Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/2622 E. 2014/5801 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eksper raporu↗ hırsızlık↗ teminat kapsamı↗ ıslah↗ sigorta poliçesi↗ avans faizi↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, taraflar arasında 2 adet sigorta poliçesi düzenlendiği ve bu poliçeler ile hırsızlık, yangın ve cam kırılmasına bağlı olarak emtia zararının poliçe teminatına alındığı, gerçekleşen hırsızlık eyleminin ve zararının poliçe teminatı kapsamında bulunduğu, davacının talep edebileceği zarar tutarının 51.181,60 TL olduğu, davacı tarafça başlangıçta fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 10.000 TL'nin dava konusu edildiği, bilahare 29/06/2011 tarihinde yapılan ıslaha davalı tarafça süresinde zaman aşımı itirazında bulunulduğu, bu konuda yapılan değerlendirmede olay tarihinin 01/10/2008 olduğu,soruşturma evrakında suç tarihi olarak 29/09/2008 tarihinin belirtildiği gözetildiğinde eksper rapor tarihinin 24/11/2008 olduğu nazara alınarak ıslahın yapıldığı 29/06/2011 tarihinde 2 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle ıslah edilmiş haliyle davanın kısmen kabulü ile 10.000 TL'sinin 22.02.2008 tarihinden itibaren değişen ve değişecek oranlarda avans faizi ile birlikte tahsiline, davacının ıslahla artırılan fazlaya ilişkin 41.181,60 TL'lik talebinin zaman aşımı nedeniyle reddine dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
.../...
-2-
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17102 E. 2013/15427 K.
Ortak:eksper raporu · hırsızlık · teminat kapsamı · ıslah · sigorta poliçesi · avans faizi · teminat · Sigorta
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, taraflar arasında 2 adet «sigorta poliçesi» düzenlendiği ve bu poliçeler ile «hırsızlık», yangın ve cam kırılmasına bağlı olarak emtia zararının poliçe «teminatına» alındığı, gerçekleşen hırsızlık eyleminin ve zararının poliçe «teminatı kapsamında» bulunduğu, davacının talep edebileceği zarar tutarının 51.181,60 TL olduğu, davacı tarafça başlangıçta fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 10.000 TL'nin dava konusu edildiği, bilahare 29/06/2011 tarihinde yapılan «ıslaha» davalı tarafça süresinde zaman aşımı itirazında bulunulduğu, bu konuda yapılan değerlendirmede olay tarihinin 01/10/2008 olduğu,soruşturma evrakında suç tarihi olarak 29/09/2008 tarihinin belirtildiği gözetildiğinde «eksper rapor» tarihinin 24/11/2008 olduğu nazara alınarak ıslahın yapıldığı 29/06/2011 tarihinde 2 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle ıslah edilmiş haliyle davanın kısmen kabulü ile 10.000 TL'sinin 22.02.2008 tarihinden itibaren değişen ve değişecek oranlarda «avans faizi» ile birlikte tahsiline, davacının ıslahla artırılan fazlaya ilişkin 41.181,60 TL'lik talebinin zaman aşımı nedeniyle reddine dair tesis edilen karar, taraf vekille …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 2 adet «sigorta poliçesi» düzenlendiği ve bu poliçeler ile «hırsızlık», yangın ve cam kırılmasına bağlı olarak emtia zararının poliçe «teminatına» alındığı, gerçekleşen hırsızlık eyleminin ve zararının poliçe «teminatı kapsamında» bulunduğu, davacının talep edebileceği zarar tutarının 51.181,60 TL olduğu, davacı tarafça başlangıçta fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 10.000 TL'nin dava konusu edildiği, bilahare 29/06/2011 tarihinde yapılan «ıslaha» davalı tarafça süresinde zaman aşımı itirazında bulunulduğu, bu konuda yapılan değerlendirmede olay tarihinin 01/10/2008 olduğu, Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma evrakında suç tarihi olarak 29/09/2008 tarihinin belirtildiği gözetildiğinde «eksper rapor» tarihinin 24/11/2008 olduğu nazara alınarak ıslahın yapıldığı 29/06/2011 tarihinde 2 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle ıslah edilmiş haliyle davanın kısmen kabulü ile 10.000 TL'sinin 22.02.2008 tarihinden itibaren değişen ve değişecek oranlarda «avans faizi» ile birlikte tahsiline, davacının ıslahla artırılan fazlaya ilişkin 41.181,60 TL'lik talebinin zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda da poliçede emtia için «hırsızlık» «teminatı» verilmediğinin belirtilmesine davacıya ait konfeksiyon satış mağazasının da davalı nezdinde sigortalı olduğu ve bu «sigorta poliçesinde» emtia için hırsılık teminatı verildiği, her iki iş yerinin de aynı kişiye ait olduğu, muhasebelerinin aynı tutulduğu, emtiaların her iki iş yerinde de bulunduğu bu nedenle zararın «teminat kapsamında» olduğu mütalaa edilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, dava konusu «hırsızlık» olayının meydana geldiği «depoya» ilişkin «sigorta poliçesinde» emtia için hırsızlık «teminatı» verilmediği, bu nedenle zararın teminat dışı olduğu nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacıya ait başka bir iş yerine ilişkin poliçede emtia işin hırsızlık teminatı verildiği bu iş yerinin ve dava konusu deponun davacıya ait olduğu, emtiaların her iki iş yerinde de bulunduğu bu nedenle dava konusu zararın hırsızlık «teminatı kapsamında» olduğu hususunda yanılgılı değerledirmeler içeren bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın b …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:depo kararı
Benzer bu kararda1- Dava, davalı nezdinde iş yeri «sigorta poliçesi» ile sigortalı bulunan iş yerinde meydana gelen «hırsızlık» olayı nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkin olup, davalı taraf, davada hırsızlık olayının meydana geldiği «depoya» ait sigorta poliçesinde emtia için hırsızlık «teminatı» verilmediğini bu nedenle zararın teminat dışı olduğunu savunmuştur.
Gerçekten de dosya içerisinde bulunan ve «hırsızlık» olayının meydana geldiği «depo» için düzenlenen iş yeri «sigorta poliçesinde», depoda bulunan makine, tesisat ve demirbaşlar için hırsızlık «teminatı» verildiği emtia için hırsılık teminatı verilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, dava konusu «hırsızlık» olayının meydana geldiği «depoya» ilişkin «sigorta poliçesinde» emtia için hırsızlık «teminatı» verilmediği, bu nedenle zararın teminat dışı olduğu nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacıya ait başka bir iş yerine ilişkin poliçede emtia işin hırsızlık teminatı verildiği bu iş yerinin ve dava konusu deponun davacıya ait olduğu, emtiaların her iki iş yerinde de bulunduğu bu nedenle dava konusu zararın hırsızlık «teminatı kapsamında» olduğu hususunda yanılgılı değerledirmeler içeren bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın b …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2925 E. 2019/2635 K.
Ortak:avans faizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, taraflar arasında 2 adet «sigorta poliçesi» düzenlendiği ve bu poliçeler ile «hırsızlık», yangın ve cam kırılmasına bağlı olarak emtia zararının poliçe «teminatına» alındığı, gerçekleşen hırsızlık eyleminin ve zararının poliçe «teminatı kapsamında» bulunduğu, davacının talep edebileceği zarar tutarının 51.181,60 TL olduğu, davacı tarafça başlangıçta fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 10.000 TL'nin dava konusu edildiği, bilahare 29/06/2011 tarihinde yapılan «ıslaha» davalı tarafça süresinde zaman aşımı itirazında bulunulduğu, bu konuda yapılan değerlendirmede olay tarihinin 01/10/2008 olduğu,soruşturma evrakında suç tarihi olarak 29/09/2008 tarihinin belirtildiği gözetildiğinde «eksper rapor» tarihinin 24/11/2008 olduğu nazara alınarak ıslahın yapıldığı 29/06/2011 tarihinde 2 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle ıslah edilmiş haliyle davanın kısmen kabulü ile 10.000 TL'sinin 22.02.2008 tarihinden itibaren değişen ve değişecek oranlarda «avans faizi» ile birlikte tahsiline, davacının ıslahla artırılan fazlaya ilişkin 41.181,60 TL'lik talebinin zaman aşımı nedeniyle reddine dair tesis edilen karar, taraf vekille …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile 52.181,74.TL’nin «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile 52.181,74.TL’nin «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/2622 E. , 2014/5801 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 19.06.2012 gün ve 2009/746-2012/134 sayılı kararı bozan Daire’nin 11.09.2013 gün ve 2012/17102-2013/15427 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kiracı olarak bulunduğu deponun ve satış mağazasının, davalı tarafından iki ayrı işyeri sigorta poliçesi ile sigortalandığını, 01/10/2008 tarihinde sigortalı depoda meydana gelen hırsızlık sonucu 70.000 TL değerindeki emtianın çalındığını, davalının, poliçede hırsızlık teminatı bulunmadığından söz konusu poliçe kapsamına girmeyen hasardan dolayı tazminat ödenemeyeceğini müvekkiline bildirdiğini, davalı ... şirketinin haksız ve kötü niyetli olarak ödeme yapmadığını, müvekkilinin deposunu hırsızlığa karşı da sigortalatmış olup bu durumun poliçe ile sabit olduğunu, sigorta genel prensipleri uyarınca hırsızlık klozunun, sigortanın asıl kapsamları arasında yer aldığını, sigorta müşterisinin talebi ile bağlı olmayan bir kloz olduğunu, sadece müşterinin talebi üzerine hırsızlığın teminat dışı bırakılabilineceğini, meydana gelen hasarın sigorta teminatı dahilinde bulunduğunu ileri sürerek şimdilik 10.000 TL'nin hasar dosyasının açılış tarihinden itibaren 8 günlük süre bitimindeki temerrüt tarihinden tibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında talebini 51.181,60 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, taraflar arasında 2 adet sigorta poliçesi düzenlendiği ve bu poliçeler ile hırsızlık, yangın ve cam kırılmasına bağlı olarak emtia zararının poliçe teminatına alındığı, gerçekleşen hırsızlık eyleminin ve zararının poliçe teminatı kapsamında bulunduğu, davacının talep edebileceği zarar tutarının 51.181,60 TL olduğu, davacı tarafça başlangıçta fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 10.000 TL'nin dava konusu edildiği, bilahare 29/06/2011 tarihinde yapılan ıslaha davalı tarafça süresinde zaman aşımı itirazında bulunulduğu, bu konuda yapılan değerlendirmede olay tarihinin 01/10/2008 olduğu,soruşturma evrakında suç tarihi olarak 29/09/2008 tarihinin belirtildiği gözetildiğinde eksper rapor tarihinin 24/11/2008 olduğu nazara alınarak ıslahın yapıldığı 29/06/2011 tarihinde 2 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle ıslah edilmiş haliyle davanın kısmen kabulü ile 10.000 TL'sinin 22.02.2008 tarihinden itibaren değişen ve değişecek oranlarda avans faizi ile birlikte tahsiline, davacının ıslahla artırılan fazlaya ilişkin 41.181,60 TL'lik talebinin zaman aşımı nedeniyle reddine dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
.../...
-2-
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak gelir kaydedilmesine, 25.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/346030400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz