Aynı sıfatta olmayan mahkemeler arasında re'sen birleştirme kararı verilemez
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1870 E. 2024/1789 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Ticari şirket (genel)kaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalGörev ve yetkiusul emsali
Davacının nitelemesi: Davaların Birleştirilmesi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
HMK 166/3 uyarınca ayrı yargı çevresindeki davaların birleştirilebilmesi için mahkemelerin aynı düzeyde olması yeterli değildir, aynı sıfatta (örneğin asliye ticaret mahkemesi - asliye hukuk mahkemesi ilişkisi görev ilişkisi olduğundan bu iki mahkeme türü aynı sıfatta sayılmaz) olmaları da gerekir; ayrıca ikinci davanın açıldığı mahkemede birleştirme kararı verilebilmesi için taraflardan birinin talebi şarttır, mahkeme bu talep olmadan re'sen birleştirme kararı veremez.
Ele alınan sorunlar
Ayrı yargı çevresindeki mahkemeler arasında davaların birleştirilmesinin usule uygunluğu → kabul
İddia: Davacı vekili, derdest davaların birleştirilebilmesi için mahkemelerin aynı düzey ve sıfatta olması gerektiğini, istinafa konu kararda dava konusunun hisse iptali ve tescili olduğu, birleştirilen davanın ise tapu iptali ve tescil davası olduğunu, Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin davaya Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: HMK 166/4 uyarınca davaların aynı veya benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyecek nitelikte olması halinde bağlantı varsayılır. HMK 166/3 uyarınca davalar ayrı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmışsa, bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birleştirme kararı veren mahkeme İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, birleştirilen dava dosyasının görüldüğü mahkeme ise Bodrum Asliye Hukuk Mahkemesidir; birleştirilen dosyada dava konusu tapu iptali ve tescili davasıdır. Ayrı yargı çevresindeki aynı düzeydeki hukuk mahkemeleri arasında birleştirme kararı verilmiş olsa da, mahkemeler aynı sıfatta değildir. Dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK 9/3 gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisidir; HMK 166/2 ayrı yargı çevresindeki aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davaların birleştirilebileceğini düzenlemektedir. Emsal Yargıtay kararında da aynı düzeyde ancak aynı sıfatta olmayan mahkemeler arasında birleştirme kararı verilemeyeceği vurgulanmıştır. Somut olayda birleştirmeye konu davaların açıldığı mahkemeler aynı sıfatta olmadığı gibi, HMK 166/3 uyarınca ayrı yargı çevresindeki aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalarda ikinci davanın açıldığı mahkemede birleştirme kararı verilebilmesi için taraflardan birinin talebi gerekir. Dosya kapsamında tarafların birleştirme talebi bulunmadan HMK 166/3'e aykırı olarak re'sen birleştirme kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu ve bu iki mahkeme türünün HMK 166/3 anlamında 'aynı sıfatta' sayılamayacağı, ayrıca ayrı yargı çevresindeki davaların birleştirilmesinde taraf talebinin zorunlu olduğu ve bunun olmadan re'sen birleştirme kararı verilemeyeceği yönünde bölgesel ikna edici bir örnek teşkil etmektedir.
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- Asliye ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisidir; bu iki mahkeme türü HMK 166/3 anlamında aynı sıfatta kabul edilmez.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davaların birleştirilmesi↗ HMK 166↗ aynı düzey ve sıfatta mahkeme↗ görev ilişkisi↗ re'sen birleştirme↗ taraf talebi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/1870
KARAR NO 2024/1789
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 19/09/2024
NUMARASI 2024/74 Esas 2024/648 Karar
DAVA
Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)
Davaların birleştirilmesine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında akdedilen ve şirket hisselerini devir borcu yükleyen"1136 Sayılı Kanun'un 35/A Maddesi Uyarınca Düzenlenen Ortak Taşınmaz Malların Tespitine İlişkin 1 No'lu Uzlaşma Tutanağı" ile "1136 Sayılı Kanunun 35/A Maddesi Uyarınca Düzenlenen ..Ltd. Şti. İle ...AŞ Hisse Devri Ve Malvarlığı Paylaşımına-Tasfiyesine İlişkin 4 No'lu Uzlaşma Tutanağı" uyarınca dava konusu ..Ltd. Şti. nezdinde davalı...'na ait 5.573,50 adet, ...'na ait 3.000 adet, ...'na ait 6.073 adet, ...'na ait 6.073,50 adet hisselerin iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
1-Davalı ...; Uzlaşma Tutanağı'nda yer alan tüm taşınmazların ve şirket hisselerinin 1/2 oranda davacı ile davalı kardeşi ...'na ait olduğunu beyan etmiştir.
2- Davalı ... vekili; taraflar arasında 1 Nolu protokol mal varlığının tespitine ilişkin olması sebebiyle imzasıyla sonuçlandığını, 2 Nolu protokol sadece Adnan ve ... ile çocukları ve eşleri adına tescilli bir kısım malları içerdiğinden imza edilmiş,kendisinin edimlerini ifa ettiğini, ancak davacının Sivas-Akıncılar İlçesinde yer alan taşınmazın ½ hissesi şu ana kadar ...’na teslim etmediği gibi protokolden sonra kendisine ait olacak kısmına fırın yaparak işgal ettiğinden 2 nolu protokolün sonuçlandırılamadığı,davacı 3 Nolu protokolde yer alan taşınmazlardan kendi edimlerini yerine getirmeden ( eşi ve çocukları dahil ) davalı ve diğer üçüncü kişilerdeki taşınmazın ½ tescili talebiyle Bodrum 3 Asliye Hukuk Mahkemesinde 2024/73 E sayılı dava açtığını, derdestlik itirazları bulunduğunu beyan etmiştir.
3- Davalılar ... ve ... vekili; davacı ile ...'nun, ortak edindikleri taşınmazlar ve iki şirket hisselerinin paylaştırılması için protokoller akdederek uyuşmazlıkları gidermeye, mal paylaşımını belirlemeye çalıştıklarını ancak çözüm sağlanamadığını, Adnan ve ... yapılacak paylaşım için işletilecek prosedürler sırasında "hakemlik" yapmaları talebi ile müvekkillerine başvurduğunu, bu nedenle şirketlerin hisselerinin bir kısmının müvekkillere devredildiğini ve müvekkili Tayfun'a imza yetkisi verildiğini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; HMK'nın 166 maddesi gereği, davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda davalar arasında fili ve hukuki bağlantı bulunduğunun varsayıldığını, 166/1 maddesi gereğince de yargılamanın her aşamasında talep üzerine veya mahkemece ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebileceği, davaların birlikte görülmesinde gerek usul ekonomisi gerekse delillerin birlikte değerlendirilmesi ve bir biri ile çelişmeyen hükümlere ulaşılması yanında yargılamanın hızı ve bütünlüğü açısından yarar bulunduğu, taraflar arasında birden fazla protokol bulunduğu protokollerin uygulanmasının bir biri ile bağlantılı olduğu dolayısıyla dosyaların biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyecek nitelikte olduğu gerekçesiyle dava dosyasının Bodrum 3.
Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatı ile) 2024/73 Esas dosyası ile HMK'nun 166. maddesi uyarınca birleştirilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, derdest davaların birleştirme kararı verilebilmesi için öncelikle, aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış olmaları gerektiğini, istinafa konu kararda davanın konusu; ticari şirket hisselerinin bir kısmının iptali ile müvekkil adına tescili iken, birleştirilen davada ise dava konusunun; tapu iptali ve tescil davası olduğunu, aynı düzey ve sıfatta iki mahkemedeki dosyaların birleştirilmeye konu edilmediğini, Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin davaya Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile bakmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
HMK hükümleri uyarınca aralarında bağlantı olan davaların birleştirilmesi mümkündür.Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması veya biri hakkında verilecek karar diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda davalar arasında bağlantının varsayılacağı HMK nın 166/4 maddesinde belirtilmiştir. HMK'nın 166/3maddesinde davalar ayrı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfatta hukuk mahkemelerinde açılmış ise, bağlantı sebebiyle birleştirmenin ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebileceği, birleştirme kararı verildiği takdirde birinci davanın açıldığı mahkemenin birleştirmeye ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bununla bağlı olduğu düzenlenmiştir. Birleştirme kararı veren mahkemenin İstanbul Anadolu 12.Asliye Ticaret Mahkemesi, birleştirilen dava dosyasının görüldüğü mahkemenin ise Bodrum Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, birleştirme kararı verilen dosyada davacının ...
ile davalı gerçek kişiler ..., ..., ... ile ... olup dava konusunun tapu iptali ve tescili davası olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece; ayrı yargı çevresindeki aynı düzeydeki hukuk mahkemeleri arasında birleştirme kararı verildiği halde mahkemeler aynı sıfat da değildir. Davanın açıldığı tarihde Muğla İli mülki sınırları içinde görev yapmak üzere Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi faaliyettedir. Her ne kadar ilk derece mahkemesince davaya asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla bakıldığı belirtilmiş ise de; birleştirilen tapu iptali ve tescil davasına asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla bakıldığı anlaşılmaktadır. "Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 9/3. maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup 6100 sayılı HMK'nın 166/2.
caddesinde ayrı yargı çevresi içerisinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davaların birleştirilebileceği belirtilmekle, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ile Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi aynı düzeyde mahkemeler ise de, aynı sıfatta olmadıklarından, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce dosyanın Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki dosya ile birleştirilmesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi doğru olmayıp 6100 Sayılı HMK'nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle.. gereği kanun yararına bozma isteminin kabulüne" karar verilmiştir.(Yargıtay 17 HD nin 2018/1717 -10201 karar sayılı 6.11.2018 tarihli ilamı) Somut olayda birleştirmeye konu davaların açıldığı mahkemeler aynı sıfatta olmadığı gibi ,HMK nın 166/3.maddesi uyarınca ayrı yargı çevresindeki aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalarda ikinci davanın açıldığı mahkemede birleştirme kararı verilebilmesi için taraflardan birinin talebi gerekir.
Ancak eldeki davada dosya kapsamıyla tarafların birleştirme talebi olmadan HMK'nın 166/3 maddesine aykırı olarak re'sen birleştirme kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Açıklanan nedenlerle; birleştirme kararı verilen mahkemenin aynı sıfatda olmadığı, taraflardan birinin talebi mevcut olmadığı halde birleştirme kararı verildiği belirlenmekle istinaf nedeni yerinde görülen davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/74 Esas 2024/648 Karar sayılı ve 19/09/2024 tarihli kararın HMK 353(1)a-5 gereği KALDIRILMASINA, "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,"Yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)a gereği kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/12/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/35478 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi