Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/5162 E. 2014/11757 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icazet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 12.12.2013 tarihli kararı ile davacı yararına bozulmuştur.
Bu defa davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, mahkemece, Dairemizin 12.12.2013 günlü bozma ilamına uyulması ve bozma ilamı gereğince yapılacak araştırma sonucunda davalı bankaca yapılan ödemelerin usulsüz olduğunun anlaşılması halinde, davacının işbu usulsüz işlemlere icazet verip vermediğinin de değerlendirilecek olmasının tabii bulunmasına göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17944 E. 2015/34 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 257 · ipotek · kefalet · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · kefil · haciz · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaAncak, mahkemece talep, hakkında «ihtiyati haciz» talep edilen kişiler yönünden borcun «ipotekle» temin edildiği gerekçesiyle reddedilmiş ise de, dosyada istemde bulunan banka ile dava dışı ...... arasında yapılan «genel kredi sözleşmesi» bulunmadığı gibi, dosya arasında bulunan ipotek belgelerinden de karşı tarafta bulunan kişilerin ipotek verip vermediği anlaşılamamaktadır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, İİK'nın «257» maddesi gereğince «ihtiyati haciz» talebi için borcun rehinle temin edilmemiş olması gerektiği, alacaklı vekilinin de dilekçesinde borç için «ipotek» verildiğini beyan ettiği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
İstem, «ihtiyati haciz» kararı verilmesi talebine ilişkin olup, ihtiyati haciz talep eden, karşı tarafın «kefil» olduğunu bildirmiş, mahkemece de, yukarıda anılan gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece «kredi sözleşmesi» getirtilerek davalıların «kefil» olup olmadıklarının, herhangi bir «teminat» verip vermediklerinin belirlenmesi, varsa verilen teminatların «kefaletin» teminatı olup olmadığının araştırılması ve buna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile istemin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/5162 E. , 2014/11757 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/01/2013 gün ve 2011/63-2013/3 sayılı kararı bozan Daire’nin 12/12/2013 gün ve 2013/8064-2013/22722 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın ticari hesap mudisi olduğunu, tarımsal faaliyetlerini takip etmek üzere çoğunlukla şehir dışında olması nedeniyle hesap hareketlerini takip etmesi için dava dışı ...'ı 17.06.2005 tarihinde vekil tayin ettiğini, 24.03.2006 tarihli azilname ile bu kez adı geçeni azletmiş ve azilnameyi bankaya ibraz ederek kayıtlara işlenmesini sağlamış ise de 27.10.2010 tarihinde bankaya müracaatı üzerine 03.04.2006-20.03.2007 tarihleri arası 151 kez vekaletsiz olarak yapılan işlemle en az 816.220,55 TL'nin hesabından çekildiğini öğrendiğini, bankanın zarardan sorumlu olduğunu, 07.01.2011 tarihinde tebliğ edilen ihtarnameye rağmen bu miktarın müvekkiline iade edilmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.000 TL'nin 07.01.2011 tarihinden itibaren en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 12.12.2013 tarihli kararı ile davacı yararına bozulmuştur.
Bu defa davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, mahkemece, Dairemizin 12.12.2013 günlü bozma ilamına uyulması ve bozma ilamı gereğince yapılacak araştırma sonucunda davalı bankaca yapılan ödemelerin usulsüz olduğunun anlaşılması halinde, davacının işbu usulsüz işlemlere icazet verip vermediğinin de değerlendirilecek olmasının tabii bulunmasına göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine,18/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/346092700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz