YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/873 E. 2017/4043 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayırt edicilik↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava ve başvuruya konu işaretin kuyumculuk mal ve hizmetleri için vasıf bildirip somut ayırt ediciliğe sahip olmadığı, bu mal ve hizmetler için tek bir kişinin tekeline verilemeyeceği, ancak heykeller ve biblolar emtiası için marka olabilme özelliğinin bulunduğu, davacıya ait işaret ve redde mesnet markalarda asıl ve ayırt edici unsurun "..." ibaresinden oluştuğu, markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TPE YİDK'nun 2014-M-6706 sayılı kararının heykeller ve biblolar malları yönünden iptaline, sair yönlerden iptal isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, TPE YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, dava konusu işaretin "heykeller" ve "biblolar" emtiası bakımından 556 sayılı KHK'nın 7/1-c bendi uyarınca yapılan değerlendirme sonucu başvuru konusu ibarenin tasviri işaret oluşturmayıp marka olma vasfına sahip olduğu gerekçesiyle bu mallar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, anılan malların aynı KHK'nın 7/1-b bendi uyarınca redde mesnet markalar kapsamında da tescilli olduğu gözetilmek suretiyle başvuru kapsamındaki bahsi geçen mallar bakımından 7/1-b bendine göre mutlak red sebepleri kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmesi gerekirken bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamış, kararın bu yönden davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/888 E. 2018/6610 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava ve başvuruya konu işaretin kuyumculuk mal ve hizmetleri için vasıf bildirip somut «ayırt ediciliğe» sahip olmadığı, bu mal ve hizmetler için tek bir kişinin tekeline verilemeyeceği, ancak heykeller ve biblolar emtiası için marka olabilme özelliğinin bulunduğu, da …
Benzer bu kararda… ici algısı düşünüldüğünde bir kişinin adı soyadı şeklinde algılanacağı, özellikle yabancı bir isim olmasından kaynaklı bir tasarımcının adı olabileceği, bu bağlamda «ayırt ediciliğinin» yüksek olduğu, “..." ibaresinin ... ve ... söylencelerinde kutsal bir yer adı olduğu, ayrıca biyoenerji sistemi ve disiplini olduğu, bunun yanında “...” ibaresinin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyan · iltibas
Benzer bu karardaDolaylı yoldan (telmih/hatırlatma yoluyla) tasviri anlam «taşıyan» işaretler ise anılan madde kapsamında değerlendirilemez.
Bu durumda, davalı muteriz şirket markasının tek ve asli unsurunun "..." işareti olması karşısında dava konsusu başvuru ile arasında ilişkilendirme ihtimalini de kapsayacak şekilde 556 sayılı KHK'nın 8/1-b anlamında «iltibas» tehlikesi bulunduğu halde yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/873 E. , 2017/4043 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/03/2015 tarih ve 2014/313-2015/97 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2012/28739 sayılı "..." ibareli marka tescil başvurusunun davalı Kurum tarafından "..." ibaresini ihtiva eden bir kısım markalar mesnet gösterilmek suretiyle 556 sayılı KHK'nın 7/1-b ve 7/1-c maddeleri uyarınca kısmen reddedildiğini, ancak başvuruya konu işaret ile redde mesnet gösterilen markaların 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi anlamında aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadıklarını, başvurudaki tarz, grafik, şekil, desen ve diğer görsel unsurların ayırt ediciliği sağladığını, ayrıca müvekkili başvurusuna konu işaretin aynı KHK'nın 7/1-c maddesi kapsamında tasviri bir işaret niteliği taşımadığını, YİDK kararında da 7/1-c maddesi anlamında bir değerlendirme yapılmadığını ileri sürerek TPE YİDK'nun 2014-M-6706 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı başvurusu ile redde mesnet markalarda yer alan "..." dışındaki ibarelerin ayırt edici niteliklerinin bulunmadığı, "..." ibaresinin ise aynı olduğunu, bu nedenle başvurunun reddi koşullarının oluştuğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava ve başvuruya konu işaretin kuyumculuk mal ve hizmetleri için vasıf bildirip somut ayırt ediciliğe sahip olmadığı, bu mal ve hizmetler için tek bir kişinin tekeline verilemeyeceği, ancak heykeller ve biblolar emtiası için marka olabilme özelliğinin bulunduğu, davacıya ait işaret ve redde mesnet markalarda asıl ve ayırt edici unsurun "..." ibaresinden oluştuğu, markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TPE YİDK'nun 2014-M-6706 sayılı kararının heykeller ve biblolar malları yönünden iptaline, sair yönlerden iptal isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, TPE YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, dava konusu işaretin "heykeller" ve "biblolar" emtiası bakımından 556 sayılı KHK'nın 7/1-c bendi uyarınca yapılan değerlendirme sonucu başvuru konusu ibarenin tasviri işaret oluşturmayıp marka olma vasfına sahip olduğu gerekçesiyle bu mallar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, anılan malların aynı KHK'nın 7/1-b bendi uyarınca redde mesnet markalar kapsamında da tescilli olduğu gözetilmek suretiyle başvuru kapsamındaki bahsi geçen mallar bakımından 7/1-b bendine göre mutlak red sebepleri kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmesi gerekirken bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamış, kararın bu yönden davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 03/07/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/355013100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz