Akdi faiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/8410 E. 2014/13675 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akdi faiz↗ 3095 sayılı kanun↗ ihbar olunan↗ vade↗ ihbar↗ temerrüt faizi↗ haksız fiil↗ hukuki yarar↗ havale↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın davacının da içinde bulunduğu bir kısım müşterilerinden topladığı mevduatı aslında Kıbrıs’a devretmediği halde kayden Off Shore bankasına aktarılmış ve yine özellikle de davalı bankanın hakim hissedarlarının ortağı veya kardeş kuruluşu mahiyetindeki firmalara kredi verilmiş gibi gösterilmiş olduğu, bu itibarla davacının dava konusu bedeli talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 19.517,87 TL'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
.../...
-2-
Kararı, davalı banka ve ihbar olunanvekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1-İhbar olunan vekili temyiz isteminde bulunmuş ise de anılan kuruma karşı husumet yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı gibi mahkemece verilen kararda da anılan ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterilmiş olup, hüküm de usul ve yasaya uygun olarak sadece davanın açıldığı davalı taraf aleyhinde kurularak, ihbar olunan aleyhine herhangi bir hüküm tesis edilmemiştir.O halde, aleyhinde verilmiş bir hüküm bulunmayan ve karar başlığında da ihbar olunan sıfatı ile gösterilmiş olan hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığından anılan kurumun temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun 818 sayılı BK'nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre davalı .... vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) nolu bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Dava, davacı tarafından banka hesabına yatırılan paranın off-shore hesabına aktarıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Somut olayda, davacı 22.11.1999 tarihinde 18.058,31 TL'yi off shore hesabına yatırmış olup mahkemece vade sonu olan 27.12.1999 tarihi itibariyle akti faiz işletilerek bulunan 19.512,87 TL'ye hükmedilmiştir. Taraflar arasında akdi ilişki olmadığından, off shore hesabına yatırılış tarihindeki miktar üzerinden mahkemece hüküm kurulması gerekirken, akdi faiz ilave edilerek bulunan miktar üzerinden hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
4-Ayrıca, davalı karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten arafından devir alındıktan sonra en son devredildiği, bu durumda eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan harçtan sorumlu tutulması da doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
5-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı ile parasının iradesi dışında havale edildiği dava dışı off-shore bankası arasında bir akdi ilişki olmayıp davacı da davasını, davalı banka çalışanları tarafından iradesi fesada uğratılarak parasının off-shore bankasına havale edildiği iddiasına dayandırmış, mahkemece de davacının bu iddiasının doğru olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda somut uyuşmazlıkta, davacının parasının davalı Banka'nın haksız fiili sonucu hakimiyetinden çıktığı havale tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğü kabul edilmeli ve hükmedilecek alacağa, havale tarihi itibariyle 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümlerine uygun şekilde temerrüt faizi yürütülmelidir. Bu itibarla hükmedilen alacağa yazılı şekilde dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17286 E. 2014/5741 K.
Ortak:i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… lem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten arafından devir alındıktan sonra en «son» devredildiği, bu durumda eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikka …
Benzer bu kararda2-Mahkemece, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davalı ...ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten .Ş'nin ... tarafından devir alındıktan sonra en «son» ...ye devredildiği, bu durumda iken ...ye devredilen eylemlerinden dolayı açılan davada gerek dosya yükümlülüğünü üstlenen ..., gerekse bu bankayı devir alan ...ni …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:harç · avans faizi
Benzer bu kararda… ısmına 22.09.1999 tarihinden itibaren, 6.500,00 TL kısmına 01.10.1999 tarihinden itibaren ve 1.500,00 TL kısmına da 03.11.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» uygulanmasına karar verilmiştir.
2-Mahkemece, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davalı ...ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten .Ş'nin ... tarafından devir alındıktan sonra en «son» ...ye devredildiği, bu durumda iken ...ye devredilen eylemlerinden dolayı açılan davada gerek dosya yükümlülüğünü üstlenen ..., gerekse bu bankayı devir alan ...ni …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8459 E. 2014/844 K.
Ortak:akdi faiz · ihbar olunan · vade · ihbar · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… rihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. .../... -2- Kararı, davalı banka ve «ihbar olunanvekili» ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1-İhbar olunan vekili temyiz isteminde bulunmuş ise de anılan kuruma karşı «husumet» yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı gibi mahkemece verilen kararda da anılan «ihbar olunan» sıfatı ile karar başlığında gösterilmiş olup, hüküm de usul ve yasaya uygun olarak sadece davanın açıldığı davalı taraf aleyhinde kurularak, ihbar olunan aleyhine herhangi bir hüküm tesis edilmemiştir.O halde, aleyhinde verilmiş bir hüküm bulunmayan ve karar başlığında da ihbar olunan sıfatı ile gösterilmiş olan hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» bulunmadığından anılan kurumun temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
… ve 6762 sayılı TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre davalı .... vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) nolu bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar ver …
Benzer bu kararda… n 336. maddelerinden kaynaklanması ile davacının zararının parasını ... bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle «zamanaşımı» süresinin bu tarihten başlayacak olmasına göre, davalı ...Ş. vekili ile «ihbar olunan» ve «borcu üstlenen» ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı ...Ş. ile «ihbar olunan» ve «borcu üstlenen» ... vekili temyiz etmiştir.
… lep edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 12.500,00 TL'nin davalı ve üstlenen davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, bu miktara 14.02.2000 tarihine kadar % 83 «akdi faiz», bu tarihten itibaren ise ana alacak 12.500,00 TL'ye 3095 Sayılı Yasa'nın 2/2 maddesi uyarınca «avans faizi» uygulanmasına karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · avans faizi
Benzer bu kararda… lep edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 12.500,00 TL'nin davalı ve üstlenen davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, bu miktara 14.02.2000 tarihine kadar % 83 «akdi faiz», bu tarihten itibaren ise ana alacak 12.500,00 TL'ye 3095 Sayılı Yasa'nın 2/2 maddesi uyarınca «avans faizi» uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ...Ş. ile «ihbar olunan» ve «borcu üstlenen» ... vekili temyiz etmiştir.
… n 336. maddelerinden kaynaklanması ile davacının zararının parasını ... bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle «zamanaşımı» süresinin bu tarihten başlayacak olmasına göre, davalı ...Ş. vekili ile «ihbar olunan» ve «borcu üstlenen» ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15480 E. 2014/5109 K.
Ortak:i̇i̇k 72/son · dava şartı
İncelediğiniz kararda… lem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten arafından devir alındıktan sonra en «son» devredildiği, bu durumda eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikka …
Benzer bu kararda2- Mahkemece, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davalı karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten arafından devir alındıktan sonra en «son» devredildiği, bu durumda eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikka …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakim ortak · dava şartı yokluğu · reeskont faizi · açılmamış sayılma · harç · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs’a aktarılmadığı,«hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı hususunun sabit olduğu, dava konusu mevduattan en hafif kusurundan dahi sorumlu olan davalı bankanın Bankacılık Yasası ve TTK'nın 321/5 maddesi gereğince sorumlu olacağı gerekçesiyle, davalılar ..., .., ..., ..., ..., ... aleyhinde açılan davanın, HMK'nın 150/5. maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», davalılaraleyhinde açılan dava geri alınmış olmakla, esasa dair karar «verilmesine yer olmadığına», davalı vefat etmiş olmakla, bu davalı aleyhinde açılan davanın dava «şartı yokluğundan» reddine, 3.630 TL'nın 20/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalı tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
2- Mahkemece, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davalı karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten arafından devir alındıktan sonra en «son» devredildiği, bu durumda eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikka …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/8410 E. , 2014/13675 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 12.11.2013 tarih ve 2011/443-2012/280 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı banka ve ihbar olunan vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04.09.2014 günü hazır bulunan davacı vekili dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin toplam 18.058,31 TL'yi vadeli olarak yatırdığını, herhangi bir yazılı talimat olmadan paranın off-shore hesabına aktarıldığını, davalı banka görevlilerince müvekkiline banka cüzdanının verildiğini ve paranın Bank adlı bankaya yatırılacağı konusunda hiçbir bilgi verilmediğini, davalı banka yetkilerinin müşteriyi daha kolay kandırmak için aynı isim ve logoyu kullandıklarını, bankaya el konulmasından sonra müvekkilinin parasını alamadığını, yapılan işlemin haksız fiil niteliğinde bulunduğunu ileri sürerek, 19.512,87 TL'nin vade sonundan itibaren fiili ödeme tarihine kadar işleyecek akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka ve ihbar olunanvekili, dava konusu alacak hakkında kesin hüküm bulunduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, off shore bankasının ayrı bir tüzel kişiliği olduğundan müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili banka tarafından yalnızca havale işleminin yapıldığını, davacının daha fazla faiz elde etmek için kendi iradesiyle off shore bankasında hesap açtığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın davacının da içinde bulunduğu bir kısım müşterilerinden topladığı mevduatı aslında Kıbrıs’a devretmediği halde kayden Off Shore bankasına aktarılmış ve yine özellikle de davalı bankanın hakim hissedarlarının ortağı veya kardeş kuruluşu mahiyetindeki firmalara kredi verilmiş gibi gösterilmiş olduğu, bu itibarla davacının dava konusu bedeli talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 19.517,87 TL'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
.../...
-2-
Kararı, davalı banka ve ihbar olunanvekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1-İhbar olunan vekili temyiz isteminde bulunmuş ise de anılan kuruma karşı husumet yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı gibi mahkemece verilen kararda da anılan ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterilmiş olup, hüküm de usul ve yasaya uygun olarak sadece davanın açıldığı davalı taraf aleyhinde kurularak, ihbar olunan aleyhine herhangi bir hüküm tesis edilmemiştir.O halde, aleyhinde verilmiş bir hüküm bulunmayan ve karar başlığında da ihbar olunan sıfatı ile gösterilmiş olan hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığından anılan kurumun temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun 818 sayılı BK'nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre davalı .... vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) nolu bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Dava, davacı tarafından banka hesabına yatırılan paranın off-shore hesabına aktarıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Somut olayda, davacı 22.11.1999 tarihinde 18.058,31 TL'yi off shore hesabına yatırmış olup mahkemece vade sonu olan 27.12.1999 tarihi itibariyle akti faiz işletilerek bulunan 19.512,87 TL'ye hükmedilmiştir. Taraflar arasında akdi ilişki olmadığından, off shore hesabına yatırılış tarihindeki miktar üzerinden mahkemece hüküm kurulması gerekirken, akdi faiz ilave edilerek bulunan miktar üzerinden hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
4-Ayrıca, davalı karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten arafından devir alındıktan sonra en son devredildiği, bu durumda eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan harçtan sorumlu tutulması da doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
5-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı ile parasının iradesi dışında havale edildiği dava dışı off-shore bankası arasında bir akdi ilişki olmayıp davacı da davasını, davalı banka çalışanları tarafından iradesi fesada uğratılarak parasının off-shore bankasına havale edildiği iddiasına dayandırmış, mahkemece de davacının bu iddiasının doğru olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda somut uyuşmazlıkta, davacının parasının davalı Banka'nın haksız fiili sonucu hakimiyetinden çıktığı havale tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğü kabul edilmeli ve hükmedilecek alacağa, havale tarihi itibariyle 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümlerine uygun şekilde temerrüt faizi yürütülmelidir.
Bu itibarla hükmedilen alacağa yazılı şekilde dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ihbar olunan vekilinin temyiz isteminin reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerla davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin, (5) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin herbir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalı ve davacıya iadesine, 12.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/348938200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz