Haksız Rekabetin Tespiti ve Önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/862 E. 2017/3893 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aktif husumet ehliyeti↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ taraf ehliyeti↗ haksız rekabet↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı işletmenin turizm işletme belgesine sahip olduğu ve denetim bakımından ilgili bakanlığa tabi olduğu, davacının davalının haksız rekabetine ilişkin somut delil sunmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Davada, iddianın ileri sürülüş şekline göre haksız rekabet eylemi, düğün salonu işletme ruhsatı sahibi davacı şirkete yönelik olması nedeniyle davacı gerçek kişilerin davada aktif husumet ehliyeti bulunmadığından, mahkemece gerçek kişiler yönünden davanın bu gerekçe ile reddi gerekmesine rağmen yazılı gerekçe ile reddi doğru değil ise de red kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan davacılar ... ve ...'ın temyiz itirazlarının reddi ile red kararının bu kişiler yönünden onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı şirket vekili, müvekkilinin düğün salonu işletmecisi olduğunu, davalı şirketin ise otel işletmesinin bulunduğunu ve ruhsatsız olarak otelde düğün organizasyonları da yaptığını, davalı taraf ise Turizm İşletme Belgesinin bulunduğunu, bu belgenin düğün salonu organizasyonlarını da kapsadığını savunmuş ve belgeye dayalı olarak mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK’nın 5/1-e maddesinde yer alan “İş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur” hükmü uyarınca, Dairemizin yerleşik uygulamalarında (25.04.2016 tarih ve 2015/9705-2016/4563 sayı), ruhsatsız olarak düğün salonu işletmeciliği veya düğün organizasyonu yapan işletmelerin, ruhsatlı olarak bu işi yapanlara karşı haksız rekabet eyleminde bulundukları kabul edilmektedir.
Her ne kadar otellerin Kültür ve Turizm Bakanlığından almış bulunduğu Turizm İşletme Belgesinin belediyelerin vermiş olduğu düğün salonu işletme ruhsatlarıyla aynı değerde bir belge olarak kabulü mümkün ise de, davacı tarafından, davalının almış bulunduğu Turizm İşletme Belgesinin, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 09.07.2012 tarihinde iptal edildiği ve dava tarihi olan 05.05.2014 tarihi itibariyle böyle bir belgeye sahip olmadığı, ancak yargılamanın devamı sırasında 29.04.2015 tarihinde yeniden bu belgeyi aldığı ileri sürülmüş olmakla, mahkemece bu hususa ilişkin ticari kayıt ve belgelerini getirmesi için davalı tarafa süre verilmesi, aksi takdirde HMK 220/3 maddesi uyarınca işlem yapılması gerekirken, salt davalı tarafın sözlü beyanlarına dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle davacı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1195 E. 2021/1528 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı işletmenin turizm işletme belgesine sahip olduğu ve denetim bakımından ilgili bakanlığa tabi olduğu, davacının davalının «haksız rekabetine» ilişkin somut delil sunmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Davada, iddianın ileri sürülüş şekline göre «haksız rekabet» eylemi, düğün salonu işletme ruhsatı sahibi davacı şirkete yönelik olması nedeniyle davacı gerçek kişilerin davada «aktif husumet ehliyeti» bulunmadığından, mahkemece gerçek kişiler yönünden davanın bu gerekçe ile reddi gerekmesine rağmen yazılı gerekçe ile reddi doğru değil ise de red kararı sonucu it …
… tarih ve 2015/9705-2016/4563 sayı), ruhsatsız olarak düğün salonu işletmeciliği veya düğün organizasyonu yapan işletmelerin, ruhsatlı olarak bu işi yapanlara karşı «haksız rekabet» eyleminde bulundukları kabul edilmektedir.
Benzer bu kararda… iyle davalı şirkete ait turizm işletme belgesi bulunmadığı, davalının bu belgeyi işbu yargılama devam ederken 29.04.2015 tarihinde tekrardan aldığı, davalı şirketin «ticari defter» ve belgeleri incelenerek hazırlanan bilirkişi raporlarında, davalının turizm işletme belgesine sahip olmadığı 09.07.2012 ila 29.04.2015 tarihleri arasında düğün yapıp gelir elde ettiğine dair bir emareye rastlanamadığı belirtilmişse de yerel bir internet sitesinde çıkan bazı haberlerde, davalı şirketin düğün organizasyonu yaptığı ve organizasyona katılan bazı kişilere çekilişle hediye dağıttığının belirtildiği, anılan haberlerin davalı şirketin düğün organizasyonu yaptığını ispat ettiği, söz konusu haberler karşısında şirket kayıtlarında bu organizasyonun yapıldığına dair kayıt bulunmamasının bir önemi bulunmadığı, davalı şirket eyleminin «haksız rekabet» niteliğinde olduğu, davacı yanca haksız rekabet sebebiyle tazminat talep edilmişse de bu talebin usulünce harçlandırılmadığı gerekçesiyle, davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile haksız rekabetin men’ine, tazminat talebine ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına» ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
… aki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacı yanca, bozma öncesinde «haksız rekabet» nedeniyle talep edilen tazminata ilişkin harcın usulüne uygun olarak ikmal edilmiş olmasına rağmen mahkemece, bu talebe ilişkin olarak harçlandırılmadığından bahisle karar «verilmesine yer olmadığına» dair hüküm tesisi doğru olmasa da, temyiz edenin sıfatı ve ileri sürdüğü temyiz sebepleri gözetildiğinde belirtilen hususun sonuca etkili olmamasına göre, davalı v …
2-) Mahkemece, «haksız rekabetin» durdurulmasına karar verilmişse de davalı yanın, dava açıldıktan sonra ilgili bakanlığa başvurarak turizm işletme belgesi aldığı, anılan belgenin düğün gibi organizasyonların yapılması hususunda belediyelerce verilen düğün salonu işletme ruhsatıyla aynı değere sahip olduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter · ilan · karar verilmesine yer olmadığına · e-defter
Benzer bu kararda… iyle davalı şirkete ait turizm işletme belgesi bulunmadığı, davalının bu belgeyi işbu yargılama devam ederken 29.04.2015 tarihinde tekrardan aldığı, davalı şirketin «ticari defter» ve belgeleri incelenerek hazırlanan bilirkişi raporlarında, davalının turizm işletme belgesine sahip olmadığı 09.07.2012 ila 29.04.2015 tarihleri arasında düğün yapıp gelir elde ettiğine dair bir emareye rastlanamadığı belirtilmişse de yerel bir internet sitesinde çıkan bazı haberlerde, davalı şirketin düğün organizasyonu yaptığı ve organizasyona katılan bazı kişilere çekilişle hediye dağıttığının belirtildiği, anılan haberlerin davalı şirketin düğün organizasyonu yaptığını ispat ettiği, söz konusu haberler karşısında şirket kayıtlarında bu organizasyonun yapıldığına dair kayıt bulunmamasının bir önemi bulunmadığı, davalı şirket eyleminin «haksız rekabet» niteliğinde olduğu, davacı yanca haksız rekabet sebebiyle tazminat talep edilmişse de bu talebin usulünce harçlandırılmadığı gerekçesiyle, davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile haksız rekabetin men’ine, tazminat talebine ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına» ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
… aki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacı yanca, bozma öncesinde «haksız rekabet» nedeniyle talep edilen tazminata ilişkin harcın usulüne uygun olarak ikmal edilmiş olmasına rağmen mahkemece, bu talebe ilişkin olarak harçlandırılmadığından bahisle karar «verilmesine yer olmadığına» dair hüküm tesisi doğru olmasa da, temyiz edenin sıfatı ve ileri sürdüğü temyiz sebepleri gözetildiğinde belirtilen hususun sonuca etkili olmamasına göre, davalı v …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4342 E. 2024/499 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 258 · istinaf incelemesi
Benzer bu karardaFikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/«258» E., 2019/528 K.
İstinaf Sebepleri Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... hak sahipliği konusunda müvekkili kuruma sunulan belgelerin davacının bu yöndeki iddialarını ispata yeterli bulunmadığını, davacının "... ..." ibaresini kullandığını ileri sürerek yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
-
Haksız rekabet tespiti ve men'i | Haksız rekabetin tespiti | Men'i | Kararın kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1718 E. 2024/5131 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı işletmenin turizm işletme belgesine sahip olduğu ve denetim bakımından ilgili bakanlığa tabi olduğu, davacının davalının «haksız rekabetine» ilişkin somut delil sunmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Davada, iddianın ileri sürülüş şekline göre «haksız rekabet» eylemi, düğün salonu işletme ruhsatı sahibi davacı şirkete yönelik olması nedeniyle davacı gerçek kişilerin davada «aktif husumet ehliyeti» bulunmadığından, mahkemece gerçek kişiler yönünden davanın bu gerekçe ile reddi gerekmesine rağmen yazılı gerekçe ile reddi doğru değil ise de red kararı sonucu it …
… tarih ve 2015/9705-2016/4563 sayı), ruhsatsız olarak düğün salonu işletmeciliği veya düğün organizasyonu yapan işletmelerin, ruhsatlı olarak bu işi yapanlara karşı «haksız rekabet» eyleminde bulundukları kabul edilmektedir.
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «haksız rekabetin» tespiti, men'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
… yapılması planlanan düğünlerin iptal edildiğini, müvekkilinin ekonomik durumunun etkilendiğini, davalının bahse konu alanda düğün organizasyonu gerçekleştirmesinin «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürerek, haksız rekabetin tespitine, men'ine, kararın «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… çen salonda davalı Belediyece düğün organizasyonu gerçekleştirilmediği gibi davalı Belediyece söz konusu salonun ticari bir faaliyet için kullanılmadığı, bu nedenle «haksız rekabetin» söz konusu olmadığı, davacı tarafından davalı aleyhine idare mahkemesinde İzmir ili Karabağlar İlçesi Uzundere Rekrasyon alanında bulunan ...Nikah Salonuna ait 08. …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil değerlendirmesi · tanık beyanı · yapılmamış sayılma · denetime elverişlilik · ispat yükü · haksız fiil · ilan · ibraz
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davada «ispat yükünün» davacı üzerinde olduğu, davacının iddiasının, «haksız fiil» temeline dayanması nedeniyle her türlü delille ispatlanmasının mümkün olduğu, yargılama sırasında dinlenen davacı nezdinde çalışan tanıklar tarafından davalıya ait salonda belediye tarafından düğün organizasyonu yapıldığını beyan edilmesine karşın davalı tarafından, yapı kullanım belgesi ile salonun ilgili mevzuat çerçevesinde talep üzerine vatandaşlara nikah ve diğer organizasyonlar için kiraya verildiğini gösterir meclis kararı ve sadece salon ücretini içerir tarifenin «ibraz» edildiği, söz konusu yapı kulanım izin belgesindeki düğün salonu ibaresinin iptali sitemi ile davacı tarafından açılan davanın idari yargıda yapılan yargılaması neticesinde davanın reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği, bilirkişi raporunda davalı belediyenin iş şartlarına aykırılık niteliğinde «haksız rekabet» oluşturulacak bir eyleminin bulunmadığının belirtildiği, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve «denetime elverişli» olduğu, haksız rekabet olgusunun davacı tarafından ispat edilmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… et alanında olmadığını, 5393 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesine göre belediyenin görev ve sorumlulukları arasında düğün salonu işletmeciliği veya düğün organizasyonu «yapılmasının sayılmadığını», ancak dosyaya sunulan düğün fotoğrafları, CD ve «tanık beyanlarına» göre bahse konu alanda davalının nikah merasimi dışında görev ve sorumluluğunda olmamasına rağmen düğün organizasyonu yaptığı, meclis kararında düğün salonu işletmeciliği veya düğün organizasyonu yapılması yönünde bir karar alınmadığı gibi ekinde yer alan ücret tarifesinin nikah salonunda yapılması planlanan nikah merasimine ilişkin olduğunu, düğün salonu işletmeciliği veya düğün organizasyonu için alınması planlanan bir tarife cetveli bulunmadığını, davalının ...Nikah Salonu’nun kapalı ve açık alanlarında düğün organizasyonu yaptığının dosyaya sunulan delillerle sabit olduğunu, davalının idari izinleri almaması ve piyasa şartından aşağıda düğün organizasyonu yaptırmasının «haksız rekabet» oluşturduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «delillerinin değerlendirilmediğini», bahse konu salonda muhtelif tarihlerde kına gecesi, düğün organizasyonları yapıldığına dair dosyaya CD ve fotoğrafların sunulduğunu, davalının bu alanda piyasanın altındaki bir tutarla düğün organizasyoları gerçekleştirdiği hususunun bu delillerle ispatlanmış olduğunu, bu delillerinin ve yine «tanık beyanlarının» neden dikkate alınmadığının gerekçeli kararda açıklanmadığını, bilirkişi raporunda da salonda düğün organizasyonları gerçekleştirildiği tespitine yer verildiğini, …
… yapılması planlanan düğünlerin iptal edildiğini, müvekkilinin ekonomik durumunun etkilendiğini, davalının bahse konu alanda düğün organizasyonu gerçekleştirmesinin «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürerek, haksız rekabetin tespitine, men'ine, kararın «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/862 E. , 2017/3893 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/11/2015 tarih ve 2015/394-2015/397 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili; müvekkillerinin düğün salonu işlettiğini, düğün salonu işletmek için alınması gereken ruhsat ve izinlerin olduğunu, davalının otel işlettiğini, ruhsatı olmamasına rağmen düğün organizasyonları da yaptığını, bu durumun ticari dürüstlük kuralına aykırılık oluşturduğunu ve haksız rekabete yol açığını beyanla davalının haksız rekabette bulunduğunun tespitine, menine, ve davalının elde etmesi muhtemel görülen menfaatlerinin karşılığı tazminat ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin turizm işletmesi olduğunu, turizm mevzuatında bu tür organizasyonlarının yapılmasına engel bir durumun olmadığını, ayrıca davacının müvekilinin düğün organizasyonu yaptığını ispat etmesi gerektiğini, beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı işletmenin turizm işletme belgesine sahip olduğu ve denetim bakımından ilgili bakanlığa tabi olduğu, davacının davalının haksız rekabetine ilişkin somut delil sunmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Davada, iddianın ileri sürülüş şekline göre haksız rekabet eylemi, düğün salonu işletme ruhsatı sahibi davacı şirkete yönelik olması nedeniyle davacı gerçek kişilerin davada aktif husumet ehliyeti bulunmadığından, mahkemece gerçek kişiler yönünden davanın bu gerekçe ile reddi gerekmesine rağmen yazılı gerekçe ile reddi doğru değil ise de red kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan davacılar ... ve ...'ın temyiz itirazlarının reddi ile red kararının bu kişiler yönünden onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı şirket vekili, müvekkilinin düğün salonu işletmecisi olduğunu, davalı şirketin ise otel işletmesinin bulunduğunu ve ruhsatsız olarak otelde düğün organizasyonları da yaptığını, davalı taraf ise Turizm İşletme Belgesinin bulunduğunu, bu belgenin düğün salonu organizasyonlarını da kapsadığını savunmuş ve belgeye dayalı olarak mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK’nın 5/1-e maddesinde yer alan “İş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur” hükmü uyarınca, Dairemizin yerleşik uygulamalarında (25.04.2016 tarih ve 2015/9705-2016/4563 sayı), ruhsatsız olarak düğün salonu işletmeciliği veya düğün organizasyonu yapan işletmelerin, ruhsatlı olarak bu işi yapanlara karşı haksız rekabet eyleminde bulundukları kabul edilmektedir.
Her ne kadar otellerin Kültür ve Turizm Bakanlığından almış bulunduğu Turizm İşletme Belgesinin belediyelerin vermiş olduğu düğün salonu işletme ruhsatlarıyla aynı değerde bir belge olarak kabulü mümkün ise de, davacı tarafından, davalının almış bulunduğu Turizm İşletme Belgesinin, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 09.07.2012 tarihinde iptal edildiği ve dava tarihi olan 05.05.2014 tarihi itibariyle böyle bir belgeye sahip olmadığı, ancak yargılamanın devamı sırasında 29.04.2015 tarihinde yeniden bu belgeyi aldığı ileri sürülmüş olmakla, mahkemece bu hususa ilişkin ticari kayıt ve belgelerini getirmesi için davalı tarafa süre verilmesi, aksi takdirde HMK 220/3 maddesi uyarınca işlem yapılması gerekirken, salt davalı tarafın sözlü beyanlarına dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle davacı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Davacı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yer alan gerekçelerle reddine, bu kişiler yönünden davanın reddi kararının ONANMASINA, davacı şirket vekilinin temyiz itirazının kabulü ile yerel mahkeme hükmünün yukarıdaki (2) nolu bentte yer alan gerekçelerle davacı şirket yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacı şirkete iadesine, 20/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/354262800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz