Akdi faiz oranı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/5693 E. 2014/12029 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akdi faiz oranı↗ vade tarihi↗ akdi faiz↗ güven kurumu↗ borcun üstlenilmesi↗ ticari dava niteliği↗ vade↗ fer'i müdahil↗ temerrüt faizi↗ haksız fiil↗ havale↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı banka işleminin havale görünümlü mevduat toplama olduğu, dava dışı .... bankasının paravan olduğunun davalı tarafça bilindiği, bankaların güven kurumu oldukları, havale talimatının aksine alınan paraların banka nezdinde kaldığı, kıyı bankasına gönderildiğine dair kayıt sunulmadığı, bu işlemleri dolayısıyla yöneticilerinin yargılandıkları, başka dosyalardan dava dışı kıyı bankasının aciz içinde olduğunun bilindiği gerekçesiyle 6.135.50 Euronun vade sonu 02.06.2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca değişen oranlarda faiziyle davalı ve üstlenenden müştereken ve mütesilsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ve üstlenen vekili ile fer’i müdahil vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının ... bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı ile borcu üstlenen vekili ve fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davacı, iradesinin sakatlanarak parasının ... bankasına gönderildiğini iddia etmek suretiyle davalının haksız fiiline dayandığına göre, paranın yatırıldığı tarihten itibaren işin ticari niteliği de dikkate alındığında avans oranı üzerinden temerrüt faizi isteyebilir. Mahkemece, vade sonuna kadar akdi faiz hesap edilip, ana paraya ekleme yapılmış, toplam tutara vade sonundan itibaren temerrüt faizi hükmedilmiştir. O halde, paranın yatırıldığı tarihten vade tarihine kadar akdi faiz oranı üzerinden temerrüt faizine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı ile borcu üstlenen yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Borç üstlenimi 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18527 E. 2015/243 K.
Ortak:güven kurumu · borcun üstlenilmesi · havale · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı banka işleminin «havale» görünümlü mevduat toplama olduğu, dava dışı .... bankasının paravan olduğunun davalı tarafça bilindiği, bankaların «güven kurumu» oldukları, havale talimatının aksine alınan paraların banka nezdinde kaldığı, kıyı bankasına gönderildiğine dair kayıt sunulmadığı, bu işlemleri dolayısıyla yöneticilerinin yargılandıkları, başka dosyalardan dava dışı kıyı bankasının aciz içinde olduğunun bilindiği gerekçesiyle 6.135.50 Euronun «vade» sonu 02.06.2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca değişen oranlarda faiziyle davalı ve üstlenenden müştereken ve mütesilsilen tahsiline …
… 41, 55 ve 6762 sayılı TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının ... bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı ile «borcu üstlenen» vekili ve fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
O halde, paranın yatırıldığı tarihten «vade tarihine» kadar «akdi faiz oranı» üzerinden «temerrüt faizine» karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı ile «borcu üstlenen» yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı banka işleminin «havale» görünümlü mevduat toplama olduğu, dava dışı ..... bankasının paravan olduğunun davalı tarafça bilindiği, bankaların «güven kurumu» oldukları, havale talimatının aksine alınan paraların banka nezdinde kaldığı, kıyı bankasına gönderildiğine dair kayıt sunulmadığı, bu işlemleri dolayısıyla yöneticilerinin yargılandıkları, başka dosyalardan dava dışı kıyı bankasının aciz içinde olduğunun bilindiği, «borç üstlenildiğinden» davalı banka hakkında karar «verilmesine yer olmadığı» gerekçesiyle 65.445.36 Euro'nun 29.04.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca değişen oranlarda faiziyle üstlenenden tahsiline karar ver …
… nın 41, 55 ve TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararının parasını....bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasına göre, davalı Banka ve «borcu üstlenen» ...... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davacı taraf, davalı bankanın külli halefi bulunduğu ...... «yönetim kurulu» üyeleri ve çalışanlarının eylemleri nedeniyle zarara uğradığını ileri sürdüğüne ve mahkemece de bu husus kabul edildiğine göre,....nin «borcu üstlenmesinin» tek başına davalı bankanın sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı hususunun nazara alınmaması doğru olmamış, davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:borç üstlenimi · yönetim kurulu kararı · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı banka işleminin «havale» görünümlü mevduat toplama olduğu, dava dışı ..... bankasının paravan olduğunun davalı tarafça bilindiği, bankaların «güven kurumu» oldukları, havale talimatının aksine alınan paraların banka nezdinde kaldığı, kıyı bankasına gönderildiğine dair kayıt sunulmadığı, bu işlemleri dolayısıyla yöneticilerinin yargılandıkları, başka dosyalardan dava dışı kıyı bankasının aciz içinde olduğunun bilindiği, «borç üstlenildiğinden» davalı banka hakkında karar «verilmesine yer olmadığı» gerekçesiyle 65.445.36 Euro'nun 29.04.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca değişen oranlarda faiziyle üstlenenden tahsiline karar ver …
2- Ancak, davacı taraf, davalı bankanın külli halefi bulunduğu ...... «yönetim kurulu» üyeleri ve çalışanlarının eylemleri nedeniyle zarara uğradığını ileri sürdüğüne ve mahkemece de bu husus kabul edildiğine göre,....nin «borcu üstlenmesinin» tek başına davalı bankanın sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı hususunun nazara alınmaması doğru olmamış, davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü …
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1078 E. 2014/9821 K.
Ortak:akdi faiz oranı · vade tarihi · akdi faiz · güven kurumu · borcun üstlenilmesi · ticari dava niteliği · vade · temerrüt faizi · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaO halde, paranın yatırıldığı tarihten «vade tarihine» kadar «akdi faiz oranı» üzerinden «temerrüt faizine» karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı ile «borcu üstlenen» yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, «vade» sonuna kadar «akdi faiz» hesap edilip, ana paraya ekleme yapılmış, toplam tutara vade sonundan itibaren «temerrüt faizi» hükmedilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı banka işleminin «havale» görünümlü mevduat toplama olduğu, dava dışı .... bankasının paravan olduğunun davalı tarafça bilindiği, bankaların «güven kurumu» oldukları, havale talimatının aksine alınan paraların banka nezdinde kaldığı, kıyı bankasına gönderildiğine dair kayıt sunulmadığı, bu işlemleri dolayısıyla yöneticilerinin yargılandıkları, başka dosyalardan dava dışı kıyı bankasının aciz içinde olduğunun bilindiği gerekçesiyle 6.135.50 Euronun «vade» sonu 02.06.2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca değişen oranlarda faiziyle davalı ve üstlenenden müştereken ve mütesilsilen tahsiline …
Benzer bu karardaO halde, paranın yatırıldığı tarihten «vade tarihine» kadar «akdi faiz oranı» üzerinden «temerrüt faizine» karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı («borçu üstlenen») yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davacı, iradesinin sakatlanarak parasının ...bankasına gönderildiğini iddia etmek suretiyle davalının «haksız fiiline» dayandığına göre, paranın yatırıldığı tarihten itibaren işin «ticari niteliği» de dikkate alındığında avans oranı üzerinden «temerrüt faizi» isteyebilir.
Mahkemece, «vade» sonuna kadar «akdi faiz», sonrasında da ticari işlerde de talep edilmesi mümkün olan ve avans oranından daha düşük oranda ticari reeskont faiziyle alacağın tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borç üstlenimi
Benzer bu karardaO halde, paranın yatırıldığı tarihten «vade tarihine» kadar «akdi faiz oranı» üzerinden «temerrüt faizine» karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı («borçu üstlenen») yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/5693 E. , 2014/12029 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/12/2012 tarih ve 2011/233-2012/237 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ve borcu üstlenen vekili ile fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/06/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı ... Bank A.Ş. vekili Av. Kürşat Pekgüçlü ve borcu üstlenen ... vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın mudisi olduğunu, 21.12.1999 tarihinde davalının ...'ye devir edildiğini, parasının dava dışı .... bankası hesabına gönderildiğini, bu şekilde paravan kullanılarak para toplandığını, davalı banka yöneticilerinin yargılandıkları ceza dosyasında mahkum edildiklerini, müvekkilinin parasının ödenmediğini ileri sürerek, 6.135.50 Euronun akdi faizi ve vade sonunda da 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarınca temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile Efektif ... Bank Ltd’nin ayrı tüzel kişilikler olduğunu, husumet düşmeyeceğini, müvekkili bankanın davacının talebi doğrultusunda sadece havale talimatını gerçekleştirdiğini, istemin zamanaşımına uğradığını, diğer iddiaların da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı banka işleminin havale görünümlü mevduat toplama olduğu, dava dışı .... bankasının paravan olduğunun davalı tarafça bilindiği, bankaların güven kurumu oldukları, havale talimatının aksine alınan paraların banka nezdinde kaldığı, kıyı bankasına gönderildiğine dair kayıt sunulmadığı, bu işlemleri dolayısıyla yöneticilerinin yargılandıkları, başka dosyalardan dava dışı kıyı bankasının aciz içinde olduğunun bilindiği gerekçesiyle 6.135.50 Euronun vade sonu 02.06.2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca değişen oranlarda faiziyle davalı ve üstlenenden müştereken ve mütesilsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ve üstlenen vekili ile fer’i müdahil vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının ... bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı ile borcu üstlenen vekili ve fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davacı, iradesinin sakatlanarak parasının ... bankasına gönderildiğini iddia etmek suretiyle davalının haksız fiiline dayandığına göre, paranın yatırıldığı tarihten itibaren işin ticari niteliği de dikkate alındığında avans oranı üzerinden temerrüt faizi isteyebilir. Mahkemece, vade sonuna kadar akdi faiz hesap edilip, ana paraya ekleme yapılmış, toplam tutara vade sonundan itibaren temerrüt faizi hükmedilmiştir. O halde, paranın yatırıldığı tarihten vade tarihine kadar akdi faiz oranı üzerinden temerrüt faizine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı ile borcu üstlenen yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ile borcu üstlenen vekili ve fer'i müdahil vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının 1. maddesinde yer alan “...6.135.50...' ibaresinin karardan çıkartılarak yerine '...5.788.64...' ibaresinin ve '...02.06.2000...' ibaresinin çıkarılarak yerine, '...02.12.1999...' ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine, kararın düzeltilmiş bu durumu ile ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp, davalı tarafa verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden fer'i müdahil İpeks İplik Tekstil San.
A.Ş'ye iadesine, 24/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/347338000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz