Borcun nakli
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/3694 E. 2014/10571 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borcun nakli↗ çek tazminatı↗ ödemeden men kararı↗ maddi hata↗ eş rızası↗ tazminat davası↗ keşideci↗ temlik↗ yargılama gideri↗ kredi sözleşmesi↗ çek↗ kusur↗ vekalet ücreti↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın 15.000 TL tutarlı çekin davacı firma hesabına alacak olarak kayıt edilmesinin hukuka aykırı olmadığı, 30.000 TL bedelli çek açısından ise bankanın ödemeden men talimatı olmasına rağmen çekle ilgili hukuki işlemleri yapabileceği, ancak herhangi bir işlem yapmadığı, kredi sözleşmesine göre çeki iade etmesi konusunda kusuru olmadığı, ancak tahsilat için girişimde bulunmamasının kredili firma için aleyhe durum yarattığı ve davalı
bankanın sorumluluğunu gerektirdiği, bu durumda 30.000 TL çek bedeli ve 1.500 TL çek tazminatı olmak üzere toplam 31.500 TL davacı alacağının davalı bankadan tahsilinin gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 31.500 TL davacı alacağının 30/09/2007 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı ... A.Ş'den alınmasına, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili ile temlik alan şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile bu davanın davalı bankaya teslim edilen çeklerin zamanında tahsil edilmemesinden dolayı uğranılan zarara ilişkin olarak açılan tazminat davası niteliğinde olmasına, bu davada davalının temlik edebileceği bir alacak hakkı bulunmadığı gibi alacaklının rızası olmadan borcun naklinin de mümkün olmaması nedeniyle yapılan temlik işleminin davalı bankanın taraf sıfatını ortadan kaldırmayacağı, .... Yönetim A.Ş. aleyhine de hüküm kurulmadığından karar başlığında “temlik alan” sıfatıyla gösterilmesinin mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün maddi bir hata niteliğinde bulunmasına göre, temlik alan .... Yönetim A.Ş. vekilinin tüm, davalı banka vekilinin ise aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı bankaya tahsil edilmeleri amacıyla verilen çeklerin, davalı tarafından tahsil edilmediği ve davacıya iade de edilmediği iddiasına dayalı olarak çek bedellerinin davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, bir adet çeke ilişkin olarak davacının isteminin kabulüne karar verilmiştir. Çek bedelinin, davalı bankadan tahsiline karar verilebilmesi için davalı bankanın kusuru sonucu çek bedelinin asıl borçludan tahsilinin olanaksız hale gelmiş olması, bu nedenle davacının zararının doğması gerekmektedir. Bu durumda öncelikle davacının ticari ilişkide bulunduğu çek keşidecisi şirkete karşı temel ilişkiye dayalı olarak dava veya takip yoluna gitmek suretiyle alacağını tahsile çalışması, yapılan takip veya açılan dava sonucu davacının alacağını tahsil edememesi halinde bu kez davalı banka aleyhine dava açma hakkının doğacak olması karşısında, bu husus yerine getirilmeden doğrudan banka aleyhine açılan işbu davada, davacının bankadan talepte bulunabilmesi için gereken zararın doğmuş olması şartı henüz gerçekleşmediğinden davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre, davalı bankanın vekalet ücreti ve yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16344 E. 2015/4207 K.
Ortak:çek tazminatı · ödemeden men kararı · temlik · kredi sözleşmesi · çek · kusur
İncelediğiniz kararda… ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın 15.000 TL tutarlı çekin davacı firma hesabına alacak olarak kayıt edilmesinin hukuka aykırı olmadığı, 30.000 TL bedelli «çek» açısından ise bankanın «ödemeden men» talimatı olmasına rağmen çekle ilgili hukuki işlemleri yapabileceği, ancak herhangi bir işlem yapmadığı, «kredi sözleşmesine» göre çeki iade etmesi konusunda «kusuru» olmadığı, ancak tahsilat için girişimde bulunmamasının kredili firma için aleyhe durum yarattığı ve davalı bankanın sorumluluğunu gerektirdiği, bu durumda 30.000 TL çek bedeli ve 1.500 TL «çek tazminatı» olmak üzere toplam 31.500 TL davacı alacağının davalı bankadan tahsilinin gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 31.500 TL davacı alacağının 30/09 …
Çek bedelinin, davalı bankadan tahsiline karar verilebilmesi için davalı bankanın «kusuru» sonucu «çek» bedelinin asıl borçludan tahsilinin olanaksız hale gelmiş olması, bu nedenle davacının zararının doğması gerekmektedir.
Kararı, davalı banka vekili ile «temlik» alan şirket vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı bankanın 15.000 TL tutarlı çekin davacı firma hesabına alacak olarak kayıt edilmesinin hukuka aykırı olmadığı, 30.000 TL bedelli «çek» açısından ise bankanın «ödemeden men» talimatı olmasına rağmen çekle ilgili hukuki işlemleri yapabileceği, ancak herhangi bir işlem yapmadığı, «kredi sözleşmesine» göre çeki iade etmesi konusunda «kusuru» olmadığı, ancak tahsilat için girişimde bulunmamasının kredili firma için aleyhe durum yarattığı ve davalı bankanın sorumluluğunu gerektirdiği, bu durumda 30.000 TL çek bedeli ve 1.500 TL «çek tazminatı» olmak üzere toplam 31.500 TL davacı alacağının davalı bankadan tahsilinin gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 31.500 TL davacı alacağının 30/09 …
A.Ş'den alınmasına dair verilen karar davalı banka vekili ile «temlik» alan şirket vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 05.06.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/829 E. 2011/12436 K.
Ortak:çek
İncelediğiniz kararda… ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın 15.000 TL tutarlı çekin davacı firma hesabına alacak olarak kayıt edilmesinin hukuka aykırı olmadığı, 30.000 TL bedelli «çek» açısından ise bankanın «ödemeden men» talimatı olmasına rağmen çekle ilgili hukuki işlemleri yapabileceği, ancak herhangi bir işlem yapmadığı, «kredi sözleşmesine» göre çeki iade etmesi konusunda «kusuru» olmadığı, ancak tahsilat için girişimde bulunmamasının kredili firma için aleyhe durum yarattığı ve davalı bankanın sorumluluğunu gerektirdiği, bu durumda 30.000 TL çek bedeli ve 1.500 TL «çek tazminatı» olmak üzere toplam 31.500 TL davacı alacağının davalı bankadan tahsilinin gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 31.500 TL davacı alacağının 30/09 …
2-Dava, davalı bankaya tahsil edilmeleri amacıyla verilen çeklerin, davalı tarafından tahsil edilmediği ve davacıya iade de edilmediği iddiasına dayalı olarak «çek» bedellerinin davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Çek bedelinin, davalı bankadan tahsiline karar verilebilmesi için davalı bankanın «kusuru» sonucu «çek» bedelinin asıl borçludan tahsilinin olanaksız hale gelmiş olması, bu nedenle davacının zararının doğması gerekmektedir.
Benzer bu kararda… toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının dava konusu çekin (Z0043354) ödendiğine dair sunduğu banka makbuzları üzerinde başka bir «çek» (Z0043356) numarası yazılı olduğundan, dava konusu çeke ilişkin ödeme belgesi olarak kabul edilemeyeceği, taraflar arasında başka çek ve o çeke dayalı icra takibinin bulunduğu, davacının «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre talebi gibi 15.000 TL isteyebileceği gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre 15.000 TL’nin «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi · olumsuz oy · mahsup · sebepsiz zenginleşme
Benzer bu kararda… toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının dava konusu çekin (Z0043354) ödendiğine dair sunduğu banka makbuzları üzerinde başka bir «çek» (Z0043356) numarası yazılı olduğundan, dava konusu çeke ilişkin ödeme belgesi olarak kabul edilemeyeceği, taraflar arasında başka çek ve o çeke dayalı icra takibinin bulunduğu, davacının «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre talebi gibi 15.000 TL isteyebileceği gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre 15.000 TL’nin «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İcra Müdürlüğünün 2005/11216 sayılı dosyasına 500 TL ödeme yapıldığını, bu ödemenin «mahsup» edilmesi gerektiğini ileri sürdüğü halde bu savunmayla ilgili olarak olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiş olması kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/3694 E. , 2014/10571 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.10.2012 tarih ve 2012/430-2012/247 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı banka vekili ile temlik alan şirket vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.06.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ve davalı temlik alan .... Yönetim A.Ş. vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı banka şubesi arasında bulunan cari hesap ilişkisi doğrultusunda bedeli tahsil edilmek üzere davalı banka şubesine, keşidecisi.... Petrol Ltd. Şti. olan 30.09.2007 keşide tarihli 30.000,00 TL bedelli çek ile 26.04.2007 keşide tarihli 15.000,00 TL bedelli çeki verdiğini, müvekkilinin bu çeklerin tahsilatı hakkında davalı bankadan bilgi istediğini, ancak davalı bankanın bu çekler hakkında bilgi vermediğini, müvekkilinin ticari ilişkide bulunduğu çeklerin keşidecisinden davalı bankaca çeklerin tahsili için kendileri aleyhine hiçbir işlem yapılmadığının öğrenildiğini, davalı bankanın görevini ihmal ettiğini, süresinde işbu çekleri kendisi tahsil yoluna gitmediği gibi müvekkilinin hukuki işlem yapabilmesi için müvekkiline iade de etmediğini ve çeklerin zamanaşımına uğramasına neden olduğunu ileri sürerek, söz konusu iki çek bedelinin çek tazminatları ile birlikte toplamı olan 47.250,00 TL'nin keşide tarihleri olan 30.09.2007 ve 26.04.2007 tarihlerinden itibaren hesaplanacak avans faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili bankanın kredili müşterisi olup, halihazırda müvekkili bankaya yüksek miktarda kredi borcunun bulunduğunu, davaya konu çeklerden 15.000,00 TL bedelli çekin tahsil edilerek davacı firmanın hesabına geçirildiğini, bu nedenle bu çek yönünden davanın reddi gerektiğini, diğer çekin ise süresinde takas odasına süresinde ibraz edildiğini ancak TTK'nın 711/3. maddesi uyarınca verilmiş ödemeden men talimatı nedeniyle işlem yapılamadığını, müvekkili banka ile davacı taraf arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi hükümleri gereğince müvekkili bankanın tahsil edilemeyen çekten dolayı sorumluluğu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın 15.000 TL tutarlı çekin davacı firma hesabına alacak olarak kayıt edilmesinin hukuka aykırı olmadığı, 30.000 TL bedelli çek açısından ise bankanın ödemeden men talimatı olmasına rağmen çekle ilgili hukuki işlemleri yapabileceği, ancak herhangi bir işlem yapmadığı, kredi sözleşmesine göre çeki iade etmesi konusunda kusuru olmadığı, ancak tahsilat için girişimde bulunmamasının kredili firma için aleyhe durum yarattığı ve davalı
bankanın sorumluluğunu gerektirdiği, bu durumda 30.000 TL çek bedeli ve 1.500 TL çek tazminatı olmak üzere toplam 31.500 TL davacı alacağının davalı bankadan tahsilinin gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 31.500 TL davacı alacağının 30/09/2007 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı ... A.Ş'den alınmasına, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili ile temlik alan şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile bu davanın davalı bankaya teslim edilen çeklerin zamanında tahsil edilmemesinden dolayı uğranılan zarara ilişkin olarak açılan tazminat davası niteliğinde olmasına, bu davada davalının temlik edebileceği bir alacak hakkı bulunmadığı gibi alacaklının rızası olmadan borcun naklinin de mümkün olmaması nedeniyle yapılan temlik işleminin davalı bankanın taraf sıfatını ortadan kaldırmayacağı, .... Yönetim A.Ş. aleyhine de hüküm kurulmadığından karar başlığında “temlik alan” sıfatıyla gösterilmesinin mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün maddi bir hata niteliğinde bulunmasına göre, temlik alan ....
Yönetim A.Ş. vekilinin tüm, davalı banka vekilinin ise aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı bankaya tahsil edilmeleri amacıyla verilen çeklerin, davalı tarafından tahsil edilmediği ve davacıya iade de edilmediği iddiasına dayalı olarak çek bedellerinin davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, bir adet çeke ilişkin olarak davacının isteminin kabulüne karar verilmiştir. Çek bedelinin, davalı bankadan tahsiline karar verilebilmesi için davalı bankanın kusuru sonucu çek bedelinin asıl borçludan tahsilinin olanaksız hale gelmiş olması, bu nedenle davacının zararının doğması gerekmektedir. Bu durumda öncelikle davacının ticari ilişkide bulunduğu çek keşidecisi şirkete karşı temel ilişkiye dayalı olarak dava veya takip yoluna gitmek suretiyle alacağını tahsile çalışması, yapılan takip veya açılan dava sonucu davacının alacağını tahsil edememesi halinde bu kez davalı banka aleyhine dava açma hakkının doğacak olması karşısında, bu husus yerine getirilmeden doğrudan banka aleyhine açılan işbu davada, davacının bankadan talepte bulunabilmesi için gereken zararın doğmuş olması şartı henüz gerçekleşmediğinden davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre, davalı bankanın vekalet ücreti ve yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temlik alan şirket vekilinin tüm, davalı banka vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı bankanın temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı banka yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin vekalet ücreti ve yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 1.683,95 TL temyiz ilam harcının temyiz eden temlik alan .... Yönetim A.Ş'den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 05.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/354259500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz