6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Nispi vekalet ücreti

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/14194 E. 2014/1303 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nispi vekalet ücreti tescilsiz tasarım maktu vekalet ücreti maddi ve manevi tazminat haksız rekabet vekalet ücreti e-defter

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 42 · HUMK — HUMK 438 · TMK — TMK 50 · TTK — TTK 59

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının, davacının tescilli tasarımının benzerini, ortağı bulunduğu dava dışı şirket vasıtasıyla ürettiğini, davacının, davalının bu eylemi sebebiyle satışlarında düşüş olmamasının zarara uğramadığı anlamına gelmeyeceği, ancak dosya kapsamından tam olarak zararının tespit edilmediği, bilirkişi raporunda davalının ortağı olduğu şirket tarafından, davacı tasarımının benzeri olan makineye ilişkin ilk üretimin dava tarihinden sonra olduğu, bu nedenle dava tarihi itibariyle bir zararı bulunmadığı bildirilse de .../...

-2-

davalının ortağı olduğu dava dışı şirketin, 03/04/2000 tarihinden itibaren faaliyetlerine başladığı ve iştigal konusunun davacınınki ile aynı olduğu, davalının 2000 yılına ait defterlerinin incelenmediği gibi taklit tasarımlarla ilgili üretim ve satımların defterlere doğru yansıtılmadığının da bilinen bir olgu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile BK'nın 42. maddesi gereğince takdiren 4.000 TL maddi ve 4.500 TL manevi tazminatın faiziyle tahsiline, haksız rekabetin men'ine, davalının davacıya ait tasarımı kullanmasının önlenmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve 6762 Sayılı TTK'nın 59. ve TMK'nın 50. maddesi hükümlerine göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Ancak, mahkemece kabul edilen maddi ve manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan gereğince davacı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmişse de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/14194 E.  ,  2014/1303 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen davad bozmaya uyularak verilen 03/04/2012 tarih ve 2006/389-2012/79 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirkette önce imalat yönetimi ve takibinde makine satış ve tanıtım sorumlusu olarak çalışan davalının, yine daha önce şirkette yetkili müdür olarak çalışıp sonra da ayrılan ile birlikte aynı iştigal konusu ile meşgul olan kurduğunu, müvekkilinin tekstil makineleri üretim ve pazarlaması üzerine çalıştığını ve davalının çalıştığı süre içinde konu ile ilgili bilgileri ve müşteri çevresini öğrendiğini, çalışması sırasında "" imzalayarak öğrendiği ticari ve teknik bilgileri kendi yararına kullanmayacağını taahhüt etmesine rağmen bu taahhütnameye aykırı olarak şirketten ayrılmadan önce edindiği ticari sırları, bilgileri kullanarak müvekkilinin endüstriyel tasarım belgesi sahibi olduğu makinelerin aynısını üretip müvekkilinin müşterilerine pazarladığını ileri sürerek davalının haksız rekabetinin önlenmesine, 20.000 TL maddi, 4.500.00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin taahhütname imzalamadığını ve meslektaşı mühendis olan ile davacı şirketten ayrıldıktan sonra şirket kurduklarını, davacının bu hususları müvekkilinin şirketten ayrılmasından önce de bildiğini, davacının tasarım belgesi aldığı makinaların dünyanın her yerinde üretilen harcıalem makinalar olduğunu ve yenilik unsuru taşımadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının, davacının tescilli tasarımının benzerini, ortağı bulunduğu dava dışı şirket vasıtasıyla ürettiğini, davacının, davalının bu eylemi sebebiyle satışlarında düşüş olmamasının zarara uğramadığı anlamına gelmeyeceği, ancak dosya kapsamından tam olarak zararının tespit edilmediği, bilirkişi raporunda davalının ortağı olduğu şirket tarafından, davacı tasarımının benzeri olan makineye ilişkin ilk üretimin dava tarihinden sonra olduğu, bu nedenle dava tarihi itibariyle bir zararı bulunmadığı bildirilse de .../...

-2-

davalının ortağı olduğu dava dışı şirketin, 03/04/2000 tarihinden itibaren faaliyetlerine başladığı ve iştigal konusunun davacınınki ile aynı olduğu, davalının 2000 yılına ait defterlerinin incelenmediği gibi taklit tasarımlarla ilgili üretim ve satımların defterlere doğru yansıtılmadığının da bilinen bir olgu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile BK'nın 42. maddesi gereğince takdiren 4.000 TL maddi ve 4.500 TL manevi tazminatın faiziyle tahsiline, haksız rekabetin men'ine, davalının davacıya ait tasarımı kullanmasının önlenmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve 6762 Sayılı TTK'nın 59. ve TMK'nın 50. maddesi hükümlerine göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Ancak, mahkemece kabul edilen maddi ve manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan gereğince davacı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmişse de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no'lu bentte yazılı nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm bölümünün 3. bendinde yer alan "1.800" ibaresinin karardan çıkartılarak yerine "480,00" ibaresinin eklenmesine, 4. bendinde yer alan “1.800” ibaresinin karardan çıkarılarak yerine “540,00” ibaresinin eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA aşağıda yazılı bakiye 453,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 22.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/346267900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.