Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/4673 E. 2017/3449 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tahsilat makbuzu↗ delil değerlendirmesi↗ garantörlük↗ kâr payı↗ yönetim kurulu kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ödediği paraların Silm Investment Holding Inc., tarafından tahsil edildiği, davanın bu tüzel kişi aleyhine açılması gerektiği gerekçesiyle davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, alacak istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalının Avrupa'daki Türk işçilerinden yüksek oranlarda faiz verileceği garantisi ile para tahsil eden şirket olduğunu, parasını istediği zaman geri alabileceği, karşılığında yüksek oranda faiz verileceği vaatleriyle müvekkilinden 41.600 DM tahsil edildiğini, tahsil makbuzu karşılığında İngiliz Virgin Adalarında kurulan ... Holding Inc'ye ait hisse senetlerinin verildiğini, tahsil edilen parayla ilgili olarak davalıdan başka sorumlu olarak başvurulacak tüzel veya gerçek bir kişinin olmadığını, ... Holding Inc.'nin davalı şirket tarafından kurulduğunu ve paravan olarak kullanıldığını, kendilerini ... olarak tanıttıklarını, davalı şirketin yönetim kurulu başkanı ...'ın ... Holding Inc'nin de yönetim kurulu başkanı olduğunu, dava dışı şirket ile davalı şirketin el ve işbirliği içinde olduğunu iddia ederek alacak talebinde bulunmuştur. Mahkemece, davacının ödediği paraların dava dışı ... Holding Inc. tarafından tahsil edildiği, davanın bu tüzel kişi aleyhine açılması gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Yukarıda belirtilen iddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle davacının dava dışı şirketin sessiz ortağı olup bu şirketin topladığı paraların davalı şirkete aktarıldığı, bu paralarla davalı şirketin de payı bulunmayan şirketlere kaynak sağladığı, böylece sessiz ortaklara paylarının geri verilmesinin engellendiği, .... ile davacının ortağı olduğu şirket arasında bir bağın varlığının inkar edilemeyeceği ve bu durumda her iki şirketin perdenin aralanması ilkesi uyarınca bir şirket olarak değerlendirilmesi iddialarının ileri sürülmesi karşısında, davacı tarafın bu iddia ve buna ilişkin delillerinin değerlendirilmeksizin yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2610 E. 2024/1127 K.
Ortak:garantörlük · kâr payı · Alacak
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, davalının Avrupa'daki Türk işçilerinden yüksek oranlarda faiz verileceği «garantisi» ile para tahsil eden şirket olduğunu, parasını istediği zaman geri alabileceği, karşılığında yüksek oranda faiz verileceği vaatleriyle müvekkilinden 41.600 DM tahsil edildiğini, «tahsil makbuzu» karşılığında İngiliz Virgin Adalarında kurulan ...
… ürülüş biçimi itibariyle davacının dava dışı şirketin sessiz ortağı olup bu şirketin topladığı paraların davalı şirkete aktarıldığı, bu paralarla davalı şirketin de «payı» bulunmayan şirketlere kaynak sağladığı, böylece sessiz ortaklara paylarının geri verilmesinin engellendiği, .... ile davacının ortağı olduğu şirket arasında bir bağın varlığının inkar edilemeyeceği ve bu durumda her iki şirketin perdenin aralanması ilkesi uyarınca bir şirket olarak değerlendirilmesi iddialarının ileri sürülmesi karşısında, davacı tarafın bu iddia ve buna ilişkin «delillerinin değerlendirilmeksizin» yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… 449 K. sayılı kararıyla, davacının dava dışı şirketin sessiz ortağı olup bu şirketin topladığı paraların davalı şirkete aktarıldığı, bu paralarla davalı şirketin de «payı» bulunmayan şirketlere ... sağladığı, böylece sessiz ortaklara paylarının geri verilmesinin engellendiği, .... ile davacının ortağı olduğu şirket arasında bir bağın …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:usulden reddi · kesin hüküm
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi kararının kesinleştiği görülmüş olup, buna göre eldeki davanın «kesin» hüküm dava şartı nedeni ile «usulden reddine» karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
… kin etmek sureti ile hileli davranışları neticesinde para tahsilatı gerçekleştiren davalıya karşı ikame etmiş olduğumuz davanın, Yerel Mahkemece esasa girilmeksizin «kesin» hüküm nedeni ile reddinin usule, yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15683 E. 2016/5909 K.
Ortak:tahsilat makbuzu · delil değerlendirmesi · garantörlük · kâr payı · yönetim kurulu kararı · Alacak
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, davalının Avrupa'daki Türk işçilerinden yüksek oranlarda faiz verileceği «garantisi» ile para tahsil eden şirket olduğunu, parasını istediği zaman geri alabileceği, karşılığında yüksek oranda faiz verileceği vaatleriyle müvekkilinden 41.600 DM tahsil edildiğini, «tahsil makbuzu» karşılığında İngiliz Virgin Adalarında kurulan ...
… ürülüş biçimi itibariyle davacının dava dışı şirketin sessiz ortağı olup bu şirketin topladığı paraların davalı şirkete aktarıldığı, bu paralarla davalı şirketin de «payı» bulunmayan şirketlere kaynak sağladığı, böylece sessiz ortaklara paylarının geri verilmesinin engellendiği, .... ile davacının ortağı olduğu şirket arasında bir bağın varlığının inkar edilemeyeceği ve bu durumda her iki şirketin perdenin aralanması ilkesi uyarınca bir şirket olarak değerlendirilmesi iddialarının ileri sürülmesi karşısında, davacı tarafın bu iddia ve buna ilişkin «delillerinin değerlendirilmeksizin» yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Holding Inc.'nin davalı şirket tarafından kurulduğunu ve paravan olarak kullanıldığını, kendilerini ... olarak tanıttıklarını, davalı şirketin «yönetim kurulu» başkanı ...'ın ...
Benzer bu karardaDavacı, davalının Avrupa'daki Türk işçilerinden yüksek oranlarda faiz verileceği «garantisi» ile para tasil eden şirket olduğunu, müvekkilinden de parasını istediği zaman geri alınabileceği karşılığında yüksek oranda faiz verileceği vaatleriyle kendisinden 20.000 DEM tahsil edildiğini, «tahsil makbuzu» karşılığında ...nda kurulan ...'ye ait hisse senetlerinin verildiğini, tahsil edilen parayla ilgili olarak davalıdan başka sorumlu olarak başvurulacak tüzel veya gerçek bir kişinin olmadığını, ....'nin davalı şirket tarafından kurulduğunu ve paravan olarak kullanıldığını, kendilerini ... olarak tanıttıklarını, davalı şirketin «yönetim kurulu» başkanı ...'ın ...'nin de yönetim kurulu başkanı olduğunu iddia ederek alacak talebinde bulunmuştur.
… ürülüş biçimi itibariyle davacının dava dışı şirketin sessiz ortağı olup bu şirketin topladığı paraların davalı şirkete aktarıldığı, bu paralarla davalı şirketin de «payı» bulunmayan şirketlere kaynak sağlandığı, böylece sessiz ortaklara paylarının geri verilmesinin engellendiği, .... ile davacının ortağı olduğu şirket arasında bir bağın varlığının inkar edilemeyeceği ve bu durumda her iki şirketin perdenin aralanması ilkesi uyarınca bir şirket olarak değerlendirilmesi iddialarının ileri sürülmesi karşısında, davacı tarafın bu iddia ve buna ilişkin «delillerinin değerlendirilmeksizin» yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse senedi · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaMahkemece, davacının dayandığı makbuzun dava dışı .... logosunu taşıdığı aynı şirkete ait 16 adet «hisse senedinin» davacı adına düzenlendiğinden bahisle davalı şirketin, taraf «ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davasına dayanak yaptığı sözleşme ve diğer belgelerin dava dışı ... tarafından düzenlendiği, davalının taraf «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/4673 E. , 2017/3449 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ...
3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/11/2015 tarih ve 2014/488-2015/405 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı şirketin Avrupa'da Türk işçilerden istenildiğinde derhal iade edileceği ve karşılığında yüksek oranlarda faiz verileceği garantisi ile para topladığını, müvekkilinden 11/12/1998 tarihinde 15.000,00 DM, 14/03/1999 tarihinde 20.000,00 DM, 01/01/2000 tarihinde 6.600,00 DM, karşılığı İngiliz Virgin Adalarında davalı tarafından kurulan ... Holding Inc. hisselerinin verildiğini belirterek, tahsil edilen 41.600,00 DM'nin karşılığı 21.269,74 Euro'nun davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; davacının dava dışı ... Holding Inc’in hissedarı olduğunu, davacı tarafından verilen paraların dava dışı şirkete verildiğini, dava dışı şirket ile müvekkilinin ayrı tüzel kişilikler olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ödediği paraların Silm Investment Holding Inc., tarafından tahsil edildiği, davanın bu tüzel kişi aleyhine açılması gerektiği gerekçesiyle davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, alacak istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalının Avrupa'daki Türk işçilerinden yüksek oranlarda faiz verileceği garantisi ile para tahsil eden şirket olduğunu, parasını istediği zaman geri alabileceği, karşılığında yüksek oranda faiz verileceği vaatleriyle müvekkilinden 41.600 DM tahsil edildiğini, tahsil makbuzu karşılığında İngiliz Virgin Adalarında kurulan ... Holding Inc'ye ait hisse senetlerinin verildiğini, tahsil edilen parayla ilgili olarak davalıdan başka sorumlu olarak başvurulacak tüzel veya gerçek bir kişinin olmadığını, ... Holding Inc.'nin davalı şirket tarafından kurulduğunu ve paravan olarak kullanıldığını, kendilerini ... olarak tanıttıklarını, davalı şirketin yönetim kurulu başkanı ...'ın ...
Holding Inc'nin de yönetim kurulu başkanı olduğunu, dava dışı şirket ile davalı şirketin el ve işbirliği içinde olduğunu iddia ederek alacak talebinde bulunmuştur. Mahkemece, davacının ödediği paraların dava dışı ... Holding Inc. tarafından tahsil edildiği, davanın bu tüzel kişi aleyhine açılması gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Yukarıda belirtilen iddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle davacının dava dışı şirketin sessiz ortağı olup bu şirketin topladığı paraların davalı şirkete aktarıldığı, bu paralarla davalı şirketin de payı bulunmayan şirketlere kaynak sağladığı, böylece sessiz ortaklara paylarının geri verilmesinin engellendiği, .... ile davacının ortağı olduğu şirket arasında bir bağın varlığının inkar edilemeyeceği ve bu durumda her iki şirketin perdenin aralanması ilkesi uyarınca bir şirket olarak değerlendirilmesi iddialarının ileri sürülmesi karşısında, davacı tarafın bu iddia ve buna ilişkin delillerinin değerlendirilmeksizin yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/352176200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz