6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Konusuz kalan ihya davasında hakkın kötüye kullanılması nedeniyle yargı gideri talebinin reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1661 E. 2024/1764 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketlerŞirketin ihyası

Davacının nitelemesi: Yargılama Gideri ve Vekalet Ücreti mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Davanın konusuz kalması nedeniyle HMK 331/1 uyarınca tarafların dava açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargı giderine hükmedilmesi kuralı, davacının dava değeriyle karşı tarafa yüklenmek istenen masraf/vekalet ücreti arasında aşırı bir nispetsizlik bulunması halinde TMK 2. maddesindeki hakkın kötüye kullanılması yasağı karşısında geriye çekilebilir; böyle bir nispetsizlik varsa davacı yararına yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka uygun kabul edilir.

Ele alınan sorunlar

Konusuz kalan davada yargı gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasının hukuka uygunluğu → ret

İddia: Davacı vekili; davanın konusuz kalması halinde tarafların dava tarihindeki haklılık durumuna göre yargı giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davanın açılmasına tasfiye memurunun sebebiyet verdiğini, bu nedenle vekalet ücreti ve yargı giderinin davalı tasfiye memuru aleyhine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: HMK 331/1 uyarınca davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine gerek olmayan hallerde hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmeder. Tasfiye sürecinin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumlu olup kural olarak haksız çıkan davalı tasfiye memuru aleyhine yargı giderine hükmedilmesi gerekir. Ancak somut olayda davacının icra takibindeki alacağı 465,99 TL iken, ihya davası sonucunda davalı tasfiye memuruna yapılan yurt dışı tebligat masrafı 896 TL'ye ulaşmış, ayrıca talep edilen vekalet ücreti 30.000 TL olup bu tutarlar davacının menfaatinin kat kat üzerindedir. TMK 2. maddesi uyarınca herkes haklarını kullanırken dürüstlük kuralına uymak zorundadır ve bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz; hakkın kullanılmasının hak sahibine sağladığı menfaat ile karşı tarafa verdiği zarar arasında aşırı bir nispetsizlik bulunması hakkın kötüye kullanılmasını oluşturur. Davacının menfaati ile karşı yanın zararı (masraf ve talep edilen vekalet ücreti) arasındaki açık nispetsizlik, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğundan, bu nispetsizliğe dayalı yargı gideri ve vekalet ücreti talebinin reddi gerekmiştir. Bu nedenle borç ödenerek davanın konusuz kalması üzerine davacı yararına yargı gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemesine ilişkin ilk derece kararı hukuka uygun bulunmuştur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Konusuz kalan davalarda HMK 331 uyarınca yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilirken, davacının menfaati ile karşı tarafa yüklenecek masraf/ücret arasındaki aşırı nispetsizliğin TMK 2. madde kapsamında hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilip talebin reddedilebileceği yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası davanın konusuz kalması HMK 331 hakkın kötüye kullanılması dürüstlük kuralı (TMK 2) tasfiye memurunun sorumluluğu yargı gideri vekalet ücreti

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 331(1)HMK 353(1)b-1HMK 362(1)-ç · 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) — TMK 2TMK 2/ITMK 2/II

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/1661

KARAR NO 2024/1764

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 04/09/2024

NUMARASI 2023/417 Esas - 2024/760 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ 04/12/2024

Davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; ihyası talep edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... numaralı sicilinde kayıtlı ... AŞ'nin son adresinin Güneşli/İstanbul olduğunu, şirketin ticaret sicil kaydında terkin yapıldığını, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından tasfiye aşaması olmadan re'sen terkin edildiğini, ... sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, bu nedenle iş bu dava ile davacı yönünden geçerli olmak üzere; ... AŞ unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili; ticaret sicil müdürlüğünün TTK 32.maddesi ve ticaret sicili yönetmeliği 34.maddesi uyarınca işlem yapıldığını, tasfiye sürecindeki yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memuru olduğunu, tasfiye memurunun kusurundan dolayı ticaret sicil müdürlüğünün sorumluğu bulunmadığını, dava açılmasına davalı ...'nun sebep olmadığını, bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamadığını belirterek, davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı ... vekili; taraflarınca haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddi ile masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davacı vekilinin 21/08/2024 havale tarihli dilekçesi ile davaya konu icra dosyasının borcunun tahsil edilmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,yargı giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek olmayan hallerde tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargı giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kararda yer verilmeyen vekalet ücreti yönünden ve davalı yana yükletilmesi gereken yargı giderinin davacı üzerinde bırakılmasının doğru olmadığını, davada tek davalının Ticaret Sicil Müdürlüğü değil, tasfiye memuru ...'ün de davalı olduğunu, davanın açılmasına tasfiye memurunun sebebiyet verdiğini, bu sebeple davalı tasfiye memuru aleyhine vekalet ücreti ve yargı giderine hükmedilmesi gerektiğini, mahkemenin davacı lehine vekalet ücretine hükmetmemesi ve yargı giderinin davacı üzerinde bırakmasının kararın kaldırılması sebebi olduğunu belirterek, kararın vekalet ücreti ve yargı gideri yönünden kaldırılarak,davacı lehine - davalı tasfiye memuru aleyhine vekalet ücreti ve yargı giderine hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava; tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. Karar, davacı tarafça yargı gideri ve vekalet ücreti bakımından istinaf edilmiştir.HMK nın 331 (1) maddesi gereği " Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder."Tasfiye sürecinde tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumludur. Buna göre kural olarak dava da haksız çıkan davalı tasfiye memuru aleyhine yargı giderine hükmedilmesi gerekir.Davacının alacaklı bulunduğu İstanbul ...İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında davacı alacaklının 24.10.2017 tarihinde 417,96-TL si asıl alacak olmak üzere toplam 465,99-TL alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı ,icra takibinden sonra 2019 yılında şirketin tasfiyesinin tamamlanarak terkin edildiği anlaşılmaktadır.

29. 04.2023 tarihinde açılan ihya davası sonucu davalı tasfiye memuruna yurt dışı tebligat yapıldığı, uyap kayıtlarına göre 896-TL masraf ettiği anlaşılmaktadır.TMK nın 2 maddesinde-"Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz."denilmektedir.MK nın 2/I gibi, MK.2/II hükmü de “ikinci derecede” uygulanması gereken bir hükümdür. Her uyuşmazlığı MK.2/2 hükmü çerçevesinde değerlendirip çözmeye çalışmak hukuk emniyetini ortadan kaldırır. Bu kuralın amacı, hakime özel ve istisnai durumlarda adil karar verme imkanı sağlamaktır.Bu kural ile “hakların mutlaklığı” ilkesine adeta bir istisna getirilmiştir.Hakkın kötüye kullanılıp kullanılmadığı her somut olayda ve yargılamanın her aşamasında hakim tarafından -karşı tarafça ileri sürülmemiş dahi olsa- MK.2/I gibi re’sen araştırılır.

(dikkate alınır) MK.2/II’de düzenlenmiş olan “hakkın kötüye kullanılması” -tıpkı MK.2/I’de düzenlenmiş olan “dürüstlük kuralı” gibi; - “Kanunların yorumu ve boşluklarınn doldurulmasında” uygulama alanı bulur.(Öğ.Gv.Talih Uyar -Yargıtay Kararlarında Objektif İyiniyet -Hakkın Kötüye Kullanılması ).Hakkın dürüstlük kurallarına aykırı olarak -amacı dışında- kullanılmış olmasından hak sahibi hiçbir menfaat sağlamamış veya çok az bir menfaat sağlarken başkalarının zarar görmüş veya zarar görme tehlikesi ile karşı karşıya bulunmuş olması, başka bir deyişle hakkın kullanılmasının hak sahibine sağladığı menfaat ile başkalarına verdiği zarar arasında aşırı bir nispetsizlik bulunması halinde meşru hakkın kullanımı hakkın kötüye kullanılmasını teşkil eder.Hukukumuzda ;

alacak miktarı bakımından bir takip yasağı yoktur.Takdir edilmesi istenilen vekalet ücreti de bugün ki tarifeye göre 30.000-TL dir.21.08.2024 tarihinde 1319-TL tahsilat ile icra dosyası kapanmıştır.İhya davasında davacının menfaati 465-TL iken iki katı tutarda yurt dışı tebligat masrafı yapılmıştır.Her iki taraf menfaatleri düşünüldüğünde davacı tarafın menfaati ile karşı yanın zararı arasında açık bir nispetsizlik hakkın kötüye kullanımının varlığı tesbit edilmektedir.Yargılama sırasında ;borç ödenerek davanın konusu kalmadığından davacı yararına yargı gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemesine ilişkin karar hukuka uygun bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle; elde açılan ihya davasında davacının yararını aşan nispette karşı yan zarara uğradığından kötüye kullanılan hakka dayalı talebin reddini gerektirdiğinden davacı vekilinin istinaf nedeni yerinde görülmemiş istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/12/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/34764 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.