Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/5083 E. 2017/3980 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': 'bir yıllık', 'kanun': ['6098/77', '818/21', '818/61']}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gabin↗ ön inceleme aşaması↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ tbk 99↗ sebepsiz zenginleşme↗ hak düşürücü süre↗ taahhütname↗ dava sebebi↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; bakiye alacak için açılan davada eldeki davanın davacısının verdiği 12/09/2011 tarihli cevap dilekçesi ile işbu davada ileri sürdüğü taahhütname metnindeki gerekli şartların yerine gelmediği iddialarını savunma olarak ileri sürdüğü, dolayısıyla cevap dilekçesinde ileri sürdüğü olguya 12/09/2011 tarihinde vakıf olduğu, ancak eldeki davayı 17/04/2014 tarihinde açtığı, davacının BK'nın 21. maddesi gereğince dayandığı gabin iddiası yönünden öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, sebepsiz zenginleşmeye ilişkin eski BK'nın 61. ve devamı maddelerinde yeni TBK'nın 77. maddesinde düzenlenen hükümlere göre ve yine eski 66. yeni 82. madde hükümlerine göre de zaman aşımı süresinin işbu dava yönünden dolduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taraflar arasındaki 11/09/2009 tarihli taahhütname gereğince davacının yapmış olduğu ödemenin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 61. maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 77. maddesi) gereğince sebepsiz zenginleşenin iade yükümlülüğü, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğar. Somut olayda ise 11/09/2009 tarihli taahhütnamede öngörülen şartların gerçekleşmediği ileri sürülerek işbu taahhütname gereğince yapılan ödemenin iadesi istenmekte olup davadaki talepler akde dayandığından açılan davada sözleşme zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğinden sebepsiz zenginleşmeye ilişkin zamanaşımı hükümlerinin uygulanmasına olanak bulunmamaktadır. Bu suretle açılan davada gabin iddiası yönünden bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, sebepsiz zenginleşmeye ilişkin hükümlere göre de zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3749 E. 2019/3001 K.
Ortak:gabin · sebepsiz zenginleşme · hak düşürücü süre · taahhütname · zamanaşımı · dava şartı · hak düşürücü süre · zamanaşımı var · Alacak
İncelediğiniz kararda… avunma ve dosya kapsamına göre; bakiye alacak için açılan davada eldeki davanın davacısının verdiği 12/09/2011 tarihli cevap dilekçesi ile işbu davada ileri sürdüğü «taahhütname» metnindeki gerekli şartların yerine gelmediği iddialarını savunma olarak ileri sürdüğü, dolayısıyla cevap dilekçesinde ileri sürdüğü olguya 12/09/2011 tarihinde vakıf olduğu, ancak eldeki davayı 17/04/2014 tarihinde açtığı, davacının BK'nın 21. maddesi gereğince dayandığı «gabin» iddiası yönünden öngörülen bir yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiği, «sebepsiz zenginleşmeye» ilişkin eski BK'nın 61. ve devamı maddelerinde yeni TBK'nın 77. maddesinde düzenlenen hükümlere göre ve yine eski 66. yeni 82. madde hükümlerine göre de zaman aşımı süresinin işbu dava yönünden dolduğu gerekçesiyle, davanın «zamanaşımı» sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Bu suretle açılan davada «gabin» iddiası yönünden bir yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiği, «sebepsiz zenginleşmeye» ilişkin hükümlere göre de «zamanaşımının» dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
Somut olayda ise 11/09/2009 tarihli «taahhütnamede» öngörülen şartların gerçekleşmediği ileri sürülerek işbu taahhütname gereğince yapılan ödemenin iadesi istenmekte olup davadaki talepler akde dayandığından açılan davada sözleşme «zamanaşımı» süresinin uygulanması gerektiğinden «sebepsiz zenginleşmeye» ilişkin zamanaşımı hükümlerinin uygulanmasına olanak bulunmamaktadır.
Benzer bu kararda… avunma ve dosya kapsamına göre; bakiye alacak için açılan davada eldeki davanın davacısının verdiği 12/09/2011 tarihli cevap dilekçesi ile işbu davada ileri sürdüğü «taahhütname» metnindeki gerekli şartların yerine gelmediği iddialarını savunma olarak ileri sürdüğü, dolayısıyla cevap dilekçesinde ileri sürdüğü olguya 12/09/2011 tarihinde vakıf olduğu, ancak eldeki davayı 17/04/2014 tarihinde açtığı, davacının BK'nın 21. maddesi gereğince dayandığı «gabin» iddiası yönünden öngörülen bir yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiği, «sebepsiz zenginleşmeye» ilişkin eski BK'nın 61. ve devamı maddelerinde yeni TBK'nın 77. maddesinde düzenlenen hükümlere göre ve yine eski 66. yeni 82. madde hükümlerine göre de zaman aşımı süresinin işbu dava yönünden dolduğu gerekçesiyle, davanın «zamanaşımı» sebebiyle reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/619 E. 2010/4570 K.
Ortak:gabin · Alacak
İncelediğiniz kararda… avunma ve dosya kapsamına göre; bakiye alacak için açılan davada eldeki davanın davacısının verdiği 12/09/2011 tarihli cevap dilekçesi ile işbu davada ileri sürdüğü «taahhütname» metnindeki gerekli şartların yerine gelmediği iddialarını savunma olarak ileri sürdüğü, dolayısıyla cevap dilekçesinde ileri sürdüğü olguya 12/09/2011 tarihinde vakıf olduğu, ancak eldeki davayı 17/04/2014 tarihinde açtığı, davacının BK'nın 21. maddesi gereğince dayandığı «gabin» iddiası yönünden öngörülen bir yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiği, «sebepsiz zenginleşmeye» ilişkin eski BK'nın 61. ve devamı maddelerinde yeni TBK'nın 77. maddesinde düzenlenen hükümlere göre ve yine eski 66. yeni 82. madde hükümlerine göre de zaman aşımı süresinin işbu dava yönünden dolduğu gerekçesiyle, davanın «zamanaşımı» sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Bu suretle açılan davada «gabin» iddiası yönünden bir yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiği, «sebepsiz zenginleşmeye» ilişkin hükümlere göre de «zamanaşımının» dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, «gabin» unsurlarının gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın, Dairemiz'ce «eksik inceleme» gerekçesiyle bozulması üzerine bozmaya uyulmuş alınan ve benimsenen bilirkişi kurullu raporuna göre, gabin koşullarının davalı banka lehine oluştuğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş,kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 05.10.2009 tarihli kararı ile mahkeme kararı onanmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, «gabin» unsurlarının gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın, Dairemiz'ce «eksik inceleme» gerekçesiyle bozulması üzerine bozmaya uyulmuş alınan ve benimsenen bilirkişi kurullu raporuna göre, gabin koşullarının davalı banka lehine oluştuğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş,kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 05.10.2009 tarihli kararı ile mahkeme kararı onanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10127 E. 2016/5357 K.
Ortak:gabin
İncelediğiniz kararda… avunma ve dosya kapsamına göre; bakiye alacak için açılan davada eldeki davanın davacısının verdiği 12/09/2011 tarihli cevap dilekçesi ile işbu davada ileri sürdüğü «taahhütname» metnindeki gerekli şartların yerine gelmediği iddialarını savunma olarak ileri sürdüğü, dolayısıyla cevap dilekçesinde ileri sürdüğü olguya 12/09/2011 tarihinde vakıf olduğu, ancak eldeki davayı 17/04/2014 tarihinde açtığı, davacının BK'nın 21. maddesi gereğince dayandığı «gabin» iddiası yönünden öngörülen bir yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiği, «sebepsiz zenginleşmeye» ilişkin eski BK'nın 61. ve devamı maddelerinde yeni TBK'nın 77. maddesinde düzenlenen hükümlere göre ve yine eski 66. yeni 82. madde hükümlerine göre de zaman aşımı süresinin işbu dava yönünden dolduğu gerekçesiyle, davanın «zamanaşımı» sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Bu suretle açılan davada «gabin» iddiası yönünden bir yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiği, «sebepsiz zenginleşmeye» ilişkin hükümlere göre de «zamanaşımının» dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda1- Dava, davacılar tarafından sigortacı aleyhine sigorta bedelinin tahsili amacı ile açılan davalar sırasında, taraflar arasında düzenlenen 07.07.2009 tarihli «sulh protokollerinin» «gabin» sebebiyle iptali ve tazminat istemine ilişkindir.
Bu itibarla, «temliknamelerin» «sulh protokolüne» konu alacağın «muaccel» olmayan kısmı ile ilgili olduğu, işbu davada ise sulh protokollerinin «gabin» sebebiyle feshi ve tazminat talebinde bulunulduğu gözetilerek, işin esasına girilerek bir değerlendirme yapılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davacıların aktif dava «ehliyetlerinin» bulunmadığını gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sulh protokolü · temlik sözleşmesi · muacceliyet · temlik · protokol · taraf ehliyeti · sulh
Benzer bu kararda22.03.2011 tarihli «temliknamelerde, sözleşmenin» konusunun, davacıların 07.07.2009 tarihli «sulh protokolü» çerçevesinde sigorta şirketinden henüz «muaccel» hale gelmemiş yazılı miktardaki alacakları olduğu belirtilmiş; devamla ''...
Bu itibarla, «temliknamelerin» «sulh protokolüne» konu alacağın «muaccel» olmayan kısmı ile ilgili olduğu, işbu davada ise sulh protokollerinin «gabin» sebebiyle feshi ve tazminat talebinde bulunulduğu gözetilerek, işin esasına girilerek bir değerlendirme yapılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davacıların aktif dava «ehliyetlerinin» bulunmadığını gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
1- Dava, davacılar tarafından sigortacı aleyhine sigorta bedelinin tahsili amacı ile açılan davalar sırasında, taraflar arasında düzenlenen 07.07.2009 tarihli «sulh protokollerinin» «gabin» sebebiyle iptali ve tazminat istemine ilişkindir.
07.07.2009 tarihli «sulh protokolü»... sözleşmenin ayrılmaz ekidir'' denilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/5083 E. , 2017/3980 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.10.2015 tarih ve 2014/1349-2015/681 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 20.06.2017 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 11/09/2009 tarihli taahhütname ile davacının ... Tekstil Tic. ve San. A.Ş.'ye ait hamiline hisse senetlerinin güncel sermaye miktarına karşılık gelecek şekilde yönetim kurulu kararı ile bastırılmış ve pay sahiplerine dağıtılmış olması ve bu sözleşme anından itibaren herhangi bir tarihte şirketin tüm hisselerinin satılması şartlarının gerçekleşme koşuluna bağlı olarak sahibi olduğu %15 hisseye düşen getirinin %2,5'a tekabül eden kısmını davalıya ödeyeceğini taahhüt ettiğini, bu taahhütname uyarınca davalıya 25/06/2010 tarihinde 168.750 USD ödeme yapıldığını, daha sonra davalının ...
10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/566 Esas sayılı dosyası ile taahhütnameye göre ödenmesi gereken tutarın 18.750 USD eksik ödendiği gerekçesiyle alacak davası açtığını, yargılama sonucunda 12/12/2012 tarihli karar ile taahhütnamede öngörülen şartların gerçekleşmediği sonucuna vararak davanın reddine karar verdiğini, kararın temyizi üzerine onandığını, buna göre taahhütname uyarınca ödeme için gereken şartların gerçekleşmediğinin mahkeme kararıyla sabit hale geldiğini ileri sürerek, davacının dava konusu taahhütnameye dayanarak davalıya yaptığı 168.750 USD'lik ödemenin faizi ile birlikte iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; bakiye alacak için açılan davada eldeki davanın davacısının verdiği 12/09/2011 tarihli cevap dilekçesi ile işbu davada ileri sürdüğü taahhütname metnindeki gerekli şartların yerine gelmediği iddialarını savunma olarak ileri sürdüğü, dolayısıyla cevap dilekçesinde ileri sürdüğü olguya 12/09/2011 tarihinde vakıf olduğu, ancak eldeki davayı 17/04/2014 tarihinde açtığı, davacının BK'nın 21. maddesi gereğince dayandığı gabin iddiası yönünden öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, sebepsiz zenginleşmeye ilişkin eski BK'nın 61. ve devamı maddelerinde yeni TBK'nın 77. maddesinde düzenlenen hükümlere göre ve yine eski 66. yeni 82. madde hükümlerine göre de zaman aşımı süresinin işbu dava yönünden dolduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taraflar arasındaki 11/09/2009 tarihli taahhütname gereğince davacının yapmış olduğu ödemenin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 61. maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 77. maddesi) gereğince sebepsiz zenginleşenin iade yükümlülüğü, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğar. Somut olayda ise 11/09/2009 tarihli taahhütnamede öngörülen şartların gerçekleşmediği ileri sürülerek işbu taahhütname gereğince yapılan ödemenin iadesi istenmekte olup davadaki talepler akde dayandığından açılan davada sözleşme zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğinden sebepsiz zenginleşmeye ilişkin zamanaşımı hükümlerinin uygulanmasına olanak bulunmamaktadır.
Bu suretle açılan davada gabin iddiası yönünden bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, sebepsiz zenginleşmeye ilişkin hükümlere göre de zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.480,00 duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/354278600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz