Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/16908 E. 2014/734 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
halefiyet↗ işyeri sigortası↗ depo kararı↗ teminat kapsamı↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ rücuen tazminat↗ uyuşmazlık konusu↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dava, işyeri sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Sigorta sözleşmesi, şekle tabi olmayan birbirine uygun irade beyanı ile oluşan sözleşmelerdendir. Sigorta poliçesi mülga 6762 sayılı TTK'nın 1267. maddesine göre, sözleşmenin yapılmasından sonra düzenlenen ve sözleşmenin yapıldığını gösteren bir belgedir. Anılan Yasa'nın 1263. maddesi uyarınca sigorta sözleşmesi hiçbir şekle tabi tutulmamıştır. Aynı durum 6102 sayılı TTK’nın 1401. maddesinde geçerliliğini korumuştur. Ancak sözleşmenin yazılı bir belgeye bağlanması ispat hukuku açısından önem taşır ve 1086 sayılı HUMK'nın 288. vd. maddelerinde düzenleniş şekilde kanıtlanması gerekir. Sigorta sözleşmesinin inikadı için tarafların iradelerinin birleşmesi kafi olup, poliçe, sözleşmenin inikadı için sıhhat şartı olmayıp ancak sözleşmenin akdedildiğini ve muhtevasını ispata yarayan bir belgedir.
Somut olayda, dava dışı... Gıda A.Ş’ye ait depo, davacı ile birlikte 10 ayrı sigorta şirketi tarafından yangın sigorta sözleşmesi ile teminat altına alındığı ve davalı tarafından yapılan hafriyat çalışması sırasında oluşan toprak boşalması (yer kayması) sonucu davacının sigortalısına ait depoda hasar oluştuğu uyuşmazlık konusu olmayıp, taraflar arasındaki uyuşmazlık rizikonun teminat kapsamında olup olmadığı, dolayısı ile davacının halefiyete dayalı olarak tazminat talep hakkının olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, hasarın davalının taşınmazında yaptığı kazı çalışması nedeniyle oluşan yer kaymasından kaynaklandığı, ancak spesifik poliçenin yer kayması teminatını içermediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya içinde mevcut 31.01.2007-2008 dönemine ait 20 sayfadan müteşekkil özel şartları gösterir ana poliçenin 3. ve 5. sayfalarında yer kayması rizikosunun teminata dahil olduğu belirtilmiş olup, anılan ana poliçede davacının düzenlediği spesifik poliçe numarası da yer almaktadır.
Bu durumda, davacı tarafından yer kayması rizikolarının da teminat kapsamına alındığının kabulü ile meydana gelen rizikonun buna göre değerlendirilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davacının buna ilişkin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile onama ilamının ortadan kaldırılarak hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12082 E. 2010/6895 K.
Ortak:işyeri sigortası · riziko · sigorta poliçesi · hasar · eksik inceleme · dahili dava · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, «hasarın» davalının taşınmazında yaptığı kazı çalışması nedeniyle oluşan yer kaymasından kaynaklandığı, ancak spesifik poliçenin yer kayması «teminatını» içermediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya içinde mevcut 31.01.2007-2008 dönemine ait 20 sayfadan müteşekkil özel şartları gösterir ana poliçenin 3. ve 5. sayfalarında yer kayması «rizikosunun» teminata «dahil» olduğu belirtilmiş olup, anılan ana poliçede davacının düzenlediği spesifik poliçe numarası da yer almaktadır.
Gıda A.Ş’ye ait «depo», davacı ile birlikte 10 ayrı sigorta şirketi tarafından yangın «sigorta sözleşmesi» ile «teminat» altına alındığı ve davalı tarafından yapılan hafriyat çalışması sırasında oluşan toprak boşalması (yer kayması) sonucu davacının sigortalısına ait depoda «hasar» oluştuğu «uyuşmazlık konusu» olmayıp, taraflar arasındaki uyuşmazlık «rizikonun» «teminat kapsamında» olup olmadığı, dolayısı ile davacının «halefiyete» dayalı olarak tazminat talep hakkının olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Bu durumda, davacı tarafından yer kayması «rizikolarının» da «teminat kapsamına» alındığının kabulü ile meydana gelen rizikonun buna göre değerlendirilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davacının buna ilişkin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile onama ilamının ortadan kaldırılarak hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, binadaki «hasarın» bina zemininin, temellerinin su almasından kaynaklandığı ve hasarın sigorta kapsamında olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar,davacı vekilinin temyizi üzerine, “bilirkişi raporunda geçen “çökme ve kayma” olaylarının, dava konusu «sigorta poliçesinde» kasdedilen “yer kayması” olup olmadığı, poliçe özel ve genel şartlarındaki hükümler gereğince hasarın, poliçe kapsamında sayılan «rizikolardan» kaynaklanması halinde, hasarın imalat hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve davalı ... şirketinin sorumlu olup olmayacağı konularında ise bir açıklama bulunmadığı gözetilerek,bilirkişilerden ek rapor yada yeni bir heyetten «denetime elverişli bilirkişi raporu» alınması gerektiğine işaret edilerek, «eksik inceleme» gerekçesiyle davacı yararına bozulmuştur.
… yma gibi olayların meydana geldiğinin asıl ve ek raporda açıklanmış olmasına, zemindeki bu gibi olayların "yer kayması" olduğunun bildirilmesine, poliçeye ekli tümü «işyeri sigorta» poliçe kitapçığında yer alan "kloz 9 yer kayması klozu" başlıklı kloza göre, bina civarında yapılan kazılar ile deprem ve yanardağ püskürmesi nedeniyle meydana gelen yer kayması ve toprak çökmesinden doğan zararlar aksine sözleşme ile «teminat» altına alınabilecek «rizikolardan» olup, somut olayda böyle bir riziko meydana gelmediği gibi, aynı klozda binanın oturduğu arsada oluşan yer kayması ve toprak çökmesi sonucu sigortalı şeyde doğrudan meydana gelecek zararlar teminata «dahil» edilmiş olup, somut olayda bu kapsamda kalan rizikonun yer kayması ve toprak çökmesi olarak nitelendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin …
Mahkemece,bozmaya uyulmuş,alınan ve benimsenen ek bilirkişi raporuna göre, «hasarın» yer kaymasından kaynaklandığı, binanın yapım ve imalat hatasının bulunmadığı gerekçesiyle,davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişli bilirkişi raporu · muafiyet · denetime elverişlilik · olumsuz oy
Benzer bu karardaMahkemece, binadaki «hasarın» bina zemininin, temellerinin su almasından kaynaklandığı ve hasarın sigorta kapsamında olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar,davacı vekilinin temyizi üzerine, “bilirkişi raporunda geçen “çökme ve kayma” olaylarının, dava konusu «sigorta poliçesinde» kasdedilen “yer kayması” olup olmadığı, poliçe özel ve genel şartlarındaki hükümler gereğince hasarın, poliçe kapsamında sayılan «rizikolardan» kaynaklanması halinde, hasarın imalat hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve davalı ... şirketinin sorumlu olup olmayacağı konularında ise bir açıklama bulunmadığı gözetilerek,bilirkişilerden ek rapor yada yeni bir heyetten «denetime elverişli bilirkişi raporu» alınması gerektiğine işaret edilerek, «eksik inceleme» gerekçesiyle davacı yararına bozulmuştur.
2-Poliçe önyüzünde ve ayrıca poliçe ekinde yer alan «muafiyet» klozu hakkında mahkemece değerlendirme yapılıp gerektiğinde sigortacı bir bilirkişiden rapor alınması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ve ek rapora itiraz dilekçesinde de davalı vekilince bu kloza göre hüküm tesisi gerektiği bildirildiği halde bu kloz hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi nedeniyle hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/16908 E. , 2014/734 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.09.2011 gün ve 2008/256-2011/418 sayılı kararı onayan Daire’nin 25.03.2013 gün ve 2012/6204-2013/5711 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yangın sigortası ile sigortaladığı taşınmazda davalı tarafından yapılan hafriyat sırasında taşınmazda kayma meydana gelmesi sonucu oluşan 64.555,60 EURO hasardan sigortalının hissesine düşen 10.328,90 EURO hasar bedelini 27.11.2007 tarihinde sigortalıya ödendiğini, rücu amaçlı başvurudan bir sonuç alınmadığını ileri sürerek TTK'nın 1301. maddesi gereğince şimdilik 17.932,67 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dava, işyeri sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Sigorta sözleşmesi, şekle tabi olmayan birbirine uygun irade beyanı ile oluşan sözleşmelerdendir. Sigorta poliçesi mülga 6762 sayılı TTK'nın 1267. maddesine göre, sözleşmenin yapılmasından sonra düzenlenen ve sözleşmenin yapıldığını gösteren bir belgedir. Anılan Yasa'nın 1263. maddesi uyarınca sigorta sözleşmesi hiçbir şekle tabi tutulmamıştır. Aynı durum 6102 sayılı TTK’nın 1401. maddesinde geçerliliğini korumuştur. Ancak sözleşmenin yazılı bir belgeye bağlanması ispat hukuku açısından önem taşır ve 1086 sayılı HUMK'nın 288. vd. maddelerinde düzenleniş şekilde kanıtlanması gerekir. Sigorta sözleşmesinin inikadı için tarafların iradelerinin birleşmesi kafi olup, poliçe, sözleşmenin inikadı için sıhhat şartı olmayıp ancak sözleşmenin akdedildiğini ve muhtevasını ispata yarayan bir belgedir.
Somut olayda, dava dışı... Gıda A.Ş’ye ait depo, davacı ile birlikte 10 ayrı sigorta şirketi tarafından yangın sigorta sözleşmesi ile teminat altına alındığı ve davalı tarafından yapılan hafriyat çalışması sırasında oluşan toprak boşalması (yer kayması) sonucu davacının sigortalısına ait depoda hasar oluştuğu uyuşmazlık konusu olmayıp, taraflar arasındaki uyuşmazlık rizikonun teminat kapsamında olup olmadığı, dolayısı ile davacının halefiyete dayalı olarak tazminat talep hakkının olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, hasarın davalının taşınmazında yaptığı kazı çalışması nedeniyle oluşan yer kaymasından kaynaklandığı, ancak spesifik poliçenin yer kayması teminatını içermediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya içinde mevcut 31.01.2007-2008 dönemine ait 20 sayfadan müteşekkil özel şartları gösterir ana poliçenin 3. ve 5. sayfalarında yer kayması rizikosunun teminata dahil olduğu belirtilmiş olup, anılan ana poliçede davacının düzenlediği spesifik poliçe numarası da yer almaktadır.
Bu durumda, davacı tarafından yer kayması rizikolarının da teminat kapsamına alındığının kabulü ile meydana gelen rizikonun buna göre değerlendirilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davacının buna ilişkin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile onama ilamının ortadan kaldırılarak hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan gerekçelerle davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 25.03.2013 gün ve 2012/6204 E, 2013/5711 K. sayılı onama kararının ortadan kaldırılmasına, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 14.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/347494400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz