterlere de erişilemediğinden «ara» bilançoların «son» ve kati bilançonun genel kurula sunulma imkanın da kalmadığını, şirketin ancak 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine göre «resen terkin» edilebileceğini, Bölge Adliye Mahkemesinin ret gerekçesinin yasal bir dayanağı bulunmadığı gibi anılan Kanun hükmünün amacı ve ruhuyla bağdaşmadığını belirterek Bö …
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «terkini» istenilen şirketin durumunun, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde sayılan hâllere uymadığını, bu nedenle müvekkilinin şirketi sicilden «resen terkin» edebilmesine yasal olanak bulunmadığını, şirketin devam eden davasının resen terkine engel olduğunu, kendilerine davanın kesinleştiğine dair evrakın gelmediğini, davanın 17.09.2015 tarihinde kesinleştiğini, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin uygulanabilmesinin terkin durumunun 01.07.2015 tarihine kadar tespit edilen şirketler için söz konusu olduğunu, bilançosu genel kurula sunulamayan şirketlerin ticaret sicilden kayıtlarının silinebilmesi için «tasfiye» memurları tarafından «ticaret siciline» başvuru yapılması gerektiğini, şirketin sicil «kaydının» silinebilmesi için müdürlüğe tasfiye memurunun başvurması gerektiğini, şirketin tasfiye aşamasında olduğunu, şirketin «tasfiye memuru» olarak atanan ... ...’nın «istifa» ettiğini, müvekkili kurumun şirkete «ihtar» gönderdiğini, tasfiye memuru atamasını istediklerini, bu yazıya rağmen yeni tasfiye memuru «görevlendirilmediğini» belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Şti.’nin yetkilileri tarafından yeni bir «tasfiye memuru atanmadığı», şirketin «sicilden terkini» için 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/15854 E. , 2015/4662 K.
"İçtihat Metni"
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/05/2013 gün ve 2011/153-2013/134 sayılı kararı bozan Daire’nin 26/03/2014 gün ve 2013/18147-2014/5893 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin çok sayıda “bal... + şekil” ibareli markanın sahibi olduğunu, davalıya ait “...” markasının müvekkili şirket adına kayıtlı markalarla açıkça iltibas yarattığını, onunla ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalı adına TPE nezdinde 2000 .. tescil no’lu “...” markasının tescilli olduğu sınıflarda kullanılmadığını ileri sürerek, 556 sayılı KHK’nın 7., 8., 14. ve 42. maddeleri uyarınca davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 26.03.2014 gün 2013/18147 E, 2014/5893 K sayılı ilamında yazılı gerekçelerle bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 03/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/172223600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz