Infisah
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/1019 E. 2017/3430 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infisah↗ şirket zararı↗ tüzel kişilik↗ hukuki yarar↗ ticaret sicili↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ terkin↗ cy/cy kaydı↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ husumet↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı ile bir araya gelerek davalı şirketi kurduğu, kurulan bu şirketin zarar ettiği, şirketin iki ortaklı olması nedeniyle TTK’nın 185/2 m. gereğince infisahına karar verilmesini talep ettiği, Vergi Dairesi’nin 18/06/2015 tarihli yazısı ile şirketin 31/12/2014 tarihi itibariyle kaydının idarece silindiği ve kayıtlardan terkin edildiği, bu nedenle davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle, konusu kalmayan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile Sağlık Bakanlığı vekili temyiz etmiştir.
1- Her ne kadar Sağlık Bakanlığı vekili tarafından da karar temyiz edilmiş ise de, davacı tarafça dava dilekçesi ile husumetin İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı’na yöneltildiği ancak, yargılama sırasında davacı vekilinin 12/3/2012 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesinde sehven bu şekilde belirtilen davalının Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı ... Şubesi olarak düzeltilmesi ve bu şubenin de dava tarihinde kapatılmış olması nedeniyle davalının Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı olarak kabul edilmesinin beyan edildiği, mahkemece de dava dilekçesinin Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı’na tebliği suretiyle 6100 sayılı HMK’nın 124. maddesi uyarınca taraf değişikliği talebinin kabul edildiği ve karar başlığında da davalı olarak Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı’nın belirtildiği anlaşılmıştır. HMK’nın 124/4 maddesi uyarınca İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı davanın tarafı olmaktan çıkarıldığından Sağlık Bakanlığı yönünden ayrıca karar oluşturulmasına gerek bulunmamaktadır. Mahkeme kararını sadece davanın tarafları temyiz edebileceğinden ve Sağlık Bakanlığı aleyhine verilmiş bir hüküm de bulunmadığından kararı temyiz etmekte hukuki yararı olmayan Sağlık Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, mahkemece Vergi Dairesi’nin yazısı uyarınca davalı şirketin kaydının 31/12/2014 tarihi itibariyle idarece silindiği ve kayıtlardan terkin edildiği, bu nedenle davanın konusuz kaldığından bahisle hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, dosya içerisinde bulunan Ticaret Sicil kayıtlarından davalı şirketin halen faal olduğu ve tüzel kişiliğini koruduğu anlaşılmakla işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken Vergi Dairesi’nden gönderilen yazıya istinaden yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1113 E. 2013/17901 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9305 E. 2010/426 K.
Ortak:husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda1- Her ne kadar Sağlık Bakanlığı vekili tarafından da karar temyiz edilmiş ise de, davacı tarafça dava dilekçesi ile «husumetin» İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı’na yöneltildiği ancak, yargılama sırasında davacı vekilinin 12/3/2012 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesinde sehven bu şekilde belirtilen davalının Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı ...
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, davacının sözleşmede taraf olmadığı, sözleşmenin davalılar arasında yapıldığı, bu nedenle davacının davalılardan Vakfa «husumet» yöneltemeyeceği, davacının davalılardan şirket ile yapmış olduğu bir sözleşmenin bulunmadığı,esasen servis ücretinin bizzat veliler tarafından ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın davalılardan Vakıf yönünden husumet, diğer davalı yönünden ise esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin deliline dayanma · yemin teklifi · yemin delili · yemin · taşıma sözleşmesi · muvafakat · bilirkişi incelemesi · ticari defter
Benzer bu kararda3-Öte yandan, davacı taraf delil listesinde, “ her türlü yasal delil” ibaresine yer vermiş olduğundan, «yemin deliline dayanmış» olup, mahkemece, davacı tarafa «yemin teklif» etme hakkı hatırlatılmak, sonucuna göre karar verilmek gerekirken, bu husus dahi dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru görülmemiştir.
2-Dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı alacağın tahsili istemine ilişkin olup, davacının iki aracı ile davalılardan Vakfın sahibi olduğu okulun öğrencilerini 2006-2007 eğitim ve öğretim yılında taşıdığı sabittir.Davacı tarafından delil olarak «bilirkişi incelemesine», makbuz suretlerine,banka kayıtlarına vs. dayanılması karşısında, dava konusu taşımaya ilişkin uyuşmazlığın hallinin esasen davalı vakfın kayıtları ile diğer davalının «ticari defter» ve kayıtları üzerinde uzman bilirkişi ya da kuruluna inceleme yaptırılmasını zorunlu kıldığı mahkemece gözden kaçırılarak, bu yönden «eksik incelemeye» dayalı olarak davalılar hakkında yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere,mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp,değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalılardan Vakfın tanık dinletilmesine «muvafakat» etmemesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2250 E. 2010/8319 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kusur oranı · temerrüt faizi · kusur · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, davalı vakfın yapılan işlemlerde «kusur oranının» % 70 olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce "Davacı bankanın verginin geç yatırılması nedeniyle 8.972.239.233 TL. ceza ödemek zorunda kaldığı ve bu miktardan 2.147.105.224 TL' nin davalı vakfın hesabından davacı banka tarafından çekildiği, davalı vakfın mahkemece kabul edilen % 70 kusur oranının davacı banka tarafından vergi dairesine ödenmek zorunda kalınan 8.972.239.233 TL' ye uygulanması ve bu şekilde tespit edilecek davalı vakfın sorumlu olduğu miktardan davacı bankanın davadan önce davalının hesabından çektiği miktarın mahsubu ile bakiye miktara karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne, 4.133,46 YTL' nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/1019 E. , 2017/3430 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/10/2015 tarih ve 2011/28-2015/506 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile Sağlık Bakanlığı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı’nın bir araya gelerek diğer davalı şirketi kurduklarını, ...'nun da şirket müdürü olarak seçildiğini ancak şirket müdürünün ve davalı vakfın görevlerini ihtarlara rağmen yerine getirmemesi nedeniyle şirketin faaliyetine devam edemediğini ve zarara uğranıldığını ileri sürerek, şirket müdürünün azli ve şirkete kayyum atanmasını, haklı sebeple şirketten çıkma talebinin kabulünü ve şirketin infisahını talep ve dava etmiş, yargılama sırasında sehven İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı olarak belirtilen davalının isminin Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı ... Şubesi olarak düzeltilmesini ve anılan şubenin dava tarihinde kapatılmış olması nedeniyle davalı olarak Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı’nın kabul edilmesini talep etmiştir.
Davalı İl Sağlık Müdürlüğü vekili, husumet itirazında bulunmuş, Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı'nın İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı ile bir araya gelerek davalı şirketi kurduğu, kurulan bu şirketin zarar ettiği, şirketin iki ortaklı olması nedeniyle TTK’nın 185/2 m. gereğince infisahına karar verilmesini talep ettiği, Vergi Dairesi’nin 18/06/2015 tarihli yazısı ile şirketin 31/12/2014 tarihi itibariyle kaydının idarece silindiği ve kayıtlardan terkin edildiği, bu nedenle davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle, konusu kalmayan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile Sağlık Bakanlığı vekili temyiz etmiştir.
1- Her ne kadar Sağlık Bakanlığı vekili tarafından da karar temyiz edilmiş ise de, davacı tarafça dava dilekçesi ile husumetin İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı’na yöneltildiği ancak, yargılama sırasında davacı vekilinin 12/3/2012 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesinde sehven bu şekilde belirtilen davalının Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı ... Şubesi olarak düzeltilmesi ve bu şubenin de dava tarihinde kapatılmış olması nedeniyle davalının Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı olarak kabul edilmesinin beyan edildiği, mahkemece de dava dilekçesinin Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı’na tebliği suretiyle 6100 sayılı HMK’nın 124. maddesi uyarınca taraf değişikliği talebinin kabul edildiği ve karar başlığında da davalı olarak Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı’nın belirtildiği anlaşılmıştır.
HMK’nın 124/4 maddesi uyarınca İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı davanın tarafı olmaktan çıkarıldığından Sağlık Bakanlığı yönünden ayrıca karar oluşturulmasına gerek bulunmamaktadır. Mahkeme kararını sadece davanın tarafları temyiz edebileceğinden ve Sağlık Bakanlığı aleyhine verilmiş bir hüküm de bulunmadığından kararı temyiz etmekte hukuki yararı olmayan Sağlık Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, mahkemece Vergi Dairesi’nin yazısı uyarınca davalı şirketin kaydının 31/12/2014 tarihi itibariyle idarece silindiği ve kayıtlardan terkin edildiği, bu nedenle davanın konusuz kaldığından bahisle hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, dosya içerisinde bulunan Ticaret Sicil kayıtlarından davalı şirketin halen faal olduğu ve tüzel kişiliğini koruduğu anlaşılmakla işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken Vergi Dairesi’nden gönderilen yazıya istinaden yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, Sağlık Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/351937300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz