6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/1049 E. 2014/4872 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ilan iltibas

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.

Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Asıl ve birleşen davalar, davacı şirketin “l" ibareli 35, 41, 42 ve 45. sınıf hizmetleri kapsayan marka tescil başvurularını, 556 sayılı KHK'nın 7/1-f ve g maddesi uyarınca kısmen reddeden davalı adına tescilli redde mesnet koruma markasının ise aresinden oluştuğu ve ihraç ürünlerinde kullanılacağı tespit edilmiştir.

556 sayılı KHK'nın 32. maddesiyle marka tescil sisteminin esası ilan-itiraz sistemi olup, bu sistem marka tescilinde mutlak ret nedenlerini düzenleyen 7. madde kapsamında uygun görülen başvuruların ilanını ve bu ilana nispi ret nedenlerini düzenleyen 8. madde kapsamında yapılacak itirazların değerlendirilmesi neticesinde markanın tescil edilip edilmeyeceğinin belirlenmesi ilkesine dayanmaktadır.

.../...

-2-

556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi hükmüne göre, tarafından re'sen uygulanacak mutlak ret nedeni kapsamında bir marka başvurusunun reddedilebilmesi için başvuru konusu işaretle önceki tarihte tescil edilen veya tescil başvurusu yapılan markaların hem emtia listelerinin aynı veya aynı tür mal ve hizmetleri kapsaması hem de marka işaretlerinin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması gerekir. 556 sayılı KHK'nın 7/1-b hükmü, 8/1-b maddesi hükmünden farklı olarak ayırt edilemeyecek kadar benzer olmayı aramaktadır. Yine KHK'nın 8/1-b maddesi hükmünden farklı olarak 7/1-b maddesi hükmünde "markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali"nden ayrıca söz edilmemiştir. Bu durumda 7/1-b maddesi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olması gerekir.

Somut olayda ise davacıya ait başvuru konusu markalar ile redde dayanak markadaki emtia sınıflarının aynı olmadığı gibi ibarelerin de aynı olmadığı açıktır. Bahse konu işaretler arasındaki görsel ve işitsel farklılıklar ise davacının marka başvurularını redde dayanak gösterilen marka ile "ayırt edilemeyecek kadar benzer" olmaktan da çıkartmaktadır. Dolayısıyla anılan markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi anlamında bir benzerlik yoktur. Dava dışı tarafından yapılan bir itiraz da söz konusu olmadığından, markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunup bulunmadığı, bu aşamada incelenemeyecektir.

Ayrıca marka tescil başvurusu konusu işaretlerin aynı nedenlerle, 556 sayılı KHK'nın 7/1-f maddesi anlamında mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak veya aynı KHK'nın 7/1-g maddesi uyarınca reddedilecek nitelikteki markalardan olmadığı da açıktır.

Bu durumda mahkemece verilen kararın, yukarıda açıklanan gerekçelerle asıl ve birleşen davaların kabulüne ve davalıkararlarının iptaline karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulması gerekirken, Dairemizin 25.09.2013 tarih ve ayılı kararıyla onandığı anlaşıldığından, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 25.09.2013 tarih ve

sayılı onama kararının kaldırılarak, yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçeyle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ayırt edicilik

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11605 E. 2012/15849 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kararın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4544 E. 2013/5156 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13322 E. 2011/14579 K.

    Ortak: · YİDK kararının iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9217 E. 2014/14494 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel Kurul Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9327 E. 2013/7944 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/1049 E.  ,  2014/4872 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen davada verilen 09/06/2010 gün ve 2008/73-2010/270 sayılı kararı onayan Daire’nin 25/09/2013 gün ve 2012/2083-2013/16520 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, müvekkilinin " ibaresini 42. sınıfta, "" ibaresini 35, 41, 42, 45. sınıflarda tescil ettirmek için başvurduğunu, ancak başvurularının nihai olarak tarafından kullanılan ve koruma markası tescili ile koruma altında olan " ibaresi ile benzer olduğu gerekçe gösterilerek 556 sayılı KHK'nın 7/1-f maddesi uyarınca reddedildiğini, oysa ibarenin ürün veya hizmetin tasviri, zorunlu veya jenerik adı olmadığını, üretim yeri veya coğrafi kaynağını çağrıştırmadığını, ayrıca 556 sayılı KHK'nın 7/1-g kapsamında koruma altına alınan işaret ve adlandırmalar kapsamına girmediğini, " ibaresinin "" markası ile karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, sayılı kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, asıl ve birleşen davada kurum kararlarının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.

Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Asıl ve birleşen davalar, davacı şirketin “l" ibareli 35, 41, 42 ve 45. sınıf hizmetleri kapsayan marka tescil başvurularını, 556 sayılı KHK'nın 7/1-f ve g maddesi uyarınca kısmen reddeden davalı adına tescilli redde mesnet koruma markasının ise aresinden oluştuğu ve ihraç ürünlerinde kullanılacağı tespit edilmiştir.

556 sayılı KHK'nın 32. maddesiyle marka tescil sisteminin esası ilan-itiraz sistemi olup, bu sistem marka tescilinde mutlak ret nedenlerini düzenleyen 7. madde kapsamında uygun görülen başvuruların ilanını ve bu ilana nispi ret nedenlerini düzenleyen 8. madde kapsamında yapılacak itirazların değerlendirilmesi neticesinde markanın tescil edilip edilmeyeceğinin belirlenmesi ilkesine dayanmaktadır.

.../...

-2-

556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi hükmüne göre, tarafından re'sen uygulanacak mutlak ret nedeni kapsamında bir marka başvurusunun reddedilebilmesi için başvuru konusu işaretle önceki tarihte tescil edilen veya tescil başvurusu yapılan markaların hem emtia listelerinin aynı veya aynı tür mal ve hizmetleri kapsaması hem de marka işaretlerinin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması gerekir. 556 sayılı KHK'nın 7/1-b hükmü, 8/1-b maddesi hükmünden farklı olarak ayırt edilemeyecek kadar benzer olmayı aramaktadır. Yine KHK'nın 8/1-b maddesi hükmünden farklı olarak 7/1-b maddesi hükmünde "markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali"nden ayrıca söz edilmemiştir. Bu durumda 7/1-b maddesi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olması gerekir.

Somut olayda ise davacıya ait başvuru konusu markalar ile redde dayanak markadaki emtia sınıflarının aynı olmadığı gibi ibarelerin de aynı olmadığı açıktır. Bahse konu işaretler arasındaki görsel ve işitsel farklılıklar ise davacının marka başvurularını redde dayanak gösterilen marka ile "ayırt edilemeyecek kadar benzer" olmaktan da çıkartmaktadır. Dolayısıyla anılan markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi anlamında bir benzerlik yoktur. Dava dışı tarafından yapılan bir itiraz da söz konusu olmadığından, markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunup bulunmadığı, bu aşamada incelenemeyecektir.

Ayrıca marka tescil başvurusu konusu işaretlerin aynı nedenlerle, 556 sayılı KHK'nın 7/1-f maddesi anlamında mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak veya aynı KHK'nın 7/1-g maddesi uyarınca reddedilecek nitelikteki markalardan olmadığı da açıktır.

Bu durumda mahkemece verilen kararın, yukarıda açıklanan gerekçelerle asıl ve birleşen davaların kabulüne ve davalıkararlarının iptaline karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulması gerekirken, Dairemizin 25.09.2013 tarih ve ayılı kararıyla onandığı anlaşıldığından, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 25.09.2013 tarih ve

sayılı onama kararının kaldırılarak, yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçeyle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 25.09.2013 tarih ve 2012/2083 E.-2013/16520 K. sayılı onama kararının kaldırılarak, yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçeyle BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 13/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/347193100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.