Tapu İptali Ve Tescil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/2124 E. 2017/3685 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cevap süresi↗ tavzih↗ dava dilekçesinin tebliği↗ pasif husumet↗ cy/cy kaydı↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, taşınmazlar yönünden davanın kabulüne, taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, marka yönünden pasif husumetten reddine dair verilen karar temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleşmiş ve daha sonra davacı vekilinin talebiyle tavzih kararı verilmiştir.
Tavzih kararını davalı vekili temyiz etmiştir.
1- İstem, mahkeme hükmünün tavzihine ilişkindir. HMK 306. maddesine göre tavzih dilekçesinin cevap süresi belirlenmek suretiyle karşı tarafa tebliği, mahkemece gerekli görülmesi halinde her iki tarafın sözlü beyanda bulunması için çağrılması gerekmekte olup, mahkemece tavzih talebi üzerine yukarıda belirtilen maddedeki usul kurallarını gözetilmeden, karşı tarafa tavzih dilekçesi tebliğ edilmeden dosya üzerinden karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece, HMK 306. maddesi uyarınca, tavzih ve verilirse cevap dilekçelerini karşı tarafa tebliğ edip, gerekli görülmesi halinde iki tarafı sözlü beyanda bulunmaları için davet ederek karar verilmesi gerekirken açıklanan usule uyulmadan karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12968 E. 2016/3528 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz karardaMahkemece, taşınmazlar yönünden davanın kabulüne, taşınmazların tapu «kaydının» iptali ile davacı adına tesciline, marka yönünden «pasif husumetten» reddine dair verilen karar temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleşmiş ve daha sonra davacı vekilinin talebiyle «tavzih» kararı verilmiştir.
1- İstem, mahkeme hükmünün «tavzihine» ilişkindir.
HMK 306. maddesine göre «tavzih» dilekçesinin «cevap süresi» belirlenmek suretiyle karşı tarafa tebliği, mahkemece gerekli görülmesi halinde her iki tarafın sözlü beyanda bulunması için çağrılması gerekmekte olup, mahkemece tavzih talebi üzerine yukarıda belirtilen maddedeki usul kurallarını gözetilmeden, karşı tarafa tavzih «dilekçesi tebliğ» edilmeden dosya üzerinden karar verilmiştir.
Benzer bu kararda1-Davacı vekili Dairemizin 29.04.2015 tarihli bozma ilamına karşı «tavzih» adı altında istemde bulunmuş ise de; tavzihi istenen bozma ilamında HMK'nın 306'ncı maddesi hükmünde öngörüldüğü şekilde ilamın tavzihini gerektirir bir hususun bulunmaması karşısında davacı vekilinin tavzih isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1510 E. 2017/4481 K.
Ortak:tavzih · dava dilekçesinin tebliği
İncelediğiniz karardaHMK 306. maddesine göre «tavzih» dilekçesinin «cevap süresi» belirlenmek suretiyle karşı tarafa tebliği, mahkemece gerekli görülmesi halinde her iki tarafın sözlü beyanda bulunması için çağrılması gerekmekte olup, mahkemece tavzih talebi üzerine yukarıda belirtilen maddedeki usul kurallarını gözetilmeden, karşı tarafa tavzih «dilekçesi tebliğ» edilmeden dosya üzerinden karar verilmiştir.
Mahkemece, taşınmazlar yönünden davanın kabulüne, taşınmazların tapu «kaydının» iptali ile davacı adına tesciline, marka yönünden «pasif husumetten» reddine dair verilen karar temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleşmiş ve daha sonra davacı vekilinin talebiyle «tavzih» kararı verilmiştir.
1- İstem, mahkeme hükmünün «tavzihine» ilişkindir.
Benzer bu karardaHMK'nın 306. madde hükmü gereğince, «tavzih» talebini içeren dilekçenin karşı tarafa tebliğ edilmesi ve tavzih istemine karşı varsa beyanlarını sunma olanağının tanınması, cevap verilirse bunun da tavzih talebinde bulunana tebliğ edilmesi, cevap verilmemiş olsa bile mahkemece gerekli görülmesi halinde her iki tarafın sözlü beyanda bulunması için çağrılması gerekmekte olup, mahkemece tavzih talebi üzerine yukarıda belirtilen maddedeki usul kural gözetilmeden, karşı tarafa tavzih «dilekçesi tebliğ» edilmeksizin dosya üzerinden karar verilmiştir.
… paragrafta davalının kim olduğunun açıkça zikredilmediğini, hükmedilen miktarın hangi davalıdan alınacağı hususunda tereddüte yol açıldığını ileri sürerek, kararın «tavzihen» düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece 14.04.2016 tarihli ek karar ile, asıl davanın kabulüne dair verilen kararın Yargıtay aşamasından geçerek kesinleştiği, kararın başlık kısmında davanın taraflarının belirtildiği, HMK 305 maddedeki «tavzih» hükümlerinin uygulanmasını gerektirecek bir husus olmadığı, hükmün açık olduğu gerekçesiyle tavzih isteminin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:açılmamış sayılma
Benzer bu karardaMahkemece asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın ise «açılmamış sayılmasına» dair verilen kararın davalı .... dosya yükümlülüğünü üstlenen sıfatıyla ... vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanarak kesinleşmiştir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/135 E. 2018/6366 K.
Ortak:cevap süresi · tavzih · dava dilekçesinin tebliği
İncelediğiniz karardaHMK 306. maddesine göre «tavzih» dilekçesinin «cevap süresi» belirlenmek suretiyle karşı tarafa tebliği, mahkemece gerekli görülmesi halinde her iki tarafın sözlü beyanda bulunması için çağrılması gerekmekte olup, mahkemece tavzih talebi üzerine yukarıda belirtilen maddedeki usul kurallarını gözetilmeden, karşı tarafa tavzih «dilekçesi tebliğ» edilmeden dosya üzerinden karar verilmiştir.
Mahkemece, taşınmazlar yönünden davanın kabulüne, taşınmazların tapu «kaydının» iptali ile davacı adına tesciline, marka yönünden «pasif husumetten» reddine dair verilen karar temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleşmiş ve daha sonra davacı vekilinin talebiyle «tavzih» kararı verilmiştir.
1- İstem, mahkeme hükmünün «tavzihine» ilişkindir.
Benzer bu karardaHMK'nın 306. maddesine göre «tavzih» dilekçesinin «cevap süresi» belirlenmek suretiyle karşı tarafa tebliği, cevap verilirse bunun da tavzih talebinde bulunana tebliğ edilmesi, cevap verilmemiş olsa bile mahkemece gerekli görülmesi halinde her iki tarafın sözlü beyanda bulunması için çağrılması gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece, HMK 306. maddesi uyarınca, «tavzih» ve verilirse cevap «dilekçelerini tebliğ» edip, gerekli görülmesi halinde iki tarafı sözlü beyanda bulunmaları için davet ederek karar verilmesi gerekirken açıklanan usule uyulmadan karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Davalı ... «mirasçıları» vekili, karara karşı «tavzih» talebinde bulunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istifa · avukatlık asgari ücret tarifesi · vekalet ücreti takdiri · mirasçılık · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece 29/09/2016 tarihli «tavzih» kararı ile, davalı ... vekilinin 10/06/2003 tarihli dilekçe ile vekillik görevinden «istifa» ettiği, istifa dilekçesinin davalıya 27/06/2003 tarihinde tebliğ edildiği, davalının başkaca vekili olmadığı, 02/09/2016 tarihli kararının başlık kısmında sehven davalı vekili olarak Av. ... isminin yazıldığı, hüküm kısmının 5. maddesinde ise davalı ... lehine «vekalet ücreti takdirine» yer verildiği, bu nedenle tavzih kararının kabulü ile 02/03/2016 tarih ve 2014/1968 Esas, 2016/213 Karar sayılı kararının başlık bölümünde bulunan davalı ... vekilinin silinmesine, kararın hüküm kısmının 5. maddesinin "ret olunan dava yönünden «avukatlık asgari ücret tarifesine» göre davalı ... lehine takdir olunan 18.481,16 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine," şeklinde tavzihine karar verilmiştir.
Mahkemece uyulan Dairemiz bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalılardan tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine ve ret olunan dava yönünden «avukatlık asgari ücret tarifesine» göre davalılar ... ve ... lehine takdir olunan 18.481,16 TL «vekalet ücretinin» davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'e verilmesine karar verilmiştir.
Davalı ... «mirasçıları» vekili, karara karşı «tavzih» talebinde bulunmuştur.
Mahkemece 29.09.2016 tarihli ek karar ile davalı ... «mirasçıları» vekilinin «tavzih» isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/2124 E. , 2017/3685 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kütahya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/02/2014 tarih ve 2012/291-2014/70 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile kısmi bölünme sözleşmesi imzalandığını, davalının kiremit fabrikaları işletmelerinin bölünme konusu yapıldığını, genel kurulların sözleşmeyi onayladığını, 25.01.2007 tarihinde ticaret sicilde tescil edildiğini, ancak davalı şirkete ait bir kısım taşınmazlar ile “...” markasının devrinin gerçekleşmediğini, bölünme işleminin ticaret siciline tescille beraber geçerlilik kazandığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazların ve markanın davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taşınmazlar yönünden davanın kabulüne, taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, marka yönünden pasif husumetten reddine dair verilen karar temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleşmiş ve daha sonra davacı vekilinin talebiyle tavzih kararı verilmiştir.
Tavzih kararını davalı vekili temyiz etmiştir.
1- İstem, mahkeme hükmünün tavzihine ilişkindir. HMK 306. maddesine göre tavzih dilekçesinin cevap süresi belirlenmek suretiyle karşı tarafa tebliği, mahkemece gerekli görülmesi halinde her iki tarafın sözlü beyanda bulunması için çağrılması gerekmekte olup, mahkemece tavzih talebi üzerine yukarıda belirtilen maddedeki usul kurallarını gözetilmeden, karşı tarafa tavzih dilekçesi tebliğ edilmeden dosya üzerinden karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece, HMK 306. maddesi uyarınca, tavzih ve verilirse cevap dilekçelerini karşı tarafa tebliğ edip, gerekli görülmesi halinde iki tarafı sözlü beyanda bulunmaları için davet ederek karar verilmesi gerekirken açıklanan usule uyulmadan karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/351413200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz