6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirket ihyası davasında ticaret sicil müdürlüğü aleyhine ücret/gider talebi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1895 E. 2024/1781 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Yargılama Gideri ve Vekalet Ücreti Talebi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

TTK'nın geçici 7. maddesine 7511 sayılı Kanun ile eklenen hüküm uyarınca, resen terkin usulüyle kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yargılamalarda ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemez; bu hüküm yargılama hukukuna ilişkin olduğundan kamu düzeni gereği derhal uygulanır ve yürürlük tarihinden sonra açılan (veya devam eden) davalarda uygulama alanı bulur.

Ele alınan sorunlar

Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilip hükmedilemeyeceği → ret

İddia: Davacı vekili, davalının usulüne uygun ihtar yapmadan terkin işlemini gerçekleştirdiğini, bu nedenle davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, Dairenin 2022/1800 Esas - 2022/1733 Karar sayılı emsal kararının bu yönde olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: 29/5/2024 tarihli 7511 sayılı Kanun ile TTK'nın geçici 7. maddesine eklenen fıkra uyarınca, bu maddede öngörülen usule göre kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmolunamaz. Dava açıldığı tarihte yargılama hukuku bakımından hangi norm yürürlükte ise kural olarak o norm uygulanır; zaman bakımından uygulamada geriye yürüme, derhal uygulama ve ileriye yürüme ilkeleri geçerlidir. Yargılama hukukuna ilişkin kanunlarda değişiklikler, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle devam etmekte olan tüm davalara derhal uygulanır. Somut olayda dava açılmadan önce, 29/5/2024 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren ve derhal uygulanması gereken bu hüküm nedeniyle, davacı vekilinin sicil müdürlüğü aleyhine vekalet ücreti ve yargı gideri talebinin yasal dayanağı kalmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

7511 sayılı Kanun ile TTK geçici 7. maddeye eklenen hüküm gereği, şirket ihyası davalarında ticaret sicil müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceği yönündeki değerlendirme, bu maddenin yürürlüğe girdiği 29/5/2024 tarihinden sonra açılan benzer davalar için emsal niteliği taşımaktadır; karar aynı zamanda bu yönde önceki (2022 tarihli) emsalin yeni kanuni düzenleme karşısında artık uygulanamayacağını da ortaya koymaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Davacının şirketin ihyası davasını açmakta hukuki yararının bulunduğu, TTK 547. madde uyarınca tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin gerekliliği nedeniyle kabul edilmiştir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası TTK geçici 7. madde resen terkin derhal uygulama ilkesi yargılama gideri vekalet ücreti yasal hasım

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 547TTK geçici 7 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 332(1)

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/1895

KARAR NO 2024/1781

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 23/10/2024

NUMARASI 2024/426 Esas - 2024/788 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

Davanın kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, İstanbul Ticaret Odasına ... sicil numarası, ... mersis no ile kayıtlı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi aleyhine T.T.K. geçici 7. Maddesi'ne istinaden İstanbul And. ... İcra Müd.'nün ... Esas sayılı dosyasından ilamlı takip başlatıldığını ve söz konusu takibin devam ettiğini, ilamlı takibin dayanağının İst. And.

2. İş Mah.'nin 2008/422 esas sayılı dosyası olduğunu, icra takibinin devamının, müvekkili kurumun alacaklarının tahsili ve taraf ehliyetinin sağlanması amacıyla ilgili şirketin ihyası ile sicile yeniden tescili için işbu davayı açmak zorunluluğunun doğduğunu, davalı sicil müdürlüğünün, kanun'da belirtildiği gibi ilan ve tebligatları yaparak idari sorumluluğunu yerine getirmediğini ve kanunen tasfiyeye girmemesi gereken şirketi tasfiyeye soktuğundan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olduğunu, benzer bir davada yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiğini ve kararın istinaf ilamıyla da kesinleştiğini beyanla davanın kabulüne, şirketin ihyasına tasfiye memuru olarak ...'in atanmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, 6102 sayılı TTK'nin Geçici 7'nci maddesi uyarınca, resen terkin kapsamına alınan şirketlerin, bu durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak buna ilişkin ispat edici belgeleri Ticaret Sicil Müdürlüğüne ibraz etmesi ya da şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması halinde aynı süre içerisinde tasfiye memurunu bildirmesi, ayrıca şirketin davacı ya da davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde, buna ilişkin yazılı beyanı Ticaret Sicili Müdürlüğüne vermesi gerektiğini, müvekkili şirketin bu durumu kendisi tespit edemeyeceğini, söz konusu şirkete ihtarda bulunulduğunu, bu ihtara rağmen söz konusu şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, şirketin ihyasına karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, 29.05.2024 tarihinde resmi gazetede yayımlanıp yürürlüğe giren 7511 sayılı TTK ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair Kanun'un konuyla ilgili 16.

maddesi gereğince de, müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, bu nedenlerle davanın reddini, aksi kanaatte olunursa yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, 6102 sayılı TTK nın 547. maddesinde "...tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir", şeklinde düzenleme gereğince, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, bu nedenle davanın kabulüyle İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... ticaret sicil numarasına kayıtlı ... Mekanik Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin Anadolu 2.

İş Mahkemesi'nin 2008/422 esas sayılı dava dosyasındaki işlemler ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün ise yasal hasım olması ve davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün iş bu davanın açılmasında üzerine atfedilecek bir kusur ve ihmalinin bulunamaması karşısında, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün yargılama giderleriyle sorumlu tutulamayacağına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, davalı tarafından usulüne uygun ihtar yapılmadan terkin işlem yapıldığını, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, İst. Bam 12. HD'nin 2022/1800 Esas - 2022/1733 Karar sayılı 05/12/2022 tarihli emsal kararının bu yönde olduğunu, kararın bu yönüyle bozularak, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil nosunda kayıtlı iken sicilden resen terkin edilen ... Ticaret Ltd Şti'nin ihyası talebine ilişkindir. 29/5/2024 tarihli ve 32560 sayılı RG’de 7511 sayılı kanun ile TTK ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. TTK'nın geçici 7. maddesine (15) fıkradan sonra eklenen, (Ek cümle:23/5/2024-7511/16 madde) Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmolunamaz." cümlesi ilave edilmiştir. Dava açıldığı tarihte yargılama hukuku bakımından hangi norm yürürlükte ise kural olarak o norm uygulanır.

Zaman bakımından uygulamaya esas olarak "geriye yürüme, derhal uygulama, ileriye yürür" şeklinde üç ilke geçerlidir. Yargılama hukukuna ilişkin kanunların zaman bakımından uygulamasında "derhal uygulama" prensibi geçerlidir. Hukuk yargılaması usul kuralları kamu düzenine ilişkin olduklarından meydana gelen değişikliklerin devam etmekte olan tüm davalara derhal uygulanması gerekir. Yargılama giderlerine re'sen hükmedilir. (HMK'nın 332(1) maddesi) Somut olayda, davacı vekili istinaf dilekçesinde her ne kadar Dairemizin 2022 tarihli karar ilamını emsal göstererek davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, dava açılmadan evvel 29/5/2024 tarihi itibariyle yürürlükte olan TTK'nın geçici 7.

maddesine ilave edilen, derhal yürürlüğe giren kanun hükmü ile, davacı vekilinin vekalet ücreti ve yargı gideri talebinin yasal bir dayanağı kalmamış olup, istinaf sebebi yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davacı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Davacı kurum tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/12/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/34698 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

⚠ Bu istinaf çizgisi Yargıtay'ca (kısmen ya da tamamen) bozulmuştur — bölgesel emsal değeri bu yönüyle sınırlıdır.

Bozuldu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2025/814 E. 2025/1633 K. · Bozuldu

Sınırlı ihya hükmünün infazda tereddüt oluşturmayacak açıklıkta kurulması

Gerekçe özeti

Ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ihyasında hukuki yarar gözetilerek sınırlı ihyaya karar verilmesi isabetli olmakla birlikte, sınırlama ihyanın talep edildiği ve hukuki yararın bulunduğu takip dosyasına göre yapılmalı; hüküm fıkrası HMK 26 ve 297/2 uyarınca taleple bağlı, açık ve infazda tereddüt yaratmayacak biçimde (şirket unvanı, tasfiye memurunun kimlik bilgisi, davalının doğru gösterilmesi dâhil) kurulmalıdır; aksi hâlde karar re'sen bozulur. TTK Geçici 7'ye 7511 sayılı Kanun ile eklenen ve sicil müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ile vekâlet ücretine hükmedilmesini yasaklayan kural yalnızca maddede öngörülen usule uygun terkinlerde uygulanır; oda kaydının silinmesine dayanan ve münfesihlik durumunu gerektirmeyen bir terkin usule uygun sayılamayacağından sicil müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilir.

Emsal değeri

Oda kaydının silinmesine dayanan terkinin TTK Geçici 7'de öngörülen usule uygun sayılamayacağı ve bu hâlde ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ile vekâlet ücretine hükmedilebileceği; ayrıca sınırlı ihya hükmünün infazda tereddüt oluşturmayacak açıklıkta kurulması gerektiği bakımından bağlayıcı emsal değer taşır.

Kavramlar: şirketin ihyası sınırlı ihya ek tasfiye tasfiye memuru ticaret sicilinden terkin münfesih şirket hukuki yarar taleple bağlılık hükmün açıklığı infaz kabiliyeti re'sen bozma yargılama gideri ve vekâlet ücreti

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2025/814 E.  ,  2025/1633 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2024/1895 Esas, 2024/1781 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2024/426 E., 2024/788 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Alüminyum Döküm Sistemleri ve İnşaat Mekanik Sanayi Ticaret Limited Şirketi aleyhinde İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğünün 2018/2534 E. sayılı dosyasından takip başlatıldığını ve söz konusu takibin devam ettiğini, ilamlı takibin dayanağının İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesinin 2008/422 E. sayılı dosyası olduğunu, anılan şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı TTK) Geçici 7. maddesine istinaden terkin edildiğini ve müvekkili Kurumun alacaklarının tahsili için taraf ehliyetinin sağlanması amacıyla ilgili şirketin ihyasının gerektiğini, davalı Sicil Müdürlüğü idari sorumluluğunu yerine getirmediğinden ve kanunen tasfiyeye girmemesi gereken şirketi tasfiyeye soktuğundan yargılama gideri ve vekâlet ücreti taleplerinin olduğunu ileri sürerek anılan Şirketin İstanbul Anadolu 4.

İcra Müdürlüğünün 2018/2534 E. sayılı dosya alacağı bakımından ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Sicil Müdürlüğü’nün işleminin hukuka uygun olduğunu, 6102 sayılı TTK’nın Geçici 7. maddesinde 29.05.2024 tarihinde yapılan değişiklikle artık müvekkili aleyhinde yargılama giderine hükmedilemeyeceğini savunarak öncelikle davanın reddine, şayet aksi kanaatte olunursa müvekkili aleyhinde yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, 6102 sayılı TTK’nın 547. maddesi gereği tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu ve davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, davalı yasal hasım olduğundan ve iş bu davanın açılmasında üzerine atfedilecek bir kusur veya ihmali bulunamadığından yargılama giderleriyle sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi gereğince İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 474823-0 ticaret sicil numarasına kayıtlı İ ... Alüminyum Döküm Sistemleri ve İnşaat Mekanik Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nin 6102 sayılı TTK nun 547.

maddesi uyarınca İAA 2.İş Mahkemesinin 2008/422 E. sayılı dava dosyasındaki işlemler ile sınırlı olmak üzere ihyasına, TTK'nun 547/2 hükmü uyarınca Kaşif ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına, şirketin ticaret siciline tescil ve kararının özetinin Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanına, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava açılmadan evvel 29.05.2024 tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesine ilave edilen, derhal yürürlüğe giren kanun hükmü ile davacı vekilinin vekâlet ücreti ve yargı gideri talebinin yasal bir dayanağının kalmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, 6102 sayılı TKK'nın Geçici 7. maddesine göre ticaret sicilinden terkin edilen dava dışı şirketin tarafı olduğu icra takip dosyasıyla sınırlı olarak ihyası ve bu süreçte tasfiye memuru atanması istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.6102 sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesine göre ticaret sicilinden terkin edilmiş olan şirketin aleyhinde İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesinin 2008/422 E. sayılı dosyasında verilen kararın infazına ilişkin İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğünün 2018/2534 E. sayılı ilamlı icra takibiyle sınırlı olmak üzere ihyası ve bu süreçte şirkete tasfiye memuru atanması istemine ilişkin davada İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde davalı yasal hasım olduğundan ve işbu davanın açılmasında kusur veya ihmali bulunamadığından yargılama giderleriyle sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi gereğince İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 474823-0 ticaret sicil numarasına kayıtlı İ ...

Alüminyum Döküm Sistemleri ve İnşaat Mekanik Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nin 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi uyarınca İAA 2. İş Mahkemesinin 2008/422 E. sayılı dava dosyasındaki işlemler ile sınırlı olmak üzere ihyasına, 6102 sayılı TTK'nın 547/2. maddesi uyarınca Kaşif ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına, şirketin ticaret siciline tescil ve kararının özetinin Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanına, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, kararı yargılama giderleri yönünden davacı vekilinin istinaf etmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesinde hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği düzenlenmiş; aynı Kanun'un 114/1.h bendinde ise hukuki yararın dava şartlarından olduğuna yer verilmiş olup; bununla birlikte 297/2 hükmünde ise mahkemece kurulacak hükmün sonuç kısmında taleplerin her biri hakkında verilen kararın açık olması gerektiği, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde düzenlenmesi gerektiği belirtilmiştir.

Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, İlk Derece Mahkemesince kurulup Bölge Adliye Mahkemesince de uygun görülen hükümde; hukuki yarar gözetilerek sınırlı ihya kararı verilmesi isabetli ise de, ihyanın talep edildiği ve hukuki yararın da var olduğu anlaşılan İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğü'nün 2018/2534 E. sayılı icra takip dosyasıyla sınırlı olarak değil de hangi mahkeme olduğu yoruma muhtaç olan "İAA 2. İş Mahkemesinin 2008/422 E. sayılı" dosyasıyla sınırlı olarak gerçekleştirilmesi; tasfiye memuru atanması isabetli ise de, bu tasfiye memurunun kimlik numarasını belirtmek yerine hükümde "(TCK NO:......)" ibaresiyle bu kısma yönelik açıklık bırakacak şekilde karar verilmesi;

ihyasına karar verilen şirket unvanın "İ ... Alüminyum Döküm Sistemleri Ve İnşaat Mekanik Sanayi Ticaret Limited Şirketi" şeklinde doğru yazılmaması ve sicil müdürlüğüne yönelik olup sicil müdürlüğü tarafından da takip edilen davada, karar başlığında ticaret sicil müdürlüğü yerine ticaret odasının davalı olarak gösterilmesi şeklinde infazda tereddüt oluşturacak bir çok unsur barındıran kararın re'sen bozulması gerekmiştir.

2.Öte yandan 29.05.2024 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16. maddesi ile 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesine eklenen ek cümlede; bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamayacağı düzenlenmiştir.

Bununla birlikte dosya muhteviyatından, ihyası istenen şirketin oda kaydı silindiğinden bahisle 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesi kapsamında ticaret sicil kaydının silindiği anlaşılmakta olup, belirtilen bu terkin sebebi anılan madde kapsamında münfesihlik durumunu gerektirmediğinden, bu kapsamda yapılan terkin işleminin de maddede öngörülen usule uygun olarak gerçekleştirildiğinden bahsedilemez. Bu doğrultuda, davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekmesine rağmen Mahkemece bu durumun dahi dikkate alınmaması doğru olmamış ve kararın bu nedenle de davacı taraf yararına bozulması gerekmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarıda açıklanan (1) numaralı nedenle re'sen, (2) numaralı nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.