Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/162 E. 2017/3963 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
faaliyet raporu↗ özel denetçi↗ olağanüstü genel kurul↗ yönetim kurulu kararı↗ cy/cy kaydı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davaya konu genel kurulda alınan 3 ve 5 numaralı kararların iptaline ilişkin taleplerin reddi ile 4 ve 8 numaralı kararların iptaline dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen aşağıdaki bent dışında kalan sair karar düzeltme isteklerinin reddi gerekir.
2- Dava, davalı şirketin 27/03/2012 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 3, 4, 5 ve 8 numaralı kararların iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, bilanço ve kar zarar cetvelinin onaylanmasına ilişkin 4 numaralı karar ile yönetim kurulu üyelerine 6762 sayılı TTK nın 334-335. maddeleri uyarınca izin verilmesine ilişkin 8 numaralı kararın iptaline, yönetim kurulu faaliyet raporu ile denetçi raporunun onaylandığı 3 numaralı karar ile yönetim kurulu ve denetçinin ibrasına ilişkin 5 numaralı kararın iptaline ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Şirketin 31/12/2011 tarihli bilançosu 2011 yılına ilişkin ve yıl sonunda çıkarılmış olup, kar ve zarar cetveli de 01/01/2011-31/12/2011 tarihleri arası dönemi yansıtmaktadır. Bilirkişi raporunda ortaklara borçlar hesabına yönelik yapılan incelemelerde alınan özel denetçi raporları da nazara alındığında kaydın muhasebe ilkelerine göre düzeltildiği ile ilgili belge sunulmadığından 4 numaralı gündem maddesiyle alınan kararın iptali talebinin yerinde olduğu kanaati bildirilmiş, mahkemece de aynı değerlendirmelerle 31/12/2011 tarihli bilanço ve 01/01/2011-31/12/2011 tarihleri arası kar ve zarar cetvelinin onaylanmasına ilişkin 4 numaralı kararın iptaline karar verilmiştir. Şirketin 2011 yılına ait faaliyetlerini, karını, cirosunu gösteren yönetim kurulu faaliyet raporu ile denetçi raporunun bilançodan ayrı düşünülmesi mümkün bulunmamaktadır. Dolayısıyla şirketin 2011 yılı bilanço ve kar zarar cetveli onaylanmadığına, yönetim kuruluna 6762 sayılı TTK nın 334-335. maddeleri gereği izin verilmesine ilişkin karar da iptal edildiğine göre yönetim kurulu faaliyet raporu ve denetçi raporunun onaylanmasına ilişkin 3 numaralı gündem maddesiyle alınan kararın da iptaline karar verilmesi gerekirken 3 numaralı kararın iptaline yönelik talebin reddedilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla, yerel mahkeme hükmünün bozulması gerektiğinden davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin 19/10/2015 tarihli 2015/4157 Esas 2015/10706 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, yukarıda anılan gerekçeyle mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Kısmen reddedilen davada davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi zorunludur
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11136 E. 2014/3252 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının iptali · ibra · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptalini» talep edebilmek için 6762 sayılı TTK'nın 381. maddesinde düzenlenen şartların gerçekleştiği, ancak davacı tarafın davalı şirket «yönetim kurulu» üyesi ...ile denetçisi...'nun «ibrası» yönünde oy kullandığı, 2008 faaliyet yılına ilişkin gelir tablosunun ve bilançonun şirketin gerçek mali durumunu göstermediği, şirket sermayesinin tamamen «zayi» olduğu, borçların özkaynaklar ile karşılanamaz durumda bulunduğu, bu durumda gelir tablosu ile bilançonun onaylanması ve «kar payı dağıtımına» ilişkin 4 nolu karar ile buna bağlı olarak yönetici ve denetçilerin ibrasına ilişkin 5 nolu kararın iptali koşullarının oluştuğu, 6762 sayılı TTK'nın 334. ve 335. …
2- Ancak, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına karşın davanın reddedilen kısmı yönünden yargılamada vekille «temsil» edilen davalı şirket yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemiş olması doğru olmamış, hükmün bu yönden bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12531 E. 2018/6449 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, 24.06.2013 tarihli genel kurulda alınan 3 nolu kararın iptaline, birleşen davadaki denetçi tayinine ilişkin talep hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», asıl ve birleşen davadaki diğer taleplerin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/162 E. , 2017/3963 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 04/12/2014 gün ve 2014/680 - 2014/454 sayılı kararı onayan Daire'nin 19/10/2015 gün ve 2015/4157 - 2015/10706 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin hissedarı olduğunu, davalı şirketin 2011 yılı faaliyetlerinin görüşüldüğü 27.03.2012 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararlardan bir kısmının 6762 sayılı TTK'nın 374/2. maddesinde öngörülen oydan mahrumiyet kurallarını ihlal ettiğini, bir kısmının da objektif iyi niyet kuralları ile kanuna aykırılık taşıdığını ileri sürerek 3, 4, 5 ve 8 numaralı genel kurul kararlarının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davaya konu genel kurulda alınan 3 ve 5 numaralı kararların iptaline ilişkin taleplerin reddi ile 4 ve 8 numaralı kararların iptaline dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen aşağıdaki bent dışında kalan sair karar düzeltme isteklerinin reddi gerekir.
2- Dava, davalı şirketin 27/03/2012 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 3, 4, 5 ve 8 numaralı kararların iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, bilanço ve kar zarar cetvelinin onaylanmasına ilişkin 4 numaralı karar ile yönetim kurulu üyelerine 6762 sayılı TTK nın 334-335. maddeleri uyarınca izin verilmesine ilişkin 8 numaralı kararın iptaline, yönetim kurulu faaliyet raporu ile denetçi raporunun onaylandığı 3 numaralı karar ile yönetim kurulu ve denetçinin ibrasına ilişkin 5 numaralı kararın iptaline ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Şirketin 31/12/2011 tarihli bilançosu 2011 yılına ilişkin ve yıl sonunda çıkarılmış olup, kar ve zarar cetveli de 01/01/2011-31/12/2011 tarihleri arası dönemi yansıtmaktadır. Bilirkişi raporunda ortaklara borçlar hesabına yönelik yapılan incelemelerde alınan özel denetçi raporları da nazara alındığında kaydın muhasebe ilkelerine göre düzeltildiği ile ilgili belge sunulmadığından 4 numaralı gündem maddesiyle alınan kararın iptali talebinin yerinde olduğu kanaati bildirilmiş, mahkemece de aynı değerlendirmelerle 31/12/2011 tarihli bilanço ve 01/01/2011-31/12/2011 tarihleri arası kar ve zarar cetvelinin onaylanmasına ilişkin 4 numaralı kararın iptaline karar verilmiştir. Şirketin 2011 yılına ait faaliyetlerini, karını, cirosunu gösteren yönetim kurulu faaliyet raporu ile denetçi raporunun bilançodan ayrı düşünülmesi mümkün bulunmamaktadır.
Dolayısıyla şirketin 2011 yılı bilanço ve kar zarar cetveli onaylanmadığına, yönetim kuruluna 6762 sayılı TTK nın 334-335. maddeleri gereği izin verilmesine ilişkin karar da iptal edildiğine göre yönetim kurulu faaliyet raporu ve denetçi raporunun onaylanmasına ilişkin 3 numaralı gündem maddesiyle alınan kararın da iptaline karar verilmesi gerekirken 3 numaralı kararın iptaline yönelik talebin reddedilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla, yerel mahkeme hükmünün bozulması gerektiğinden davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin 19/10/2015 tarihli 2015/4157 Esas 2015/10706 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, yukarıda anılan gerekçeyle mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin sair karar düzeltme isteğinin HUMK'nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 19/10/2015 tarihli 2015/4157 Esas 2015/10706 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 21/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/354046400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz