Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/12650 E. 2012/13716 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yabancı mahkeme ilamı↗ vekile tebliğ↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, taraf vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez, davalı vekili karar düzeltme talep etmiştir.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve yabancı mahkeme ilamının davalı şirketin vekiline tebliğ edildiğinin davalı vekilinin 27.01.2011 tarihli celsedeki beyanından anlaşılmış bulunmasına göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4569 E. 2021/1860 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kesin delil · yemin delili · yemin · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılamaya göre davacının duruşmadaki beyanında dava konusu senetleri imzaladığında boş olduğunu belirtmesi nedeniyle senetler üzerinde inceleme yapılmadığı, davacının «yemin deliline» dayandığı, ancak iddiasını ispatlayamadığı, yemin delilinin «kesin delil» olduğu ve davacının başka delil de sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1197 E. 2017/4042 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alt kira sözleşmesi · kira sözleşmesi · ticari faiz · marka hakkına tecavüz · haksız fiil · maddi tazminat · haksız rekabet
Benzer bu karardaMağazasının konfeksiyon ürünlerinin satışı ile iştigal ettiği, davacının tescilli “...” ibareli markasının davalı iş yerinde «haksız rekabet» oluşturacak tarzda ve davacı aleyhine maddi zarar doğuracak şekilde marka tecavüzünde bulunduğunun tespit edildiği, 556 sayılı KHK'nın 64 ve 66. maddelerinde belirtilen kriterlerle hesaplanabilecek tazminat miktarının, davalının dosyaya yansıtılan «alt kira sözleşmelerinde» ve sunulan faturalar kapsamında en az 5.000 TL olarak belirlendiği, manevi tazminat yönünden ise davalının eylemi Borçlar Kanunu anlamında «haksız fiil» oluşturduğundan 556 sayılı KHK'nın 68 ve BK 58. maddeleri uyarınca 5.000 TL manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının "..." ibareli markasının davalı iş yerinde haksız rekabet oluşturacak tarzda ve davacı aleyhine maddi zarar doğuracak şekilde kullanıldığının tespitine, 5.000 TL «maddi tazminatın» ve 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacı firmaya verilmesine, diğer istem ve taleplerin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının, davacının «marka hakkına tecavüz» ettiği ve «haksız rekabette» bulunduğu tespit edildiğine göre bu eylemlerin men'i yönünde de karar verilmesi gerekirken tespit kararı verilmekle yetinilip hüküm fıkrasının 4 nolu bendinde "Diğ …
2-) Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacı vekili, dava dilekçesinde markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti talebinin yanında müvekkilinin haklarına vaki tecavüzün ve haksız rekabetin yasaklanmasını, 04.11.2009 tarihli celsedeki beyanında da davalının "..." markasını 35/08. sınıfta kullanmasının men'ini de istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13889 E. 2014/20116 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürlüğü · doğrudan zarar · dolaylı zarar · şirket müdürlüğü · olumsuz oy · tüzel kişilik · usulden reddi · limited şirket
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın ileri sürdüğü zararların «doğrudan zararlar» olmayıp «dolaylı zararlar» olduğu, davacının dolaylı zararlar sebebiyle ancak şirket «tüzel kişiliği» namına dava açabileceği, davacı vekilinin 27/02/2014 tarihli celsedeki beyanları dikkate alındığında davacının dolaylı zararlar kapsamındaki bu zararların tahsilini ortaklık sıfatından ötürü kendi nam ve hesabına olacak şekilde talep ettiği gerekçesiyle davanın HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri gereğince «usulden reddine» karar verilmiştir.
2- Dava, tarafların ortak oldukları dava dışı «limited şirketin müdürlüğü» görevini yürüten davalıların, şirkete verdiği ileri sürülen zararların tahsili ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
… ki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının «maddi tazminat» talebine konu zararlarının «dolaylı zarar» kapsamında olması nedeniyle maddi tazminat talebinin reddinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair tem …
Mahkemece, manevi tazminat talebi yönünden olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/12650 E. , 2012/13716 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.04.2011 gün ve 2010/238-2011/163 sayılı kararı bozan Daire’nin 08.06.2012 gün ve 2011/9629-2012/10077 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının aldığı parayı geri ödememesi nedeniyle yurtdışında açtıkları davada verilen kararın kesinleştiğini bildirerek, Almanya Bremen Asliye Hukuk Mahkemesi kararının tenfizini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, taraf vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez, davalı vekili karar düzeltme talep etmiştir.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve yabancı mahkeme ilamının davalı şirketin vekiline tebliğ edildiğinin davalı vekilinin 27.01.2011 tarihli celsedeki beyanından anlaşılmış bulunmasına göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 19.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062802700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz