6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2610 E. 2024/1127 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
garantörlük tüzel kişilik usulden reddi kâr payı yükleten (shipper) kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 12.11.2015 tarih ve 2014/488 E. 2015/405 K. sayılı kararı ile davacının ödediği paraların Silm Investment Holding Inc., tarafından tahsil edildiği, davanın bu tüzel kişi aleyhine açılması gerektiği gerekçesiyle davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 06.06.2017 tarih, 2016/4673 E. ve 2017/3449 K. sayılı kararıyla, davacının dava dışı şirketin sessiz ortağı olup bu şirketin topladığı paraların davalı şirkete aktarıldığı, bu paralarla davalı şirketin de payı bulunmayan şirketlere ... sağladığı, böylece sessiz ortaklara paylarının geri verilmesinin engellendiği, .... ile davacının ortağı olduğu şirket arasında bir bağın varlığının inkar edilemeyeceği ve bu durumda her iki şirketin perdenin aralanması ilkesi uyarınca bir şirket olarak değerlendirilmesi iddialarının gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının daha önce davalıya karşı Almaya Mahkemelerinde aynı sebeple dava açtığı, Alman Mahkemelerince verilen kararın İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/284 E., 2021/141 K. sayılı dosyasında verilen karar ile tanınmasına karar verildiği ve İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının kesinleştiği görülmüş olup, buna göre eldeki davanın kesin hüküm dava şartı nedeni ile usulden reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; her iki davanın talep ve sonuçlarının ve dayandığı vakıaların farklı olduğunu, dosyadaki yabancı mahkeme kararından bu hususun görüleceğini, müvekkiline ... telkin etmek sureti ile hileli davranışları neticesinde para tahsilatı gerçekleştiren davalıya karşı ikame etmiş olduğumuz davanın, Yerel Mahkemece esasa girilmeksizin kesin hüküm nedeni ile reddinin usule, yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalı şirkete ödenen paranın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 ve 115 ... maddeleri.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4673 E. 2017/3449 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/2610 E.  ,  2024/1127 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2019/175 Esas, 2023/93 Karar

DAVA TARİHİ

HÜKÜM

Ret

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin Avrupa'da Türk işçilerden istenildiğinde derhal iade edileceği ve karşılığında yüksek oranlarda faiz verileceği garantisi ile para topladığını, müvekkilinden 11.12.1998 tarihinde 15.000,00 DM, 14.03.1999 tarihinde 20.000,00 DM, 01.01.2000 tarihinde 6.600,00 DM, karşılığı İngiliz Virgin Adalarında davalı tarafından kurulan Silm International Investment Holding Inc. hisselerinin verildiğini belirterek, tahsil edilen 41.600,00 DM'nin karşılığı 21.269,74 euronun davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dışı Silm International Investment Holding Inc’in hissedarı olduğunu, davacı tarafından verilen paraların dava dışı şirkete verildiğini, dava dışı şirket ile müvekkilinin ayrı tüzel kişilikler olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen (İlk) Karar

Mahkemece 12.11.2015 tarih ve 2014/488 E. 2015/405 K. sayılı kararı ile davacının ödediği paraların Silm Investment Holding Inc., tarafından tahsil edildiği, davanın bu tüzel kişi aleyhine açılması gerektiği gerekçesiyle davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 06.06.2017 tarih, 2016/4673 E. ve 2017/3449 K. sayılı kararıyla, davacının dava dışı şirketin sessiz ortağı olup bu şirketin topladığı paraların davalı şirkete aktarıldığı, bu paralarla davalı şirketin de payı bulunmayan şirketlere ... sağladığı, böylece sessiz ortaklara paylarının geri verilmesinin engellendiği, .... ile davacının ortağı olduğu şirket arasında bir bağın varlığının inkar edilemeyeceği ve bu durumda her iki şirketin perdenin aralanması ilkesi uyarınca bir şirket olarak değerlendirilmesi iddialarının gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının daha önce davalıya karşı Almaya Mahkemelerinde aynı sebeple dava açtığı, Alman Mahkemelerince verilen kararın İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/284 E., 2021/141 K. sayılı dosyasında verilen karar ile tanınmasına karar verildiği ve İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının kesinleştiği görülmüş olup, buna göre eldeki davanın kesin hüküm dava şartı nedeni ile usulden reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; her iki davanın talep ve sonuçlarının ve dayandığı vakıaların farklı olduğunu, dosyadaki yabancı mahkeme kararından bu hususun görüleceğini, müvekkiline ... telkin etmek sureti ile hileli davranışları neticesinde para tahsilatı gerçekleştiren davalıya karşı ikame etmiş olduğumuz davanın, Yerel Mahkemece esasa girilmeksizin kesin hüküm nedeni ile reddinin usule, yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalı şirkete ödenen paranın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 ve 115 ... maddeleri.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1020124100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.