Sözleşmenin feshi | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/4856 E. 2017/3523 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alacaklı temerrüdü↗ franchise sözleşmesi↗ sözleşmenin feshi↗ işlemiş faiz↗ uyuşmazlık konusu↗ bilirkişi incelemesi↗ fatura↗ taahhütname↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ avans faizi↗ temerrüt↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki franchise sözleşmesinin feshine asıl davada davacının kusurlu hareketlerinin neden olduğu, sözleşme haksız feshedilmediğinden, zararı olsa dahi asıl davada davalının asıl davadaki taleplerden sorumlu tutulamayacağı, birleşen davada sözleşmeden kaynaklanan birleşen davada davacının alacağının bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere, takip tarihi itibariyle 7.862,08 TL asıl alacak ve temerrüt tarihinden itibaren takip tarihine kadar işlemiş 134,62 TL faizden oluştuğu, takip dolayısıyla birleşen davada davacının davalıdan 7.996,70 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle; asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, takip dosyasında asıl alacağa itirazın 7.862,08 TL, işlemiş faize yönelik itirazın 134,62 TL üzerinden kaldırılmasına, takibin toplam 7.996,70 TL alacak üzerinden ve takipte değişken oranda avans faizi uygulanmak suretiyle davamına, fazalaya ilişkin asıl alacağa ve işlemiş faize itirazın iptali talebi ile icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Asıl dava, taraflar arasında 17/04/2005 tarihinde düzenlenen franchise sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğinin tespiti, davalıya borçlu bulunmadığının tespiti ile uğranılan 24.000,00 TL zararın tahsili istemlerine, birleşen dava ise franchise sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla yapılan ilamsız takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece uyuşmazlığın çözümünün teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek bilirkişi görüşüne başvurulmuş; asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Asıl davada alınan bilirkişi raporları ile birleşen dosyaya ibraz edilen raporlarda yer alan ihtilaf konusu talepler ve yapılan mali tespitler birbiriyle çelişmekte olup, varılan neticelerde farklılıklar bulunmaktadır. Muhasebe kayıtlarına dayanan incelemeler sonucu alınan muhasip raporları da birbirinden farklıdır. Asıl ve birleşen davaya konu iddialar tam olarak karşılanmamış, birleşen davada alacak tespiti yapılırken her bir uyuşmazlık konusu fatura ve alacaklar hakkında farklı değerlendirmelere yer verilmiştir.
Bu itibarla; mahkemece, alınan bilirkişi raporları ve ek raporlardaki aynı konuda yapılan farklı değerlendirmeleri tartışan ve çelişkiyi gideren, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerini, karşılıklı talep ve alacakları belirleyen, alacak kalemleri ile muhasebe kayıtlarını yeniden değerlendiren, raporlardaki aykırılıkları açıklayan, tarafların itirazlarını karşılayan yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde noksan incelemeyle ve hangi bilirkişi raporuna hangi gerekçeyle dayanıldığı dahi açıklanmaksızın hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
2-Asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekilince, karşı tarafın sözleşmeyi feshi nedeniyle sözleşmenin 12.2. maddesi uyarınca, müvekkilinin elinde kalan malların asıl davada davalı- birleşen davada davacı tarafından satın alınması gerektiği halde satın alınmadığı, bu malların bedeli tespit edilerek alacağın belirlenmesinde gözetilmesi gerektiği ileri sürülmesine rağmen, sözleşmenin 12.2. maddesinde yer alan sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesi durumunda, franchise verenin sözleşmenin sona ermesini veya kafe-butiğin kapatılmasını takip eden 1 ay içinde envanterdeki tüm ürünleri aksi taraflar arasında kararlaştırılmadıkça, piyasa değerleri üzerinden satmayı kabul ve taahhüt ettiği hükmü nazara alınarak bir değerlendirme yapılmaksızın, böylece asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekilinin bu yöndeki iddiaları incelenmeksizin karar verilmesi doğru olmamış, kararın asıl davada davacı- birleşen davada davalı yarına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Sözleşmenin feshi | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2254 E. 2024/780 K.
Ortak:franchise sözleşmesi · sözleşmenin feshi · işlemiş faiz · bilirkişi incelemesi · fatura · taahhütname · asıl alacak · icra inkar tazminatı · Sözleşmenin feshi, İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki «franchise sözleşmesinin feshine» asıl davada davacının kusurlu hareketlerinin neden olduğu, sözleşme haksız feshedilmediğinden, zararı olsa dahi asıl davada davalının asıl davadaki taleplerden sorumlu tutulamayacağı, birleşen davada sözleşmeden kaynaklanan birleşen davada davacının alacağının bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere, takip tarihi itibariyle 7.862,08 TL «asıl alacak» ve «temerrüt» tarihinden itibaren takip tarihine kadar işlemiş 134,62 TL faizden oluştuğu, takip dolayısıyla birleşen davada davacının davalıdan 7.996,70 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle; asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, takip dosyasında asıl alacağa itirazın 7.862,08 TL, «işlemiş faize» yönelik itirazın 134,62 TL üzerinden kaldırılmasına, takibin toplam 7.996,70 TL alacak üzerinden ve takipte değişken oranda «avans faizi» uygulanmak suretiyle davamına, fazalaya ilişkin asıl alacağa ve işlemiş faize itirazın iptali talebi ile «icra inkar tazminatı» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
1-Asıl dava, taraflar arasında 17/04/2005 tarihinde düzenlenen «franchise sözleşmesinin» haksız olarak feshedildiğinin tespiti, davalıya borçlu bulunmadığının tespiti ile uğranılan 24.000,00 TL zararın tahsili istemlerine, birleşen dava ise franchise sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla yapılan ilamsız takibe itirazın iptali ve «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi istemlerine ilişkindir.
2-Asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekilince, karşı tarafın «sözleşmeyi feshi» nedeniyle sözleşmenin 12.2. maddesi uyarınca, müvekkilinin elinde kalan malların asıl davada davalı- birleşen davada davacı tarafından satın alınması gerektiği halde satın alınmadığı, bu malların bedeli tespit edilerek alacağın belirlenmesinde gözetilmesi gerektiği ileri sürülmesine rağmen, sözleşmenin 12.2. maddesinde yer alan sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesi durumunda, franchise verenin sözleşmenin sona ermesini veya kafe-butiğin kapatılmasını takip eden 1 ay içinde envanterdeki tüm ürünleri aksi taraflar arasında kararlaştırılmadıkça, piyasa değerleri üzerinden satmayı kabul ve «taahhüt» ettiği hükmü nazara alınarak bir değerlendirme yapılmaksızın, böylece asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekilinin bu yöndeki iddiaları incelenmeksizin kar …
Benzer bu karardaMahkemece 08.09.2015 tarih, 2011/128 E. ve 2015/173 K. sayılı kararı ile taraflar arasındaki «franchise sözleşmesinin feshine» asıl davada davacının kusurlu hareketlerinin neden olduğu, sözleşme haksız feshedilmediğinden zararı olsa dahi asıl davada davalının asıl davadaki taleplerden sorumlu tutulamayacağı, birleşen davada sözleşmeden kaynaklanan birleşen davada davacının alacağının bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere takip tarihi itibariyle 7.862,08 TL «asıl alacak» ve «temerrüt» tarihinden itibaren takip tarihine kadar işlemiş 134,62 TL faizden oluştuğu, takip dolayısıyla birleşen davada davacının davalıdan 7.996,70 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle; asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, takip dosyasında asıl alacağa itirazın 7.862,08 TL, «işlemiş faize» yönelik itirazın 134,62 TL üzerinden kaldırılmasına, takibin toplam 7.996,70 TL alacak üzerinden ve takipte değişken oranda «avans faizi» uygulanmak suretiyle davamına, fazalaya ilişkin asıl alacağa ve işlemiş faize itirazın iptali talebi ile «icra inkar tazminatı» taleplerinin reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bozma Kararı Dairemizin 08.06.2017 tarih, 2016/4856 E.ve 2017/3523 K. sayılı kararıyla dosyaya «ibraz» edilen raporlarda yer alan ihtilaf konusu talepler ve yapılan mali tespitlerin birbiriyle çeliştiği, mahkemece alınan bilirkişi raporları ve ek raporlardaki aynı konuda yapılan farklı değerlendirmeleri tartışan ve çelişkiyi gideren taraflar arasındaki sözleşme hükümlerini karşılıklı talep ve alacakları belirleyen alacak kalemleri ile muhasebe kayıtlarını yeniden değerlendiren raporlardaki aykırılıkları açıklayan, tarafların itirazlarını karşılayan yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırılması gerektiği, sözleşmenin 12.2. maddesinde yer alan sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesi durumunda, franchise verenin sözleşmenin sona ermesini veya kafe-butiğin kapatılmasını takip eden 1 ay içinde envanterdeki tüm ürünleri aksi taraflar arasında kararlaştırılmadıkça, piyasa değerleri üzerinden satmayı kabul ve «taahhüt» ettiği hükmü nazara alınarak mahkemece bir değerlendirme yapılmadığı, bu hükmün değerlendirilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 27.10.2022 tarih, 2021/211 E. ve 2022/146 K. sayılı kararı ile asıl dava davalısının «franchise sözleşmesini» feshetmesinde haklı olduğu, feshe davacının kusurlu hareketleriyle neden olduğu sonucuna varıldığı, sözleşme haksız feshedilmediğinden zararı olsa dahi asıl davada davalının sorumlu tutulamayacağı, birleşen davada takip dosyasında asıl alacağa itirazın 7.862,08 TL, «işlemiş faize» yönelik itirazın 134,62 TL üzerinden kaldırılmasına, takibin toplam 7.996,70 TL alacak üzerinden devamı gerektiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davan …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil değerlendirmesi · müktesep hak
Benzer bu karardaAsıl davada davacı birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşmenin haksız feshedildiğini, «delillerinin değerlendirilmediğini», davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sözleşmenin 12.2 maddesi gereğince malların davalı tarafından alınması gerektiğini, bu hususun değerlendirilmediğini belirterek asıl davanın reddi yönünden kararın bozulmasını istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmasına ve asıl davada davacı birleşen davada davalı lehine usuli «müktesep hak» oluşmasına rağmen asıl davada davalı birleşen davada davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği gerekçesiyle bu madde kapsamındaki taleplerin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4538 E. 2019/4096 K.
Ortak:franchise sözleşmesi · işlemiş faiz · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · avans faizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki «franchise sözleşmesinin feshine» asıl davada davacının kusurlu hareketlerinin neden olduğu, sözleşme haksız feshedilmediğinden, zararı olsa dahi asıl davada davalının asıl davadaki taleplerden sorumlu tutulamayacağı, birleşen davada sözleşmeden kaynaklanan birleşen davada davacının alacağının bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere, takip tarihi itibariyle 7.862,08 TL «asıl alacak» ve «temerrüt» tarihinden itibaren takip tarihine kadar işlemiş 134,62 TL faizden oluştuğu, takip dolayısıyla birleşen davada davacının davalıdan 7.996,70 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle; asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, takip dosyasında asıl alacağa itirazın 7.862,08 TL, «işlemiş faize» yönelik itirazın 134,62 TL üzerinden kaldırılmasına, takibin toplam 7.996,70 TL alacak üzerinden ve takipte değişken oranda «avans faizi» uygulanmak suretiyle davamına, fazalaya ilişkin asıl alacağa ve işlemiş faize itirazın iptali talebi ile «icra inkar tazminatı» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
1-Asıl dava, taraflar arasında 17/04/2005 tarihinde düzenlenen «franchise sözleşmesinin» haksız olarak feshedildiğinin tespiti, davalıya borçlu bulunmadığının tespiti ile uğranılan 24.000,00 TL zararın tahsili istemlerine, birleşen dava ise franchise sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla yapılan ilamsız takibe itirazın iptali ve «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi istemlerine ilişkindir.
Benzer bu kararda… ia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, takip dosyasında asıl alacağa itirazın ....862,08 TL, «işlemiş faize» yönelik itirazın 134,62 TL üzerinden kaldırılmasına, takibin toplam ....996,70 TL alacak üzerinden ve takipte değişken oranda «avans faizi» uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin asıl alacağa ve işlemiş faize itirazın iptali talebi ile «icra inkar tazminatı» taleplerinin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece bozmaya uyulduğu taktirde uyuşmazlığın çözümü bakımından taraflar arasındaki «franchise sözleşmesinin» tüm hükümlerinin birlikte değerlendirileceğinin tabi bulunmasına göre, davalı - birleşen davada davacı ... vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/4856 E. , 2017/3523 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/09/2015 tarih ve 2011/128-2015/173 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06/06/2017 günü hazır bulunan davacı-karşı davalı vekili Av. ... ile davalı-karşı davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-birleşen davada davalı vekili, taraflar arasında 17/04/2005 tarihli franchise sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ile müvekkilinin ... ilinde "... - ..." adı altında cafe - butik faaliyetine başladığını, ismin daha sonra "... ..." olarak değiştirildiğini, davalının her ay en az bir defa müvekkili işyerine geleceğine söz vermesine rağmen, sadece açılışta hazır bulunduğunu ve bir daha uğramadığını, gönderdiği ayıplı mallar ile ilgilenmediği gibi zorluklar çıkardığını, müvekkilinin sözleşmenin gerektiği tüm sorumluluklarını hatasız ve eksiksiz yerine getirdiğini, piyasa fiyatları üzerinde şarap faturaları düzenlendiğini, ayrıca davalının sözleşmeye aykırı olarak KDV talebinde bulunduğunu, mallardaki gizli ayıp nedeniyle 3 gün içerisinde malların iade edilemediğini ileri sürerek, müvekkilinin borcu olmadığının tespitini, franchise sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğinin tespitini, haksız fesih sonucu müvekkilinin uğradığı zararların tazminini talep ve dava etmiştir.
Davalı-birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin sözleşme gereği tüm edimlerini yerine getirdiğini savunarak, asıl davanın reddini istemiş; birleşen davada ise taraflar arasında akdedilen franchise sözleşmesine istinaden doğan alacaklarının 2006 yılı yaz aylarından itibaren ihtarda bulunululmasına rağmen ödenmediğini, yapılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, icra takibine itirazın iptalini, % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki franchise sözleşmesinin feshine asıl davada davacının kusurlu hareketlerinin neden olduğu, sözleşme haksız feshedilmediğinden, zararı olsa dahi asıl davada davalının asıl davadaki taleplerden sorumlu tutulamayacağı, birleşen davada sözleşmeden kaynaklanan birleşen davada davacının alacağının bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere, takip tarihi itibariyle 7.862,08 TL asıl alacak ve temerrüt tarihinden itibaren takip tarihine kadar işlemiş 134,62 TL faizden oluştuğu, takip dolayısıyla birleşen davada davacının davalıdan 7.996,70 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle; asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, takip dosyasında asıl alacağa itirazın 7.862,08 TL, işlemiş faize yönelik itirazın 134,62 TL üzerinden kaldırılmasına, takibin toplam 7.996,70 TL alacak üzerinden ve takipte değişken oranda avans faizi uygulanmak suretiyle davamına, fazalaya ilişkin asıl alacağa ve işlemiş faize itirazın iptali talebi ile icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Asıl dava, taraflar arasında 17/04/2005 tarihinde düzenlenen franchise sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğinin tespiti, davalıya borçlu bulunmadığının tespiti ile uğranılan 24.000,00 TL zararın tahsili istemlerine, birleşen dava ise franchise sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla yapılan ilamsız takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece uyuşmazlığın çözümünün teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek bilirkişi görüşüne başvurulmuş; asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Asıl davada alınan bilirkişi raporları ile birleşen dosyaya ibraz edilen raporlarda yer alan ihtilaf konusu talepler ve yapılan mali tespitler birbiriyle çelişmekte olup, varılan neticelerde farklılıklar bulunmaktadır. Muhasebe kayıtlarına dayanan incelemeler sonucu alınan muhasip raporları da birbirinden farklıdır. Asıl ve birleşen davaya konu iddialar tam olarak karşılanmamış, birleşen davada alacak tespiti yapılırken her bir uyuşmazlık konusu fatura ve alacaklar hakkında farklı değerlendirmelere yer verilmiştir.
Bu itibarla; mahkemece, alınan bilirkişi raporları ve ek raporlardaki aynı konuda yapılan farklı değerlendirmeleri tartışan ve çelişkiyi gideren, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerini, karşılıklı talep ve alacakları belirleyen, alacak kalemleri ile muhasebe kayıtlarını yeniden değerlendiren, raporlardaki aykırılıkları açıklayan, tarafların itirazlarını karşılayan yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde noksan incelemeyle ve hangi bilirkişi raporuna hangi gerekçeyle dayanıldığı dahi açıklanmaksızın hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
2-Asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekilince, karşı tarafın sözleşmeyi feshi nedeniyle sözleşmenin 12.2. maddesi uyarınca, müvekkilinin elinde kalan malların asıl davada davalı- birleşen davada davacı tarafından satın alınması gerektiği halde satın alınmadığı, bu malların bedeli tespit edilerek alacağın belirlenmesinde gözetilmesi gerektiği ileri sürülmesine rağmen, sözleşmenin 12.2. maddesinde yer alan sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesi durumunda, franchise verenin sözleşmenin sona ermesini veya kafe-butiğin kapatılmasını takip eden 1 ay içinde envanterdeki tüm ürünleri aksi taraflar arasında kararlaştırılmadıkça, piyasa değerleri üzerinden satmayı kabul ve taahhüt ettiği hükmü nazara alınarak bir değerlendirme yapılmaksızın, böylece asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekilinin bu yöndeki iddiaları incelenmeksizin karar verilmesi doğru olmamış, kararın asıl davada davacı- birleşen davada davalı yarına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün asıl davada davacı- birleşen davada davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.480 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınıp yekdiğerine verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/353041500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz