Şirket ihyası davasında ticaret sicil müdürlüğü aleyhine ücret/gider talebi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1895 E. 2024/1781 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Yargılama Gideri ve Vekalet Ücreti Talebi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
TTK'nın geçici 7. maddesine 7511 sayılı Kanun ile eklenen hüküm uyarınca, resen terkin usulüyle kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yargılamalarda ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemez; bu hüküm yargılama hukukuna ilişkin olduğundan kamu düzeni gereği derhal uygulanır ve yürürlük tarihinden sonra açılan (veya devam eden) davalarda uygulama alanı bulur.
Ele alınan sorunlar
Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilip hükmedilemeyeceği → ret
İddia: Davacı vekili, davalının usulüne uygun ihtar yapmadan terkin işlemini gerçekleştirdiğini, bu nedenle davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, Dairenin 2022/1800 Esas - 2022/1733 Karar sayılı emsal kararının bu yönde olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: 29/5/2024 tarihli 7511 sayılı Kanun ile TTK'nın geçici 7. maddesine eklenen fıkra uyarınca, bu maddede öngörülen usule göre kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmolunamaz. Dava açıldığı tarihte yargılama hukuku bakımından hangi norm yürürlükte ise kural olarak o norm uygulanır; zaman bakımından uygulamada geriye yürüme, derhal uygulama ve ileriye yürüme ilkeleri geçerlidir. Yargılama hukukuna ilişkin kanunlarda değişiklikler, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle devam etmekte olan tüm davalara derhal uygulanır. Somut olayda dava açılmadan önce, 29/5/2024 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren ve derhal uygulanması gereken bu hüküm nedeniyle, davacı vekilinin sicil müdürlüğü aleyhine vekalet ücreti ve yargı gideri talebinin yasal dayanağı kalmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
7511 sayılı Kanun ile TTK geçici 7. maddeye eklenen hüküm gereği, şirket ihyası davalarında ticaret sicil müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceği yönündeki değerlendirme, bu maddenin yürürlüğe girdiği 29/5/2024 tarihinden sonra açılan benzer davalar için emsal niteliği taşımaktadır; karar aynı zamanda bu yönde önceki (2022 tarihli) emsalin yeni kanuni düzenleme karşısında artık uygulanamayacağını da ortaya koymaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Davacının şirketin ihyası davasını açmakta hukuki yararının bulunduğu, TTK 547. madde uyarınca tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin gerekliliği nedeniyle kabul edilmiştir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası↗ TTK geçici 7. madde↗ resen terkin↗ derhal uygulama ilkesi↗ yargılama gideri↗ vekalet ücreti↗ yasal hasım↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/1895
KARAR NO 2024/1781
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 23/10/2024
NUMARASI 2024/426 Esas - 2024/788 Karar
DAVA
Şirketin İhyası
Davanın kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, İstanbul Ticaret Odasına ... sicil numarası, ... mersis no ile kayıtlı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi aleyhine T.T.K. geçici 7. Maddesi'ne istinaden İstanbul And. ... İcra Müd.'nün ... Esas sayılı dosyasından ilamlı takip başlatıldığını ve söz konusu takibin devam ettiğini, ilamlı takibin dayanağının İst. And.
2. İş Mah.'nin 2008/422 esas sayılı dosyası olduğunu, icra takibinin devamının, müvekkili kurumun alacaklarının tahsili ve taraf ehliyetinin sağlanması amacıyla ilgili şirketin ihyası ile sicile yeniden tescili için işbu davayı açmak zorunluluğunun doğduğunu, davalı sicil müdürlüğünün, kanun'da belirtildiği gibi ilan ve tebligatları yaparak idari sorumluluğunu yerine getirmediğini ve kanunen tasfiyeye girmemesi gereken şirketi tasfiyeye soktuğundan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olduğunu, benzer bir davada yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiğini ve kararın istinaf ilamıyla da kesinleştiğini beyanla davanın kabulüne, şirketin ihyasına tasfiye memuru olarak ...'in atanmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, 6102 sayılı TTK'nin Geçici 7'nci maddesi uyarınca, resen terkin kapsamına alınan şirketlerin, bu durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak buna ilişkin ispat edici belgeleri Ticaret Sicil Müdürlüğüne ibraz etmesi ya da şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması halinde aynı süre içerisinde tasfiye memurunu bildirmesi, ayrıca şirketin davacı ya da davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde, buna ilişkin yazılı beyanı Ticaret Sicili Müdürlüğüne vermesi gerektiğini, müvekkili şirketin bu durumu kendisi tespit edemeyeceğini, söz konusu şirkete ihtarda bulunulduğunu, bu ihtara rağmen söz konusu şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, şirketin ihyasına karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, 29.05.2024 tarihinde resmi gazetede yayımlanıp yürürlüğe giren 7511 sayılı TTK ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair Kanun'un konuyla ilgili 16.
maddesi gereğince de, müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, bu nedenlerle davanın reddini, aksi kanaatte olunursa yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, 6102 sayılı TTK nın 547. maddesinde "...tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir", şeklinde düzenleme gereğince, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, bu nedenle davanın kabulüyle İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... ticaret sicil numarasına kayıtlı ... Mekanik Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin Anadolu 2.
İş Mahkemesi'nin 2008/422 esas sayılı dava dosyasındaki işlemler ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün ise yasal hasım olması ve davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün iş bu davanın açılmasında üzerine atfedilecek bir kusur ve ihmalinin bulunamaması karşısında, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün yargılama giderleriyle sorumlu tutulamayacağına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, davalı tarafından usulüne uygun ihtar yapılmadan terkin işlem yapıldığını, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, İst. Bam 12. HD'nin 2022/1800 Esas - 2022/1733 Karar sayılı 05/12/2022 tarihli emsal kararının bu yönde olduğunu, kararın bu yönüyle bozularak, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil nosunda kayıtlı iken sicilden resen terkin edilen ... Ticaret Ltd Şti'nin ihyası talebine ilişkindir. 29/5/2024 tarihli ve 32560 sayılı RG’de 7511 sayılı kanun ile TTK ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. TTK'nın geçici 7. maddesine (15) fıkradan sonra eklenen, (Ek cümle:23/5/2024-7511/16 madde) Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmolunamaz." cümlesi ilave edilmiştir. Dava açıldığı tarihte yargılama hukuku bakımından hangi norm yürürlükte ise kural olarak o norm uygulanır.
Zaman bakımından uygulamaya esas olarak "geriye yürüme, derhal uygulama, ileriye yürür" şeklinde üç ilke geçerlidir. Yargılama hukukuna ilişkin kanunların zaman bakımından uygulamasında "derhal uygulama" prensibi geçerlidir. Hukuk yargılaması usul kuralları kamu düzenine ilişkin olduklarından meydana gelen değişikliklerin devam etmekte olan tüm davalara derhal uygulanması gerekir. Yargılama giderlerine re'sen hükmedilir. (HMK'nın 332(1) maddesi) Somut olayda, davacı vekili istinaf dilekçesinde her ne kadar Dairemizin 2022 tarihli karar ilamını emsal göstererek davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, dava açılmadan evvel 29/5/2024 tarihi itibariyle yürürlükte olan TTK'nın geçici 7.
maddesine ilave edilen, derhal yürürlüğe giren kanun hükmü ile, davacı vekilinin vekalet ücreti ve yargı gideri talebinin yasal bir dayanağı kalmamış olup, istinaf sebebi yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davacı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Davacı kurum tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/12/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/34698 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi