Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/1197 E. 2017/4042 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alt kira sözleşmesi↗ kira sözleşmesi↗ ticari faiz↗ marka hakkına tecavüz↗ haksız fiil↗ maddi tazminat↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalının iş yeri adresinde "..." ibareli ve diğer bir kısım tabelalarının bulunduğunun görüldüğü, davalının ... Mağazasının konfeksiyon ürünlerinin satışı ile iştigal ettiği, davacının tescilli “...” ibareli markasının davalı iş yerinde haksız rekabet oluşturacak tarzda ve davacı aleyhine maddi zarar doğuracak şekilde marka tecavüzünde bulunduğunun tespit edildiği, 556 sayılı KHK'nın 64 ve 66. maddelerinde belirtilen kriterlerle hesaplanabilecek tazminat miktarının, davalının dosyaya yansıtılan alt kira sözleşmelerinde ve sunulan faturalar kapsamında en az 5.000 TL olarak belirlendiği, manevi tazminat yönünden ise davalının eylemi Borçlar Kanunu anlamında haksız fiil oluşturduğundan 556 sayılı KHK'nın 68 ve BK 58. maddeleri uyarınca 5.000 TL manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının "..." ibareli markasının davalı iş yerinde haksız rekabet oluşturacak tarzda ve davacı aleyhine maddi zarar doğuracak şekilde kullanıldığının tespitine, 5.000 TL maddi tazminatın ve 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacı firmaya verilmesine, diğer istem ve taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve uyuşmazlığın dava tarihindeki hukuki duruma göre değerlendirilecek olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacı vekili, dava dilekçesinde markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti talebinin yanında müvekkilinin haklarına vaki tecavüzün ve haksız rekabetin yasaklanmasını, 04.11.2009 tarihli celsedeki beyanında da davalının "..." markasını 35/08. sınıfta kullanmasının men'ini de istemiştir. Mahkemece, davalının, davacının marka hakkına tecavüz ettiği ve haksız rekabette bulunduğu tespit edildiğine göre bu eylemlerin men'i yönünde de karar verilmesi gerekirken tespit kararı verilmekle yetinilip hüküm fıkrasının 4 nolu bendinde "Diğer istem ve taleplerin reddine" dair hüküm kurulmak suretiyle markaya tecavüz ve haksız rekabetin men'i talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmamış, kararın bu yönden davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12650 E. 2012/13716 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekile tebliğ
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve yabancı mahkeme ilamının davalı şirketin «vekiline tebliğ» edildiğinin davalı vekilinin 27.01.2011 tarihli celsedeki beyanından anlaşılmış bulunmasına göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3410 E. 2020/2116 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davaya konu tasarımların yenilik ve «ayırt edicilik» niteliklerini taşıdıkları, kurum kararının yerinde olduğu, davalıya ait tasarımların hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… menin bulunmadığı ve davacı tarafın rapora yönelik itirazlarının karşılanmadığından ek bilirkişi raporu alındığı, alınan raporla dava konusu tasarımların yenilik ve «ayırt edicilik» niteliklerini haiz olduklarının ve davaya konu YİDK kararında bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/1197 E. , 2017/4042 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/10/2015 tarih ve 2015/53-2015/212 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli 205475 sayılı "..." markasının tanınmış marka olarak da kabul edildiğini, davalının aynı markayı kendi ticaret alanında, mağazacılık hizmetinde kullanmak suretiyle müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini, bu eylemin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek "..." markasına tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, müvekkilinin haklarına vaki tecavüzün ve haksız rekabetin yasaklanmasını, markanın internet ortamında ticari etki oluşturacak şekilde kullanılmasının yasaklanmasını, şimdilik 5.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın ticari faizi ile birlikte tahsilini, kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, "...+Şekil" ve "...+ Türk Malı" markasının 25. sınıfta, "... " markasının 24, 25, 35. sınıfta müvekkili adına tescilli olduğunu, bu tescilli markaların kullanıldığını, davacının ayakkabı sektöründe, müvekkilinin ise hazır giyim sektöründe faaliyet gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalının iş yeri adresinde "..." ibareli ve diğer bir kısım tabelalarının bulunduğunun görüldüğü, davalının ... Mağazasının konfeksiyon ürünlerinin satışı ile iştigal ettiği, davacının tescilli “...” ibareli markasının davalı iş yerinde haksız rekabet oluşturacak tarzda ve davacı aleyhine maddi zarar doğuracak şekilde marka tecavüzünde bulunduğunun tespit edildiği, 556 sayılı KHK'nın 64 ve 66. maddelerinde belirtilen kriterlerle hesaplanabilecek tazminat miktarının, davalının dosyaya yansıtılan alt kira sözleşmelerinde ve sunulan faturalar kapsamında en az 5.000 TL olarak belirlendiği, manevi tazminat yönünden ise davalının eylemi Borçlar Kanunu anlamında haksız fiil oluşturduğundan 556 sayılı KHK'nın 68 ve BK 58.
maddeleri uyarınca 5.000 TL manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının "..." ibareli markasının davalı iş yerinde haksız rekabet oluşturacak tarzda ve davacı aleyhine maddi zarar doğuracak şekilde kullanıldığının tespitine, 5.000 TL maddi tazminatın ve 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacı firmaya verilmesine, diğer istem ve taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve uyuşmazlığın dava tarihindeki hukuki duruma göre değerlendirilecek olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacı vekili, dava dilekçesinde markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti talebinin yanında müvekkilinin haklarına vaki tecavüzün ve haksız rekabetin yasaklanmasını, 04.11.2009 tarihli celsedeki beyanında da davalının "..." markasını 35/08. sınıfta kullanmasının men'ini de istemiştir. Mahkemece, davalının, davacının marka hakkına tecavüz ettiği ve haksız rekabette bulunduğu tespit edildiğine göre bu eylemlerin men'i yönünde de karar verilmesi gerekirken tespit kararı verilmekle yetinilip hüküm fıkrasının 4 nolu bendinde "Diğer istem ve taleplerin reddine" dair hüküm kurulmak suretiyle markaya tecavüz ve haksız rekabetin men'i talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmamış, kararın bu yönden davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, davalıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03/07/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/355005000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz